istiyorsunuz ile cümle
istiyorsunuz kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
12
HARF
5
HECE
7
ORT. KELİME
Hangi tip alıştırma yapmak istiyorsunuz?Який ви хочете тип вправи?
Hangi tip alıştırma yapmak istiyorsunuz?ما نوع التمرين اللذي تريده ؟
Hangi tip alıştırma yapmak istiyorsunuz?どの種類の練習をしますか?
Hapishanede bir sigara mı istiyorsunuz?Anda ingin rokok?
Hapishanede bir sigara mı istiyorsunuz?Bạn muốn một điếu thuốc ở trong tù ư?
Hapishanede bir sigara mı istiyorsunuz?Chcete si v kriminále dát cigaretu?
Hapishanede bir sigara mı istiyorsunuz?Du willst eine Zigarette im Gefängnis?
Hapishanede bir sigara mı istiyorsunuz?Kell egy cigi a börtönben?
Hapishanede bir sigara mı istiyorsunuz?감옥에서 담배를 피우고 싶다면?
Hapishanede bir sigara mı istiyorsunuz?Masz ochotę na papierosa?
Hapishanede bir sigara mı istiyorsunuz?Querem um cigarro na prisão?
Hapishanede bir sigara mı istiyorsunuz?¿Quieres un cigarrillo en la prisión?
Hapishanede bir sigara mı istiyorsunuz? Üç ila beş dolar arası.Vous voulez un téléphone portable démodé, avec un clapet, et qui est aussi gros que votre tête ?
Hapishanede bir sigara mı istiyorsunuz? Üç ila beş dolar arası.Θέλεις τσιγάρο στη φυλακή; Τρία με πέντε δολάρια.
Hapishanede bir sigara mı istiyorsunuz? Üç ila beş dolar arası.تريد سيجارة في السجن؟ الثّمن من ثلاثة الى خمسة دولارات.
Hapishanede bir sigara mı istiyorsunuz? Üç ila beş dolar arası.昔のフリップタイプで 開くと 頭くらいの長さになる携帯でさえ
Hapishanede bir sigara mı istiyorsunuz?Vil man have en cigaret i fængslet?
Hapishanede bir sigara mı istiyorsunuz?Volete una sigaretta in carcere?
Hapishanede bir sigara mı istiyorsunuz?Vrei o țigară în închisoare?
Hapishanede bir sigara mı istiyorsunuz?Wil je een sigaret?
Hapishanede bir sigara mı istiyorsunuz?Искате ли цигара в затвора?
Hapishanede bir sigara mı istiyorsunuz?Хочешь купить сигарету в тюрьме?
Hapishanede bir sigara mı istiyorsunuz?יש פה תוספת סיכון, וככל שהעסק הוא בעל סיכון גבוה יותר, הוא יכול להפוך לרווחי יותר ויותר.
Hasar yok? Ne demek istiyorsunuz?Was meinen Sie damit?
Hasar yok? Ne demek istiyorsunuz?żNingún dańo?żQué quiere decir?
Hasar yok? Ne demek istiyorsunuz?Ζημιές; τι θες να πεις;
Hayatlar kurtarmak mý istiyorsunuz?Chcete rádi zachraňovat životy?
Hayatlar kurtarmak mý istiyorsunuz? Siz ne yapmak istiyorsunuz?Що ти хочеш робити?
Hayattan ne istiyorsunuz?Co chcete od života?
Hayattan ne istiyorsunuz?Що ти хочеш від життя?
HIST. "Küçük balıklar için bir masal yazmak gerekir, onlar gibi konuşmak yapmak istiyorsunuz"Ha kell írni mese a kis halakat, akkor tenné őket beszélni, mint
Hükümeti değiştirmemi mi istiyorsunuz?Vous voulez changer le gouvernement?
İçinizde yaşadığınız toplulukta değişiklik yaratmak için video mu kullanmak istiyorsunuz?Est-ce que vous voulez utiliser la vidéo pour vous aider à faciliter de changements dans votre communauté?
İçinizde yaşadığınız toplulukta değişiklik yaratmak için video mu kullanmak istiyorsunuz?¿Quieres utilizar el video para ayudar a lograr cambios en tu comunidad?
İçinizde yaşadığınız toplulukta değişiklik yaratmak için video mu kullanmak istiyorsunuz?Você quer usar vídeo para ajudar a criar mudanças em sua comunidade?
İçinizde yaşadığınız toplulukta değişiklik yaratmak için video mu kullanmak istiyorsunuz?Вы хотите использовать видео, чтобы изменить ваше общество к лучшему?
İki doğrunuz var, ve doğruların kesiştiği noktayı bulmak istiyorsunuz. -A więc mamy dwie linie i zasadniczo próbujecie znaleźć punkt, w którym te dwie linie się przecinają.
İki doğrunuz var, ve doğruların kesiştiği noktayı bulmak istiyorsunuz. -Bien tenías dos líneas, y esencialmente tenías que figura donde se intersectan las dos líneas de salida.
İki doğrunuz var, ve doğruların kesiştiği noktayı bulmak istiyorsunuz. -복습하면 두 직선이 있을때 그의 교점을 찾는 것이였어.
İki doğrunuz var, ve doğruların kesiştiği noktayı bulmak istiyorsunuz. -حسناً، لدينا خطان، وعليك ان تجد اين يتقاطع هذان الخطان
İkiniz vücutlarınızı istiyorsunuz.Ambos quieren recuperar sus cuerpos.
İkiniz vücutlarınızı istiyorsunuz.I vil have jeres kroppe tilbage.
İkiniz vücutlarınızı istiyorsunuz.Ni vill ha era kroppar tillbaka.
İkiniz vücutlarınızı istiyorsunuz. Öyle değil mi?Querem recuperar os vossos corpos, não é verdade?
İkiniz vücutlarınızı istiyorsunuz. Öyle değil mi?Te kaksi haluatte siis saada ruumiinne takaisin.
İkiniz vücutlarınızı istiyorsunuz. Öyle değil mi?Voi due desiderate riavere i vostri corpi, giusto?
İkiniz vücutlarınızı istiyorsunuz. Öyle değil mi?Wy dwaj chcecie odzyskać wasze ciała, prawda?
İkiniz vücutlarınızı istiyorsunuz. Öyle değil mi?Εσείς θέλετε πίσω τα σώματά σας, σωστά;
İkiniz vücutlarınızı istiyorsunuz.Вы хотите вернуть свои тела.
"İmkansız" dediler. "Evlerinden bile çıkamıyorlar ve siz onları Hindistan'a mı götürmek istiyorsunuz?"De forlader ikke engang deres værelser, og I vil tage dem med til Indien."
"İmkansız" dediler. "Evlerinden bile çıkamıyorlar ve siz onları Hindistan'a mı götürmek istiyorsunuz?"Ele nu ies nici măcar din camerele lor, şi voi vreţi să le duceţi în India."
"İmkansız" dediler. "Evlerinden bile çıkamıyorlar ve siz onları Hindistan'a mı götürmek istiyorsunuz?"Elles ne quittent même pas leurs chambres, et vous voulez les emmener en Inde."
"İmkansız" dediler. "Evlerinden bile çıkamıyorlar ve siz onları Hindistan'a mı götürmek istiyorsunuz?"Họ thậm chí còn không đi ra khỏi phòng, vậy mà ông muốn đưa họ đến Ấn Độ."
"İmkansız" dediler. "Evlerinden bile çıkamıyorlar ve siz onları Hindistan'a mı götürmek istiyorsunuz?"Még a szobájukat sem hagyják el, nemhogy az országot."
"İmkansız" dediler. "Evlerinden bile çıkamıyorlar ve siz onları Hindistan'a mı götürmek istiyorsunuz?"Mereka bahkan tidak pernah keluar dari kamar mereka, malah Anda ingin mengajak mereka ke India ".
"İmkansız" dediler. "Evlerinden bile çıkamıyorlar ve siz onları Hindistan'a mı götürmek istiyorsunuz?"Ni siquiera salen de sus habitaciones y quieren llevarlas a la India".
"İmkansız" dediler. "Evlerinden bile çıkamıyorlar ve siz onları Hindistan'a mı götürmek istiyorsunuz?"Non escono neanche dalla loro stanza e vorreste portarle in India."
"İmkansız" dediler. "Evlerinden bile çıkamıyorlar ve siz onları Hindistan'a mı götürmek istiyorsunuz?"Usłyszeliśmy, że to niemożliwe, bo one nie wychodzą z domu.
"İmkansız" dediler. "Evlerinden bile çıkamıyorlar ve siz onları Hindistan'a mı götürmek istiyorsunuz?"Δεν βγαίνουν καν απ' το δωμάτιό τους, και θες να τις πας στην Ινδία;"
"İmkansız" dediler. "Evlerinden bile çıkamıyorlar ve siz onları Hindistan'a mı götürmek istiyorsunuz?"Вони навіть з кімнат своїх не виходять, а ви хочете забрати їх до Індії".