Ana içeriğe geç
Sözlük

istiyorlar ile cümle

istiyorlar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
Fesatlık için uğraşıyor, pusuya yatıyor, Adımlarımı gözlüyor, canımı almak istiyorlar.Joka päivä he vääntelevät minun sanojani, kaikki heidän ajatuksensa tarkoittavat minulle pahaa.
Fesatlık için uğraşıyor, pusuya yatıyor, Adımlarımı gözlüyor, canımı almak istiyorlar.Každého dňa prekrúcajú moje slová. Každá ich myšlienka o mne cieli na zlé.
Fesatlık için uğraşıyor, pusuya yatıyor, Adımlarımı gözlüyor, canımı almak istiyorlar.저희가 내 생명을 엿보던 것과 같이 또 모여 숨어 내 종적을 살피나이다
Fesatlık için uğraşıyor, pusuya yatıyor, Adımlarımı gözlüyor, canımı almak istiyorlar.Minden nap elforgatják beszédeimet; minden gondolatjok ellenem van, ártalomra.
Fesatlık için uğraşıyor, pusuya yatıyor, Adımlarımı gözlüyor, canımı almak istiyorlar.Na každý den slova má převracejí, proti mně jsou všecka myšlení jejich ke zlému.
Fesatlık için uğraşıyor, pusuya yatıyor, Adımlarımı gözlüyor, canımı almak istiyorlar.Przez cały dzień słowa moje wykręcają, a przeciwko mnie są wszystkie myśli ich, na złe.
Fesatlık için uğraşıyor, pusuya yatıyor, Adımlarımı gözlüyor, canımı almak istiyorlar.Sie halten zuhauf und lauern und haben acht auf meine Fersen, wie sie meine Seele erhaschen.
Fesatlık için uğraşıyor, pusuya yatıyor, Adımlarımı gözlüyor, canımı almak istiyorlar.Travisano sempre le mie parole, non pensano che a farmi del male
Fesatlık için uğraşıyor, pusuya yatıyor, Adımlarımı gözlüyor, canımı almak istiyorlar.Uneltesc, pîndesc şi îmi urmăresc paşii, pentru că vor să-mi ia viaţa.
Fesatlık için uğraşıyor, pusuya yatıyor, Adımlarımı gözlüyor, canımı almak istiyorlar.Zbirajo se in skrivajo se v prežo, pazijo mi na stopinje, ker mi strežejo po življenju.
Fesatlık için uğraşıyor, pusuya yatıyor, Adımlarımı gözlüyor, canımı almak istiyorlar.Zij verdraaien voortdurend mijn woorden; zij beramen kwade plannen tegen mij.
Fesatlık için uğraşıyor, pusuya yatıyor, Adımlarımı gözlüyor, canımı almak istiyorlar.Συναγονται, κρυπτονται, παραφυλαττουσι τα βηματα μου, πως να πιασωσι την ψυχην μου.
Fesatlık için uğraşıyor, pusuya yatıyor, Adımlarımı gözlüyor, canımı almak istiyorlar.Събират се, потайват се, наблюдават стъпките ми Така като че причакват душата ми.
Fesatlık için uğraşıyor, pusuya yatıyor, Adımlarımı gözlüyor, canımı almak istiyorlar.יגורו יצפינו המה עקבי ישמרו כאשר קוו נפשי׃
Fesatlık için uğraşıyor, pusuya yatıyor, Adımlarımı gözlüyor, canımı almak istiyorlar.‎يجتمعون يختفون يلاحظون خطواتي عندما ترصّدوا نفسي‎.
Fesatlık için uğraşıyor, pusuya yatıyor, Adımlarımı gözlüyor, canımı almak istiyorlar.他 們 聚 集 、 埋 伏 窺 探 我 的 腳 蹤 、 等 候 要 害 我 的 命
Fesatlık için uğraşıyor, pusuya yatıyor, Adımlarımı gözlüyor, canımı almak istiyorlar.他 們 聚集 、 埋伏 窺 探 我 的 腳蹤 、 等候 要害 我 的 命
"Filmlere ve müziklere bu şekilde ulaşmak istiyorlar.""Aşa le place lor să consume filmele şi muzica."
"Filmlere ve müziklere bu şekilde ulaşmak istiyorlar.""Chtějí získávat filmy a hudbu touto cestou."
"Filmlere ve müziklere bu şekilde ulaşmak istiyorlar.""De vil bare forbruge film og musik på den måde."
"Filmlere ve müziklere bu şekilde ulaşmak istiyorlar.""De vill konsumera film och skiva på det sättet."
"Filmlere ve müziklere bu şekilde ulaşmak istiyorlar.""De vill konsumera film och skiva på det sättet."
"Filmlere ve müziklere bu şekilde ulaşmak istiyorlar.""Egyszerûen ilyen módon akarják kielégíteni a filmezési igényeiket."
"Filmlere ve müziklere bu şekilde ulaşmak istiyorlar.""Egyszerűen ilyen módon akarják kielégíteni a filmezési igényeiket."
"Filmlere ve müziklere bu şekilde ulaşmak istiyorlar.""He vain haluavat kuluttaa elokuvia ja äänitteitä tällä tavalla."
"Filmlere ve müziklere bu şekilde ulaşmak istiyorlar.""Họ chỉ muốn tiêu thụ phim ảnh và những bản thu âm theo cách đó."
"Filmlere ve müziklere bu şekilde ulaşmak istiyorlar."" Ils veulent simplement consommer des films et des disques de cette façon. "
"Filmlere ve müziklere bu şekilde ulaşmak istiyorlar.""그들은 그저 자신들의 방식대로 영화와 음반을 향유하고 싶은거에요"
"Filmlere ve müziklere bu şekilde ulaşmak istiyorlar.""Mereka hanya ingin mengkonsumsi Film-film dan rilisan musik seperti itu."
