"Başkaları için ölsem de hayat kurtaracağım,"dır ve itfaiyeci olurlar."Jdu zachraňovat životy, i kdybych měl umřít za jiné," a stanou se hasiči. Někdo jiný je
"Başkaları için ölsem de hayat kurtaracağım,"dır ve itfaiyeci olurlar." Je vais sauver des vies même si je meurs pour d'autres, " ce sont les pompiers. La voie pour un autre sera,
"Başkaları için ölsem de hayat kurtaracağım,"dır ve itfaiyeci olurlar."난 내가 죽는 한이 있어도 다른 생명을 살리겠어" 그들은 소방관입니다. 다른 사람은 이렇게 말합니다.
"Başkaları için ölsem de hayat kurtaracağım,"dır ve itfaiyeci olurlar."Salverò vite anche se dovessi morire per altre persone", e sono i vigili del fuoco.
"Başkaları için ölsem de hayat kurtaracağım,"dır ve itfaiyeci olurlar."Vou salvar vidas mesmo que morra pelas outras pessoas,"
"Başkaları için ölsem de hayat kurtaracağım,"dır ve itfaiyeci olurlar."Zamierzam ratować ludzkie życie, nawet kosztem własnego" i są strażakami. Dla innych zaś jest,
"Başkaları için ölsem de hayat kurtaracağım,"dır ve itfaiyeci olurlar."Я буду спасать чужие жизни, даже если придётся умереть за других", и они становятся пожарниками.
"Başkaları için ölsem de hayat kurtaracağım,"dır ve itfaiyeci olurlar."אני הולך להציל חיים גם אם אני אמות למען אנשים אחרים," ויש כבאי. מישהו אחר אומר,
"Başkaları için ölsem de hayat kurtaracağım,"dır ve itfaiyeci olurlar." سأنقذ حياة الناس حتى لو هلكت فى سبيل ذلك." و يصبح إطفائي. و شخص اخر,
"Başkaları için ölsem de hayat kurtaracağım,"dır ve itfaiyeci olurlar.消防士です あるいは
Bir, ne kadar uzaktaysalar, o kadar küçük görünüyorlar; ve iki, itfaiyeci her zaman şaklabandan daha büyük.2つ目は 消防士はいつもバイオリン弾きより大きいということ でも 彼らをいくつか消した時何が起こるか見て下さい そうです
Bir, ne kadar uzaktaysalar, o kadar küçük görünüyorlar; ve iki, itfaiyeci her zaman şaklabandan daha büyük.Egy: minél messzebb vannak, annál kisebbnek tűnnek; kettő: a tűzoltó mindig magasabb, mint a hegedűs.
Bir, ne kadar uzaktaysalar, o kadar küçük görünüyorlar; ve iki, itfaiyeci her zaman şaklabandan daha büyük.Et, jo længere væk de er, jo mindre ser de ud; og to, brandmanden er altid større end spillemanden.
Bir, ne kadar uzaktaysalar, o kadar küçük görünüyorlar; ve iki, itfaiyeci her zaman şaklabandan daha büyük.첫째는, 멀어질수록 더 작아보인다는 것이고 둘째는, 소방관은 언제나 바이올린 연주자보다 키가 크다는 것이죠.
Bir, ne kadar uzaktaysalar, o kadar küçük görünüyorlar; ve iki, itfaiyeci her zaman şaklabandan daha büyük.Một, họ càng ở xa thì trông họ càng nhỏ; và hai là, người lính cứu hỏa luôn trông lớn hơn tay nhạc công.
Bir, ne kadar uzaktaysalar, o kadar küçük görünüyorlar; ve iki, itfaiyeci her zaman şaklabandan daha büyük.První, čím dále jsou, tím jsou podobnější a druhá, požárník je vždy větší než houslista.
Bir, ne kadar uzaktaysalar, o kadar küçük görünüyorlar; ve iki, itfaiyeci her zaman şaklabandan daha büyük.Uno, più lontani sono più sembrano piccoli; due, il pompiere è sempre più grande del musicista.
Bir, ne kadar uzaktaysalar, o kadar küçük görünüyorlar; ve iki, itfaiyeci her zaman şaklabandan daha büyük.Za prvé, čím sú ďalej, tým vyzerajú byť menší; a za druhé, požiarnik je vždy väčší ako huslista.
Bir, ne kadar uzaktaysalar, o kadar küçük görünüyorlar; ve iki, itfaiyeci her zaman şaklabandan daha büyük.Во-первых, чем они дальше, тем меньше они кажутся. Во-вторых, пожарник всегда выглядит выше скрипача.
