İhracat ithalatın %45'ini karşılayabilmektedir.يمكن للعين ان تتوسع بمقدار 45%.
İthalat ve ihracat işiyle uğraştı.ذلك لعمليات الاستيراد والتصدير.
Japonya dünyanın ikinci büyük tarımsal ürün ithalatçısıdır.فأصبحت فنزويلا ثاني أكبر دولة منتجة للنفط في العالم.
2 milyon ton civarindaki ithalatin ise 1,3 milyon tonu Japonya tarafından yapilmaktadir.تبلغ كمية السلع المصدرة منه مليوني طن في حين تبلغ المواد المستوردة عبره ثلاثة ملايين طن.
Denizatlarının ihracatı ve ithalatı 15 Mayıs 2004'ten beri CITES tarafından kontrol edilmektedir.Importação e exportação de cavalos-marinhos tem sido controlada pela CITES desde 15 de maio de 2004.
Çin'in toplam ABD ithalatındaki payı 1996'dan bu yana %7'den %15'e yükselmiştir.A participação da China nas importações totais dos Estados Unidos cresceu de 7 para 15% desde 1996.
İthalat ve ihracat yüzde 10 oranında eşit olarak vergilendirilirdi.Regra geral, as importações e exportações eram taxadas uniformemente a 10%.
Yine Amerika Birleşik Devletleri %8.8'lik ithalatını, %9.8'lik ihracatını Almanya ile yapar.No outro sentido, 8,8% das exportações dos E.U.A. vão para a Alemanha e 9,8% das importações vem da Alemanha.
Verginin mükellefi ithalatçılar ve ilk satıcılar olmaktadır.Aparecem os primeiros negociantes e comerciantes.
Japon ithalatı, ihracatından daha fazla büyüdü.As importações japonesas cresceram a uma taxa maior do que a das exportações.
Net ithalatın 2010 yılına kadar günde 3.5 milyon varile (560,000 m³) yükselmesi beklenmektedir.Espera-se que a importação de petróleo aumente para 3,5 milhões de barris por dia em 2010.
Japonya dünyanın en büyük balık ve balıkçılık ithalatçısıdır.Spanje is na Japan de grootste vis- en zeevruchtenconsument ter wereld.
Birleşik Krallık ve İtalya ise ikinci ve üçüncü en büyük ithalatçılardır.Rusland en Italië zijn respectievelijk tweede en derde.
Hiç elektrik ihracatı yapamayan Afganistan, 200 milyon kWh elektrik ithalâtı yapmaktadır.Honda verkocht nog geen productieracers, maar maakte het wel mogelijk om 250cc-fabrieksracers te huren.
Aşdod Limanı ise İsrail'in en büyük limanıdır ve ülke ithalatının %60'ı bu limandan yapılır.Jest to największy port towarowy w Izraelu, przeładowujący około 60% izraelskiego ładunku morskiego.
Özellikle ithalatın maliyetinde bir artış olmayacaktır.W szczególności nie powoduje przerwy biegu przedawnienia.
Ancak ithalat ürünlerindeki fiyat artışı, halkın alım gücünü olumsuz etkileyebilir.W takim przypadku nakładanie cła na dobra importowane może przyczynić się do pogorszenia bogactwa narodowego.
Diğer AB ülkeleriyle yapılan ihracat ve ithalat toplam ticaretin %66'sını oluşturur.Łączna wartość importu i eksportu przekracza 136% PKB.
Kamerun ithalatın bir kısmını da Çin'den yapmaktadır.Aktualnie Europa sprowadza część surówki jedwabnej z Chin.
Adam Smith'in aksine serbest ticaret yerine ithalatın engellenmesi gerektiğini savundu.Również Adam Smith zwracał uwagę, że wolny system rynkowy powinien wspierać się na wartościach moralnych.
Dünyanın en büyük dördüncü ihracatçısı ve en büyük dördüncü ithalatçısıdır.Det är också världens fjärde största exportör och fjärde största importör.
Kasabada Alkol satışı ve ithalatı yasaktır.Det är förbjudet att sälja alkohol i countyt.
İthalat ya da dışalım, yurtdışında üretilmiş malların, ülkedeki alıcılar tarafından satın alınmasıdır.Något man bör komma ihåg ifall man köper utrustning utomlands.
Bunu engellemek için, 1924 yılında senato eroinin satışını, ithalatını ve üretimini tamamen yasakladı.Import, försäljning och tillverkning av heroin förbjöds i USA 1924.
Kruşçev döneminde başlayan tahıl ithalatı devam etti.Solförmörkelsen som äger rum under korsfästelsen är äkta.
İhracatın ithalatı karşılama oranı da bir önceki yıla göre %8 artarak %75’e ulaştı.Det högsta, till vilket jag någon gång hunnit, är 75 procent".
Buna karşın ithalat daha pahalı hale gelir.Mobiltelefoni kan dock komma att bli dyrare.
Ailelerden biri önce nakliyeci, sonra ambalajcı, ithalatçı ve sonunda da bir holding olur.Först systemet med falanger, därefter maniplar och slutligen kohorter.
1939'un sonunda, Almanya'nın Litvanya ihracatındaki payı % 75, ithalat payı ise % 86 idi.Наприкінці 1939 року частка Німеччини в литовському експорті становила 75 %, а в імпорті — 86 %.
Japonya dünyanın en büyük balık ve balıkçılık ithalatçısıdır.Норвегія — один з найбільших експортерів риби і рибопродуктів на планеті.
Şah Abbas'ın bu ithalat için alternatif bir yer bulması gerekmektedir.Через це Борис став шукати альтернативне місце.
Öyle ki ABD'de 2005-2006 arasında Meksika'dan yapılan ithalat 130.000 tonu bulmuştur.Між 1999—2012 роками австрійські компанії інвестували понад 135 млн доларів США в Мексику.
Buna karşın ithalat daha pahalı hale gelir.Однак Ахілл стає все більш безжалісним.
1907 - 1992 Faroe Adaları, ama 1928 yılından sonra Danimarka'dan kısıtlı olarak ithalat yapıldı.1907—1992 роки: Фарерські острови; обмежений приватний імпорт з Данії, який був дозволений з 1928 року.
Bunu engellemek için, 1924 yılında senato eroinin satışını, ithalatını ve üretimini tamamen yasakladı.V roce 1924 tam byla jeho výroba a distribuce zakázána úplně.
1939'un sonunda, Almanya'nın Litvanya ihracatındaki payı % 75, ithalat payı ise % 86 idi.La sfârșitul lui 1939, Germania primea 75% din exporturile Lituaniei și îi livra 86% din importuri.
İthalat ve ihracat yüzde 10 oranında eşit olarak vergilendirilirdi.Importuri și exporturi au fost uniform impozitate cu 10%.
Dönem, yaklaşık MÖ 1700 yıllarında Avrupa'dan tunç ithalatının başlamasıyla başladı.Perioada a început în jurul 1.700 î.Hr., cu începerea importurilor de bronz din Europa.
Bir ülkede, ihracat ithalattan fazla ise dış ticaret fazlasından söz edilir.A nemzetközi beszerzéshez több pontra van szükség, mint az országon belülihez.
Çin üstelik Dünya'nın en büyük mal ihracatçısı ve en büyük ikinci mal ithalatçısıdır.Ma Kína büszkélkedhet a világ leghosszabb és a második leghosszabb metró rendszerével.
Dalvík ithalat ve balıkçılık için bölgesel bir ticaret limanıdır.Dalvíkin satama on alueellinen kauppasatama maahantuonnille ja kalastukselle.
Birleşik Krallık ve İtalya ise ikinci ve üçüncü en büyük ithalatçılardır.ISIS I ja II olivat Kanadan kolmas ja neljäs satelliitti.
Kazakistan'da enerji Kazakistan'da enerjiyi ve elektrik üretimi, tüketimi ve ithalatını açıklar.Energia Kuwaitissa kuvaa Kuwaitin energian ja sähkön tuotantoa ja kulututusta.
Kasabada Alkol satışı ve ithalatı yasaktır.EU:n alueella geenimuunneltujen eläinten myyminen ja hallussapito on kielletty.
Dünyanın en büyük dördüncü ihracatçısı ve en büyük dördüncü ithalatçısıdır.Επίσης, είναι ο τέταρτος μεγαλύτερος εξαγωγέας στον κόσμο και ο τέταρτος μεγαλύτερος εισαγωγέας.
Japonya dünyanın ikinci büyük tarımsal ürün ithalatçısıdır.Η Ρωσία είναι ο δεύτερος εξαγωγέας ροδίου στον κόσμο.
İthalat ve ihracat yüzde 10 oranında eşit olarak vergilendirilirdi.Import og eksport blev beskattede med et stabilt niveau på 10%.
Ülkeler birbirinden yaptığı ithalatlarda ithal ürünlerinin hangi ülke menşeli olduğunu bilmek isterler.Nu vil alle vide hvad et bruttonationalprodukt er.
Aşdod Limanı ise İsrail'in en büyük limanıdır ve ülke ithalatının %60'ı bu limandan yapılır.Ashdods havn er den største i Israel og håndterer rundt 60 prosent av Israels havnefrakt.
İthalat ve ihracat yüzde 10 oranında eşit olarak vergilendirilirdi.Import og eksport ble beskattet med et stabilt nivå på ti prosent.
2014 yılında Ukrayna Rusya'dan tüm ithalatının %23.3'ünü yaptı.Di 2014 Ukraina mengimpor 23,3% dari Rusia.
2012 yılında, ihracatın %24.9'u ve ithalatın %30.9'u AB'den idi.Pada 2012, 24,9% dari ekspor dan 30,9% dari impor berasal dari Uni Eropa.
Denizatlarının ihracatı ve ithalatı 15 Mayıs 2004'ten beri CITES tarafından kontrol edilmektedir.Impor ekspor kuda laut diatur dalam CITES sejak 15 Mei 2004.
Kendi gazı yanı sıra Türkmenistan gazıda alınır - doğalgaz ithalatı Rusya'dan gelmektedir.Gas alam juga diimpor dari Rusia - yang mendistribusikan gasnya sendiri, serta gas dari Turkmenistan.
Denizatlarının ihracatı ve ithalatı 15 Mayıs 2004'ten beri CITES tarafından kontrol edilmektedir.Việc nhập và xuất khẩu cá ngựa được tổ chức CITES kiểm soát từ ngày 15/05/2004.
Net ithalatın 2010 yılına kadar günde 3.5 milyon varile (560,000 m³) yükselmesi beklenmektedir.Sản lượng nhập khẩu thuần được ước tính sẽ tăng lên mức 3,5 triệu thùng (560.000 m³) mỗi ngày vào năm 2010.
Özellikle ithalatın maliyetinde bir artış olmayacaktır.Đặc biệt không hề có hạn chế đối với đầu tư nước ngoài.
Özellikle ithalatın maliyetinde bir artış olmayacaktır.特に、概収束には計量が無い。
Ortak ülkeler ortak bir dış ticaret politikası oluştururlar ancak bazı ithalat kotaları uygulayabilirler.参加国は外部地域との貿易について共通の政策を策定しているが、場合によっては異なる輸入割当を適用している。
Japon ithalatı, ihracatından daha fazla büyüdü.しかし日本経済は予想以上の成長を遂げた。