Buradan çıkarılacak dersler var; Bu istisnai durumun bize öğretebilecekleri var.Dunque c'è da imparare, e c'è da imparare anche dalle eccezioni,
Buradan çıkarılacak dersler var; Bu istisnai durumun bize öğretebilecekleri var.Joten tässä on läksy opittavaksi ja läksy opittavaksi poikkeuksesta.
Buraya kadar anlattıklarımız tamamen mantıklı. Bununla birlikte, bazı istisnai durumlar da oluşabiliyor.Wydaje się to bardzo logiczne, ale sa wyjątki od tej reguły.
Buraya kadar anlattıklarımız tamamen mantıklı. Bununla birlikte, bazı istisnai durumlar da oluşabiliyor.Тепер, це, здається, набуває трохи сенсу, але є і винятки.
Doğal afetlerin ya da bazı istisnai durumların yol açtığı zararlar için yapılanyardımlar;• ajutor acordat pentru recuperarea prejudiciilor cauzate de dezastre naturale saude evenimente neobișnuite;
Doğal afetlerin ya da bazı istisnai durumların yol açtığı zararlar için yapılanyardımlar;• a természeti katasztrófák és egyéb rendkívüli események okozta károk helyreállításárairányuló támogatások;
Doğal afetlerin ya da bazı istisnai durumların yol açtığı zararlar için yapılanyardımlar;— desarrollar regiones consideradas especialmente desfavorecidas de acuerdo conlos criterios comunitarios,
Doğal afetlerin ya da bazı istisnai durumların yol açtığı zararlar için yapılanyardımlar;Les aides destinées à remédier aux dommages causés par des calamitésnaturelles.
Doğal afetlerin ya da bazı istisnai durumların yol açtığı zararlar için yapılanyardımlar;• podporu určenú na náhradu škôd spôsobených prírodnými živlami alebomimoriadnymi udalosťami;
Doğal afetlerin ya da bazı istisnai durumların yol açtığı zararlar için yapılanyardımlar;• podpory určené k náhradě škod způsobených přírodními pohromami nebo jinýmimimořádnými událostmi;
Doğal afetlerin ya da bazı istisnai durumların yol açtığı zararlar için yapılanyardımlar;• pomoc w likwidacji szkód powstałych w wyniku klęsk żywiołowych bądźnadzwyczajnych okoliczności,
Doğal afetlerin ya da bazı istisnai durumların yol açtığı zararlar için yapılanyardımlar;Stöd för att avhjälpa skador som orsakats av naturkatastrofer eller av andraexceptionella händelser.
Doğal afetlerin ya da bazı istisnai durumların yol açtığı zararlar için yapılanyardımlar;• държавни помощи за възстановяване на щети, причинени от природнибедствия или други извънредни обстоятелства;
İstisnai bir durumda peki?Cependant, si on poussait le raisonnement plus loin ?
İstisnai bir durumda peki?Còn trường hợp này thì sao ?
İstisnai bir durumda peki?Dar ce facem în cazul limită?
İstisnai bir durumda peki?E se introduciamo un caso limite?
İstisnai bir durumda peki?그렇다면 특이한 경우라면 어떤가요?
İstisnai bir durumda peki?Mi a helyzet a különleges esetekkel?
İstisnai bir durumda peki?Może jakiś nietypowy przykład?
İstisnai bir durumda peki?¿Qué tal un caso atípico?
İstisnai bir durumda peki?Какво ще кажете за граничен случай, обаче?
İstisnai bir durumda peki?Как насчёт исключительной ситуации?
İstisnai bir durumda peki?אבל מה עם מקרי קצה?
İstisnai bir durumda peki?ولكن ماذا عن حالة شاذة؟
İstisnai durumlarda mal varlığı eşit dağıtılmaz.I undantagsfall delas egendomen inte jämnt.
İstisnai durumlarda mal varlığı eşit dağıtılmaz.Poikkeustapauksessa omaisuutta ei jaeta tasan.
İstisnai durumlarda mal varlığı eşit dağıtılmaz.Sin embargo, en casos excepcionales, no se hace a partes iguales.
İstisnai durumlarda mal varlığı eşit dağıtılmaz.В исключительных случаях имущество поровну не делится.
İstisnai durumlarda mal varlığı eşit dağıtılmaz.في حالات إستثنائية لا يتم تقسيم الممتلكات بالتساوي.
Nitelikli çoğunluk, nüfuslarının en az beşte üçünü temsil edecek şekilde, istisnai uygulamaya tabi olmayan ÜyeA lei ou lei-quadro europeia é adoptada após consulta ao Banco Central Europeu.
Nitelikli çoğunluk, nüfuslarının en az beşte üçünü temsil edecek şekilde, istisnai uygulamaya tabi olmayan ÜyeRada ministrov koná po konzultáciách s Európskou centrálnou bankou.
Nitelikli çoğunluk, nüfuslarının en az beşte üçünü temsil edecek şekilde, istisnai uygulamaya tabi olmayan ÜyeTakšni evropski zakoni ali okvirni zakoni ne vključujejo usklajevanja zakonov in drugihpredpisov držav članic.
Pekçok insan, evrensel ahlakın istisnai durumlara izin vermeyen kuralları olması gerektiğini düşünüyor.많은 사람들은 보편적인 도덕이란 여기에는 예외란 있을 수 없다는 전제가 있어야 할 것이라 여기기 때문에 이에 대해 걱정합니다.
Pekçok insan, evrensel ahlakın istisnai durumlara izin vermeyen kuralları olması gerektiğini düşünüyor.Mnoho lidí má obavy, že univerzální morálka by vyžadovala morální zásady, jež by nepřipouštěly žádné výjimky.
Pekçok insan, evrensel ahlakın istisnai durumlara izin vermeyen kuralları olması gerektiğini düşünüyor.Muitas pessoas preocupam-se porque uma moral universal requereria preceitos morais que não admitem exceções.
Pekçok insan, evrensel ahlakın istisnai durumlara izin vermeyen kuralları olması gerektiğini düşünüyor.Mulţi oameni se tem că o ordine morală universală presupune precepte morale care nu admit excepţii.
Pekçok insan, evrensel ahlakın istisnai durumlara izin vermeyen kuralları olması gerektiğini düşünüyor.Sok embert aggaszt, hogy egy általános erkölcsiség kivételek nélküli erkölcsi szabályokat kívánna meg.
Pekçok insan, evrensel ahlakın istisnai durumlara izin vermeyen kuralları olması gerektiğini düşünüyor.Veel mensen maken zich zorgen dat een universele moraal noodzakelijk geen uitzonderingen aanvaardt.
Pekçok insan, evrensel ahlakın istisnai durumlara izin vermeyen kuralları olması gerektiğini düşünüyor.Πολλοί άνθρωποι ανησυχούν ότι μια οικουμενική ηθική θα απαιτήσει ηθικές αντιλήψεις που δεν χωρούν εξαιρέσεις.
Pekçok insan, evrensel ahlakın istisnai durumlara izin vermeyen kuralları olması gerektiğini düşünüyor.אנשים רבים מודאגים מכך שמוסר אוניברסלי יחייב ציוויים מוסריים שאינם מתירים חריגה מהם.
Pekçok insan, evrensel ahlakın istisnai durumlara izin vermeyen kuralları olması gerektiğini düşünüyor.والعديد من الناس يقلق من ان وجود سياسة اخلاقية عالمية لان وجود مفاهيم اخلاقية .. يعني عدم وجود اي استثناءات
Pekçok insan, evrensel ahlakın istisnai durumlara izin vermeyen kuralları olması gerektiğini düşünüyor.例外を認めない道徳的な教訓でなければならないと 心配する人がたくさんいます 嘘をつくのが悪いことならば
Ülkemizdeki günlük hayat, söylemek gerekirse, sıradışı, ve istisnai şartlar altında.Codzienne życie w naszym kraju jest, mówiąc najdelikatniej, poniżej nadzwyczajnych i wyjątkowych warunków.
Ülkemizdeki günlük hayat, söylemek gerekirse, sıradışı, ve istisnai şartlar altında.Cuộc sống thường nhật ở nước ta, nói đơn giản nhất, là đầy những tình cảnh lạ lùng, khác thường.
Ülkemizdeki günlük hayat, söylemek gerekirse, sıradışı, ve istisnai şartlar altında.Dagligdagen i vores land er, for at sige det mildt, under exceptionelle omstændigheder.
Ülkemizdeki günlük hayat, söylemek gerekirse, sıradışı, ve istisnai şartlar altında.Het dagelijks leven in ons land is... op zijn minst... in bijzondere, uitzonderlijke omstandigheden.
Ülkemizdeki günlük hayat, söylemek gerekirse, sıradışı, ve istisnai şartlar altında.Keseharian di negara kita adalah, sejujurnya, dalam kondisi khusus yang luar biasa.
Ülkemizdeki günlük hayat, söylemek gerekirse, sıradışı, ve istisnai şartlar altında.이 나라에서의 하루하루는 그야말로 특별하고 예외적인 상황 속에서 흘러갑니다.
Ülkemizdeki günlük hayat, söylemek gerekirse, sıradışı, ve istisnai şartlar altında.Náš každodenní život je přinejmenším ovlivněn neobvyklými a nevšedními okolnostmi.
Ülkemizdeki günlük hayat, söylemek gerekirse, sıradışı, ve istisnai şartlar altında.Náš každodenný život sa nachádza v podmienkach neobvyklých a nevšedných.
Ülkemizdeki günlük hayat, söylemek gerekirse, sıradışı, ve istisnai şartlar altında.Päivittäinen elämä maassamme on, sanoisin vähintäänkin epätavallista, elämme poikkeustilanteessa.
Ülkemizdeki günlük hayat, söylemek gerekirse, sıradışı, ve istisnai şartlar altında.Trăim, ca să spun așa, un moment extraordinar, să spunem, excepțional, în viața cotidiană a țării noastre.
Ülkemizdeki günlük hayat, söylemek gerekirse, sıradışı, ve istisnai şartlar altında.Βιώνουμε, το λιγότερο, μία ασυνήθιστη κατάσταση, μία μοναδική κατάσταση στην καθημερινή ζωή της χώρας μας.
Ülkemizdeki günlük hayat, söylemek gerekirse, sıradışı, ve istisnai şartlar altında.Ежедневието в страната ни е, меко казано, в необикновенни, извънредни обстоятелства.
Ülkemizdeki günlük hayat, söylemek gerekirse, sıradışı, ve istisnai şartlar altında.Звичайне життя в нашій країні - це, м'яко кажучи, життя в надзвичайних, виняткових обставин.
Ülkemizdeki günlük hayat, söylemek gerekirse, sıradışı, ve istisnai şartlar altında.Обычная жизнь в нашей стране - это, мягко говоря, жизнь в чрезвычайных, исключительных обстоятельствах.
Ülkemizdeki günlük hayat, söylemek gerekirse, sıradışı, ve istisnai şartlar altında.אפילו שאנחנו לא חיים בסיטואציה נורמלית. חיי היום-יום במדינתנו הם, בלשון המעטה,
Ülkemizdeki günlük hayat, söylemek gerekirse, sıradışı, ve istisnai şartlar altında.ان الحياة اليومية في بلدنا اقل ما يقال عنها في ظل ظروف، غير عادية واستثنائية.
Ülkemizdeki günlük hayat, söylemek gerekirse, sıradışı, ve istisnai şartlar altında.控えめに言っても 異常で例外な状況で営なわれています。 まるで重病にかかった患者が