Hiçbir noktada itfaiyeci şaklabandan daha uzun görünmeyecek.Không đời nào người lính cứu hỏa cao hơn tay nhạc công.
Hiçbir noktada itfaiyeci şaklabandan daha uzun görünmeyecek.På intet tidspunkt vil brandmanden syne højere end spillemanden.
Hiçbir noktada itfaiyeci şaklabandan daha uzun görünmeyecek.Sehol sem tűnik a tűzoltó magasabbnak, mint a hegedűs (sic!).
Hiçbir noktada itfaiyeci şaklabandan daha uzun görünmeyecek.V žiadnom okamihu nebude hasič vyzerať vyšší ako huslista.
Hiçbir noktada itfaiyeci şaklabandan daha uzun görünmeyecek.Ни в одной точке пожарник не будет выше скрипача.
Ne kadar zamandır itfaiyeci olduğunu sordum.A já na to: "A jak dlouho už jste hasičem?"
Ne kadar zamandır itfaiyeci olduğunu sordum.Dan saya bertanya, "Berapa lama anda telah menjadi pemadam kebakaran?"
Ne kadar zamandır itfaiyeci olduğunu sordum.E io, "Da quanto tempo è un pompiere?"
Ne kadar zamandır itfaiyeci olduğunu sordum.En ik zei, "Hoe lang ben je al brandweerman?"
Ne kadar zamandır itfaiyeci olduğunu sordum.És erre én: "Mióta vagy tűzoltó?"
Ne kadar zamandır itfaiyeci olduğunu sordum.Et j'ai dit, "Depuis combien de temps êtes-vous pompier?"
Ne kadar zamandır itfaiyeci olduğunu sordum."Há quanto tempo é bombeiro?" Ele disse:
Ne kadar zamandır itfaiyeci olduğunu sordum.In vprašal sem: "Kako dolgo ste že gasilec?"
Ne kadar zamandır itfaiyeci olduğunu sordum.Ja som povedal: "Ako dlho sTE požiarnikom?"
Ne kadar zamandır itfaiyeci olduğunu sordum."소방관 하신지가 얼마나 됐어요?" 하고 여쭈니
Ne kadar zamandır itfaiyeci olduğunu sordum.Kysyin: "Kuinka kauan olet ollut palomiehenä?"
Ne kadar zamandır itfaiyeci olduğunu sordum.Och jag sa, "Hur länge har du varit brandman?"
Ne kadar zamandır itfaiyeci olduğunu sordum.Og jeg sagde: "Hvor længe har du været brandmand?"
Ne kadar zamandır itfaiyeci olduğunu sordum.Şi eu am zis, "Cât timp ai fost pompier?"
Ne kadar zamandır itfaiyeci olduğunu sordum.Spytałem od jak dawna.
Ne kadar zamandır itfaiyeci olduğunu sordum.Tôi lại hỏi, "Anh làm được bao lâu rồi?"
Ne kadar zamandır itfaiyeci olduğunu sordum.Und ich sagte: "Wie lange sind Sie schon Feuerwehrmann?"
Ne kadar zamandır itfaiyeci olduğunu sordum.Y le dije: "¿Cuánto tiempo llevas siendo un bombero?"
Ne kadar zamandır itfaiyeci olduğunu sordum.Τον ρωτάω "Πόσο καιρό είσαι πυροσβέστης;"
Ne kadar zamandır itfaiyeci olduğunu sordum.И аз попитах, "Откога си пожарникар?"
Ne kadar zamandır itfaiyeci olduğunu sordum.Я: "И давно вы пожарник?"
Ne kadar zamandır itfaiyeci olduğunu sordum.Я спитав: "Як давно ви працюєте пожежником?"
Ne kadar zamandır itfaiyeci olduğunu sordum.ושאלתי, "כמה זמן כבר אתה כבאי?"
Ne kadar zamandır itfaiyeci olduğunu sordum.وقلت: "منذ متى وأنت تعمل كرجل إطفاء؟"
Ne kadar zamandır itfaiyeci olduğunu sordum.「ずっとです 昔から消防士をしています」
Örneğin California'daki bir itfaiyeciden aldığım e-postayı sizinle paylaşmak istiyorum:Jako przykład przytoczę e-maila, którego dostałam od strażaka z Kalifornii.
Örneğin California'daki bir itfaiyeciden aldığım e-postayı sizinle paylaşmak istiyorum:캘리포니아에 사는 소방관으로 부터 받은 이메일을 예로 들어보겠습니다.
Örneğin California'daki bir itfaiyeciden aldığım e-postayı sizinle paylaşmak istiyorum:Například tento email jsem dostala od hasiče z Kalifornie.
Örneğin California'daki bir itfaiyeciden aldığım e-postayı sizinle paylaşmak istiyorum:Neem bijvoorbeeld deze e-mail, die ik kreeg van een brandweerman hier in Californië.
Örneğin California'daki bir itfaiyeciden aldığım e-postayı sizinle paylaşmak istiyorum:Por exemplo, este e-mail que recebi dum bombeiro da Califórnia.
Örneğin California'daki bir itfaiyeciden aldığım e-postayı sizinle paylaşmak istiyorum:Prendiamo per esempio una email che ho ricevuto da un vigile del fuoco qui in California.
Örneğin California'daki bir itfaiyeciden aldığım e-postayı sizinle paylaşmak istiyorum:Prenez l'exemple de ce courriel que j'ai reçu d'un pompier d'ici, en Californie.
Örneğin California'daki bir itfaiyeciden aldığım e-postayı sizinle paylaşmak istiyorum:Spre exemplu acest email pe care l-am primit de la un pompier din California.
Örneğin California'daki bir itfaiyeciden aldığım e-postayı sizinle paylaşmak istiyorum:Tag for eksempel denne email jeg modtog fra en brandmand her i Californien.
Örneğin California'daki bir itfaiyeciden aldığım e-postayı sizinle paylaşmak istiyorum:Ta till exempel det här mejlet som jag fick från en brandman här i Kalifornien.
Örneğin California'daki bir itfaiyeciden aldığım e-postayı sizinle paylaşmak istiyorum:Tomemos como ejemplo este e-mail que he recibido de un bombero aquí en California.
Örneğin California'daki bir itfaiyeciden aldığım e-postayı sizinle paylaşmak istiyorum:Vegyük pédául ezt az e-mailt, amit kaptam innen, Kaliforniából, egy tűzoltótól.
Örneğin California'daki bir itfaiyeciden aldığım e-postayı sizinle paylaşmak istiyorum:Vezmite si napríklad tento e-mail, ktorý som dostala od požiarnika tu v Kalifornii.
Örneğin California'daki bir itfaiyeciden aldığım e-postayı sizinle paylaşmak istiyorum:Ví dụ như bức email mà tôi nhận được từ một lính cứu hỏa ở California.
Örneğin California'daki bir itfaiyeciden aldığım e-postayı sizinle paylaşmak istiyorum:Zum Beispiel hier eine E-Mail, die mir ein Feuerwehrmann hier in Kalifornien geschickt hat.
Örneğin California'daki bir itfaiyeciden aldığım e-postayı sizinle paylaşmak istiyorum:Πάρτε για παράδειγμα αυτό το ηλεκτρονικό μήνυμα που έλαβα από έναν πυροσβέστη εδώ στην Καλιφόρνια.
Örneğin California'daki bir itfaiyeciden aldığım e-postayı sizinle paylaşmak istiyorum:Візьмемо, наприклад, повідомлення, яке я отримала від пожежника тут у Каліфорнії.
Örneğin California'daki bir itfaiyeciden aldığım e-postayı sizinle paylaşmak istiyorum:Например, този и-мейл, който получих от пожарникар тук, в Калифорния.
Örneğin California'daki bir itfaiyeciden aldığım e-postayı sizinle paylaşmak istiyorum:לדוגמא, קחו את האימייל שקיבלתי מכבאי כאן בקליפורניה.
Örneğin California'daki bir itfaiyeciden aldığım e-postayı sizinle paylaşmak istiyorum:فلنأخذ على سبيل المثال هذه الرسالة الإلكترونية التي تلقيتها من رجل إطفاءٍ هنا بكالفورنيا.
Örneğin California'daki bir itfaiyeciden aldığım e-postayı sizinle paylaşmak istiyorum:頂いたこのメールを見てください 「消防士の致死事故の調査でよく聞くのは
Tanıdığım itfaiyeciler bunun alışılagelmiş olduğunu söyledi.Bombeiros que conheço disseram-me que isto não é raro.
Tanıdığım itfaiyeciler bunun alışılagelmiş olduğunu söyledi.Brandweerlui uit mijn kennissenkring zeggen me dat dit niet ongewoon is.
Tanıdığım itfaiyeciler bunun alışılagelmiş olduğunu söyledi.Feuerwehrleute sagten mir, dies sei nichts Ungewöhnliches.
Tanıdığım itfaiyeciler bunun alışılagelmiş olduğunu söyledi.Hasiči, ktorých poznám, mi povedali, že to nie je nič nezvyčajné.
Tanıdığım itfaiyeciler bunun alışılagelmiş olduğunu söyledi.Kenalan saya, seorang pemadam kebakaran, memberi tahu ini hal biasa.
Tanıdığım itfaiyeciler bunun alışılagelmiş olduğunu söyledi.제가 아는 소방관들이 이런 장면이 실제 있다고 알려주더라고요.
Tanıdığım itfaiyeciler bunun alışılagelmiş olduğunu söyledi.Människor jag känner som är brandmän, berättade att det här inte är ovanligt.
Tanıdığım itfaiyeciler bunun alışılagelmiş olduğunu söyledi.Moji známí hasiči mi řekli, že tohle není neobvyklé.
Tanıdığım itfaiyeciler bunun alışılagelmiş olduğunu söyledi.Những lính cứu hỏa tôi quen bảo rằng đây không phải là hiếm.