Ana içeriğe geç
Sözlük

istiyorsun ile cümle

istiyorsun kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
Ama ne demek istiyorsunuz?Co si ale myslíte?
Ama ne demek istiyorsunuz?Dar ce vrei să spui?
Ama ne demek istiyorsunuz?De hogy gondoltad?
Ama ne demek istiyorsunuz?Mais que voulez-vous ?
Ama ne demek istiyorsunuz?Mas o que quer dizer?
Ama ne demek istiyorsunuz?Men hvad mener I?
Ama ne demek istiyorsunuz?Mitä tarkoitatte?
Ama ne demek istiyorsunuz?Namun apa maksud Anda?
Ama ne demek istiyorsunuz?Nhưng đó là ý bạn?
Ama ne demek istiyorsunuz?¿Pero qué quieres?
Ama ne demek istiyorsunuz?Wat?
Ama ne demek istiyorsunuz?А ви чого ви хочете?
Ama ne demek istiyorsunuz?А вы что хотите?
Ama ne demek istiyorsunuz?Но какво искаш да кажеш?
Ama onların yaptığı bu değil. Özünde dedikleri şu: Büyük ihtimalle enteresan bir şey yapmak istiyorsun.自分のやり方を変えてみてください。いつか、自主性がこれまで決して生み出せなかったものが創り出せます。
‹‹Ama şimdi beni -Tanrıdan işittiği gerçeği sizlere bildireni- öldürmek istiyorsunuz. İbrahim bunu yapmadı.지금 하나님께 들은 진리를 너희에게 말한 사람인 나를 죽이려 하는도다 아브라함은 이렇게 하지 아니하였느니라
‹‹Ama şimdi beni -Tanrıdan işittiği gerçeği sizlere bildireni- öldürmek istiyorsunuz. İbrahim bunu yapmadı.Mas agora procurais matar-me, a mim que vos falei a verdade que de Deus ouvi; isso Abraão não fez.
‹‹Ama şimdi beni -Tanrıdan işittiği gerçeği sizlere bildireni- öldürmek istiyorsunuz. İbrahim bunu yapmadı.Ora invece cercate di uccidere me, che vi ho detto la verità udita da Dio; questo, Abramo non l'ha fatto
‹‹Ama şimdi beni -Tanrıdan işittiği gerçeği sizlere bildireni- öldürmek istiyorsunuz. İbrahim bunu yapmadı.А теперь ищете убить Меня, Человека, сказавшего вам истину, которую слышал от Бога: Авраам этого не делал.
‹‹Ama şimdi beni -Tanrıdan işittiği gerçeği sizlere bildireni- öldürmek istiyorsunuz. İbrahim bunu yapmadı.Тепер же шукаєте вбити мене, чоловіка, що вам правду глаголав, котру чув я від Бога. Сього Авраам не робив.
‹‹Ama şimdi beni -Tanrıdan işittiği gerçeği sizlere bildireni- öldürmek istiyorsunuz. İbrahim bunu yapmadı.ועתה אתם מבקשים להמיתני איש דבר אליכם האמת אשר שמעתי מעם האלהים אברהם לא עשה כזאת׃
‹‹Ama şimdi beni -Tanrıdan işittiği gerçeği sizlere bildireni- öldürmek istiyorsunuz. İbrahim bunu yapmadı.ولكنكم الآن تطلبون ان تقتلوني وانا انسان قد كلمكم بالحق الذي سمعه من الله. هذا لم يعمله ابراهيم.
‹‹Ama şimdi beni -Tanrıdan işittiği gerçeği sizlere bildireni- öldürmek istiyorsunuz. İbrahim bunu yapmadı.我 將 在 神 那 裡 所 聽 見 的 真 理 、 告 訴 了 你 們 、 現 在 你 們 卻 想 要 殺 我 . 這 不 是 亞 伯 拉 罕 所 行 的 事
‹‹Ama şimdi beni -Tanrıdan işittiği gerçeği sizlere bildireni- öldürmek istiyorsunuz. İbrahim bunu yapmadı.我 將 在 神 那 裡所聽見 的 真理 、 告訴 了 你 們 、 現 在 你 們卻 想要 殺 我 . 這不是 亞伯拉罕 所 行 的 事
Ama tüm haşerelerden kurtulmak istemiyorsunuz. Sadece bundan kurtulmak istiyorsunuz.Nhưng bạn không muốn giết tất cả các loại côn trùng khác. bạn chỉ muốn thoát khỏi loài này mà thôi.
Ama tüm haşerelerden kurtulmak istemiyorsunuz. Sadece bundan kurtulmak istiyorsunuz.Nie chcemy pozbywać się wszystkich owadów, chcemy tylko dorwać tego.
Ama tüm haşerelerden kurtulmak istemiyorsunuz. Sadece bundan kurtulmak istiyorsunuz.Pero no desean deshacerse de todos los insectos, solo de éste.
Ama tüm haşerelerden kurtulmak istemiyorsunuz. Sadece bundan kurtulmak istiyorsunuz.Takže se nechceme zbavit všeho hmyzu, ale jenom tohoto.
Anladım. Öldükten sonra onu mu dönüştürmek istiyorsun?A może wolałbyś transmutować ją, jak już umrze?
Arabadaki kız... ...Prenses mi? Prens değil de Prenses mi demek istiyorsunuz?هل التي في السيارة هي الاميرة؟
Araba? Vapur? İçeriye gitmek için ne istiyorsun?Mitä tarvitset mennäksesi sisään?
Araba yapmak istiyorsun, dışarıda çalışmak zorundasın.Ak chcete tvoriť autá, musíte vyjsť von.
Araba yapmak istiyorsun, dışarıda çalışmak zorundasın.Chcecie robić samochody, musicie to robić na zewnątrz.
Araba yapmak istiyorsun, dışarıda çalışmak zorundasın.Ha kocsit akarsz alkotni, akkor ki kell menned.
Araba yapmak istiyorsun, dışarıda çalışmak zorundasın.차를 만들려면 밖으로 나가야 합니다
Araba yapmak istiyorsun, dışarıda çalışmak zorundasın.Quieres hacer coches, tienes que salir afuera.
Araba yapmak istiyorsun, dışarıda çalışmak zorundasın.Se vuoi fare auto, devi passare del tempo fuori.
Araba yapmak istiyorsun, dışarıda çalışmak zorundasın.Temos que fazer carros à chuva; temos que fazer carros na neve.
Araba yapmak istiyorsun, dışarıda çalışmak zorundasın.Vous voulez faire des voitures, vous devez sortir.
Araba yapmak istiyorsun, dışarıda çalışmak zorundasın.Vrei să faci mașini, trebuie să ieși afară.
Araba yapmak istiyorsun, dışarıda çalışmak zorundasın.Wenn man Autos bauen will, muss man nach draußen gehen.
Araba yapmak istiyorsun, dışarıda çalışmak zorundasın.Wie auto's wil doen, moet buiten komen.
Araba yapmak istiyorsun, dışarıda çalışmak zorundasın.Ако искаш да правиш коли, трябва да излезеш навън.
Araba yapmak istiyorsun, dışarıda çalışmak zorundasın.Если ты хочешь делать машины, ты должен выйти на улицу.
Araba yapmak istiyorsun, dışarıda çalışmak zorundasın.אתם רוצים ליצור מכוניות, אתם חייבים לצאת החוצה.
Araba yapmak istiyorsun, dışarıda çalışmak zorundasın.إن أردت أن تصنع السيارات, عليك أن تذهب إلى الخارج.
Araba yapmak istiyorsun, dışarıda çalışmak zorundasın.雨や雪の中 仕事をしなくては いけない時だってある
Arabayi hazirlatin.... okula gitmeliyim. Bu kadar erkenmi cikmak istiyorsunuz efendim?Készítsd el a kocsit, mindjárt iskolába kell mennem. ilyen korán távozik, uram?
Aramadın, sormadın ve prensesi götürmek istiyorsun.Nem telefonál, engedélyt sem kér és csak úgy el akarja vinni a hercegnőt.
Aramadın, sormadın ve prensesi götürmek istiyorsun.Χωρίς να τηλεφωνήσεις ή να πάρεις άδεια, ήρθες να την πάς πίσω;
Aramadın, sormadın ve prensesi götürmek istiyorsun.دون الاتصال مسبقا بها, ودون اخد الاذن" تريدها ان تعود الى القصر؟
Arazide çalışan bir biyolog olarak bu hayvanlarla karşılaşmak istiyorsunuz.Ako biológ pracujúci v teréne sa len chcete stretnúť s týmito zvieratami.
Arazide çalışan bir biyolog olarak bu hayvanlarla karşılaşmak istiyorsunuz.Als bioloog te velde wil je gewoon ontmoetingen hebben met deze dieren.
Arazide çalışan bir biyolog olarak bu hayvanlarla karşılaşmak istiyorsunuz.Als Feldbiologe sucht man einfach nur das Zusammentreffen mit diesen Tieren.
Arazide çalışan bir biyolog olarak bu hayvanlarla karşılaşmak istiyorsunuz.Ei sunt prinşi şi se găsesc pe piaţă.
Arazide çalışan bir biyolog olarak bu hayvanlarla karşılaşmak istiyorsunuz.En tant que biologiste de terrain, tout ce qu'on veut, c'est rencontrer ces animaux.
Arazide çalışan bir biyolog olarak bu hayvanlarla karşılaşmak istiyorsunuz.Jako biolog pracujący w terenie, chce się jak najwięcej mieć do czynienia z tymi zwierzętami.
Arazide çalışan bir biyolog olarak bu hayvanlarla karşılaşmak istiyorsunuz.현장 생물학자들은 이런 상어와 접하는 기회를 가져서
Arazide çalışan bir biyolog olarak bu hayvanlarla karşılaşmak istiyorsunuz.Mas eles são apanhados e estão à venda. Assim, como biólogo de campo, só quero encontrar-me com estes animais.
Arazide çalışan bir biyolog olarak bu hayvanlarla karşılaşmak istiyorsunuz.Quindi, da biologo sul campo, desidero solamente incontrare questi esemplari.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod