istiyorsunuz ile cümle

istiyorsunuz kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
12
HARF
5
HECE
11
ORT. KELİME
İsa onlara, ‹‹Sizin için ne yapmamı istiyorsunuz?›› diye sordu.Él les dijo: --¿Qué queréis que haga por vosotros
İsa onlara, ‹‹Sizin için ne yapmamı istiyorsunuz?›› diye sordu.Er sprach zu ihnen: Was wollt ihr, daß ich euch tue?
İsa onlara, ‹‹Sizin için ne yapmamı istiyorsunuz?›› diye sordu.Han frågade dem: »Vad viljen I då att jag skall låta eder få?»
İsa onlara, ‹‹Sizin için ne yapmamı istiyorsunuz?›› diye sordu.Hän sanoi heille: "Mitä tahdotte, että minä teille tekisin?"
İsa onlara, ‹‹Sizin için ne yapmamı istiyorsunuz?›› diye sordu.Han sa til dem: Hvad vil I da at jeg skal gjøre for eder?
İsa onlara, ‹‹Sizin için ne yapmamı istiyorsunuz?›› diye sordu.Il leur dit: Que voulez-vous que je fasse pour vous?
İsa onlara, ‹‹Sizin için ne yapmamı istiyorsunuz?›› diye sordu.이르시되 너희에게 무엇을 하여주기를 원하느냐
İsa onlara, ‹‹Sizin için ne yapmamı istiyorsunuz?›› diye sordu.Ngài hỏi rằng : Các ngươi muốn ta làm_chi cho ?
İsa onlara, ‹‹Sizin için ne yapmamı istiyorsunuz?›› diye sordu.Ngài hỏi rằng: Các ngươi muốn ta làm chi cho?
İsa onlara, ‹‹Sizin için ne yapmamı istiyorsunuz?›› diye sordu.Og han sag,de til dem: "Hvad ønske I, at jeg skal gøre for eder?"
İsa onlara, ‹‹Sizin için ne yapmamı istiyorsunuz?›› diye sordu.On pa ju vpraša: Kaj hočeta, da naj vama storim?
İsa onlara, ‹‹Sizin için ne yapmamı istiyorsunuz?›› diye sordu.On pak řekl jim: Co chcete, abych vám učinil?
İsa onlara, ‹‹Sizin için ne yapmamı istiyorsunuz?›› diye sordu.Õ pedig monda nékik: Mit kívántok, hogy tegyek veletek?
İsa onlara, ‹‹Sizin için ne yapmamı istiyorsunuz?›› diye sordu."Wel?" vroeg Jezus, "wat kan Ik voor jullie doen?"
İsa onlara, ‹‹Sizin için ne yapmamı istiyorsunuz?›› diye sordu.Ο δε ειπε προς αυτους Τι θελετε να καμω εις εσας;
İsa onlara, ‹‹Sizin için ne yapmamı istiyorsunuz?›› diye sordu.Він же рече їм: Що хочете, щоб зробив вам?
İsa onlara, ‹‹Sizin için ne yapmamı istiyorsunuz?›› diye sordu.Он сказал им: что хотите, чтобы Я сделал вам?
İsa onlara, ‹‹Sizin için ne yapmamı istiyorsunuz?›› diye sordu.ויאמר אליהם מה אויתם כי אעשה לכם׃
İsa onlara, ‹‹Sizin için ne yapmamı istiyorsunuz?›› diye sordu.فقال لهما ماذا تريدان ان افعل لكما.
İsa onlara, ‹‹Sizin için ne yapmamı istiyorsunuz?›› diye sordu.耶 穌 說 、 要 我 給 你 們 作 甚 麼
İsa onlara, ‹‹Sizin için ne yapmamı istiyorsunuz?›› diye sordu.耶穌說 、 要 我 給 你 們作 甚麼
İsa o zaman Onikilere, ‹‹Siz de mi ayrılmak istiyorsunuz?›› diye sordu.Atunci Isus a zis celor doisprezece: ,,Voi nu vreţi să vă duceţi?``
İsa o zaman Onikilere, ‹‹Siz de mi ayrılmak istiyorsunuz?›› diye sordu.Då sade Jesus till de tolv: »Icke viljen väl också I gå bort?»
İsa o zaman Onikilere, ‹‹Siz de mi ayrılmak istiyorsunuz?›› diye sordu.Da sprach Jesus zu den Zwölfen: Wollt ihr auch weggehen?
