Başka bir adamın aletiyle oynayışının videosunu mu istiyorsun?Welche Art von Beweis?
Başka bir adamın aletiyle oynayışının videosunu mu istiyorsun?Какого типа доказательство?
Başka bir adamın aletiyle oynayışının videosunu mu istiyorsun?איזה מן הוכחה?
Başka bir adamın aletiyle oynayışının videosunu mu istiyorsun?أي نوع من الإثبات؟
Başka nereye gitmemi istiyorsunuz?Kam jinam bych mìl jít?
Başka nereye gitmemi istiyorsunuz?Kam pa naj grem?
Başka nereye gitmemi istiyorsunuz?Nơi nào khác bạn có thể mong đợi tôi đi?
Başka nereye gitmemi istiyorsunuz?Unde altundeva aş putea să merg?
Başka nereye gitmemi istiyorsunuz?Waar anders verwacht u mij te gaan?
Başka nereye gitmemi istiyorsunuz?Που αλλού περιμένετε να πάω;
Bastondan kurtulmak mı istiyorsun, kardeşim?Anda ingin menyingkirkan tongkat ini, saudariku?
Bastondan kurtulmak mı istiyorsun, kardeşim?¿Quieres deshacerte de este andador, hermana?
Bastondan kurtulmak mı istiyorsun, kardeşim?Vuoi fare a meno del deambulatore, sorella?
Bastondan kurtulmak mı istiyorsun, kardeşim?Θέλεις να ξεφορτωθείς το καροτσάκι σου,αδερφή;
Bastondan kurtulmak mı istiyorsun, kardeşim?Искате ли да се отървете от тази проходилка, сестро?
Bat-Şeva, kralın önünde diz çöküp yere kapandı. Kral, ‹‹Ne istiyorsun?›› diye sordu.A Bat-šeba sa zohla a poklonila sa kráľovi. A kráľ povedal: Čo chceš?
Bat-Şeva, kralın önünde diz çöküp yere kapandı. Kral, ‹‹Ne istiyorsun?›› diye sordu.Bate-Seba inclinou a cabeça, e se prostrou perante o rei. Então o rei lhe perguntou: Que queres?
Bat-Şeva, kralın önünde diz çöküp yere kapandı. Kral, ‹‹Ne istiyorsun?›› diye sordu.Bath Schéba s`inclina et se prosterna devant le roi. Et le roi dit: Qu`as-tu?
Bat-Şeva, kralın önünde diz çöküp yere kapandı. Kral, ‹‹Ne istiyorsun?›› diye sordu.Bathséba boog diep. "Wat wilt u?" vroeg hij haar.
Bat-Şeva, kralın önünde diz çöküp yere kapandı. Kral, ‹‹Ne istiyorsun?›› diye sordu.Bát-Sê-ba cúi mình xuống và lạy trước mặt vua . Vua hỏi rằng : Ngươi muốn chi ?
Bat-Şeva, kralın önünde diz çöküp yere kapandı. Kral, ‹‹Ne istiyorsun?›› diye sordu.Bát-Sê-ba cúi mình xuống và lạy trước mặt vua. Vua hỏi rằng: Ngươi muốn chi?
Bat-Şeva, kralın önünde diz çöküp yere kapandı. Kral, ‹‹Ne istiyorsun?›› diye sordu.Bat-Şeba s'a plecat şi s'a închinat înaintea împăratului. Şi împăratul a zis: ,,Ce vrei?``
Bat-Şeva, kralın önünde diz çöküp yere kapandı. Kral, ‹‹Ne istiyorsun?›› diye sordu.Batsyeba sujud di depan raja, lalu raja bertanya, "Kau ingin apa?
Bat-Şeva, kralın önünde diz çöküp yere kapandı. Kral, ‹‹Ne istiyorsun?›› diye sordu.Betsabea si inginocchiò e si prostrò davanti al re, che le domandò: «Che hai?»
Bat-Şeva, kralın önünde diz çöküp yere kapandı. Kral, ‹‹Ne istiyorsun?›› diye sordu.Betsabé se inclinó y se postró ante el rey, y éste preguntó: --¿Qué quieres
Bat-Şeva, kralın önünde diz çöküp yere kapandı. Kral, ‹‹Ne istiyorsun?›› diye sordu.És fejet hajta Bethsabé, és meghajtá magát a királynak. És monda a király: Mit kivánsz?
Bat-Şeva, kralın önünde diz çöküp yere kapandı. Kral, ‹‹Ne istiyorsun?›› diye sordu.In Batseba se pripogne in stori poklon kralju. In kralj vpraša: Kaj želiš?
Bat-Şeva, kralın önünde diz çöküp yere kapandı. Kral, ‹‹Ne istiyorsun?›› diye sordu.Ja Batseba kumarsi ja osoitti kuninkaalle kunnioitusta. Kuningas sanoi: "Mikä sinun on?"
Bat-Şeva, kralın önünde diz çöküp yere kapandı. Kral, ‹‹Ne istiyorsun?›› diye sordu.밧세바가 몸을 굽혀 왕께 절하니 왕이 이르되 어찜이냐
Bat-Şeva, kralın önünde diz çöküp yere kapandı. Kral, ‹‹Ne istiyorsun?›› diye sordu.Och Bat-Seba bugade sig och föll ned för konungen. Då frågade konungen: »Vad önskar du?»
Bat-Şeva, kralın önünde diz çöküp yere kapandı. Kral, ‹‹Ne istiyorsun?›› diye sordu.Og Batseba bøide sig og kastet sig ned for kongen, og kongen sa: Hvad vil du?
Bat-Şeva, kralın önünde diz çöküp yere kapandı. Kral, ‹‹Ne istiyorsun?›› diye sordu.og Batseba bøjede sig og kastede sig til Jorden for Kongen. Da sagde Kongen: "Hvad ønsker du?"
Bat-Şeva, kralın önünde diz çöküp yere kapandı. Kral, ‹‹Ne istiyorsun?›› diye sordu.Tedy Betsabé naklonivši hlavy, poklonila se králi. Jížto řekl král: Což chceš?
Bat-Şeva, kralın önünde diz çöküp yere kapandı. Kral, ‹‹Ne istiyorsun?›› diye sordu.Tedy nachyliwszy się Betsaba, pokłoniła się królowi, której rzekł król: Czego chcesz?
Bat-Şeva, kralın önünde diz çöküp yere kapandı. Kral, ‹‹Ne istiyorsun?›› diye sordu.Und Bath-Seba neigte sich und fiel vor dem König nieder. Der König aber sprach: Was ist dir?
Bat-Şeva, kralın önünde diz çöküp yere kapandı. Kral, ‹‹Ne istiyorsun?›› diye sordu.Και κυψασα η Βηθ-σαβεε, προσεκυνησε τον βασιλεα. Και ο βασιλευς ειπε, Τι εχεις;
Bat-Şeva, kralın önünde diz çöküp yere kapandı. Kral, ‹‹Ne istiyorsun?›› diye sordu.И Витсавее се наведе та се поклони на царя. И царят рече: Какво желаеш?
Bat-Şeva, kralın önünde diz çöküp yere kapandı. Kral, ‹‹Ne istiyorsun?›› diye sordu.и наклонилась Вирсавия и поклонилась царю; и сказал царь: что тебе?
Bat-Şeva, kralın önünde diz çöküp yere kapandı. Kral, ‹‹Ne istiyorsun?›› diye sordu.ותקד בת שבע ותשתחו למלך ויאמר המלך מה לך׃
Bat-Şeva, kralın önünde diz çöküp yere kapandı. Kral, ‹‹Ne istiyorsun?›› diye sordu.فخرّت بثشبع وسجدت للملك. فقال الملك ما لك.
Bat-Şeva, kralın önünde diz çöküp yere kapandı. Kral, ‹‹Ne istiyorsun?›› diye sordu.拔 示 巴 向 王 屈 身 下 拜 . 王 說 、 你 要 甚 麼
Bat-Şeva, kralın önünde diz çöküp yere kapandı. Kral, ‹‹Ne istiyorsun?›› diye sordu.拔示巴 向 王 屈身 下拜 . 王說 、 你 要 甚麼
Bay Kim mi demek istiyorsunuz?Ring upp Herr Han. Köp några vapentidningar på vägen tillbaka.
Bazen öylece köşede durup pencereden dışarıya bakmak istiyorsunuz.A veces solo quieres pararte en un rincón y asomarte por la ventana.
Bazen öylece köşede durup pencereden dışarıya bakmak istiyorsunuz.A volte vuoi solo stare in un angolo a guardare fuori dalla finestra.
Bazen öylece köşede durup pencereden dışarıya bakmak istiyorsunuz.Câteodată vrei să stai în colţ şi să te uiţi pe geam.
Bazen öylece köşede durup pencereden dışarıya bakmak istiyorsunuz.Đôi khi bạn chỉ muốn đứng trong góc phòng và nhìn ra ngoài cửa sổ.
Bazen öylece köşede durup pencereden dışarıya bakmak istiyorsunuz.가끔은, 구석으로 가 서서, 창밖을 바라보고 싶기도 하죠.
Bazen öylece köşede durup pencereden dışarıya bakmak istiyorsunuz.Manchmal möchten Sie nur in der Ecke stehen und aus dem Fenster starren.
Bazen öylece köşede durup pencereden dışarıya bakmak istiyorsunuz.Někdy chcete jen stát v rohu a koukat z okna.
Bazen öylece köşede durup pencereden dışarıya bakmak istiyorsunuz.Niekedy chcete len tak stáť v rohu a pozerať sa von oknom.
Bazen öylece köşede durup pencereden dışarıya bakmak istiyorsunuz.Nogen gange vil man bare stå i hjørnet og stirre ud af vinduet.
Bazen öylece köşede durup pencereden dışarıya bakmak istiyorsunuz.Parfois on a juste envie de rester dans un coin et regarder par la fenêtre.
Bazen öylece köşede durup pencereden dışarıya bakmak istiyorsunuz.Qualche volta si vuole solo stare in un angolo a guardare fuori dalla finestra.
Bazen öylece köşede durup pencereden dışarıya bakmak istiyorsunuz.Soms wil je alleen in een hoek staan en uit het raam kijken.
Bazen öylece köşede durup pencereden dışarıya bakmak istiyorsunuz.Včasih bi rad stal v kotu in zrl skozi okno.
Bazen öylece köşede durup pencereden dışarıya bakmak istiyorsunuz.Άλλοτε πάλι θέλεις να στέκεσαι στη γωνία και να κοιτάς έξω απ' το παράθυρο.
Bazen öylece köşede durup pencereden dışarıya bakmak istiyorsunuz.Понякога просто искате да стоите в ъгъла и да гледате през прозореца.
Bazen öylece köşede durup pencereden dışarıya bakmak istiyorsunuz.לפעמים אתה פשוט רוצה לעמוד בפינה ולבהות דרך החלון
Bazen öylece köşede durup pencereden dışarıya bakmak istiyorsunuz.أحياناً ترغب فقط أن تقف في الركن و تحدق خارج النافذة.