Hiçbir noktada itfaiyeci şaklabandan daha uzun görünmeyecek. Hiçbir noktada.In nessun punto il pompiere sembrerà più grande del musicista.
Hiçbir noktada itfaiyeci şaklabandan daha uzun görünmeyecek. Hiçbir noktada.소방관은 언제나 바이올린 연주자보다 커보입니다. 언제나. 예외가 없죠.
Hiçbir noktada itfaiyeci şaklabandan daha uzun görünmeyecek. Hiçbir noktada.V žádném okamžiku nebude hasič vypadat vyšší než houslista, žádném.
Hiçbir noktada itfaiyeci şaklabandan daha uzun görünmeyecek. Hiçbir noktada.Ποτέ δεν πρόκειται ο πυροσβέστης να είναι ψηλότερος από το βιολιστή.
Hiçbir noktada itfaiyeci şaklabandan daha uzun görünmeyecek. Hiçbir noktada.По никое време няма цигуларят да изглежда по-висок от пожарникаря.
Hiçbir noktada itfaiyeci şaklabandan daha uzun görünmeyecek. Hiçbir noktada.הכבאי אף פעם לא ייראה גדול מהכנר,
Hiçbir noktada itfaiyeci şaklabandan daha uzun görünmeyecek. Hiçbir noktada.في أي نقطة لن يبدو الإطفائي أطول من عازف الكمان. ولا نقطة.
Hiçbir noktada itfaiyeci şaklabandan daha uzun görünmeyecek. Hiçbir noktada.でも 彼らの差はだんだん小さくなるように見えます
Hiçbir noktada itfaiyeci şaklabandan daha uzun görünmeyecek.În niciun moment pompierul nu va părea mai înalt decât violonistul.
Hiçbir noktada itfaiyeci şaklabandan daha uzun görünmeyecek.Không đời nào người lính cứu hỏa cao hơn tay nhạc công.
Hiçbir noktada itfaiyeci şaklabandan daha uzun görünmeyecek.På intet tidspunkt vil brandmanden syne højere end spillemanden.
Hiçbir noktada itfaiyeci şaklabandan daha uzun görünmeyecek.Sehol sem tűnik a tűzoltó magasabbnak, mint a hegedűs (sic!).
Hiçbir noktada itfaiyeci şaklabandan daha uzun görünmeyecek.V žiadnom okamihu nebude hasič vyzerať vyšší ako huslista.
Hiçbir noktada itfaiyeci şaklabandan daha uzun görünmeyecek.Ни в одной точке пожарник не будет выше скрипача.
Insanlar saldırdıklarında itfayeciler dehşete düştü.Acești oameni erau îngroziți când mulțimea ne-a atacat mașina.
Insanlar saldırdıklarında itfayeciler dehşete düştü.A tűzoltók megijedtek, mikor a tömeg a kocsira támadt.
Insanlar saldırdıklarında itfayeciler dehşete düştü.Ces hommes étaient terrifiés, quand la foule a attaqué notre véhicule.
Insanlar saldırdıklarında itfayeciler dehşete düştü.Ci ludzie byli przerażeni kiedy tłum zaatakował nasz wóz.
Insanlar saldırdıklarında itfayeciler dehşete düştü.Deze mannen waren doodsbang, toen de menigte ons voertuig aanviel.
Insanlar saldırdıklarında itfayeciler dehşete düştü.Diese Männer bekamen Angst als der Mob unseren Wagen angriff.
Insanlar saldırdıklarında itfayeciler dehşete düştü.Estos hombres estaban aterrorizados, mientras la turba atacaba nuestro vehículo.
Insanlar saldırdıklarında itfayeciler dehşete düştü.폭도들이 우리 차를 공격할 때마다, 이 남자들은 겁을 먹었습니다.
Insanlar saldırdıklarında itfayeciler dehşete düştü.Những người này đã rất sợ hãi khi đám đông tấn công xe của chúng tôi.
Insanlar saldırdıklarında itfayeciler dehşete düştü.Orang-orang ini ketakutan saat mobil kami diserang massa.
Insanlar saldırdıklarında itfayeciler dehşete düştü.Questi uomini erano terrorizzati mentre la folla attaccava il veicolo.
Insanlar saldırdıklarında itfayeciler dehşete düştü.Парни были напуганы этой нападающей толпой.
Insanlar saldırdıklarında itfayeciler dehşete düştü.Тези мъже бяха ужасени, докато тълпата атакуваше превозното ни средство.
Insanlar saldırdıklarında itfayeciler dehşete düştü.הגברים האלו היו מבועתים, בעוד ההמון תקף את כלי הרכב שלנו.
Insanlar saldırdıklarında itfayeciler dehşete düştü.هؤلاء الرجال كانوا في حالة ذعر ، عندما هاجمت العصابات شاحناتنا.
Insanlar saldırdıklarında itfayeciler dehşete düştü.消防士は皆怯えていました しかし 敵対心にも臆することなく
Itfaiye birliğine başvurdum ve kabul edildim.""candidatei-me e fui aceite.
Itfaiye birliğine başvurdum ve kabul edildim."소방관에 지원했고 합격했지요."
Itfaiye birliğine başvurdum ve kabul edildim."Me postulé para el cuerpo de bomberos y fui aceptado".
Itfaiye birliğine başvurdum ve kabul edildim."הגשתי בקשה להתקבל לשרותי כבאות והתקבלתי."
Itfaiye birliğine başvurdum ve kabul edildim."تقدمت بطلب الإلتحاق إلى خدمة الإطفاء وتم قبولي."
Itfaiye birliğine başvurdum ve kabul edildim."「あなたが先ほど話をされていたとき
Kendi gönüllü itfaiye teşkilatı olan her kasaba bu düşünme tarzını anlayabilir.Bất kỳ thị trấn nào sở cứu hỏa tình nguyện cũng hiểu cách suy nghĩ này.
Kendi gönüllü itfaiye teşkilatı olan her kasaba bu düşünme tarzını anlayabilir.Cada vila que tem um departamento de bombeiros voluntários percebe esta forma de pensar.
Kendi gönüllü itfaiye teşkilatı olan her kasaba bu düşünme tarzını anlayabilir.Elke stad met een vrijwillige brandweer snapt deze manier van denken.
Kendi gönüllü itfaiye teşkilatı olan her kasaba bu düşünme tarzını anlayabilir.Jede Stadt, die eine freiwillige Feuerwehr hat, versteht diese Denkweise.
Kendi gönüllü itfaiye teşkilatı olan her kasaba bu düşünme tarzını anlayabilir. (Kahkahalar)Každé město, které má sbor dobrovolných hasičů, chápe tento způsob myšlení. -
Kendi gönüllü itfaiye teşkilatı olan her kasaba bu düşünme tarzını anlayabilir.Každé mesto, ktoré má dobrovoľný hasičský zbor, rozumie takémuto spôsobu myslenia.
Kendi gönüllü itfaiye teşkilatı olan her kasaba bu düşünme tarzını anlayabilir.Każde miasto z ochotniczą strażą pożarną zna ten schemat myślenia.
Kendi gönüllü itfaiye teşkilatı olan her kasaba bu düşünme tarzını anlayabilir.자원봉사 소방서가 있는 동네에서는 이런 사고방식을 너무 잘 이해하죠.
Kendi gönüllü itfaiye teşkilatı olan her kasaba bu düşünme tarzını anlayabilir.Minden olyan város, ahol van önkéntes tűzoltóság, megérti ezt a gondolkodást.
Kendi gönüllü itfaiye teşkilatı olan her kasaba bu düşünme tarzını anlayabilir.N'importe quelle ville qui a une caserne de pompiers volontaires comprend cette façon de penser.
Kendi gönüllü itfaiye teşkilatı olan her kasaba bu düşünme tarzını anlayabilir.Setiap kota memiliki pemadam kebakaran sukarela yang mengerti cara berpikir ini.
Kendi gönüllü itfaiye teşkilatı olan her kasaba bu düşünme tarzını anlayabilir.Toate oraşele care au o staţie de pompieri voluntari înţeleg acest mod de gândire.
Kendi gönüllü itfaiye teşkilatı olan her kasaba bu düşünme tarzını anlayabilir.Todo pueblo que tiene su escuadrón de bomberos voluntarios entiende esta forma de pensar.
Kendi gönüllü itfaiye teşkilatı olan her kasaba bu düşünme tarzını anlayabilir.Varje stad som har en frivillig brandkår förstår det här tankesättet.
Kendi gönüllü itfaiye teşkilatı olan her kasaba bu düşünme tarzını anlayabilir.Κάθε πόλη που έχει εθελοντική πυροσβεστική υπηρεσία κατανοεί αυτόν τον τρόπο σκέψης.
Kendi gönüllü itfaiye teşkilatı olan her kasaba bu düşünme tarzını anlayabilir.В каждом городе есть отряд пожарных-добровольцев. Которые понимают такой подход.
Kendi gönüllü itfaiye teşkilatı olan her kasaba bu düşünme tarzını anlayabilir.Всеки град, който има доброволческа пожарна команда разбира този начин на мислене.
Kendi gönüllü itfaiye teşkilatı olan her kasaba bu düşünme tarzını anlayabilir.Кожне місто, в якому є пожежна бригада добровольців розуміє цей спосіб мислення.
Kendi gönüllü itfaiye teşkilatı olan her kasaba bu düşünme tarzını anlayabilir.מבינה את צורת המחשבה הזו.
Kendi gönüllü itfaiye teşkilatı olan her kasaba bu düşünme tarzını anlayabilir.أي مدينة لديها أطفائيون متطوعون يفهمون تلك الطريقة من التفكير
Kendi gönüllü itfaiye teşkilatı olan her kasaba bu düşünme tarzını anlayabilir.こういう考え方を理解しています (笑)
Kötü haber, itfaiye ekibi yok.Die schlechten Neuigkeiten sind die, es gibt keine Feuerwehr.
Kötü haber, itfaiye ekibi yok.Het slechte nieuws is: er is geen brandweer.
Kötü haber, itfaiye ekibi yok.나쁜 소식은, 소방서가 없다는 것입니다.