Ana içeriğe geç
Sözlük

istisnai ile cümle

istisnai kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
8
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
Çok yakışıklı bir prens istisnai güzel bir prensesle tanıştı.A very handsome prince met an exceptionally beautiful princess.
Bu istisnai bir durumdur.This is an exceptional case.
1920'lerin Brick Ekspresyonizm tarzının istisnai bir örneğidir.It is an exceptional example of the 1920s Brick Expressionism style of architecture.
Suda istisnai bir şekilde çözünür ve hidroiodik asit verir.It is exceptionally soluble in water, giving hydroiodic acid.
Normalde sadece istisnai kapsama alanlarında kullanılır.Normally only in areas with exceptional coverage.
(Karakteristik 2 istisnai durumdur ve daha fazla özen gerektirir.)(Grade II* indicates particularly important buildings of more than special interest.)
Kurak mevsim süresince istisnai olarak yağmur olabilir.And it sure can rain out here during the wet season.
Ancak trafik zabıtaları da istisnai hallerde bu tür tutanakları doldurabilmektedirler.These columns are created of custom formed circular brick.
Bununla birlikte bu farkı tutarsız kılan istisnai kenjutsu kataları da mevcuttur.In practice, however, self-defense laws still do make this distinction.
Ülkemizdeki günlük hayat, söylemek gerekirse, sıradışı, ve istisnai şartlar altında.Daily life in our country is, to say the least, under extraordinary, exceptional circumstances.
Umar, istisnai şartlar içinde, istisnai bir çocuk.Umar is an exceptional kid in exceptional circumstances.
Bu istisnai bir olaydı ve beni bir daha asla incitmeyecekti.It was an isolated incident, and he was never going to hurt me again.
İstisnai bir durumda peki?How about a corner case, though?
- Bunlar istisnai durumlar, Teğmen.These are exceptional circumstances Lieutenant.
Gjorgoski, "Müslüman yaşlılar ancak çok istisnai durumlarda bu evlere veriliyor."Only in very exceptional cases the Muslim elderly are sheltered in these homes.
Söz konusu mekanizma belli istisnai şartlar altında ve son çare olarak uygulanacak.The mechanism would be applied under certain exceptional conditions and as a last resort.
Ama bu istisnai bir örnek de değildi, zira Sırp-Arnavut evlilikleri yok denecek kadar azdı.But this was not an exception either, as Serb-Albanian marriages were almost nonexistent.
Suda istisnai bir şekilde çözünür ve hidroiodik asit verir.It is exceptionally soluble in water, giving hydroiodic acid.
İstisnai durumlarda bu 15 yıl veya daha uzun olabilir.In exceptional cases, this may be 15 years or longer.
Mısır mitolojisinde istisnai olarak bir gökyüzü tanrıçası ve bir Dünya tanrısı vardır .Egyptian mythology exceptionally has a sky goddess and an Earth god.
Bununla birlikte, lejyonere diplomalar istisnai olarak MS 68/69 İç Savaşından sonra verildi.However, legionary diplomas were exceptionally issued after the Civil War of 68/69 AD.
İstisnai asteroitlerin listesiList of exceptional asteroids
Saldırıların kurbanları genelde çocuklar olup, sadece istisnai hallerde yetişkinlere saldırırlar.Opfer von Attacken gegen Menschen sind meistens Kinder; nur in Ausnahmefällen greift er Erwachsene an.
Belgrad Kalesi, 1979 yılında İstisnai Öneme Sahip Kültür Anıtı ilan edilmiştir.Die Residenz der Fürstin Ljubica wurde 1979 zum Kulturdenkmal von großer Bedeutung erklärt.
İstisnai durumlarda Duma’nın onayı olmaksızın da yasa onaylanabiliyordu.Allerdings konnte auch kein Gesetz ohne Zustimmung der Duma in Kraft treten.
İstisnai durumlar hariç padişahlar eşleri ile nikâh kıymıyorlardı.Les hommes au contraire sont réputés pour leur caractère emporté (sauf avec leur femmes).
Bu kurala uymayan çoğu istisnai durum Hartree-Fock hesaplamaları ile tahmin edilebilir.La plupart du temps, cette base est obtenue par un calcul Hartree-Fock.
İstisnai olarak tarihi ve fantastik kurgulara da rastlanmaktadır.Ce peut être aussi des récits historiques et édifiants.
Belgrad Kalesi, 1979 yılında İstisnai Öneme Sahip Kültür Anıtı ilan edilmiştir.La Residencia de Princesa Ljubica fue declarada patrimonio cultural de gran interés en 1979.
İstisnai olarak tarihi ve fantastik kurgulara da rastlanmaktadır.En su día a día, se enfrentan a situaciones surrealistas y fantásticas.
Ama bu değişiklikler her durumda olmaz, istisnai durumlarda olur.No es así en todos los casos, es excepcional.
İstisnai güzellikte ve berraklıkta zekaya sahip bir adamdı." dedi.Era bella a vedersi, con una bocca bella».
İstisnai durumlar hariç padişahlar eşleri ile nikâh kıymıyorlardı.Супруги Карзинкины были в большой дружбе с супругами Шаляпиными, и не только.
Ancak trafik zabıtaları da istisnai hallerde bu tür tutanakları doldurabilmektedirler.В этом типе гонки игроки должны (но не все это делают) зарабатывать нитро.
14. yüzyıl başına kadar Avrupa’da top kullanımı istisnai olarak görüldüğü anlaşılıyor.В Западной Европе же костяные наконечники стрел перестали использоваться только в XIII веке.
Bu sebeplerden dolayı şimdiki teleskoplar sadece istisnai durumlarda doğrudan görüntüleme yapabilirler.Вплоть до 2010 года телескопы могли получить изображение экзопланеты только в исключительных условиях.
Bu istisnai hareketin nedeni ise "haksız ve bencil spekülasyonlara bir son vermek için" idi.كان سبب الفاتيكان من اجل هذا التحرك هو " وضع نهاية للتخمين الظالم والطائش."
İstisnai güzellikte ve berraklıkta zekaya sahip bir adamdı." dedi.وشعره سهلٌ واضحٌ بعضه وجدانيٌ وبعضه في المديح.»
Normalde sadece istisnai kapsama alanlarında kullanılır.Eles são usados em casos de posse exclusiva.
Yıldız doğumları oranının istisnai derecede yüksek olduğu galaksiler “starburst galaksileri” adıyla bilinir.As galáxias que sofrem tal rápida formação de estrelas são conhecidas como galáxias starbust.
Bu istisnai hareketin nedeni ise "haksız ve bencil spekülasyonlara bir son vermek için" idi.O Vaticano justificou-se sua ação "para pôr fim à injusta e irrefletida especulação."
(Karakteristik 2 istisnai durumdur ve daha fazla özen gerektirir.)(Mas seria necessário comprovar através de outros dados e mais referências).
Ancak bu çok istisnai bir durumdur.Este, porém, é um caso excepcional.
Post prodüksiyon işleri İstisnai Filmler (IFR) şirketine yaptırıldı.De film werd gemaakt door productiebedrijf The Asylum.
Bu kurala uymayan çoğu istisnai durum Hartree-Fock hesaplamaları ile tahmin edilebilir.Deze methoden worden dan losgelaten op de uitkomst van de Hartree-Fock berekeningen.
1920'lerin Brick Ekspresyonizm tarzının istisnai bir örneğidir.Wyjątkowy przykład ekspresjonizmu ceglanego z lat 20.
Arsenal'in deplasman renkleri ise geleneksel olarak sarı ve mavidir ancak istisnai durumlarda olabilmektedir.Skierniewickie autobusy w większości pomalowane są na kolor żółto-niebieski, ale są też wyjątki.
İstisnai olarak tarihi ve fantastik kurgulara da rastlanmaktadır.Ukazane są tam również losy postaci zarówno historycznych, jak i fikcyjnych.
(Karakteristik 2 istisnai durumdur ve daha fazla özen gerektirir.)Kan både klassas som Mer eller Best.)
Vaşaklar istisnai durumlarda avlanırken birlikte hareket ederler.Як і раніше, вони разом вирушають на полювання.
Görevi kanunlarla belirlenmiş olup, istisnaidir.Право є те, що записано в законі і нічого більше.
Saldırıların kurbanları genelde çocuklar olup, sadece istisnai hallerde yetişkinlere saldırırlar.Vlci v Indii téměř neútočí na dospělé, většinou útočí pouze na děti.
Görevi kanunlarla belirlenmiş olup, istisnaidir.Jsme podrobeni zákonům, abychom mohli být svobodní.
Ancak bu çok istisnai bir durumdur.O nu, aceasta este o nenorocire particulară.
Koşovi Ataman bir yıllık bir süre için seçilirdi ve ancak istisnai durumlarda yeniden seçilirdi.Hivatalukat egy éven keresztül tölthették be, de lemondásuk után azonnal újraválaszthatóak voltak.
Ancak bu çok istisnai bir durumdur.Tämä on kuitenkin erittäin poikkeuksellista.
Ama bu değişiklikler her durumda olmaz, istisnai durumlarda olur.Kaikissa tapauksissa tällaiset muunnokset eivät kuitenkaan ole mahdollisia.
İstisnai olarak, Güneş Sistemi'ndeki diğer tüm uydulara göre ters yönde bir yörüngeye sahiptir.Alle magnetosfærer ved solsystemets planeter har en oval dråbeform på grund af solvinden.
(Karakteristik 2 istisnai durumdur ve daha fazla özen gerektirir.)(Dog kun for kategori 2 stigninger eller højere).
Éolienne Bollée'nin rotor ve statoru bulunan bir türbini istisnai bir durumdur.Et unntak er Éolienne Bollée-turbinen som har stator og rotor.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod