Ama size içinde ne olduğunu göstermeden önce, bir şey itiraf edeceğim, oda,여러분께 가방 안의 내용물을 공개하기 전에, 공개적으로 고백하고 싶은 것이 있습니다. 저는 옷에
Ama size içinde ne olduğunu göstermeden önce, bir şey itiraf edeceğim, oda,Mas antes de vos mostrar o que tenho dentro dela, Vou fazer uma confissão bastante pública, e que é,
Ama size içinde ne olduğunu göstermeden önce, bir şey itiraf edeceğim, oda,Mutta ennen kuin näytän teille mitä minulla on mukanani, aion tehdä hyvin julkisen tunnustuksen, joka on:
Ama size içinde ne olduğunu göstermeden önce, bir şey itiraf edeceğim, oda,Než vám ale ukážu, co se skrývá uvnitř, učiním veřejnou zpověď.
Ama size içinde ne olduğunu göstermeden önce, bir şey itiraf edeceğim, oda,אבל לפני שאראה לכם מה יש בפנים, אני עומדת לצאת בהודאה מאוד פומבית, והיא,
Ama size içinde ne olduğunu göstermeden önce, bir şey itiraf edeceğim, oda,ولكن قبل أن اخبركم عما يوجد فيها .. سوف اقوم بإعتراف علني وهو
Ama size içinde ne olduğunu göstermeden önce, bir şey itiraf edeceğim, oda,皆さんの前で ある告白をします 私は 洋服に夢中です
Ama tabi, Bill'in cezası büyük oranda artacak, çünkü o bizimle işbirliği yapmıyor, itiraf etmiyor.Ale Bill samozřejmě ve vězení stráví více času, zejména proto, že s námi nespolupracuje, nepřiznává se."
Ama tabi, Bill'in cezası büyük oranda artacak, çünkü o bizimle işbirliği yapmıyor, itiraf etmiyor.אבל ביל הולך ללא ספק לבלות זמן רב יותר בכלא, במיוחד בגלל שהוא לא משתף איתנו פעולה, הוא לא מודה".
Ama tabi, Bill'in cezası büyük oranda artacak, çünkü o bizimle işbirliği yapmıyor, itiraf etmiyor.وسيكون على زميلك (بيل) بأن يقضي وقت أطول في السجن خصوصا بأنه لم يتعاون معنا ولم يعترف"
Ancak itiraf etmeliyim ki burada kimse bana yüzümün ak pak göründüğüne dair övgüde bulunmadı.하지만 오늘 이 자리에서 제 얼굴이 깨끗하다고 칭찬을 하시는 분은 아무도 없더군요.
Ancak itiraf etmeliyim ki burada kimse bana yüzümün ak pak göründüğüne dair övgüde bulunmadı.אבל אני חייב לציין שאף אחד כאן לא החמיא לי על הניקיון של הפנים שלי היום.
Ancak itiraf etmeliyim ki burada kimse bana yüzümün ak pak göründüğüne dair övgüde bulunmadı.لكن يجب أن أقول أنه لا أحد هنا أثنى على نظافة وجهي اليوم
Ancak itiraf etmeliyim ki burada kimse bana yüzümün ak pak göründüğüne dair övgüde bulunmadı.私の今日の顔の清潔さを褒めてくれませんでした (笑)
Ara sıra da bununla bir telefon görüşmesi yaptığımı itiraf ediyorum.Dann und wann, das gebe ich zu, tätige ich damit gelegentlich einen Anruf.
Ara sıra da bununla bir telefon görüşmesi yaptığımı itiraf ediyorum.De temps en temps, je dois reconnaître qu'il m'arrive d'effectuer un appel avec.
Ara sıra da bununla bir telefon görüşmesi yaptığımı itiraf ediyorum.De vez en cuando, lo admito, lo uso para hacer llamadas.
Ara sıra da bununla bir telefon görüşmesi yaptığımı itiraf ediyorum.Din când în când, admit că dau câte un telefon ocazional.
Ara sıra da bununla bir telefon görüşmesi yaptığımı itiraf ediyorum.Jednou za čas, přiznávám, na něm uskutečním i telefonní hovor, někdy.
Ara sıra da bununla bir telefon görüşmesi yaptığımı itiraf ediyorum.이따금이면 사실 이를 사용해 가끔 전화 통화를 하기도 합니다.
Ara sıra da bununla bir telefon görüşmesi yaptığımı itiraf ediyorum.Nogle gange indrømmer jeg, at jeg foretager et telefonopkald på den.
Ara sıra da bununla bir telefon görüşmesi yaptığımı itiraf ediyorum.Ogni tanto, lo ammetto, occasionalmente ci faccio anche qualche chiamata.
Ara sıra da bununla bir telefon görüşmesi yaptığımı itiraf ediyorum.Przyznaję, że od czasu do czasu dzwonię z niego. dzwonię z niego.
Ara sıra da bununla bir telefon görüşmesi yaptığımı itiraf ediyorum.Sekali waktu saya mengakui bahwa saya menggunakannya untuk menelepon.
Ara sıra da bununla bir telefon görüşmesi yaptığımı itiraf ediyorum.Thường xuyên tôi phải công nhận rằng tôi đã thực hiện các cuộc gọi bằng chiếc điện thoại này.
