Onlar “sadece bir süre için beklemek istiyorlar.”Hij besloot “voorlopig slechts kleine verder te maken”.
İstiyorlar diye verecek miyiz?Of heb je liever dat wij het zeggen?
Bu sefer Şubat ayında yola çıkarak yaz sıcağından sakınmak istiyorlardı.Het voorkomen van oververhitting in de zomer.
Bütün Los Santos halkı bu dava sonucunda Tenpenny'nin tutuklanmasını istiyorlardı.In Los Santos breken overal rellen uit als blijkt dat Tenpenny, die gearresteerd is, wordt vrijgesproken.
Bazı insanlar anayasayı değiştirmek istiyorlar.Sommige mensen willen de grondwet wijzigen.
Bizden ne istiyorlar?Wat willen ze van ons?
Bizi öldürmek istiyorlar.Ze willen ons doden.
Bir şey istiyorlar.Ze willen iets.
Ünlü olmak istiyorlar.Zij willen beroemd worden.
Tom ve Mary yardımımızı istiyorlar.Tom en Mary willen onze hulp.
Gündem değiştirmek istiyorlar.Zastąpił on Rozmowę dnia.
Askerler bir teknokrat hükümeti istiyorlardı.Rząd miał mieć charakter technokratyczny.
İstiyorlar" dedi.Wezwę was.”
Demek istediğim, öldürmek istiyorlardı."Chciałbym go zabić".
Dışarı çıkmak istiyorlardı, böylece vizelerini almalarına izin verdim."Wyprowadź ich do nas, abyśmy mogli z nimi poswawolić! (w.
Artık her iki tarafın askerleri de savaşın bitmesini istiyorlardı.Wieczór zmusił obie strony do zaprzestania walki.
Orayı tutmak istiyorlardı.Den fick stå kvar.
Demek istediğim, öldürmek istiyorlardı."Jag skulle döda dig."
İspanyollar hristiyanlık inancını Japonya'da yaymak istiyorlardı.Іспанці захотіли розширити християнську віру на Японію.
Demek istediğim, öldürmek istiyorlardı."А ти їх хотів прикінчити».
Hollandalılar bağımsızlık istiyorlardı.Але серби жадали незалежності.
Aslında grup için durum şöyleydi; yollarına Tony’den daha yetenekli bir bateristle devam etmek istiyorlardı.В цілому було сказано, що група хотіла барабанщика трохи іншого профілю, ніж Тоні.
Orayı tutmak istiyorlardı.Вони хотіли там збагатитися.
Orklar hobbitleri yemek istiyorlardı.Їдять хорхог руками.
Tencere ve tabak getirmemizi istiyorlar.Приправити до смаку сіллю і перцем.
En çok da geniş Ermeni toplumunu asimilasyona uğratmak istiyorlardı.Саме тому вони найбільш від інших хакасів постраждали від асиміляції.
Fakat arkadaşları onun şarkı söylemesini istiyorlardı.Chtěl bys, abych ti zazpívala?
Rolü bir dublörün oynamasını istiyorlardı.Jedním z jeho úkolů bylo hrát dvojitého agenta.
Orklar hobbitleri yemek istiyorlardı.Kachnozobí dinosauři pojídali korýše.
Bunlar, bütün İtalyanların katıldığı ve tüm İtalya’yı kapsayan bir krallığın kurulmasını istiyorlardı.Společně stanovili plány o tom, jak si společně rozdělí celou severní Itálii.
Canavara dönmeyi kendileri istiyorlardı.Chtěl se vrátit do kláštera.
Dışarı çıkmak istiyorlardı, böylece vizelerini almalarına izin verdim."Au vrut să plece așa că le-am dat vize”.
Onlar “sadece bir süre için beklemek istiyorlar.”Așa că am renunțat pentru un timp."
Demek istediğim, öldürmek istiyorlardı."Am vrut să mor.”
Onları da meta gibi alıp satmak istiyorlar.Aceștia sunt, de asemenea, capturați pentru a îi comercializa ca animale de companie.
Los Alamos’taki çoğu bilim insanı kendi laboratuvarlarına ve üniversitelerine geri dönmek istiyorlardı.Oameni de știință și studenți vin la Los Alamos ca vizitatori pentru a participa la proiecte științifice.
Olimpiyat Oyunları'nda yer almak istiyorlar.Ei doresc să participe la Jocurile Olimpice.
Olimpiyat Oyunları'nda yer almak istiyorlar.Ei vor să participe la Jocurile Olimpice.
Sanıyorum onlar bunu yapmanı istiyorlar.Cred că ei vor ca tu să o faci.
Anne babam, torun istiyorlar.Părinții mei doresc nepoți.
Hem Tom hem de Mary ne olduğunu bilmek istiyorlar.Atât Tom cât și Mary vor să știe ce s-a întâmplat.
Onlar “sadece bir süre için beklemek istiyorlar.”Visszatérünk, de csak egy kis idő múlva."
Hollandalılar bağımsızlık istiyorlardı.A szolonok is függetlenséget követelnek.
Sanırım o sözcüğe dikkat çekip önem artırmak istiyorlar.Valószínűleg a beszéd jelentőségét, súlyát akarta Máté ezzel a szólással hangsúlyozni.
İspanyollar hristiyanlık inancını Japonya'da yaymak istiyorlardı.A keresztény vallást kiirtják Japánban.
Demek istediğim, öldürmek istiyorlardı."Tarkoitan, että he halusivat tappaa.”
Onlar “sadece bir süre için beklemek istiyorlar.”Minä pyydän vain hetkeä".
İspanyollar hristiyanlık inancını Japonya'da yaymak istiyorlardı.Espanjalaiset toivoivat voivansa tehdä Japanissa kristillistä lähetystyötä.
Canavara dönmeyi kendileri istiyorlardı.He purjehtivat Hirviöidenmerelle.
Arkadaşlarını alıp getirmek ve onların da zevk almasını sağlamak istiyorlar.Hanki ystäviä, kunnioita muita ja pidä hauskaa!
Örgütü yaymak istiyorlardı ve paraların büyük bir kısmını yurt dışından temin ediyorlardı.Siksi he halusivat yhteisellä testamentilla lahjoittaa suuren osan omaisuuttaan rahastolle.
Kırk yıllık evliliklerinin ardından ayrılmak istiyorlar.He haluavat erota 40 vuoden avioliiton jälkeen.
Bayan Glück ve Yuki alışveriş turu yapmak istiyorlar.Rouva Glück ja Yuki haluavat lähteä ostoksille.
Uyumak istiyorlar mı?Haluavatko he nukkua?
Askerler bir teknokrat hükümeti istiyorlardı.Ανέλαβε επικεφαλής μιας κυβερνήσεως τεχνοκρατών.
"Animeyi yapanlar ve izleyenler her zaman aynı şeyi istiyorlar.Ταυτόχρονα ενεργούν και επιθυμούν πάντοτε το ίδιο πράγμα.
Onlar “sadece bir süre için beklemek istiyorlar.”Η στιγμή αυτή δεν έφθασε ακόμη και μπορεί να καθυστερήση ακόμη μερικές ημέρες".
Demek istediğim, öldürmek istiyorlardı."Ήθελα να τον σκοτώσω εκείνη την μέρα».
Hollandalılar bağımsızlık istiyorlardı.Georgierne krævede uafhængighed.
Onlar “sadece bir süre için beklemek istiyorlar.”Jeg tror, de vil være et par i lang tid. "