"Başkaları için ölsem de hayat kurtaracağım,"dır ve itfaiyeci olurlar."Idem zachraňovať životy, aj keby som mal umrieť za iných," a sú hasičmi. Niekto iný je
"Başkaları için ölsem de hayat kurtaracağım,"dır ve itfaiyeci olurlar."Jdu zachraňovat životy, i kdybych měl umřít za jiné," a stanou se hasiči. Někdo jiný je
"Başkaları için ölsem de hayat kurtaracağım,"dır ve itfaiyeci olurlar." Je vais sauver des vies même si je meurs pour d'autres, " ce sont les pompiers. La voie pour un autre sera,
"Başkaları için ölsem de hayat kurtaracağım,"dır ve itfaiyeci olurlar."난 내가 죽는 한이 있어도 다른 생명을 살리겠어" 그들은 소방관입니다. 다른 사람은 이렇게 말합니다.
"Başkaları için ölsem de hayat kurtaracağım,"dır ve itfaiyeci olurlar."Salverò vite anche se dovessi morire per altre persone", e sono i vigili del fuoco.
"Başkaları için ölsem de hayat kurtaracağım,"dır ve itfaiyeci olurlar."Vou salvar vidas mesmo que morra pelas outras pessoas,"
"Başkaları için ölsem de hayat kurtaracağım,"dır ve itfaiyeci olurlar."Zamierzam ratować ludzkie życie, nawet kosztem własnego" i są strażakami. Dla innych zaś jest,
"Başkaları için ölsem de hayat kurtaracağım,"dır ve itfaiyeci olurlar."Я буду спасать чужие жизни, даже если придётся умереть за других", и они становятся пожарниками.
"Başkaları için ölsem de hayat kurtaracağım,"dır ve itfaiyeci olurlar."אני הולך להציל חיים גם אם אני אמות למען אנשים אחרים," ויש כבאי. מישהו אחר אומר,
"Başkaları için ölsem de hayat kurtaracağım,"dır ve itfaiyeci olurlar." سأنقذ حياة الناس حتى لو هلكت فى سبيل ذلك." و يصبح إطفائي. و شخص اخر,
"Başkaları için ölsem de hayat kurtaracağım,"dır ve itfaiyeci olurlar.消防士です あるいは
Bazı insanlar hortumları itfayecilerin elinden alıp kendi evlerine doğru tutuyorlar.Alcuni degli abitanti strappavano le manichette dalle mani dei pompieri per puntarle sulle proprie case.
Bazı insanlar hortumları itfayecilerin elinden alıp kendi evlerine doğru tutuyorlar.Enkele bewoners pakten met geweld de brandspuiten om het vuur bij hun eigen huizen te lijf te gaan.
Bazı insanlar hortumları itfayecilerin elinden alıp kendi evlerine doğru tutuyorlar.주민들 중 일부는 자신의 집의 불을 끄기 위해 소방관으로부터 강제로 호스를 빼았았습니다.
Bazı insanlar hortumları itfayecilerin elinden alıp kendi evlerine doğru tutuyorlar.Một vài người địa phương giật lấy vòi nước từ những người lính cứu hỏa để giập tắt nhà của họ.
Bazı insanlar hortumları itfayecilerin elinden alıp kendi evlerine doğru tutuyorlar.Néhány helyi lakos erővel vette el a slagot a tűzoltóktól hogy maguk oltsák a tüzet a saját házaikban.
Bazı insanlar hortumları itfayecilerin elinden alıp kendi evlerine doğru tutuyorlar.Niektórzy tubylcy siłą zabierali węże strażakom by ugasili ogień właśnie w ich domach.
Bazı insanlar hortumları itfayecilerin elinden alıp kendi evlerine doğru tutuyorlar.Unii localnici au luat cu forța furtunurile de la pompieri ca să stingă focul din casele lor.
Bazı insanlar hortumları itfayecilerin elinden alıp kendi evlerine doğru tutuyorlar.Unos lugareños quitaron a la fuerza las mangueras de los bomberos para apagar el fuego en sus casas.
Bazı insanlar hortumları itfayecilerin elinden alıp kendi evlerine doğru tutuyorlar.Некоторые местные жители насильственно забирали у пожарных шланги, чтобы тушить пожар в своих домах.
Bazı insanlar hortumları itfayecilerin elinden alıp kendi evlerine doğru tutuyorlar.Някои от местните хора насилствено отнемаха маркучите от пожарникарите, за да изгасят огъня в домовете си.
Bazı insanlar hortumları itfayecilerin elinden alıp kendi evlerine doğru tutuyorlar.חלק מהמקומיים חטפו את צינורות הכיבוי מהכבאים, כדי לכבות את הדליקה בבתיהם.
Bazı insanlar hortumları itfayecilerin elinden alıp kendi evlerine doğru tutuyorlar.بعض السكان المحلين أخذوا خراطيم المياة عنوة من من رجال الاطفاء لإخماد الحريق في منازلهم.
Bazı insanlar hortumları itfayecilerin elinden alıp kendi evlerine doğru tutuyorlar.ホースを奪い鎮火を試みる人もいたほどです この時点で何百もの家屋が焼け崩れていました
Bazı itfayeciler taş-sopa yerine teşekkür aldıklarından dolayı motive olduklarını bana söylediler.소방관들 중에서 몇몇은 저에게 모욕을 받는 것보다 감사를 받는 것이 즐겁기 때문에 더 잘 해야겠다고 고무되었다고 말해주었습니다.
Bazı itfayeciler taş-sopa yerine teşekkür aldıklarından dolayı motive olduklarını bana söylediler.侮辱ではなく感謝の言葉を貰うようになって 一層熱心に仕事するようになった と この物語は DFS の評判を変える一端となったようです
Bir itfaiye aracının orada park etmediği zamanın yüzde 99'unda kirleticileri süzmektedir.99% czasu, kiedy wóz strażacki tam nie parkuje, oaza filtruje zanieczyszczenia.
Bir itfaiye aracının orada park etmediği zamanın yüzde 99'unda kirleticileri süzmektedir.소방차가 그 곳에 주차하고 있지 않는 99%의 시간 동안은 오염물질이 스며들고 있습니다.
Bir itfaiye aracının orada park etmediği zamanın yüzde 99'unda kirleticileri süzmektedir.99% времени, когда пожарной машины там нету, наш ландшафт фильрует загрязнители.
Bir itfaiye aracının orada park etmediği zamanın yüzde 99'unda kirleticileri süzmektedir.99%の時間は 汚染物質を浸透させるのです 同時に二酸化炭素の対策にもなり
Bir itfaiye aracının orada park etmediği zamanın yüzde 99'unda kirleticileri süzmektedir.Acel 99% din timp când o mașină de pompieri nu este parcată acolo, infiltrează agenți poluanți.
Bir itfaiye aracının orada park etmediği zamanın yüzde 99'unda kirleticileri süzmektedir.Az idő azon 99%-ában, amikor nem parkol ott tűzoltóautó, a szennyeződéseket szűri.
Bir itfaiye aracının orada park etmediği zamanın yüzde 99'unda kirleticileri süzmektedir.Diese 99 Prozent der Zeit, wenn kein Feuerwehrauto dort parkt, versickern dort Schadstoffe.
Bir itfaiye aracının orada park etmediği zamanın yüzde 99'unda kirleticileri süzmektedir.Em 99% das vezes, quando não há ali um carro dos bombeiros, permite a infiltração dos poluentes.
Bir itfaiye aracının orada park etmediği zamanın yüzde 99'unda kirleticileri süzmektedir.Ese 99 porciento del tiempo que un camnión de bomberos no está aparcado ahí, está infiltrando contaminantes.
Bir itfaiye aracının orada park etmediği zamanın yüzde 99'unda kirleticileri süzmektedir.Il 99% del tempo in cui un'autompompa non è posteggiata in questa posizione, si stanno infiltrando inquinanti.
Bir itfaiye aracının orada park etmediği zamanın yüzde 99'unda kirleticileri süzmektedir.Les 99 % du temps où un camion de pompier n'est pas garé là, les polluants sont filtrés.
Bir itfaiye aracının orada park etmediği zamanın yüzde 99'unda kirleticileri süzmektedir.Rằng 99 % thời gian xe cứu hỏa không đỗ ở đây, thì mảnh đất sẽ ngấm các chất đôc hại.
Bir itfaiye aracının orada park etmediği zamanın yüzde 99'unda kirleticileri süzmektedir.Тези 99 % от времето, когато пожарна кола не е паркирала там, е време за филтриране на замърсители.
Bir itfaiye aracının orada park etmediği zamanın yüzde 99'unda kirleticileri süzmektedir.שב-99 אחוזים מהזמן כשרכב כיבוי לא חונה שם הוא מסנן מזהמים.
Bir itfaiye aracının orada park etmediği zamanın yüzde 99'unda kirleticileri süzmektedir.أن 99 في المائة من الوقت عندما لا تكون هناك عربة إطفاء واقفه، إنها تُسرب ملوثات .
Bir, ne kadar uzaktaysalar, o kadar küçük görünüyorlar; ve iki, itfaiyeci her zaman şaklabandan daha büyük.2つ目は 消防士はいつもバイオリン弾きより大きいということ でも 彼らをいくつか消した時何が起こるか見て下さい そうです
Bir, ne kadar uzaktaysalar, o kadar küçük görünüyorlar; ve iki, itfaiyeci her zaman şaklabandan daha büyük.Egy: minél messzebb vannak, annál kisebbnek tűnnek; kettő: a tűzoltó mindig magasabb, mint a hegedűs.
