Bir ülkede, ihracat ithalattan fazla ise dış ticaret fazlasından söz edilir.商社ではあるが、海外よりも国内の企業の取引の方が多くを占める。
Rezerv yetersizliğinden fazla üretilemeyen taş kömürünün açığı ithalat ile kapatılmaya çalışılmaktadır.だが銀鉱石から銀を精練するための燃料になる炭の生産が追いつかず、炭不足で閉山寸前に追い込まれていた。
İhracat ithalatın %45'ini karşılayabilmektedir.基本攻撃力が45%増加する。
Aşdod Limanı ise İsrail'in en büyük limanıdır ve ülke ithalatının %60'ı bu limandan yapılır.アシュドッド港は、イスラエルの港湾貨物取扱量の約60パーセントを扱うイスラエルで最大の港である。
İhracatın ithalatı karşılama oranı da bir önceki yıla göre %8 artarak %75’e ulaştı.NOx排出基準は1973年4月以前比約8%まで強化。
Malların ihracatında yirminci, ithalatında on sekizinci sıradadır.以降左膳は大河内の十八番となる。
1939'un sonunda, Almanya'nın Litvanya ihracatındaki payı % 75, ithalat payı ise % 86 idi.1939年年末,德国占据了立陶宛75%的出口额和86%的进口额。
Adanın en büyük ithalat ortakları arasında yine ABD ve İngiltere.英國和美國亦互為對方的最大的投資國。
İthalat 4.7 kat artmış oldu.AP上升至7000。
İthâlatın yarısını İngiltere’den sağlar.該行動一半由美國一半由英國負責。
Öyle ki ABD'de 2005-2006 arasında Meksika'dan yapılan ithalat 130.000 tonu bulmuştur.伊拉克:2005至2006年間從波蘭購入10,000枝該款步槍。
İki yıl boyunca ithalat birliklerinde üye olarak görev yaptı.他亦擔任了馬賽隊長達兩年的時間。
Dönem, yaklaşık MÖ 1700 yıllarında Avrupa'dan tunç ithalatının başlamasıyla başladı.公元1000年左右,欧洲人首次踏足於加拿大。
Aşdod Limanı ise İsrail'in en büyük limanıdır ve ülke ithalatının %60'ı bu limandan yapılır.아슈도드 항은 이스라엘에서 가장 큰 항만 시설이며 이스라엘의 전체 수입품 가운데 60%가 이 곳에서 수입된다.
Ortak ülkeler ortak bir dış ticaret politikası oluştururlar ancak bazı ithalat kotaları uygulayabilirler.참가 국가들은 공통된 대외 무역 정책을 수립하지만, 일부 경우에는 다른 수입 쿼터를 사용한다.
Otomotiv ihracatı ithalatının iki katından fazladır.기존 전기차 보다 2배 정도 더 달린다.
Çin üstelik Dünya'nın en büyük mal ihracatçısı ve en büyük ikinci mal ithalatçısıdır.중국은 최대 수출국이자 세계에서 두 번째로 가장 많이 수입을 하는 나라이기도 하다.
Ülkeler birbirinden yaptığı ithalatlarda ithal ürünlerinin hangi ülke menşeli olduğunu bilmek isterler.이번에는 개개인이 자신이 소비하는 상품을 생산하는 나라를 생각해보자.
Albümün ilk sürümü sırasında, albüm sadece birkaç ülkede ve sadece ithalat yolu ile ABD'de mevcuttu.במהדורה הראשונית, האלבום היה זמין רק בכמה מדינות, ואך ורק באמצעות ייבוא בארצות הברית.
Subaru Brat (MV)'nin Amerika'ya ithalatı başladı.דגמי "MG MGB" יוצאו לארצות הברית.
Aşdod Limanı ise İsrail'in en büyük limanıdır ve ülke ithalatının %60'ı bu limandan yapılır.נמלי הים הם השער המסחרי העיקרי של מדינת ישראל והם משנעים כ-98 אחוזים ממטעני סחר החוץ של ישראל.
Almanya en büyük peynir ithalatçısıdır.Германия е първенец във вноса на сирене.
Birleşik Krallık ve İtalya ise ikinci ve üçüncü en büyük ithalatçılardır.Великобритания и Италия са съответно втори и трети в тази класация.
En çok ithalat Rusya ve Kolombiya'dan gelir.Смята се, че мнозинството от консумирания хероин идва от Мексико и Колумбия.
Bunu engellemek için, 1924 yılında senato eroinin satışını, ithalatını ve üretimini tamamen yasakladı.През 1924 година, Щатският конгрес забранява продажбата, внасянето или производството му.
Dünyanın en büyük dördüncü ihracatçısı ve en büyük dördüncü ithalatçısıdır.Това е най-доходната и най-конурентната 4-та дивизия в света.
Çin üstelik Dünya'nın en büyük mal ihracatçısı ve en büyük ikinci mal ithalatçısıdır.Китай е най-големият износител и вторият най-голям вносител на стоки в света.
Buna karşın ithalat daha pahalı hale gelir.Това прави и самите перли по-скъпи.
Toplam ihracattaki payı %45,2, ithalâttaki payı ise %52,2'dir.Относителната му дебелина на профила в основата е 4,2%, а удължението е 2,5.
Bu belgeye sahip olmadan hiçbir ithalatçı ya da üretici imalat ve ithalat yapamaz.Za nju ne treba nikakva ovjera potpisa i slično.
Dış Ticaret İthalat ve İhracat İstatistikleri 2010. ss. sf.Stranice Međunarodnoga marketinškoga odbora za SP 2010.
Verginin mükellefi ithalatçılar ve ilk satıcılar olmaktadır.Oni među prvima postadoše vlasnici konja i poznati trgovci.
İthalat ve ihracat işiyle uğraştı.Radio je s nekretninanma i osiguranjem.
Çin üstelik Dünya'nın en büyük mal ihracatçısı ve en büyük ikinci mal ithalatçısıdır.Zároveň je Čína najväčším vývozcom a druhým najväčším dovozcom tovarov na svete.
Ailelerden biri önce nakliyeci, sonra ambalajcı, ithalatçı ve sonunda da bir holding olur.Preto môže byť jeden človek programátorom, potápačom a spisovateľom zároveň.
Japonya dünyanın ikinci büyük tarımsal ürün ithalatçısıdır.Japonska je drugi največji uvoznik kmetijskih proizvodov.
Çin üstelik Dünya'nın en büyük mal ihracatçısı ve en büyük ikinci mal ithalatçısıdır.Kitajska je tudi največji izvoznik na svetu in drugi največji uvoznik blaga.
1939'un sonunda, Almanya'nın Litvanya ihracatındaki payı % 75, ithalat payı ise % 86 idi.1939 m. pabaigoje eksportas į Vokietiją sudarė apie 75 %, o importas iš Vokietijos – apie 86 % visos prekybos.
Çin üstelik Dünya'nın en büyük mal ihracatçısı ve en büyük ikinci mal ithalatçısıdır.Kinija taip pat yra ir stambiausia prekių eksportuotoja bei antra didžiausia importuotoja pasauliniu mastu.
Çünkü bugünlerde ithalat yasaklanmıştı.Moterims tomis dienomis buvo draudžiama verpti.
1939'un sonunda, Almanya'nın Litvanya ihracatındaki payı % 75, ithalat payı ise % 86 idi.1939. aasta lõpuks oli Saksamaa osa Leedu ekspordis 75% ja impordis 86%.
Japonya dünyanın en büyük balık ve balıkçılık ithalatçısıdır.Norra on üks maailma suurimatest kalapüügi- ja kalakasvatusriikidest.
Bir ülkede, ihracat ithalattan fazla ise dış ticaret fazlasından söz edilir.Kaubandusdefitsiit ilmneb siis, kui riik impordib rohkem kui ekspordib.
Böylece geri kalmış ülkelerde ihracat ve ithalat ürünleri arasındaki oransal fark giderek açılacaktır.Eksportivate või importivate riikide vahel ei tohi teha vahet.
Japonya dünyanın ikinci büyük tarımsal ürün ithalatçısıdır.Euroopa on suuruselt teine heaoluturismi turg.
11 Nisan'da Yemen'in gıda güvencesizliği ve ithalat bağımlılığı üzerinde durdu:El 11 de abril se centró en la inseguridad alimentaria y dependencia de las importaciones:
1.5 ithalat bağımlılığı, yakıtlar ve madencilik ürünleri konusunda özellikle belirgindir.0.0 t e i e e r ta n e combustibili şi produse miniere.
1.5 ithalat bağımlılığı, yakıtlar ve madencilik ürünleri konusunda özellikle belirgindir.0.5 importu jest szczególnie widoczna w odniesieniu do paliw i produktów górnictwa.
1.5 ithalat bağımlılığı, yakıtlar ve madencilik ürünleri konusunda özellikle belirgindir.2.0 odvisnost od uvoza je zlasti očitna pri oskrbi z gorivi in rudarskimi proizvodi.
1.5 ithalat bağımlılığı, yakıtlar ve madencilik ürünleri konusunda özellikle belirgindir.3.0 závislost na dovozu je patrná zejména u paliva těžených materiálů.
1.5 ithalat bağımlılığı, yakıtlar ve madencilik ürünleri konusunda özellikle belirgindir.Lebensmittel und Getränke
1.5 ithalat bağımlılığı, yakıtlar ve madencilik ürünleri konusunda özellikle belirgindir.Tuontiriippuvuus polttoaineista ja kaivosteollisuuden tuotteista on erityisen selvää.
1.5 ithalat bağımlılığı, yakıtlar ve madencilik ürünleri konusunda özellikle belirgindir., и и е я а и г в зависимост от внос е особено забележима по отношение на горивата и подземните богатства.
AB-27 ithalatı (2008)Dovoz do EU-27 (2008)
AB-27 ithalatı (2008)Dovoz do EÚ 27 (2008)
AB-27 ithalatı (2008)Importaciones de la UE (2008)
AB-27 ithalatı (2008)Importations par l'UE-27 (2008)
AB-27 ithalatı (2008)Import till EU 27 (2008)
AB-27 ithalatı (2008)Uvoz v EU-27 (2008)
AB-27 ithalatı (2008)Εισαγωγές piρος την ΕΕ των 27