Aşdod Limanı ise İsrail'in en büyük limanıdır ve ülke ithalatının %60'ı bu limandan yapılır.アシュドッド港は、イスラエルの港湾貨物取扱量の約60パーセントを扱うイスラエルで最大の港である。
Terminallerin fiyatı ithal mikroçip maliyetine bağlı olarak açıklanmıştır.運賃は営業キロに基づいて算出した。
İhracatın ithalatı karşılama oranı da bir önceki yıla göre %8 artarak %75’e ulaştı.NOx排出基準は1973年4月以前比約8%まで強化。
Malların ihracatında yirminci, ithalatında on sekizinci sıradadır.以降左膳は大河内の十八番となる。
1939'un sonunda, Almanya'nın Litvanya ihracatındaki payı % 75, ithalat payı ise % 86 idi.1939年年末,德国占据了立陶宛75%的出口额和86%的进口额。
Estonya ihtiyaç duyduğu petrol ürünlerini batı Avrupa’dan ve Rusya’dan ithal etmektedir.該國需要進口來自西歐和俄羅斯的石油產品。
Çin'de örme zırh yaygın olarak üretilmese bile ithal edilmiştir.苦艾酒从未在澳大利亚合法进口或生产。
Ülke ihtiyacı olan gıda maddelerini ise yurt dışından ithal etmektedir.釀酒的其餘原料需從國外進口。
Adanın en büyük ithalat ortakları arasında yine ABD ve İngiltere.英國和美國亦互為對方的最大的投資國。
Çoğu besin maddesi ithal edilmektedir.大多数织物原则上都可以乾洗。
Önemli ihtiyaçlar ithal edilmektedir.但关键部件仍需进口。
Ayrıca Avustralya'ya ithal edilmişlerdir.并且阻止其进入澳大利亚。
Kurak iklimde yetişen bazı meyveler de ithal edilir.當閃電擊中砂粒中的晶粒時,也會產生玻璃陶瓷。
Ayrıca ithal edilen malzemenin orduya adapte edilmesi yavaş olacaktır.还要解决油水补给设备改装的问题。
Öyle ki ABD'de 2005-2006 arasında Meksika'dan yapılan ithalat 130.000 tonu bulmuştur.伊拉克:2005至2006年間從波蘭購入10,000枝該款步槍。
İki yıl boyunca ithalat birliklerinde üye olarak görev yaptı.他亦擔任了馬賽隊長達兩年的時間。
Dönem, yaklaşık MÖ 1700 yıllarında Avrupa'dan tunç ithalatının başlamasıyla başladı.公元1000年左右,欧洲人首次踏足於加拿大。
Çin'den parçalar ithal edip Pakistan'da bir araya getiriyorlar.由中国提供部件,在埃及组装。
Aşdod Limanı ise İsrail'in en büyük limanıdır ve ülke ithalatının %60'ı bu limandan yapılır.아슈도드 항은 이스라엘에서 가장 큰 항만 시설이며 이스라엘의 전체 수입품 가운데 60%가 이 곳에서 수입된다.
Mağazada ilk başlarda deri ürünler ve İngiltere'den ithal edilen çanta ve valizler satılıyordu.처음에 샵은 직접 만든 가죽 제품과 영국산 핸드백을 수입해다 팔았다.
Ortak ülkeler ortak bir dış ticaret politikası oluştururlar ancak bazı ithalat kotaları uygulayabilirler.참가 국가들은 공통된 대외 무역 정책을 수립하지만, 일부 경우에는 다른 수입 쿼터를 사용한다.
Otomotiv ihracatı ithalatının iki katından fazladır.기존 전기차 보다 2배 정도 더 달린다.
Çin üstelik Dünya'nın en büyük mal ihracatçısı ve en büyük ikinci mal ithalatçısıdır.중국은 최대 수출국이자 세계에서 두 번째로 가장 많이 수입을 하는 나라이기도 하다.
Silah ithali için Giresun iskelesine büyük önem verilmişti.이를 위해 틸리 진형에 비해 소총의 보유율을 월등히 높였다.
Ülkeler birbirinden yaptığı ithalatlarda ithal ürünlerinin hangi ülke menşeli olduğunu bilmek isterler.이번에는 개개인이 자신이 소비하는 상품을 생산하는 나라를 생각해보자.
Petrol, doğal gaz ve diğer kaynaklar, çoğunlukla diğer ülkelerden ithal edilmektedir.נפט, גז טבעי ומשאבים נוספים, על פי רוב, מיובאים ממדינות אחרות.
Albümün ilk sürümü sırasında, albüm sadece birkaç ülkede ve sadece ithalat yolu ile ABD'de mevcuttu.במהדורה הראשונית, האלבום היה זמין רק בכמה מדינות, ואך ורק באמצעות ייבוא בארצות הברית.
Dolaplar için kullanılan ceviz ağacının büyük bir kısmı Amerika Birleşik Devletleri'nden ithal edildi.רוב עץ אגוז, אשר שימש לארונות, יובא מארצות הברית.
Fosil yakıt ithal etmek mecburiyetinden kurtulacağız.כמו כן, אוסרת על שימוש בדלק המכיל עופרת.
Subaru Brat (MV)'nin Amerika'ya ithalatı başladı.דגמי "MG MGB" יוצאו לארצות הברית.
Aşdod Limanı ise İsrail'in en büyük limanıdır ve ülke ithalatının %60'ı bu limandan yapılır.נמלי הים הם השער המסחרי העיקרי של מדינת ישראל והם משנעים כ-98 אחוזים ממטעני סחר החוץ של ישראל.
Plantasyonlarında çalıştırmak üzere milyonlarca köle ithal ettiler.Внасят се милиони роби, които да работят на плантациите.
Yiyecek ithalindeki giderleri düşürmek için, ticaret gemilerinin vergiden muaf olduğu ilan edildi.За да се намалят цените на храните, търговските кораби са освободени от данъци.
Almanya en büyük peynir ithalatçısıdır.Германия е първенец във вноса на сирене.
Birleşik Krallık ve İtalya ise ikinci ve üçüncü en büyük ithalatçılardır.Великобритания и Италия са съответно втори и трети в тази класация.
En çok ithalat Rusya ve Kolombiya'dan gelir.Смята се, че мнозинството от консумирания хероин идва от Мексико и Колумбия.
Bunu engellemek için, 1924 yılında senato eroinin satışını, ithalatını ve üretimini tamamen yasakladı.През 1924 година, Щатският конгрес забранява продажбата, внасянето или производството му.
Dünyanın en büyük dördüncü ihracatçısı ve en büyük dördüncü ithalatçısıdır.Това е най-доходната и най-конурентната 4-та дивизия в света.
Çin üstelik Dünya'nın en büyük mal ihracatçısı ve en büyük ikinci mal ithalatçısıdır.Китай е най-големият износител и вторият най-голям вносител на стоки в света.
Gıda maddelerinin yaklaşık %90`ı ithal edilmektedir.Над 80 % от хранителните продукти се внасят.
Buna karşın ithalat daha pahalı hale gelir.Това прави и самите перли по-скъпи.
Toplam ihracattaki payı %45,2, ithalâttaki payı ise %52,2'dir.Относителната му дебелина на профила в основата е 4,2%, а удължението е 2,5.
Gıda maddeleri ithal etmek durumundadır.Там се натрупват хранителни вещества.
Bu biraları en çok ithal eden ülke ise Amerika Birleşik Devletleri'dir.Най-свободната в това отношение европейска страна е Нидерландия.
İlk olarak 19. yüzyılda hizmete alınan tramvaylar ABD’den ithal edildiği için americanos diye anılır.Izvorno uvedeni u 19. stoljeću, tramvaji su bili uvezeni iz Sjedinjenih Država i nazivani americanos.
Bu belgeye sahip olmadan hiçbir ithalatçı ya da üretici imalat ve ithalat yapamaz.Za nju ne treba nikakva ovjera potpisa i slično.
Verginin mükellefi ithalatçılar ve ilk satıcılar olmaktadır.Oni među prvima postadoše vlasnici konja i poznati trgovci.
Kömür ve kok kömürü geniş bir şekilde ithal listesi başındaydı.Problem je u tome što elektrane na ugljen imaju veći prioritet pristupa mreži.
Gıda maddelerinin yaklaşık %90`ı ithal edilmektedir.90 % potravín sa dováža.
Albümün ayrıca 1 milyondan fazla kopyası yurtdışına ithal edilmiştir.Dokopy bolo publikovaných viac než milión kníh v zahraničí.
Çin üstelik Dünya'nın en büyük mal ihracatçısı ve en büyük ikinci mal ithalatçısıdır.Zároveň je Čína najväčším vývozcom a druhým najväčším dovozcom tovarov na svete.
Ailelerden biri önce nakliyeci, sonra ambalajcı, ithalatçı ve sonunda da bir holding olur.Preto môže byť jeden človek programátorom, potápačom a spisovateľom zároveň.
Romalılar da Mısır'dan Mısır tarzı yapılar kurmak için inşaat malzemesi ithal ettiler.Rimljani so iz Egipta začeli uvažati tudi gradiva za postavljanje egipčanskim podobnih zgradb.
Ülke enerji kaynaklarının çoğunu ithal etmektedir; çünkü ülke büyük bir kömür rezervine sahip değildir.Japonska je zelo odvisna od uvoza energije, saj nima večjih domačih rezerv.
Japonya dünyanın ikinci büyük tarımsal ürün ithalatçısıdır.Japonska je drugi največji uvoznik kmetijskih proizvodov.
Çin üstelik Dünya'nın en büyük mal ihracatçısı ve en büyük ikinci mal ithalatçısıdır.Kitajska je tudi največji izvoznik na svetu in drugi največji uvoznik blaga.
Fosil yakıt ithal etmek mecburiyetinden kurtulacağız.Za termoelektrarne morajo gorivo uvažati.
Ayrıca Avustralya'ya ithal edilmişlerdir.Poleg tega sta bila povišana v Red Avstralije.
Avrupa'da kürkü artık ithal edilmezken, hala büyük bir sayıda kürk Japonya'ya sevk edilir.Danes ni več v uporabi v Romuniji, nekaj sistemov pa so izvozili v Nigerijo.
Geçimlik için yapılan tarım ve balıkçılık yetersiz kaldığından, gıda ürünlerinin çoğu ithal edilir.Dėl ribotų galimybių žemės ūkiui ir žvejybai, dauguma maisto produktų įvežama.