Bir, ne kadar uzaktaysalar, o kadar küçük görünüyorlar; ve iki, itfaiyeci her zaman şaklabandan daha büyük.Първо, колкото по-далеч са, толкова по-малки изглеждат; и второ, пожарникарят е винаги по-голям.
Bir, ne kadar uzaktaysalar, o kadar küçük görünüyorlar; ve iki, itfaiyeci her zaman şaklabandan daha büyük.ראשית, ככל שהם יותר רחוקים הם יותר קטנים; שנית, הכבאי תמיד גדול מהכנר.
Bir, ne kadar uzaktaysalar, o kadar küçük görünüyorlar; ve iki, itfaiyeci her zaman şaklabandan daha büyük.أولاً، كلما كانوا أبعد، يظهرون أصغر. ثانياً، الإطفائي دائماً أكبر من عازف الكمان.
Biz hâla su kenarında, göl kenarında yaşayan insanları, şirketleri Mumbai'deki itfaiyecileri, ikna edemedik.왜냐하면 우리가 아직도 관련 기업의 수상공원, 호수 관리담당자들을 설득시킬 수 없었기 때문이죠.
Biz hâla su kenarında, göl kenarında yaşayan insanları, şirketleri Mumbai'deki itfaiyecileri, ikna edemedik.la gente del lago, delle compagnie.
Biz hâla su kenarında, göl kenarında yaşayan insanları, şirketleri Mumbai'deki itfaiyecileri, ikna edemedik.Mert nem tudtuk meggyőzni a park embereit, a tó embereit a városi tanácsot.
Biz hâla su kenarında, göl kenarında yaşayan insanları, şirketleri Mumbai'deki itfaiyecileri, ikna edemedik.Мы не смогли убедить владельцев водного парка в необходимости наличия таких [неясно] "велосипедов".
Biz hâla su kenarında, göl kenarında yaşayan insanları, şirketleri Mumbai'deki itfaiyecileri, ikna edemedik.כי לא הצלחנו לשכנע את אנשי פארק המים, אנשי האגם [לא ברור], בתאגידים.
Biz hâla su kenarında, göl kenarında yaşayan insanları, şirketleri Mumbai'deki itfaiyecileri, ikna edemedik.لاننا لم نستطع ان نقنع اصحاب الحدائق المائية او المسؤلين عن البحيرات .. او الشركات المتعلقة بها
Biz hâla su kenarında, göl kenarında yaşayan insanları, şirketleri Mumbai'deki itfaiyecileri, ikna edemedik.レイクの住人や(不明瞭)会社に販売できていないからだ ムンバイの消防隊も説得できないでいる
"Çocukken" dedi. "Hatta okulda bu yüzden sorun yaşadım çünkü okuldaki herkes itfaiyeci olmak istiyordu.""Faktisk var det et problem for mig i skolen, fordi i skolen ville alle være brandmænd."
"Çocukken" dedi. "Hatta okulda bu yüzden sorun yaşadım çünkü okuldaki herkes itfaiyeci olmak istiyordu.""Pravzaprav je bil v šoli to zame problem, ker so v šoli vsi želeli biti gasilci."
"Çocukken" dedi. "Hatta okulda bu yüzden sorun yaşadım çünkü okuldaki herkes itfaiyeci olmak istiyordu.""Từ bé cơ, thực ra nó cũng hơi rắc rối lúc tôi còn đi học, vì ở trường, ai cũng muốn làm lính cứu hoả cả."
"Çocukken" dedi. "Hatta okulda bu yüzden sorun yaşadım çünkü okuldaki herkes itfaiyeci olmak istiyordu.""Tulajdonképpen ez már a suliban is probléma volt, mert az iskolában mindenki tűzoltó akart lenni."
"Çocukken" dedi. "Hatta okulda bu yüzden sorun yaşadım çünkü okuldaki herkes itfaiyeci olmak istiyordu."Vravel ale, že v škole to bol pre neho problém, pretože tam chcel byť každý požiarnikom.
"Çocukken" dedi. "Hatta okulda bu yüzden sorun yaşadım çünkü okuldaki herkes itfaiyeci olmak istiyordu."Насправді, для мене це було проблемою в школі, тому що в школі всі хотіли бути пожежниками".
"Hatta okulda bu yüzden sorun yaşadım çünkü okuldaki herkes itfaiyeci olmak istiyordu."Dijo: Él dijo:
"Hatta okulda bu yüzden sorun yaşadım çünkü okuldaki herkes itfaiyeci olmak istiyordu.""Foi um problema, "porque, na escola, toda a gente queria ser bombeiro". (Risos)
"Hatta okulda bu yüzden sorun yaşadım çünkü okuldaki herkes itfaiyeci olmak istiyordu.""Jo lapsena. Koulussa oli hieman hankalaa, koska siellä kaikki halusivat palomiehiksi."