İsa o zaman Onikilere, ‹‹Siz de mi ayrılmak istiyorsunuz?›› diye sordu.Disse allora Gesù ai Dodici: «Forse anche voi volete andarvene?»
İsa o zaman Onikilere, ‹‹Siz de mi ayrılmak istiyorsunuz?›› diye sordu.Ðức Chúa Jêsus phán cùng mười hai sứ đồ rằng: Còn các ngươi, cũng muốn lui chăng?
İsa o zaman Onikilere, ‹‹Siz de mi ayrılmak istiyorsunuz?›› diye sordu.Ðức_Chúa_Jêsus phán cùng mười_hai sứ đồ_rằng : Còn các ngươi , cũng muốn lui chăng ?
İsa o zaman Onikilere, ‹‹Siz de mi ayrılmak istiyorsunuz?›› diye sordu.Entonces Jesús dijo a los doce: --¿Queréis acaso iros vosotros también
İsa o zaman Onikilere, ‹‹Siz de mi ayrılmak istiyorsunuz?›› diye sordu.Jésus donc dit aux douze: Et vous, ne voulez-vous pas aussi vous en aller?
İsa o zaman Onikilere, ‹‹Siz de mi ayrılmak istiyorsunuz?›› diye sordu.Jesus sa da til de tolv: Vil også I gå bort?
İsa o zaman Onikilere, ‹‹Siz de mi ayrılmak istiyorsunuz?›› diye sordu.Jesus sagde da til de tolv: "Mon også I ville gå bort?"
İsa o zaman Onikilere, ‹‹Siz de mi ayrılmak istiyorsunuz?›› diye sordu.예수께서 열 두 제자에게 이르시되 너희도 가려느냐
İsa o zaman Onikilere, ‹‹Siz de mi ayrılmak istiyorsunuz?›› diye sordu.Lalu Yesus bertanya kepada kedua belas pengikut-Nya, "Apakah kalian juga mau meninggalkan Aku?
İsa o zaman Onikilere, ‹‹Siz de mi ayrılmak istiyorsunuz?›› diye sordu.Monda azért Jézus a tizenkettõnek: Vajjon ti is el akartok-é menni?
İsa o zaman Onikilere, ‹‹Siz de mi ayrılmak istiyorsunuz?›› diye sordu.Niin Jeesus sanoi niille kahdelletoista: "Tahdotteko tekin mennä pois?"
İsa o zaman Onikilere, ‹‹Siz de mi ayrılmak istiyorsunuz?›› diye sordu.Perguntou então Jesus aos doze: Quereis vós também retirar-vos?
İsa o zaman Onikilere, ‹‹Siz de mi ayrılmak istiyorsunuz?›› diye sordu.Reče torej Jezus dvanajsterim: Ali hočete tudi vi oditi?
İsa o zaman Onikilere, ‹‹Siz de mi ayrılmak istiyorsunuz?›› diye sordu.Tedy řekl Ježíš ke dvanácti: Zdali i vy chcete odjíti?
İsa o zaman Onikilere, ‹‹Siz de mi ayrılmak istiyorsunuz?›› diye sordu.Tedy rzekł Jezus do onych dwunastu: Izali i wy chcecie odejść?
İsa o zaman Onikilere, ‹‹Siz de mi ayrılmak istiyorsunuz?›› diye sordu.Vtedy povedal Ježiš tým dvanástim: Či azda i vy chcete odísť?
İsa o zaman Onikilere, ‹‹Siz de mi ayrılmak istiyorsunuz?›› diye sordu."Willen jullie niet ook liever weggaan?" vroeg Jezus aan Zijn twaalf discipelen.
İsa o zaman Onikilere, ‹‹Siz de mi ayrılmak istiyorsunuz?›› diye sordu.Ειπε λοιπον ο Ιησους προς τους δωδεκα Μηπως και σεις θελετε να υπαγητε;
İsa o zaman Onikilere, ‹‹Siz de mi ayrılmak istiyorsunuz?›› diye sordu.А Моисей ни е заповядал в закона да убиваме такива с камъни; Ти, прочее, що казваш за нея?
İsa o zaman Onikilere, ‹‹Siz de mi ayrılmak istiyorsunuz?›› diye sordu.Рече ж Ісус дванайцятьом: Чи й ви хочете йти?
İsa o zaman Onikilere, ‹‹Siz de mi ayrılmak istiyorsunuz?›› diye sordu.Тогда Иисус сказал двенадцати: не хотите ли и вы отойти?
İsa o zaman Onikilere, ‹‹Siz de mi ayrılmak istiyorsunuz?›› diye sordu.ויאמר ישוע אל שנים העשר היש את נפשכם גם אתם לסור ממני׃
İsa o zaman Onikilere, ‹‹Siz de mi ayrılmak istiyorsunuz?›› diye sordu.فقال يسوع للاثني عشر ألعلكم انتم ايضا تريدون ان تمضوا.
İsa o zaman Onikilere, ‹‹Siz de mi ayrılmak istiyorsunuz?›› diye sordu.耶 穌 就 對 那 十 二 個 門 徒 說 、 你 們 也 要 去 麼
İsa o zaman Onikilere, ‹‹Siz de mi ayrılmak istiyorsunuz?›› diye sordu.耶穌 就 對 那 十二 個 門徒 說 、 你 們 也 要 去 麼
‹‹İsrail için, ‹Babalar koruk yedi, Çocukların dişleri kamaştı› diyorsunuz. Bu deyişle ne demek istiyorsunuz?Hvorledes kan I bruke dette ordsprog i Israels land: Fedrene eter sure druer, og barnas tenner blir såre?
‹‹İsrail için, ‹Babalar koruk yedi, Çocukların dişleri kamaştı› diyorsunuz. Bu deyişle ne demek istiyorsunuz?Hvor tør I bruge det Mundheld i Israels Land: Fædre åd sure Druer, og Børnenes Tænder blev ømme.
‹‹İsrail için, ‹Babalar koruk yedi, Çocukların dişleri kamaştı› diyorsunuz. Bu deyişle ne demek istiyorsunuz?너희가 이스라엘 땅에 대한 속담에 이르기를 아비가 신 포도를 먹었으므로 아들의 이가 시다고 함은 어찜이뇨
‹‹İsrail için, ‹Babalar koruk yedi, Çocukların dişleri kamaştı› diyorsunuz. Bu deyişle ne demek istiyorsunuz?«Perché andate ripetendo questo proverbio sul paese d'Israele: e i denti dei figli si sono allegati
‹‹İsrail için, ‹Babalar koruk yedi, Çocukların dişleri kamaştı› diyorsunuz. Bu deyişle ne demek istiyorsunuz?מה לכם אתם משלים את המשל הזה על אדמת ישראל לאמר אבות יאכלו בסר ושני הבנים תקהינה׃
‹‹İsrail için, ‹Babalar koruk yedi, Çocukların dişleri kamaştı› diyorsunuz. Bu deyişle ne demek istiyorsunuz?ما لكم انتم تضربون هذا المثل على ارض اسرائيل قائلين الآباء اكلوا الحصرم واسنان الابناء ضرست.
‹‹İsrail için, ‹Babalar koruk yedi, Çocukların dişleri kamaştı› diyorsunuz. Bu deyişle ne demek istiyorsunuz?你 們 在 以 色 列 地 怎 麼 用 這 俗 語 說 、 父 親 喫 了 酸 葡 萄 、 兒 子 的 牙 酸 倒 了 呢
‹‹İsrail için, ‹Babalar koruk yedi, Çocukların dişleri kamaştı› diyorsunuz. Bu deyişle ne demek istiyorsunuz?你 們 在 以色列 地 怎麼 用 這俗語說 、 父親喫 了 酸 葡萄 、 兒子 的 牙 酸 倒 了 呢
İstediğiniz asıl şey dizgisel olmayan paralel olmayan bir gelişme. Bir gelişim ağına sahip olmak istiyorsunuz.No tiene que ser un desarrollo secuencial ni paralelo, sino una red de innovación.
İyi bir ev sahibi, iyi eğitimli, değil mi Kont? Evet evet. Ava çıkmamı mı istiyorsunuz?Anh ấy là một thẩm phán của rượu, hướng dẫn tại hợp đồng ... chơi piano ... bất cứ điều gì bạn muốn.
İyi bir ev sahibi, iyi eğitimli, değil mi Kont? Evet evet. Ava çıkmamı mı istiyorsunuz?Dia hakim minuman keras, penyihir kontrak ... memainkan piano ... apa pun yang Anda inginkan.

İlgili Sayfalar