"Filmlere ve müziklere bu şekilde ulaşmak istiyorlar.""Oni chcą nabywać filmy i muzykę w ten sposób."
"Filmlere ve müziklere bu şekilde ulaşmak istiyorlar.""Sie wollen die Filme und Alben nur auf diese Weise konsumieren."
"Filmlere ve müziklere bu şekilde ulaşmak istiyorlar.""Sie wollen die Filme und Alben nur auf diese Weiße konsumieren."
"Filmlere ve müziklere bu şekilde ulaşmak istiyorlar.""Sólo es que quieren consumir películas y música de esa forma"
"Filmlere ve müziklere bu şekilde ulaşmak istiyorlar."'Vogliono solo usufruire di film e dischi in quel modo.'
"Filmlere ve müziklere bu şekilde ulaşmak istiyorlar.""Ze willen gewoon platen en films op die manier consumeren."
"Filmlere ve müziklere bu şekilde ulaşmak istiyorlar."'Ze willen gewoon platen en films op die manier consumeren.'
"Filmlere ve müziklere bu şekilde ulaşmak istiyorlar.""Θέλουν να καταναλώνουν ταινίες και δίσκους με αυτόν τον τρόπο."
"Filmlere ve müziklere bu şekilde ulaşmak istiyorlar.""Они просто хотят потреблять фильмы и записи таким образом ".
"Filmlere ve müziklere bu şekilde ulaşmak istiyorlar.""Чрез интернет те консумират музика и други неща."
"Filmlere ve müziklere bu şekilde ulaşmak istiyorlar."הם רוצים לצרוך תקליטים" ".וסרטים בדרך הזו
"Filmlere ve müziklere bu şekilde ulaşmak istiyorlar.""إنهم يريدون فقط مشاهدة أفلام و تسجيلات بهذه الطريقة"
"Filmlere ve müziklere bu şekilde ulaşmak istiyorlar."「若者に罪は無い 市場を調整しろ」
Forumlarda, sosyal ağlarda eğleniyorlar. Daha ne istiyorlarET J'IRAIS EN THAILANDE ME TAPER DES TRAVELOS NAINS UNIJAMBISTES HABILLES CUIR !!!!
Geldiler, ve bizle bir an önce konuşmak istiyorlar.E vogliono parlare con noi subito.
Geldiler, ve bizle bir an önce konuşmak istiyorlar.llegaron inesperadamente, y desean hablar con nosotros.
Geldiler, ve bizle bir an önce konuşmak istiyorlar.ようこそ
Genç bayan Eriksson bebek bekliyor, ... henüz çok genç olsalar da evlenmek istiyorlar.La signorina Eriksson č incinta. E anche se sono molto giovani, desiderano sposarsi.
Genç bayan Eriksson bebek bekliyor, ... henüz çok genç olsalar da evlenmek istiyorlar.La Srta. Eriksson está embarazada. Y aunque son muy jóvenes, quieren casarse.
Genç bayan Eriksson bebek bekliyor, ... henüz çok genç olsalar da evlenmek istiyorlar.Slečna Erikssonová je v jiném stavu a chtějí se vzít.
Genç bayan Eriksson bebek bekliyor, ... henüz çok genç olsalar da evlenmek istiyorlar.Η δεσποινίς Έρικσον περιμένει μωρό... και παρόλο που είναι νέοι επιθυμούν να παντρευτούν.
Genç insanlar görüyorum ve onlar çalışmak istiyorlar, fakat bu içine kısıldıkları yerdeler --Ich sehe junge Menschen, die arbeiten wollen, aber sie stecken in diesem Ding -
Genç insanlar görüyorum ve onlar çalışmak istiyorlar, fakat bu içine kısıldıkları yerdeler --Ik zie jonge mensen die willen werken
Genç insanlar görüyorum ve onlar çalışmak istiyorlar, fakat bu içine kısıldıkları yerdeler --Jag ser unga människor som vill arbeta, men de är fast i nånting som de inte kan komma ur --
Genç insanlar görüyorum ve onlar çalışmak istiyorlar, fakat bu içine kısıldıkları yerdeler --Je vois des jeunes qui veulent travailler mais ils sont embringués dans des trucs...
Genç insanlar görüyorum ve onlar çalışmak istiyorlar, fakat bu içine kısıldıkları yerdeler --일을 하고 싶어하는 젊은이들을 봅니다. 그러나 그들은 덫 안에 갇혀 있습니다.
Genç insanlar görüyorum ve onlar çalışmak istiyorlar, fakat bu içine kısıldıkları yerdeler --Mladí ľudia chcú pracovať, ale sú akoby uväznení --
Genç insanlar görüyorum ve onlar çalışmak istiyorlar, fakat bu içine kısıldıkları yerdeler --Saya berjumpa anak-anak muda yang ingin bekerja, dan saya menangkap mereka melakukan hal ini --
Genç insanlar görüyorum ve onlar çalışmak istiyorlar, fakat bu içine kısıldıkları yerdeler --Tôi thấy những người trẻ tuổi muốn được làm việc, nhưng họ lại bị vướng bận chuyện gì đó ...
Genç insanlar görüyorum ve onlar çalışmak istiyorlar, fakat bu içine kısıldıkları yerdeler --Veo a jóvenes que quieren trabajar, pero tienen esta cosa en la que están atrapados.
Genç insanlar görüyorum ve onlar çalışmak istiyorlar, fakat bu içine kısıldıkları yerdeler --Vidím mladé lidi, kteří chtějí pracovat, ale jsou v lapeni v problémech.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod