Ana içeriğe geç
Sözlük

istisna ile cümle

istisna kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Edebi Sırpça bu eğilimin tek istisnasıdır.Filmele seriale erau totuși o excepție de la această tendință generală.
Tiyatro gibi etkinlikler istisnadır.Este mai mult precum jucatul teatrului.
(İstisnalar at ve roktur).(Gârnița și Igiroasa).
Ancak bazı istisnalar da vardır.Există și unele excepții.
Bu konuda tek istisna Kuzey İrlanda'dır.În Irlanda de Nord încă nu există o lege în acest sens.
Ancak bu çok istisnai bir durumdur.O nu, aceasta este o nenorocire particulară.
Bugüne kadar ortaya çıkan motiflerin sadece bir tane istisnası vardır.La cele arătate până aici notăm o excepție.
Her iki din de bazı istisnalar hariç birçok kişinin peygamberliği konusunda fikir birliği içindedir.De ambele părți exista destul de multă nemulțumire față de comportamentul anumitor indivizi.
Mektuplar (3 istisna dışında), Werther’in en yakın arkadaşına hitap etmektedir.A levelek, három kivétellel, Werther legjobb barátjának íródtak.
Yenidoğanlar kör, tüysüz ve yardıma muhtaçtır ancak Acomys gibi istisnalar bulunur.A kölykök általában szőrtelenül és vakon születnek, habár vannak kivételek, például az Acomys.
Ama istisnalar daima olur.Kivételek persze mindig vannak.
Yalnızca düşük yüzey parlaklığına sahip bir sarmal galaksi olan NGC 3712 (Arp 203) ise istisnadır.Az NGC 3712 (Arp 203) kivétel, ez egyszerűen alacsony felszíni fényességű galaxis.
Bu kuralın istisnası kanunun buna açıkça izin vermesidir.Szabályaiktól csak akkor lehet eltérni, ha ezt a törvény kifejezetten megengedi.
Bütün kuruluşlar istisnasız olarak “temizleme”ye maruz kaldı.Kitervelői az első pillanatban nem egységesen kezelték a „tisztogatást”.
Amerika Birleşik Devletleri'nin batısında istisnalar oldu.Az Amerikai Egyesült Államok nyugati részén volt kapható.
Koca neredeyse istisnasız olarak gelinden daha yaşlı olurdu.Szikár, korához képest idősebb megjelenésű karakter volt.
Koşovi Ataman bir yıllık bir süre için seçilirdi ve ancak istisnai durumlarda yeniden seçilirdi.Hivatalukat egy éven keresztül tölthették be, de lemondásuk után azonnal újraválaszthatóak voltak.
Bitkiler arasında mikorizal durum istisna değil, bir kuraldır.A kapcsolat nem kivétel, hanem szabály.
Tarikat liderliği bir istisna dışında babadan oğula geçmiştir.A cím általában apáról fiúra szállt, a kivételek feltüntetve.
São Paulo, Rio de Janeiro ve Internacional istisnadır.Brazília: Rio de Janeiro és São Paulo államok.
'Meet Me Halfway' bir istisna değil.Tehát ennek a diofantoszi egyenletnek nincs nem triviális megoldása.
Önsöz'ün istisnası, Fundamento'daki her şeyin Zamenhof'un daha önceki eserlerinden gelmesidir.Az előszó kivételével majdnem minden, ami a műben szerepel, közvetlenül Zamenhof korábbi írásaiból származik.
Bazı istisnalarda 32 yıla varan durumları vardır.Ezt követően 32 éves korukig tartalékállományban szerepelnek.
Unutulma hakkının istisnaları vardır.Nincs lehetőség kizárólagos jogok fenntartására.
Ancak bu çok istisnai bir durumdur.Tämä on kuitenkin erittäin poikkeuksellista.
İstisna olarak kendisi de çifte gidiyorsa alabilir.Auton saa halutessaan myös kaksivärisenä.
Yasanın bazı istisnaları vardır.Sääntöön on poikkeuksia.
Ama bu değişiklikler her durumda olmaz, istisnai durumlarda olur.Kaikissa tapauksissa tällaiset muunnokset eivät kuitenkaan ole mahdollisia.
