Evlerinde istiyorlar mı?Họ có muốn có nó trong nhà của họ không?
Evlerinde istiyorlar mı?¿Lo quiere en sus hogares?
Evlerinde istiyorlar mı?Lo vogliono a casa loro?
Evlerinde istiyorlar mı?O vor în casele lor?
Evlerinde istiyorlar mı?Szeretnék azt, hogy az otthonaikban legyen?
Evlerinde istiyorlar mı?Willen ze het in hun huis?
Evlerinde istiyorlar mı?Wollen sie sie bei sich zu Hause haben?
Evlerinde istiyorlar mı?Искат ли да го имат в домовете си?
Evlerinde istiyorlar mı?И хотят ли люди видеть их в своих домах?
Evlerinde istiyorlar mı?Чи хочуть люди бачити їх вдома?
Fakat eger dagilma ozelligini kullanmamizi istiyorlarsa once 4'u dagitmamiz gerekir.4 を最初に分配しましょう.ではなぜこれが起きるのか
Fakat eger dagilma ozelligini kullanmamizi istiyorlarsa once 4'u dagitmamiz gerekir.Ale když máme použít distributivní zákon, nejprve byste měli roznásobit 4.
Fakat eger dagilma ozelligini kullanmamizi istiyorlarsa once 4'u dagitmamiz gerekir.Ale keď po nás chcú, aby sme použili distributívny zákon, najprv by ste mali distribuovať 4.
Fakat eger dagilma ozelligini kullanmamizi istiyorlarsa once 4'u dagitmamiz gerekir.Ale kiedy oni chcą, abyśmy użyli prawa rozdzielności, najpierw rozmieszczacie 4.
Fakat eger dagilma ozelligini kullanmamizi istiyorlarsa once 4'u dagitmamiz gerekir.답을 구할 수 있습니다. 그러나 문제에서 분배법칙을 적용할 때는
Fakat eger dagilma ozelligini kullanmamizi istiyorlarsa once 4'u dagitmamiz gerekir.Ma quando vogliono che usiamo la proprieta' distributiva, prima distribuisci prima il 4.
Fakat eger dagilma ozelligini kullanmamizi istiyorlarsa once 4'u dagitmamiz gerekir.Mas quando eles querem nos usar a propriedade distributiva, você deve primeiro distribua o 4.
Fakat eger dagilma ozelligini kullanmamizi istiyorlarsa once 4'u dagitmamiz gerekir.Når vi bliver bedt om at bruge den distributive lov, skal vi dog gøre det på den her måde.
Fakat eger dagilma ozelligini kullanmamizi istiyorlarsa once 4'u dagitmamiz gerekir.Pero cuando quieren que usemos la propiedad distributiva, deberías distribuir primero el 4.
Fakat eger dagilma ozelligini kullanmamizi istiyorlarsa once 4'u dagitmamiz gerekir.Но, когато се иска да използвате разпределителното свойство, първо разпределяте четворката.
Fakat eger dagilma ozelligini kullanmamizi istiyorlarsa once 4'u dagitmamiz gerekir.لكن المطلوب هو استخدام قانون التوزيع
Fakat insanlar bunu ödemek istiyorlar!Aber es gibt Leute, die diesen Preis zahlen!
Fakat insanlar bunu ödemek istiyorlar!Ale lidé jsou ochotni za to platit!
Fakat insanlar bunu ödemek istiyorlar!Dar oamenii sunt dispuşi să plătească pentru asta!
Fakat insanlar bunu ödemek istiyorlar!De az emberek szívesen kifizetik az árát!
Fakat insanlar bunu ödemek istiyorlar!Jest drogo, ale ludzie to kupują!
Fakat insanlar bunu ödemek istiyorlar!비싸죠. 하지만 사람들은 기꺼이 그 돈을 내려고 합니다!
Fakat insanlar bunu ödemek istiyorlar!Ma c'è gente disposta a pagare quel prezzo.
Fakat insanlar bunu ödemek istiyorlar!¡Pero hay gente dispuesta a pagarlo!
Fakat insanlar bunu ödemek istiyorlar!Άλλα υπάρχουν άνθρωποι που είναι διατεθειμένοι να το πληρώσουν!
Fakat insanlar bunu ödemek istiyorlar!Но хората са готови да платят толкова!
Fakat insanlar bunu ödemek istiyorlar!זה אכן יקר, אבל אנשים מוכנים לשלם את הסכום הזה!
Fakat insanlar bunu ödemek istiyorlar!انه سعر مرتفع .. ولكن هناك من يعتزم دفعه
Fakat insanlar bunu ödemek istiyorlar!私達は今とても 面白い時代に生きています
Fark ettik ki, dış mahallelerdeki zengin çocuklar bile gerçekten DryBath'i istiyorlar.Am înţeles că până şi copiii bogaţi din suburbii îşi doresc DryBath foarte tare.
Fark ettik ki, dış mahallelerdeki zengin çocuklar bile gerçekten DryBath'i istiyorlar.Chúng tôi nhận ra rằng, kể cả những đứa trẻ nhà giàu ở ngoại ô cũng rất thích DryBath.
Fark ettik ki, dış mahallelerdeki zengin çocuklar bile gerçekten DryBath'i istiyorlar.Ci siamo resi conto che anche i ragazzi ricchi dei quartieri periferici volevano assolutamente DryBath.
Fark ettik ki, dış mahallelerdeki zengin çocuklar bile gerçekten DryBath'i istiyorlar.Descubrimos que incluso los chicos ricos de los suburbios realmente querían DryBath.
Fark ettik ki, dış mahallelerdeki zengin çocuklar bile gerçekten DryBath'i istiyorlar.Kami menyadari bahwa anak orang kaya di desa sekalipun sangat menginginkan DryBath.
Fark ettik ki, dış mahallelerdeki zengin çocuklar bile gerçekten DryBath'i istiyorlar.우리는 심지어 교외에 사는 부유한 아이들도 드라이배스를 매우 좋아한다는 걸 깨달았죠.
Fark ettik ki, dış mahallelerdeki zengin çocuklar bile gerçekten DryBath'i istiyorlar.Nous nous sommes rendu compte que même les enfants riches de la banlieue voulait DryBath. (Rires)
Fark ettik ki, dış mahallelerdeki zengin çocuklar bile gerçekten DryBath'i istiyorlar.Vimos que até os meninos ricos dos subúrbios queriam o DryBath.
Fark ettik ki, dış mahallelerdeki zengin çocuklar bile gerçekten DryBath'i istiyorlar.We beseften dat zelfs rijke kinderen uit de buitenwijken echt DryBath wilden.
Fark ettik ki, dış mahallelerdeki zengin çocuklar bile gerçekten DryBath'i istiyorlar.Wir bemerkten, dass selbst reiche Vorstadtkinder DryBath wollen.
Fark ettik ki, dış mahallelerdeki zengin çocuklar bile gerçekten DryBath'i istiyorlar.Zistili sme, že aj bohaté deti z predmestia naozaj chcú DryBath.
Fark ettik ki, dış mahallelerdeki zengin çocuklar bile gerçekten DryBath'i istiyorlar.Zjistili jsme, že i bohaté děti z předměstí chtějí DryBath.
Fark ettik ki, dış mahallelerdeki zengin çocuklar bile gerçekten DryBath'i istiyorlar.Συνειδητοποιήσαμε ότι ακόμη και τα εύπορα παιδιά στα προάστια θέλουν το Ντράι Μπαθ.
Fark ettik ki, dış mahallelerdeki zengin çocuklar bile gerçekten DryBath'i istiyorlar.Ми зрозуміли, що навіть мажори з околиць хочуть мати DryBath.
Fark ettik ki, dış mahallelerdeki zengin çocuklar bile gerçekten DryBath'i istiyorlar.Научих, че дори богатите деца от предградията искат "Драйбат".
Fark ettik ki, dış mahallelerdeki zengin çocuklar bile gerçekten DryBath'i istiyorlar.הבנו שגם ילדים עשירים מהפרברים רוצים את "דרייבאת'".
Fark ettik ki, dış mahallelerdeki zengin çocuklar bile gerçekten DryBath'i istiyorlar.需要があることに 気づいたのです (笑) 少なくとも1週間に1回はね
Fesatlık için uğraşıyor, pusuya yatıyor, Adımlarımı gözlüyor, canımı almak istiyorlar.(55:7) собираются, притаиваются, наблюдают за моими пятами, чтобы уловить душу мою.
Fesatlık için uğraşıyor, pusuya yatıyor, Adımlarımı gözlüyor, canımı almak istiyorlar.(56:7) Ils complotent, ils épient, ils observent mes traces, Parce qu`ils en veulent à ma vie.
Fesatlık için uğraşıyor, pusuya yatıyor, Adımlarımı gözlüyor, canımı almak istiyorlar.Ajuntam-se, escondem-se, espiam os meus passos, como que aguardando a minha morte.
Fesatlık için uğraşıyor, pusuya yatıyor, Adımlarımı gözlüyor, canımı almak istiyorlar.Beständigt förbittra de livet för mig, alla deras tankar gå ut på att skada mig.
Fesatlık için uğraşıyor, pusuya yatıyor, Adımlarımı gözlüyor, canımı almak istiyorlar.Chúng nó nhóm nhau lại, rình rập, nom dòm các bước tôi, Bởi vì chúng nó muốn hại mạng sống tôi.
Fesatlık için uğraşıyor, pusuya yatıyor, Adımlarımı gözlüyor, canımı almak istiyorlar.Chúng_nó nhóm nhau lại , rình_rập , nom_dòm các bước tôi , Bởi_vì chúng_nó muốn hại mạng sống tôi .
Fesatlık için uğraşıyor, pusuya yatıyor, Adımlarımı gözlüyor, canımı almak istiyorlar.De flokker sig sammen, ligger på Lur, jeg har dem lige i Hælene, de står mig jo efter Livet.
Fesatlık için uğraşıyor, pusuya yatıyor, Adımlarımı gözlüyor, canımı almak istiyorlar.Ellos conspiran; se ocultan. Observan atentamente mis pasos en acecho de mi vida
Fesatlık için uğraşıyor, pusuya yatıyor, Adımlarımı gözlüyor, canımı almak istiyorlar.Hele dagen forvender de mine ord; alle deres tanker er mig imot til det onde.