Çocuklar tükenmek üzereler. Burada olmak istemiyorlar. Dışarı çıkmak istiyorlar.Heidät raahattiin tänne vastoin tahtoaan.
Çoğu zaman, insanlar bu tür şeylerin eski hallerini görmek istiyorlar.A maior parte das pessoas quer as suas obras antigas fora disto.
Çoğu zaman, insanlar bu tür şeylerin eski hallerini görmek istiyorlar.Đa phần, mọi người muốn thấy những bản cũ trông thế nào.
Çoğu zaman, insanlar bu tür şeylerin eski hallerini görmek istiyorlar.Die meisten Leute möchten ihre alten Sachen sehen.
Çoğu zaman, insanlar bu tür şeylerin eski hallerini görmek istiyorlar.În mare parte oamenii vor să-și vadă lucrurile vechi din asta.
Çoğu zaman, insanlar bu tür şeylerin eski hallerini görmek istiyorlar.대부분의 사람들은 이것으로부터 그들의 예전 것들을 보고싶어 합니다.
Çoğu zaman, insanlar bu tür şeylerin eski hallerini görmek istiyorlar.La mayor parte de la gente quiere ver sus cosas viejas.
Çoğu zaman, insanlar bu tür şeylerin eski hallerini görmek istiyorlar.Najczęściej ludzie chcą oglądać własne stare strony.
Çoğu zaman, insanlar bu tür şeylerin eski hallerini görmek istiyorlar.Normalmente la gente vuol vedere il proprio materiale
Çoğu zaman, insanlar bu tür şeylerin eski hallerini görmek istiyorlar.Vaak willen mensen oude dingen zien.
Çoğu zaman, insanlar bu tür şeylerin eski hallerini görmek istiyorlar.Συνήθως, οι περισσότεροι θέλουν να δούνε τα δικά τους πράγματα μέσα από αυτό.
Çoğu zaman, insanlar bu tür şeylerin eski hallerini görmek istiyorlar.В основном людям интересны старые вещи.
Çoğu zaman, insanlar bu tür şeylerin eski hallerini görmek istiyorlar.Здебільшого, людям цікаво згадати, як усе виглядало раніше.
Çoğu zaman, insanlar bu tür şeylerin eski hallerini görmek istiyorlar.Предимно хората искат да виждат своите стари неща с това.
Çoğu zaman, insanlar bu tür şeylerin eski hallerini görmek istiyorlar.בעיקר אנשים רוצים לראות את הדברים הישנים מתוך זה
Çoğu zaman, insanlar bu tür şeylerin eski hallerini görmek istiyorlar.معظم الناس يودون رؤية أشياءهم القديمة خارج هذا
Çoğu zaman, insanlar bu tür şeylerin eski hallerini görmek istiyorlar.全焼してしまったことでよく知られる
Çok pahalı ve potansiyeli anlamak için -- (Gülüşmeler) pahalı. Fakat insanlar bunu ödemek istiyorlar!Mais c'est cher, et pour comprendre quel est le potentiel... (Rires) c'est vrai que c'est cher.
Çok pahalı ve potansiyeli anlamak için -- (Gülüşmeler) pahalı. Fakat insanlar bunu ödemek istiyorlar!Но это дорого, и чтобы понять, какой есть потенциал — (Смех) да, это действительно дорого.
Cumhuriyetçilerle işbirliği içinde olmak istiyorlar.Они хотят работать во взаимодействии.
Çünkü Aaron'ý ibret olsun diye cezalandýrmak istiyorlardý.Bueno, yo creo que querían dar un ejemplo con Aaron y dijeron que lo deseaban.
Çünkü Aaron'ý ibret olsun diye cezalandýrmak istiyorlardý.Eh bien, j'imagine qu'ils voulaient faire d'Aaron un exemple.
Çünkü Aaron'ý ibret olsun diye cezalandýrmak istiyorlardý..حسنا، أظن أنهم أرادوا أن يجعلوا آرون عبرة لمن يعتبر وذكروا أن السبب الذي يجعلهم لن يتجاوزوا
Çünkü Aaron'ý ibret olsun diye cezalandýrmak istiyorlardý.そして彼らが......すぐさま重罪判決と懲役の要求を 進めようとしなかった理由は、この訴訟を
Çünkü bu kısımdakiler onlar için kötü olan şeyi vermek istiyorlar, diğerleri de almak istiyor. -왜냐하면 이것은 정말로 전자를 주어버리고 싶어합니다. 이것들은 엄청 주어버리고 싶어 합니다.
Çünkü bu kısımdakiler onlar için kötü olan şeyi vermek istiyorlar, diğerleri de almak istiyor. -Periodensystems, weil diese hier wollen nichts verschenken diese hier wollen etwas annehmen.
Çünkü bu kısımdakiler onlar için kötü olan şeyi vermek istiyorlar, diğerleri de almak istiyor. -Πίνακα, επειδή αυτό θέλει πάρα πολύ να αποβάλλει κάτι, αυτό θέλει να πάρει κάτι πάρα πολύ.
Daha ne istiyorlar Burada bile gelip kızlara yazmaya çalışıyorlar.Somebody WhatsApp Commish Sedi.
Darwinciliğin sınırlarının nereye vardığını bilmek istiyorlar.진화론의 적용범위에 어떤 한계를 두고 싶어합니다.
Darwinciliğin sınırlarının nereye vardığını bilmek istiyorlar. Pekâlâ.היו רוצים להציב גבול כלשהו לדרוויניזם.
Darwinciliğin sınırlarının nereye vardığını bilmek istiyorlar.Quisieran ver los límites del alcance del darwinismo.
Darwinciliğin sınırlarının nereye vardığını bilmek istiyorlar.ويرغبون في الحد من ابعاد نظريته.
Darwinciliğin sınırlarının nereye vardığını bilmek istiyorlar.もっともなことです
Değişik bir renkle çözeyim. Ne istiyorlar?Permettez-moi de le marquer avec une couleur spéciale. donc que nous demandent-ils ?
Demokrasi istiyorlardı, özgürlük istiyorlardı.Cereau să trăiască în democrație, în libertate.
Demokrasi istiyorlardı, özgürlük istiyorlardı.Chiedendo democrazia e libertà.
Demokrasi istiyorlardı, özgürlük istiyorlardı.Demokráciát követeltek, szabadságot követeltek.
Demokrasi istiyorlardı, özgürlük istiyorlardı.De ville ha demokrati; de ville ha frihet.
Demokrasi istiyorlardı, özgürlük istiyorlardı.Domagają się demokracji, domagają się wolności.
Demokrasi istiyorlardı, özgürlük istiyorlardı.Estaban pidiendo democracia, estaban pidiendo libertad.
Demokrasi istiyorlardı, özgürlük istiyorlardı.Họ đòi quyền dân chủ; họ đòi hỏi quyền tự do.
Demokrasi istiyorlardı, özgürlük istiyorlardı.Ils demandaient la démocratie, ils demandaient la liberté.
Demokrasi istiyorlardı, özgürlük istiyorlardı.민주주의와 자유를 요구하고 있었던 겁니다.
Demokrasi istiyorlardı, özgürlük istiyorlardı.Mereka meminta demokrasi; mereka meminta kebebasan.
Demokrasi istiyorlardı, özgürlük istiyorlardı.Požadovaly demokracii, požadovaly svobodu.
Demokrasi istiyorlardı, özgürlük istiyorlardı.Querem democracia, querem liberdade.
Demokrasi istiyorlardı, özgürlük istiyorlardı.Sie verlangten nach Demokratie; sie verlangten nach Freiheit.
Demokrasi istiyorlardı, özgürlük istiyorlardı.Ze eisten democratie; ze eisten vrijheid.
Demokrasi istiyorlardı, özgürlük istiyorlardı.Žiadali demokraciu, slobodu.
Demokrasi istiyorlardı, özgürlük istiyorlardı.Ζητούσαν δημοκρατία. Ζητούσαν ελευθερία.
Demokrasi istiyorlardı, özgürlük istiyorlardı.Вони вимагали демократії; вони вимагали свободи.
Demokrasi istiyorlardı, özgürlük istiyorlardı.Они требовали демократии, они требовали свободы.
Demokrasi istiyorlardı, özgürlük istiyorlardı.Те поискаха демокрация, те поискаха свобода.
Demokrasi istiyorlardı, özgürlük istiyorlardı.הם ביקשו דמוקרטיה; הם ביקשו את החופש שלהם,
Demokrasi istiyorlardı, özgürlük istiyorlardı.واخذوا يطالبون بالديموقراطية والحرية
Demokrasi istiyorlardı, özgürlük istiyorlardı.独裁者達が自らの政治体制を
Denizci olan, hep denizci kalır. Ne istiyorlar? Denizciler hep böyledir.Anh đang ra khơi.
Deniz yollarını açık tutmak istiyorlar.Čínská.
Deniz yollarını açık tutmak istiyorlar.Ellos quieren mantener las rutas marítimas abiertas.
Deniz yollarını açık tutmak istiyorlar.Érdekük a tengeri útvonalak nyitvatartása.