Ara sıra da bununla bir telefon görüşmesi yaptığımı itiraf ediyorum.Z času na čas, priznávam, že z neho príležitostne aj zavolám.
Ara sıra da bununla bir telefon görüşmesi yaptığımı itiraf ediyorum.Zo nu en dan, moet ik toegeven, bel ik er iemand mee.
Ara sıra da bununla bir telefon görüşmesi yaptığımı itiraf ediyorum.Συχνά πυκνά, παραδέχομαι ότι ολοκληρώνω μια τηλεφωνική κλήση με αυτό περιστασιακά.
Ara sıra da bununla bir telefon görüşmesi yaptığımı itiraf ediyorum.Время от времени, признаюсь, я по нему звоню.
Ara sıra da bununla bir telefon görüşmesi yaptığımı itiraf ediyorum.И въпреки това забравям за него през цялото време.
Ara sıra da bununla bir telefon görüşmesi yaptığımı itiraf ediyorum.Час від часу, зізнаюся, я по ньому дзвоню.
Ara sıra da bununla bir telefon görüşmesi yaptığımı itiraf ediyorum.ולפעמים, אני מודה, אני מבצע בו שיחות טלפון.
Ara sıra da bununla bir telefon görüşmesi yaptığımı itiraf ediyorum.بين الحين والآخر، أعترف بأنني أكمل مكالمة هاتفية عن ذلك في بعض الأحيان.
Ara sıra da bununla bir telefon görüşmesi yaptığımı itiraf ediyorum.電話をしたりする こともあります でも普段は全く忘れています
Asker, annesine Irak'ta korktuğunu itiraf etmişti.I-a mărturisit mamei ei că i-a fost frică în Irak.
Asker, annesine Irak'ta korktuğunu itiraf etmişti.La soldado había confiado a su madre que ella tuvo miedo en Irak.
Asker, annesine Irak'ta korktuğunu itiraf etmişti.Солдат признавалась своей матери, что была напугана в Ираке.
Asker, annesine Irak'ta korktuğunu itiraf etmişti.生涯で一番つらいと 彼女は言っていたのです
Askerler, bu kadar uzunlukta sopalarla bizleri itiraf etmemiz için dövüyorlar.Evelyn és én édesanyánk mögé bújtunk.
Askerler, bu kadar uzunlukta sopalarla bizleri itiraf etmemiz için dövüyorlar.Evelyn y yo nos escondimos detrás de muestra madre. Evelyn:
Askerler, bu kadar uzunlukta sopalarla bizleri itiraf etmemiz için dövüyorlar.Homem: Os soldados traziam maços que usavam para nos obrigar a confessar.
Askerler, bu kadar uzunlukta sopalarla bizleri itiraf etmemiz için dövüyorlar.Les soldats nous battent avec des gourdins longs comme ça pour nous faire avouer.
Askerler, bu kadar uzunlukta sopalarla bizleri itiraf etmemiz için dövüyorlar.Soldaten met zulke lange stokken sloegen ons, om een bekentenis te krijgen.
Askerler, bu kadar uzunlukta sopalarla bizleri itiraf etmemiz için dövüyorlar.Soldaten mit so langen Stöcken schlugen auf uns ein für ein Geständnis.
Askerler, bu kadar uzunlukta sopalarla bizleri itiraf etmemiz için dövüyorlar.Soldater med klubbor, så här långa, slog oss för att få fram en bekännelse.
Askerler, bu kadar uzunlukta sopalarla bizleri itiraf etmemiz için dövüyorlar.Soldați cu bâte așa de lungi ne-au bătut ca să obțină confesiuni.
Askerler, bu kadar uzunlukta sopalarla bizleri itiraf etmemiz için dövüyorlar.Żołnierze takimi oto pałami bili nas, byśmy się przyznali.
Askerler, bu kadar uzunlukta sopalarla bizleri itiraf etmemiz için dövüyorlar.Οι στρατιώτες, με κλομπ τόσο μακριά, μας χτυπούσαν για να αποσπάσουν μια ομολογία.
Askerler, bu kadar uzunlukta sopalarla bizleri itiraf etmemiz için dövüyorlar.Евелин: Той ни нареди да седнем, затова седнахме.
Askerler, bu kadar uzunlukta sopalarla bizleri itiraf etmemiz için dövüyorlar.Солдаты с дубинками такой длины выбивали из нас признания.
Askerler, bu kadar uzunlukta sopalarla bizleri itiraf etmemiz için dövüyorlar.גבר: "חיילים עם אלות כאלה ארוכות היכו אותנו כדי שנתוודה,
Aşkımın şovu? Kastettiğim itiraf!Pokazałem miłość? tzn. jak powiedziałeś o swoich uczuciach?
Aşkımın şovu? Kastettiğim itiraf!Viste min kærlighed?
Aşkını ona itiraf etmeliydin.Anh nên thổ lộ tình cảm chứ.
Aşkını ona itiraf etmeliydin.Avresti dovuto confessarti.
Aşkını ona itiraf etmeliydin.Du borde ha erkännt.
Aşkını ona itiraf etmeliydin.Du hättest es gestehen müssen.
Aşkını ona itiraf etmeliydin.Je had moeten bekennen.
Aşkını ona itiraf etmeliydin.Kau harus mengakuinya.
Aşkını ona itiraf etmeliydin.Mal si sa jej vyznať.