Bir, ne kadar uzaktaysalar, o kadar küçük görünüyorlar; ve iki, itfaiyeci her zaman şaklabandan daha büyük.Et, jo længere væk de er, jo mindre ser de ud; og to, brandmanden er altid større end spillemanden.
Bir, ne kadar uzaktaysalar, o kadar küçük görünüyorlar; ve iki, itfaiyeci her zaman şaklabandan daha büyük.첫째는, 멀어질수록 더 작아보인다는 것이고 둘째는, 소방관은 언제나 바이올린 연주자보다 키가 크다는 것이죠.
Bir, ne kadar uzaktaysalar, o kadar küçük görünüyorlar; ve iki, itfaiyeci her zaman şaklabandan daha büyük.Một, họ càng ở xa thì trông họ càng nhỏ; và hai là, người lính cứu hỏa luôn trông lớn hơn tay nhạc công.
Bir, ne kadar uzaktaysalar, o kadar küçük görünüyorlar; ve iki, itfaiyeci her zaman şaklabandan daha büyük.První, čím dále jsou, tím jsou podobnější a druhá, požárník je vždy větší než houslista.
Bir, ne kadar uzaktaysalar, o kadar küçük görünüyorlar; ve iki, itfaiyeci her zaman şaklabandan daha büyük.Uno, più lontani sono più sembrano piccoli; due, il pompiere è sempre più grande del musicista.
Bir, ne kadar uzaktaysalar, o kadar küçük görünüyorlar; ve iki, itfaiyeci her zaman şaklabandan daha büyük.Za prvé, čím sú ďalej, tým vyzerajú byť menší; a za druhé, požiarnik je vždy väčší ako huslista.
Bir, ne kadar uzaktaysalar, o kadar küçük görünüyorlar; ve iki, itfaiyeci her zaman şaklabandan daha büyük.Во-первых, чем они дальше, тем меньше они кажутся. Во-вторых, пожарник всегда выглядит выше скрипача.
Bir, ne kadar uzaktaysalar, o kadar küçük görünüyorlar; ve iki, itfaiyeci her zaman şaklabandan daha büyük.Първо, колкото по-далеч са, толкова по-малки изглеждат; и второ, пожарникарят е винаги по-голям.
Bir, ne kadar uzaktaysalar, o kadar küçük görünüyorlar; ve iki, itfaiyeci her zaman şaklabandan daha büyük.ראשית, ככל שהם יותר רחוקים הם יותר קטנים; שנית, הכבאי תמיד גדול מהכנר.
Bir, ne kadar uzaktaysalar, o kadar küçük görünüyorlar; ve iki, itfaiyeci her zaman şaklabandan daha büyük.أولاً، كلما كانوا أبعد، يظهرون أصغر. ثانياً، الإطفائي دائماً أكبر من عازف الكمان.
Biz hâla su kenarında, göl kenarında yaşayan insanları, şirketleri Mumbai'deki itfaiyecileri, ikna edemedik.왜냐하면 우리가 아직도 관련 기업의 수상공원, 호수 관리담당자들을 설득시킬 수 없었기 때문이죠.
Biz hâla su kenarında, göl kenarında yaşayan insanları, şirketleri Mumbai'deki itfaiyecileri, ikna edemedik.la gente del lago, delle compagnie.
Biz hâla su kenarında, göl kenarında yaşayan insanları, şirketleri Mumbai'deki itfaiyecileri, ikna edemedik.Mert nem tudtuk meggyőzni a park embereit, a tó embereit a városi tanácsot.
Biz hâla su kenarında, göl kenarında yaşayan insanları, şirketleri Mumbai'deki itfaiyecileri, ikna edemedik.Мы не смогли убедить владельцев водного парка в необходимости наличия таких [неясно] "велосипедов".
Biz hâla su kenarında, göl kenarında yaşayan insanları, şirketleri Mumbai'deki itfaiyecileri, ikna edemedik.כי לא הצלחנו לשכנע את אנשי פארק המים, אנשי האגם [לא ברור], בתאגידים.
Biz hâla su kenarında, göl kenarında yaşayan insanları, şirketleri Mumbai'deki itfaiyecileri, ikna edemedik.لاننا لم نستطع ان نقنع اصحاب الحدائق المائية او المسؤلين عن البحيرات .. او الشركات المتعلقة بها
Biz hâla su kenarında, göl kenarında yaşayan insanları, şirketleri Mumbai'deki itfaiyecileri, ikna edemedik.レイクの住人や(不明瞭)会社に販売できていないからだ ムンバイの消防隊も説得できないでいる