"Hatta okulda bu yüzden sorun yaşadım çünkü okuldaki herkes itfaiyeci olmak istiyordu."학교에선 모두들 소방관이 되겠다고 했거든요." 하더군요.
"Hatta okulda bu yüzden sorun yaşadım çünkü okuldaki herkes itfaiyeci olmak istiyordu."Nawet miałem problemy w szkole, bo wtedy wszyscy chcieli być strażakami."
"Hatta okulda bu yüzden sorun yaşadım çünkü okuldaki herkes itfaiyeci olmak istiyordu."Veramente per me era un problema a scuola, perché a scuola tutti volevano fare il pompiere da grande."
"Hatta okulda bu yüzden sorun yaşadım çünkü okuldaki herkes itfaiyeci olmak istiyordu.""Vlastně, ve škole to byl problém, protože ve škole chtěl být hasičem každý."
"Hatta okulda bu yüzden sorun yaşadım çünkü okuldaki herkes itfaiyeci olmak istiyordu."Αν και ήταν πρόβλημα για εμένα στο σχολείο, γιατί στο σχολείο όλα τα παιδιά θέλουν να γίνουν πυροσβέστες.
"Hatta okulda bu yüzden sorun yaşadım çünkü okuldaki herkes itfaiyeci olmak istiyordu.""Вообще-то, в школе это вызывало проблемы, потому, что в школе все хотят быть пожарниками.
"Hatta okulda bu yüzden sorun yaşadım çünkü okuldaki herkes itfaiyeci olmak istiyordu."בגלל שבבית-ספר, כל אחד רצה להיות כבאי."
"Hatta okulda bu yüzden sorun yaşadım çünkü okuldaki herkes itfaiyeci olmak istiyordu."لأنه في المدرسة، الجميع كان يريدون أن يصبحوا رجال إطفاء."
"Hatta okulda bu yüzden sorun yaşadım çünkü okuldaki herkes itfaiyeci olmak istiyordu."「でも私は本気で消防士になりたかったんです」
Hiçbir noktada itfaiyeci şaklabandan daha uzun görünmeyecek.À aucun moment, le pompier ne semble plus haut que le violoniste.
Hiçbir noktada itfaiyeci şaklabandan daha uzun görünmeyecek.En ningún punto el bombero se verá más alto que el violinista.
Hiçbir noktada itfaiyeci şaklabandan daha uzun görünmeyecek. Hiçbir noktada.An keinem Punkt wird der Geiger grösser als der Feuerwehrmann aussehen, an keinem.
Hiçbir noktada itfaiyeci şaklabandan daha uzun görünmeyecek. Hiçbir noktada.Er is geen enkel moment dat de violist langer dan de brandweerman lijkt.
Hiçbir noktada itfaiyeci şaklabandan daha uzun görünmeyecek. Hiçbir noktada.In nessun punto il pompiere sembrerà più grande del musicista.
Hiçbir noktada itfaiyeci şaklabandan daha uzun görünmeyecek. Hiçbir noktada.소방관은 언제나 바이올린 연주자보다 커보입니다. 언제나. 예외가 없죠.
Hiçbir noktada itfaiyeci şaklabandan daha uzun görünmeyecek. Hiçbir noktada.V žádném okamžiku nebude hasič vypadat vyšší než houslista, žádném.
Hiçbir noktada itfaiyeci şaklabandan daha uzun görünmeyecek. Hiçbir noktada.Ποτέ δεν πρόκειται ο πυροσβέστης να είναι ψηλότερος από το βιολιστή.
Hiçbir noktada itfaiyeci şaklabandan daha uzun görünmeyecek. Hiçbir noktada.По никое време няма цигуларят да изглежда по-висок от пожарникаря.
Hiçbir noktada itfaiyeci şaklabandan daha uzun görünmeyecek. Hiçbir noktada.הכבאי אף פעם לא ייראה גדול מהכנר,
Hiçbir noktada itfaiyeci şaklabandan daha uzun görünmeyecek. Hiçbir noktada.في أي نقطة لن يبدو الإطفائي أطول من عازف الكمان. ولا نقطة.
Hiçbir noktada itfaiyeci şaklabandan daha uzun görünmeyecek. Hiçbir noktada.でも 彼らの差はだんだん小さくなるように見えます
Hiçbir noktada itfaiyeci şaklabandan daha uzun görünmeyecek.În niciun moment pompierul nu va părea mai înalt decât violonistul.