istiyorsunuz ile cümle

istiyorsunuz kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
12
HARF
5
HECE
11
ORT. KELİME
"İmkansız" dediler. "Evlerinden bile çıkamıyorlar ve siz onları Hindistan'a mı götürmek istiyorsunuz?"Те дори не излизат от собствените си стаи, а вие искате да ги заведете в Индия."
İnsanların bu yeni uçuş hattını öğrenmesini istiyorsunuz.사람들에게 신규 노선의 개설을 알리고 싶을 텐데요
İnsanların bu yeni uçuş hattını öğrenmesini istiyorsunuz.يعرف الناس عن هذا المسار الجديد،
İnsanların bu yeni uçuş hattını öğrenmesini istiyorsunuz.新ルートを広く知らせます
İnsanların temiz iğneler kullanmasını istiyorsunuz, ve bağımlılar da temiz iğneler kullanmak istiyor.A cél az, hogy az emberek tiszta tűket használjanak, és a narkósok is tiszta tűt akarjanak használni.
İnsanların temiz iğneler kullanmasını istiyorsunuz, ve bağımlılar da temiz iğneler kullanmak istiyor.Anda mau orang-orang menggunakan jarum suntik bersih, dan pecandu mau menggunakan jarum suntik bersih.
İnsanların temiz iğneler kullanmasını istiyorsunuz, ve bağımlılar da temiz iğneler kullanmak istiyor.Bạn muốn mọi người dùng kim tiêm sạch, và người nghiện muốn dùng kim tiêm sạch.
İnsanların temiz iğneler kullanmasını istiyorsunuz, ve bağımlılar da temiz iğneler kullanmak istiyor.Chtít, aby se používaly sterilní jehly, no a narkomani chtějí používat sterilní jehly.
İnsanların temiz iğneler kullanmasını istiyorsunuz, ve bağımlılar da temiz iğneler kullanmak istiyor.Je wil dat iedereen schone spuiten gebruikt, en junks willen schone spuiten gebruiken.
İnsanların temiz iğneler kullanmasını istiyorsunuz, ve bağımlılar da temiz iğneler kullanmak istiyor.사람들은 깨끗한 주사기를 사용하길 원하고, 마약중독자들도 깨끗한 주사기를 사용하길 원합니다.
İnsanların temiz iğneler kullanmasını istiyorsunuz, ve bağımlılar da temiz iğneler kullanmak istiyor.On veut que les gens utilisent des seringues propres, et les drogués veulent utiliser des seringues propres.
İnsanların temiz iğneler kullanmasını istiyorsunuz, ve bağımlılar da temiz iğneler kullanmak istiyor.Quieren que la gente use jeringas limpias, y los drogadictos quieren usar jeringas limpias.
İnsanların temiz iğneler kullanmasını istiyorsunuz, ve bağımlılar da temiz iğneler kullanmak istiyor.Sie wollen, dass die Leute saubere Nadeln benutzen und Junkies wollen saubere Nadeln benutzen.
İnsanların temiz iğneler kullanmasını istiyorsunuz, ve bağımlılar da temiz iğneler kullanmak istiyor.Vi vill att människor ska använda rena nålar, och drogmissbrukarna vill använda rena nålar.
İnsanların temiz iğneler kullanmasını istiyorsunuz, ve bağımlılar da temiz iğneler kullanmak istiyor.Vogliamo che le persone usino siringhe pulite, e i tossici vogliono usare siringhe pulite.
İnsanların temiz iğneler kullanmasını istiyorsunuz, ve bağımlılar da temiz iğneler kullanmak istiyor.Vrem ca oamenii să folosească ace sterile, iar consumatorii doresc să folosească ace sterile.
İnsanların temiz iğneler kullanmasını istiyorsunuz, ve bağımlılar da temiz iğneler kullanmak istiyor.Вие искате хората да ползват стерилни игли и наркоманите искат същото.
İnsanların temiz iğneler kullanmasını istiyorsunuz, ve bağımlılar da temiz iğneler kullanmak istiyor.Хотите, чтобы люди использовали чистые шприцы - и наркоманы хотят пользоваться чистыми шприцами.
İnsanların temiz iğneler kullanmasını istiyorsunuz, ve bağımlılar da temiz iğneler kullanmak istiyor.יש את מה שהגיוני לבריאות הציבור,
İnsanların temiz iğneler kullanmasını istiyorsunuz, ve bağımlılar da temiz iğneler kullanmak istiyor.فالناس تريد الإبر النظيفة والمدمنين يردون أيضاً الإبر النظيفة
İnsanların temiz iğneler kullanmasını istiyorsunuz, ve bağımlılar da temiz iğneler kullanmak istiyor.麻薬中毒者は清潔な針を使いたい では 清潔な針を広く入手可能にして
Irak'ta 2003'te yaptığımız ve insanlara hangi siyasi sistemi istiyorsunuz diye sorduğumuz ve심지어 이라크에서 2003년에
Irak'ta 2003'te yaptığımız ve insanlara hangi siyasi sistemi istiyorsunuz diye sorduğumuz veIn Irak hielden we in 2003 een opiniepeiling en vroegen de mensen welke politieke systemen zij verkozen.
Irak'ta 2003'te yaptığımız ve insanlara hangi siyasi sistemi istiyorsunuz diye sorduğumuz veלמרות העובדה שכשהייתי בעירק, ערכנו משאל
Irak'ta 2003'te yaptığımız ve insanlara hangi siyasi sistemi istiyorsunuz diye sorduğumuz veعلى الرغم من أننا قمنا باستطلاع للرأي في العراق
Irak'ta 2003'te yaptığımız ve insanlara hangi siyasi sistemi istiyorsunuz diye sorduğumuz veどのような政治形態がよいかを聞いたところ
Irak'ta yaşayan Müslüman bir Arapsınız. Kendiniz için daha iyi bir hayat istiyorsunuz.Usted es un árabe musulmán que vive en Irak que solo quiere una vida mejor para usted.
İsa durup onları çağırdı. ‹‹Sizin için ne yapmamı istiyorsunuz?›› diye sordu.A Ježiš postál, zavolal ich a povedal: Čo chcete, aby som vám učinil?
İsa durup onları çağırdı. ‹‹Sizin için ne yapmamı istiyorsunuz?›› diye sordu.A zastanowiwszy się Jezus, zawołał ich i rzekł: Cóż chcecie, abym wam uczynił?
İsa durup onları çağırdı. ‹‹Sizin için ne yapmamı istiyorsunuz?›› diye sordu.Då stannade Jesus och kallade dem till sig och sade: »Vad viljen I att jag skall göra eder?»
İsa durup onları çağırdı. ‹‹Sizin için ne yapmamı istiyorsunuz?›› diye sordu.Ðức Chúa Jêsus dừng lại, gọi hai người mù đến, mà phán rằng: Các ngươi muốn ta làm chi cho?
İsa durup onları çağırdı. ‹‹Sizin için ne yapmamı istiyorsunuz?›› diye sordu.Ðức_Chúa_Jêsus dừng lại , gọi hai người mù đến , mà phán rằng : Các ngươi muốn ta làm_chi cho ?
İsa durup onları çağırdı. ‹‹Sizin için ne yapmamı istiyorsunuz?›› diye sordu.E Jesus, parando, chamou-os e perguntou: Que quereis que vos faça?
İsa durup onları çağırdı. ‹‹Sizin için ne yapmamı istiyorsunuz?›› diye sordu.És megállván Jézus, megszólítá õket és monda: Mit akartok, hogy cselekedjem veletek?
İsa durup onları çağırdı. ‹‹Sizin için ne yapmamı istiyorsunuz?›› diye sordu.Gesù, fermatosi, li chiamò e disse: «Che volete che io vi faccia?»
İsa durup onları çağırdı. ‹‹Sizin için ne yapmamı istiyorsunuz?›› diye sordu.In Jezus se ustavi in ju pokliče ter reče: Kaj hočeta, da vama storim?
İsa durup onları çağırdı. ‹‹Sizin için ne yapmamı istiyorsunuz?›› diye sordu.Isus S'a oprit, i -a chemat, şi le -a zis: ,,Ce vreţi să vă fac?``
İsa durup onları çağırdı. ‹‹Sizin için ne yapmamı istiyorsunuz?›› diye sordu.I zastaviv se Ježíš, zavolal jich, a řekl: Co chcete, abych vám učinil?
İsa durup onları çağırdı. ‹‹Sizin için ne yapmamı istiyorsunuz?›› diye sordu.Jesus aber stand still und rief sie und sprach: Was wollt ihr, daß ich euch tun soll?
İsa durup onları çağırdı. ‹‹Sizin için ne yapmamı istiyorsunuz?›› diye sordu.Jésus s`arrêta, les appela, et dit: Que voulez-vous que je vous fasse?
İsa durup onları çağırdı. ‹‹Sizin için ne yapmamı istiyorsunuz?›› diye sordu.Jesús se detuvo, los llamó y les dijo: --¿Qué queréis que os haga
İsa durup onları çağırdı. ‹‹Sizin için ne yapmamı istiyorsunuz?›› diye sordu.예수께서 머물러 서서 저희를 불러
İsa durup onları çağırdı. ‹‹Sizin için ne yapmamı istiyorsunuz?›› diye sordu.Lalu Yesus berhenti dan memanggil mereka. "Apa yang kalian ingin Aku perbuat bagimu?" tanya Yesus
İsa durup onları çağırdı. ‹‹Sizin için ne yapmamı istiyorsunuz?›› diye sordu.Og Jesus stod stille og kaldte på dem og sagde: "Hvad ville I, at jeg skal gøre for eder?"
İsa durup onları çağırdı. ‹‹Sizin için ne yapmamı istiyorsunuz?›› diye sordu.Og Jesus stod stille og kalte på dem og sa: Hvad vil I jeg skal gjøre for eder?
İsa durup onları çağırdı. ‹‹Sizin için ne yapmamı istiyorsunuz?›› diye sordu.Silloin Jeesus seisahtui ja kutsui heidät tykönsä ja sanoi: "Mitä tahdotte, että minä teille tekisin?"
İsa durup onları çağırdı. ‹‹Sizin için ne yapmamı istiyorsunuz?›› diye sordu.Και σταθεις ο Ιησους, εκραξεν αυτους και ειπε Τι θελετε να σας καμω;
İsa durup onları çağırdı. ‹‹Sizin için ne yapmamı istiyorsunuz?›› diye sordu.Иисус, остановившись, подозвал их и сказал: чего вы хотите от Меня?
İsa durup onları çağırdı. ‹‹Sizin için ne yapmamı istiyorsunuz?›› diye sordu.И тъй, Исус се спря, повика ги и каза: Какво искате да ви сторя!
İsa durup onları çağırdı. ‹‹Sizin için ne yapmamı istiyorsunuz?›› diye sordu.І, зупинившись Ісус, покликав їх, і рече: Що хочете, щоб зробив вам?
İsa durup onları çağırdı. ‹‹Sizin için ne yapmamı istiyorsunuz?›› diye sordu.ויעמד ישוע ויקרא להם ויאמר מה תחפצו ואעשה לכם׃
İsa durup onları çağırdı. ‹‹Sizin için ne yapmamı istiyorsunuz?›› diye sordu.فوقف يسوع وناداهما وقال ماذا تريدان ان افعل بكما.
İsa durup onları çağırdı. ‹‹Sizin için ne yapmamı istiyorsunuz?›› diye sordu.耶 穌 就 站 住 、 叫 他 們 來 、 說 、 要 我 為 你 們 作 甚 麼
İsa durup onları çağırdı. ‹‹Sizin için ne yapmamı istiyorsunuz?›› diye sordu.耶穌 就 站住 、 叫 他 們來 、 說 、 要 我 為 你 們作 甚麼
İsa onlara, ‹‹Sizin için ne yapmamı istiyorsunuz?›› diye sordu.A on im riekol: Čo chcete, aby som vám učinil?
İsa onlara, ‹‹Sizin için ne yapmamı istiyorsunuz?›› diye sordu.A on im rzekł: Cóż chcecie, abym wam uczynił?
İsa onlara, ‹‹Sizin için ne yapmamı istiyorsunuz?›› diye sordu."Apa yang kalian ingin Aku perbuat bagimu?" tanya Yesus
İsa onlara, ‹‹Sizin için ne yapmamı istiyorsunuz?›› diye sordu.Egli disse loro: «Cosa volete che io faccia per voi?». Gli risposero
İsa onlara, ‹‹Sizin için ne yapmamı istiyorsunuz?›› diye sordu.Ele, pois, lhes perguntou: Que quereis que eu vos faça?
İsa onlara, ‹‹Sizin için ne yapmamı istiyorsunuz?›› diye sordu.El le -a zis: ,,Ce voiţi să vă fac?``

İlgili Sayfalar