Ana içeriğe geç
Sözlük

itfa ile cümle

itfa kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
11
ORT. KELİME
Burada itfaiye bile onlara yardım ediyor.Aici au primit chiar ajutorul pompierilor.
Burada itfaiye bile onlara yardım ediyor.Aqui eles até tiveram ajuda dos bombeiros.
Burada itfaiye bile onlara yardım ediyor.Aquí incluso tuvieron la ayuda de los bomberos.
Burada itfaiye bile onlara yardım ediyor.Hier bekamen sie sogar Hilfe von der Feuerwehr.
Burada itfaiye bile onlara yardım ediyor.Hier krijgen ze zelfs hulp van de brandweerlui.
Burada itfaiye bile onlara yardım ediyor.Ici même les pompiers leur viennent en aide.
Burada itfaiye bile onlara yardım ediyor.Itt még a tűzoltók is segítettek nekik.
Burada itfaiye bile onlara yardım ediyor.여기보면 소방차의 도움을 받기도 하죠.
Burada itfaiye bile onlara yardım ediyor.Mereka bahkan mendapat bantuan dari petugas pemadam kebakaran.
Burada itfaiye bile onlara yardım ediyor.Ở đây, họ thậm chí đã nhận được sự giúp đỡ của lính cứu hỏa
Burada itfaiye bile onlara yardım ediyor.Qui si sono anche fatti aiutare dai pompieri.
Burada itfaiye bile onlara yardım ediyor.Tady jim dokonce pomáhali hasiči.
Burada itfaiye bile onlara yardım ediyor.Tu môžte vidieť, že im pomáha dokonca jeden požiarnik.
Burada itfaiye bile onlara yardım ediyor.Tutaj pomagała im nawet straż pożarna.
Burada itfaiye bile onlara yardım ediyor.Μέχρι και πυροσβέστες τους βοήθησαν.
Burada itfaiye bile onlara yardım ediyor.Здесь им даже помогают пожарные.
Burada itfaiye bile onlara yardım ediyor.Тук те дори получават помощта на пожарникарите.
Burada itfaiye bile onlara yardım ediyor.Тут їм навіть допомагають пожежники.
Burada itfaiye bile onlara yardım ediyor.כאן הם אפילו קיבלו עזרה ממכבי האש.
Burada itfaiye bile onlara yardım ediyor.حتى أنهم حصلوا هنا على مساعدة رجال الإطفاء .
Burada itfaiye bile onlara yardım ediyor.こんなプロジェクトに取り組む学校が 増えるといいですね
"Çocukken" dedi. "Hatta okulda bu yüzden sorun yaşadım çünkü okuldaki herkes itfaiyeci olmak istiyordu.""Faktisk var det et problem for mig i skolen, fordi i skolen ville alle være brandmænd."
"Çocukken" dedi. "Hatta okulda bu yüzden sorun yaşadım çünkü okuldaki herkes itfaiyeci olmak istiyordu.""Pravzaprav je bil v šoli to zame problem, ker so v šoli vsi želeli biti gasilci."
"Çocukken" dedi. "Hatta okulda bu yüzden sorun yaşadım çünkü okuldaki herkes itfaiyeci olmak istiyordu.""Từ bé cơ, thực ra nó cũng hơi rắc rối lúc tôi còn đi học, vì ở trường, ai cũng muốn làm lính cứu hoả cả."
"Çocukken" dedi. "Hatta okulda bu yüzden sorun yaşadım çünkü okuldaki herkes itfaiyeci olmak istiyordu.""Tulajdonképpen ez már a suliban is probléma volt, mert az iskolában mindenki tűzoltó akart lenni."
"Çocukken" dedi. "Hatta okulda bu yüzden sorun yaşadım çünkü okuldaki herkes itfaiyeci olmak istiyordu."Vravel ale, že v škole to bol pre neho problém, pretože tam chcel byť každý požiarnikom.
"Çocukken" dedi. "Hatta okulda bu yüzden sorun yaşadım çünkü okuldaki herkes itfaiyeci olmak istiyordu."Насправді, для мене це було проблемою в школі, тому що в школі всі хотіли бути пожежниками".
En yakın arkadaşlarımdan biri Okoloma, bir uçak kazasında öldü, çünkü itfaiye araçlarımızda su yoktu.Een goede vriend, Okoloma, kwam om in een vliegtuigongeluk omdat onze brandweerwagens geen water hadden.
En yakın arkadaşlarımdan biri Okoloma, bir uçak kazasında öldü, çünkü itfaiye araçlarımızda su yoktu.Egyik legjobb barátom, Okoloma, repülőszerencsétlenségben halt meg, mert a tűzoltóinknak nem volt vizük.
En yakın arkadaşlarımdan biri Okoloma, bir uçak kazasında öldü, çünkü itfaiye araçlarımızda su yoktu.Jeden z mých nebližších přátel, Okoloma, zemřel při leteckém neštěstí, protože hasící vozy neměly vodu.
En yakın arkadaşlarımdan biri Okoloma, bir uçak kazasında öldü, çünkü itfaiye araçlarımızda su yoktu.오콜로마라는 제 절친은 비행기 추락 사고가 났을때 소방차에 물이 없어서 불을 진압을 못해 죽었죠.
En yakın arkadaşlarımdan biri Okoloma, bir uçak kazasında öldü, çünkü itfaiye araçlarımızda su yoktu.Một người bạn thân nhất của tôi, Okoloma, chết trong một tai nạn máy bay bởi vì xe cứu hỏa không chở đủ nước.
En yakın arkadaşlarımdan biri Okoloma, bir uçak kazasında öldü, çünkü itfaiye araçlarımızda su yoktu.Przyjaciółka Okoloma zmarła w katastrofie samolotu ponieważ nasze wozy strażackie nie miały wody.
En yakın arkadaşlarımdan biri Okoloma, bir uçak kazasında öldü, çünkü itfaiye araçlarımızda su yoktu.Yksi läheisimmistä ystävistäni, Okoloma, kuoli lentokoneonnettomuudessa, koska paloautoilla ei ollut vettä.
En yakın arkadaşlarımdan biri Okoloma, bir uçak kazasında öldü, çünkü itfaiye araçlarımızda su yoktu.אחד מחברי הטובים ביותר, אוקולומה, מת בהתרסקות מטוס כיוון שברכב מכבי האש לא נשארו מים.
En yakın arkadaşlarımdan biri Okoloma, bir uçak kazasında öldü, çünkü itfaiye araçlarımızda su yoktu.أحدى صديقاتي المقربات، أوكولوما، توفيت في حادثة تحطم طائرة لأن سيارات المطافئ لم يكن لديهم ماء.
En yakın arkadaşlarımdan biri Okoloma, bir uçak kazasında öldü, çünkü itfaiye araçlarımızda su yoktu.飛行機事故で亡くなりました 私は教育を重んじない抑圧的な
Fakat benim kafamdaki soru şu, insanları kendi evlerine yardıma gelen itfaye aracına saldırmaya iten ne?De a fejemben az a kérdés visszhangzott, hogy miért akadályozzák az emberek a házukat mentő tűzoltóautókat?
Fakat benim kafamdaki soru şu, insanları kendi evlerine yardıma gelen itfaye aracına saldırmaya iten ne?그러나 제 마음 속에 계속 남아 있는 의문은, 무엇이 그들로 하여금 자신의 집으로 가는 소방차를 부수게 만들었는가 였습니다.
Fakat benim kafamdaki soru şu, insanları kendi evlerine yardıma gelen itfaye aracına saldırmaya iten ne?Pytanie, które tkwiło mi w głowie to: co sprawia, że ludzie niszczą wozy strażackie, które jadą do ich domów?
Fakat benim kafamdaki soru şu, insanları kendi evlerine yardıma gelen itfaye aracına saldırmaya iten ne?Но меня беспокоил вопрос, что же заставляло людей крушить пожарные машины, направлявшиеся к их же домам?
Fakat benim kafamdaki soru şu, insanları kendi evlerine yardıma gelen itfaye aracına saldırmaya iten ne?אך השאלה שריחפה במוחי היתה, מה גורם לאנשים להרוס את משאיות הכיבוי כשהן בדרכן לבתיהם?
Fakat benim kafamdaki soru şu, insanları kendi evlerine yardıma gelen itfaye aracına saldırmaya iten ne?ولكن السؤال الذى دار فى ذهنى كان ، ما الذى دفع بالناس لتدمير سيارات الإطفاء المتجهة الى منازلهم؟
Fakat benim kafamdaki soru şu, insanları kendi evlerine yardıma gelen itfaye aracına saldırmaya iten ne?自分の家に向かう消防車を なぜ群衆が襲ったのか? こんな憤怒はどこから生じたのだろうか?
"Hatta okulda bu yüzden sorun yaşadım çünkü okuldaki herkes itfaiyeci olmak istiyordu."Dijo: Él dijo:
"Hatta okulda bu yüzden sorun yaşadım çünkü okuldaki herkes itfaiyeci olmak istiyordu.""Foi um problema, "porque, na escola, toda a gente queria ser bombeiro". (Risos)
"Hatta okulda bu yüzden sorun yaşadım çünkü okuldaki herkes itfaiyeci olmak istiyordu.""Jo lapsena. Koulussa oli hieman hankalaa, koska siellä kaikki halusivat palomiehiksi."
"Hatta okulda bu yüzden sorun yaşadım çünkü okuldaki herkes itfaiyeci olmak istiyordu."학교에선 모두들 소방관이 되겠다고 했거든요." 하더군요.
"Hatta okulda bu yüzden sorun yaşadım çünkü okuldaki herkes itfaiyeci olmak istiyordu."Nawet miałem problemy w szkole, bo wtedy wszyscy chcieli być strażakami."
"Hatta okulda bu yüzden sorun yaşadım çünkü okuldaki herkes itfaiyeci olmak istiyordu."Veramente per me era un problema a scuola, perché a scuola tutti volevano fare il pompiere da grande."
"Hatta okulda bu yüzden sorun yaşadım çünkü okuldaki herkes itfaiyeci olmak istiyordu.""Vlastně, ve škole to byl problém, protože ve škole chtěl být hasičem každý."
"Hatta okulda bu yüzden sorun yaşadım çünkü okuldaki herkes itfaiyeci olmak istiyordu."Αν και ήταν πρόβλημα για εμένα στο σχολείο, γιατί στο σχολείο όλα τα παιδιά θέλουν να γίνουν πυροσβέστες.
"Hatta okulda bu yüzden sorun yaşadım çünkü okuldaki herkes itfaiyeci olmak istiyordu.""Вообще-то, в школе это вызывало проблемы, потому, что в школе все хотят быть пожарниками.
"Hatta okulda bu yüzden sorun yaşadım çünkü okuldaki herkes itfaiyeci olmak istiyordu."בגלל שבבית-ספר, כל אחד רצה להיות כבאי."
"Hatta okulda bu yüzden sorun yaşadım çünkü okuldaki herkes itfaiyeci olmak istiyordu."لأنه في المدرسة، الجميع كان يريدون أن يصبحوا رجال إطفاء."
"Hatta okulda bu yüzden sorun yaşadım çünkü okuldaki herkes itfaiyeci olmak istiyordu."「でも私は本気で消防士になりたかったんです」
Hiçbir noktada itfaiyeci şaklabandan daha uzun görünmeyecek.À aucun moment, le pompier ne semble plus haut que le violoniste.
Hiçbir noktada itfaiyeci şaklabandan daha uzun görünmeyecek.En ningún punto el bombero se verá más alto que el violinista.
Hiçbir noktada itfaiyeci şaklabandan daha uzun görünmeyecek. Hiçbir noktada.An keinem Punkt wird der Geiger grösser als der Feuerwehrmann aussehen, an keinem.
Hiçbir noktada itfaiyeci şaklabandan daha uzun görünmeyecek. Hiçbir noktada.Er is geen enkel moment dat de violist langer dan de brandweerman lijkt.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod