Japonya büyük miktarlarda buğday ve soya fasulyesi ithal etmektedir.Japánban jelentős szójabab- és gyümölcskártevő.
Çin üstelik Dünya'nın en büyük mal ihracatçısı ve en büyük ikinci mal ithalatçısıdır.Ma Kína büszkélkedhet a világ leghosszabb és a második leghosszabb metró rendszerével.
Dalvík ithalat ve balıkçılık için bölgesel bir ticaret limanıdır.Dalvíkin satama on alueellinen kauppasatama maahantuonnille ja kalastukselle.
Bir yerden yasa ithal edildiğinde o yasada değişiklikler yapmak gerekebilir.Jossain tapauksessa meidän on ehkä muutettava käyttämiämme lakeja.
İlk kez 1727 yılında Brezilya’dan kahve ithal edilmeye başlanmıştır.Kahvinviljely Brasiliassa alkoi 1727.
Türkiye'ye de ithal edilmeye 2008 yılında başlandı.Venäjän-vienti päättyi vuonna 2005.
Fosil yakıt ithal etmek mecburiyetinden kurtulacağız.Suon polttoviljelyksen vaikutusten selvittelyä.
Dolaplar için kullanılan ceviz ağacının büyük bir kısmı Amerika Birleşik Devletleri'nden ithal edildi.Suuri osa ryhmän ajoneuvoista varastettiin Yhdistyneiden kansakuntien ruokasaattueista.
Ülke ihtiyacı olan gıda maddelerini ise yurt dışından ithal etmektedir.Nykyään maahan tarvittavat turbiinit tuodaankin ulkomailta..
Düşük sayıdaki talep, daha çok ithal biralarla karşılanmaktadır.Kokonaisen maan energiahuolto onnistuu suhteellisen vähin kuljetuksin.
Daha önce, Muntaser Almanya ve İsviçre'den kaset ithal etti.Gotthardin maantietunneli on merkittävä ajoreitti Italiasta Sveitsiin ja Saksaan.
Birleşik Krallık ve İtalya ise ikinci ve üçüncü en büyük ithalatçılardır.ISIS I ja II olivat Kanadan kolmas ja neljäs satelliitti.
Kazakistan'da enerji Kazakistan'da enerjiyi ve elektrik üretimi, tüketimi ve ithalatını açıklar.Energia Kuwaitissa kuvaa Kuwaitin energian ja sähkön tuotantoa ja kulututusta.
Kasabada Alkol satışı ve ithalatı yasaktır.EU:n alueella geenimuunneltujen eläinten myyminen ja hallussapito on kielletty.
Dünyanın en büyük dördüncü ihracatçısı ve en büyük dördüncü ithalatçısıdır.Επίσης, είναι ο τέταρτος μεγαλύτερος εξαγωγέας στον κόσμο και ο τέταρτος μεγαλύτερος εισαγωγέας.
Japonya dünyanın ikinci büyük tarımsal ürün ithalatçısıdır.Η Ρωσία είναι ο δεύτερος εξαγωγέας ροδίου στον κόσμο.
Bazı sanayi malları ve yakıt dışarıdan ithal edilir.Ο βιομηχανικός τομέας δεν είναι ανεπτυγμένος και τα καύσιμα εισάγονται.
Romalılar da Mısır'dan Mısır tarzı yapılar kurmak için inşaat malzemesi ithal ettiler.Οι συντελεστές ταξίδεψαν μέχρι την Αίγυπτο για να συλλέξουν υλικό.
Türkiye'de en fazla ithal edilen kalibresi 30-06 SpringField ve .308 Winchester'dır.Denne kommercielle variant er tilgængelig i enten kaliber .30-06 Springfield eller .308 Winchester.
Horozibiği türleriyle beraber T. fruticosum, Nijerya'nın en fazla ithal edilen yapraklı sebzesidir.Ved siden af Celosia-arter er Talinum fruticosum én af de vigtigste grønsager i Nigeria.
Talep, bazı şirketler tarafından ithal edilen biralarla karşılanmaktadır.Forbuddet gælder, til de virksomheder, der fragter gods, har opfyldt en række betingelser.
1869 yılında ilk tropikal balık (Cennet Balığı) Asya'dan ABD'ye ithal edildi.I 1730 blev det første tempeltræ importeret fra Asien til Europa.
Bu sebeple fluorit ithal edilmektedir.Synonymet fluorochrom anvendes også.
Gıda maddelerinin yaklaşık %90`ı ithal edilmektedir.I perioder gik op mod 90% af produktionen til eksport.
Ülkeler birbirinden yaptığı ithalatlarda ithal ürünlerinin hangi ülke menşeli olduğunu bilmek isterler.Nu vil alle vide hvad et bruttonationalprodukt er.
Babası, Richard, Amerika'dan araç ithal ediyordu.Hans far, John Lawrence, tjente i den amerikanske hær.
Romalılar da Mısır'dan Mısır tarzı yapılar kurmak için inşaat malzemesi ithal ettiler.Romerne importerte også byggematerialer fra Egypt for å reise bygningsverker i egyptisk stil.
Aşdod Limanı ise İsrail'in en büyük limanıdır ve ülke ithalatının %60'ı bu limandan yapılır.Ashdods havn er den største i Israel og håndterer rundt 60 prosent av Israels havnefrakt.
Ayrıca Avustralya'ya ithal edilmişlerdir.Den er dessuten innført til Australia.
Ülke enerji kaynaklarının çoğunu ithal etmektedir; çünkü ülke büyük bir kömür rezervine sahip değildir.Ungarn er i stor grad avhengig av kjernekraftverket, ettersom landet ikke har store naturressurser.
Bu biraları en çok ithal eden ülke ise Amerika Birleşik Devletleri'dir.Det landet som lenge hadde størst antall brukere var USA.
İlk model, Büyük Britanya’dan ithal edildi ancak yaygın olarak tercih edilen model, Belçika’dan ithal edildi.De første modellene ble importert fra Storbritannia, mens dagens modell produseres i Belgia.
Ülkeye ithal edilen en önemli mal taşıt araçlarıdır.Olje er den viktigste varen som transporteres.
Açıkçası, donanma ithal akaryakıt stoklarına güvenmekteydi.Okkupasjonsmakten hadde bruk for verftet til skipsreparasjoner.
Estonya ihtiyaç duyduğu petrol ürünlerini batı Avrupa’dan ve Rusya’dan ithal etmektedir.Estonia mengimpor produk minyak bumi yang diperlukan dari Eropa Barat dan Rusia.
2014 yılında Ukrayna Rusya'dan tüm ithalatının %23.3'ünü yaptı.Di 2014 Ukraina mengimpor 23,3% dari Rusia.
Hirodes, Mısır'dan tahıl ithal etti ve örnek bir yardım programı başlattı.Herodes mengimpor gandum dari Mesir dan memulai sebuah program bantuan yang layak dicontoh.
2012 yılında, ihracatın %24.9'u ve ithalatın %30.9'u AB'den idi.Pada 2012, 24,9% dari ekspor dan 30,9% dari impor berasal dari Uni Eropa.
Denizatlarının ihracatı ve ithalatı 15 Mayıs 2004'ten beri CITES tarafından kontrol edilmektedir.Impor ekspor kuda laut diatur dalam CITES sejak 15 Mei 2004.
Romalılar da Mısır'dan Mısır tarzı yapılar kurmak için inşaat malzemesi ithal ettiler.Orang Romawi juga mengimpor bahan bangunan dari Mesir untuk mendirikan struktur dengan gaya Mesir.
Ukrayna petrolün %90'ını ve doğal gazın çoğunu ithal eder.Ukraina mengimpor 90% dari kebutuhan minyak gas alam.
Petrol, doğal gaz ve diğer kaynaklar, çoğunlukla diğer ülkelerden ithal edilmektedir.Minyak bumi, gas alam, dan sumber daya alam lainnya diimpor dari negara lain.
Kendi gazı yanı sıra Türkmenistan gazıda alınır - doğalgaz ithalatı Rusya'dan gelmektedir.Gas alam juga diimpor dari Rusia - yang mendistribusikan gasnya sendiri, serta gas dari Turkmenistan.
İlk olarak 19. yüzyılda hizmete alınan tramvaylar ABD’den ithal edildiği için americanos diye anılır.Diperkenalkan pada abad 19, trem sebenarnya diimpor dari Amerika Serikat dan disebut dengan americanos.
R13-300 motorları, Sovyetler Birliği'nden ithal edildi.Động cơ R-13-300 cũng được nhập khẩu từ Liên Xô.
Romalılar da Mısır'dan Mısır tarzı yapılar kurmak için inşaat malzemesi ithal ettiler.Người La Mã cũng nhập khẩu vật liệu xây dựng từ Ai Cập để xây dựng nên các kiến trúc mang phong cách Ai Cập.
Denizatlarının ihracatı ve ithalatı 15 Mayıs 2004'ten beri CITES tarafından kontrol edilmektedir.Việc nhập và xuất khẩu cá ngựa được tổ chức CITES kiểm soát từ ngày 15/05/2004.
Net ithalatın 2010 yılına kadar günde 3.5 milyon varile (560,000 m³) yükselmesi beklenmektedir.Sản lượng nhập khẩu thuần được ước tính sẽ tăng lên mức 3,5 triệu thùng (560.000 m³) mỗi ngày vào năm 2010.
Çoğu besin maddesi ithal edilmektedir.Phần lớn thực phẩm phải nhập khẩu.
Özellikle ithalatın maliyetinde bir artış olmayacaktır.Đặc biệt không hề có hạn chế đối với đầu tư nước ngoài.
Ayrıca Avustralya'ya ithal edilmişlerdir.Chúng được du nhập vào Úc.
Plantasyonlarında çalıştırmak üzere milyonlarca köle ithal ettiler.そのプランテーションを動かすために数百万人の奴隷を輸入した。
Özellikle ithalatın maliyetinde bir artış olmayacaktır.特に、概収束には計量が無い。
Ayrıca Avustralya'ya ithal edilmişlerdir.その後オーストラリアに輸出された。
Ortak ülkeler ortak bir dış ticaret politikası oluştururlar ancak bazı ithalat kotaları uygulayabilirler.参加国は外部地域との貿易について共通の政策を策定しているが、場合によっては異なる輸入割当を適用している。
Japon ithalatı, ihracatından daha fazla büyüdü.しかし日本経済は予想以上の成長を遂げた。
Bu yüzden ülkenin bu malları ithal etmesi kendi yararına olacaktır.そのため、その国は、労働集約財は輸入した方がよりよい。
Bir ülkede, ihracat ithalattan fazla ise dış ticaret fazlasından söz edilir.商社ではあるが、海外よりも国内の企業の取引の方が多くを占める。
Rezerv yetersizliğinden fazla üretilemeyen taş kömürünün açığı ithalat ile kapatılmaya çalışılmaktadır.だが銀鉱石から銀を精練するための燃料になる炭の生産が追いつかず、炭不足で閉山寸前に追い込まれていた。
İhracat ithalatın %45'ini karşılayabilmektedir.基本攻撃力が45%増加する。