Işığın parçacık doğasının önemli olduğu ya da çok güçlü elektrik alanlarında istisnalar oluşabilir.Εξαιρέσεις συμβαίνουν όταν η σωματιδιακή φύση του φωτός είναι σημαντική ή για πολύ ισχυρά ηλεκτρικά πεδία.
Amerikan istisnacılığı birbiri ile ilintili üç düşünceden biridir.Ο αμερικάνικος εξαιρετισμός (American exceptionalism) ονομάζεται το σύνολο τριών ιδεών.
Ancak bazı interseks ve trans erkekler için üzerinde istisnalar vardır.Ωστόσο, υπάρχουν εξαιρέσεις στα παραπάνω όσον αφορά ίντερσεξ άτομα και τρανς άνδρες.
Koca neredeyse istisnasız olarak gelinden daha yaşlı olurdu.Ο γαμπρός ήταν σχεδόν πάντα μεγαλύτερος σε ηλικία από τη νύφη.
Yasanın bazı istisnaları vardır.Ο κανόνας περιλαμβάνει εξαιρέσεις.
Genellikle kadınlara verilmemekle birlikte ancak istisnalar Sultan'ın takdirine bırakılırdı.Γενικά δεν γινόταν απονομή σε γυναίκες, αλλά φαίνεται ότι είχαν γίνει εξαιρέσεις κατά την κρίση του Σουλτάνου.
Bu istisnalar aşağıdaki listede not olarak belirtilmiştir.Ο κατάλογος θα δημιουργηθεί κάτω από τον τρέχοντα κατάλογο.
Ancak Halley kuyruklu yıldızı gibi istisnalar bulunur.Der findes dog undtagelser som eksempelvis Halleys komet.
Bu durumun istisnası İmparator Gallienus'un saltanatıdır.Dette var da imod kejser Valerians befaling.
Grup, 1993 Mayıs'ında bir istisna olmakla berbaer planladığı gibi turlamaya başladı.Som planlagt begyndte Tool, at turnere igen med en undtagelse i maj 1993.
Süpha yemeğine istisnasız herkes davet edilir.Alle i overdådigt godt humør, sikkert efter middagen.
İstisnai olarak, Güneş Sistemi'ndeki diğer tüm uydulara göre ters yönde bir yörüngeye sahiptir.Alle magnetosfærer ved solsystemets planeter har en oval dråbeform på grund af solvinden.
Proxima Centauri de bir istisna değildir.Olav Tryggvasons saga er ingen undtagelse.
(Karakteristik 2 istisnai durumdur ve daha fazla özen gerektirir.)(Dog kun for kategori 2 stigninger eller højere).
Tek istisna "beş numaralı odadaki adam" dır ( "V", Romen rakamı olarak beş sayısını temsil eder).Despina kendes desuden også under betegnelsen Neptun V (V er romertallet for 5).
Tüm onun büyük edebi eser, istisnasız, Katalan yazılmıştır.Hele hans udvikling bliver beskrevet i bogen, dog mest indirekte.
(Kıbrıs tek istisnadır, ancak 1984 yılında ülke nüfusu 1 milyonun altındaydı.)(Paradeområdet er stort set som det var i 1863, bortset fra at en politistation optager en del af det).
Éolienne Bollée'nin rotor ve statoru bulunan bir türbini istisnai bir durumdur.Et unntak er Éolienne Bollée-turbinen som har stator og rotor.
Ancak Halley kuyruklu yıldızı gibi istisnalar bulunur.Det finnes unntak, som for eksempel Halleys komet.
Bu durumun istisnası İmparator Gallienus'un saltanatıdır.Dette var da imot keiser Valerian Is befaling.
Halk Mahkemesindeki davalar, birkaç istisna dışında, kararlar duruşmalardan önceden alınıyordu.Domstol i første instans vil, med veldig få unntak, si tingrett.
Buna tek istisna birim matris (veya herhangi bir skaler çarpımı)dır.Et unntak er samelslekten (Samolus).
Amerika Birleşik Devletleri'nin batısında istisnalar oldu.Det ble avholdt valg i delstatene i vest.
Bu istisnalar aşağıdaki listede not olarak belirtilmiştir.Disse er merket i listen under.
İstisnalar bulunmaktadır."Dere er fordringsfulle.
Birkaç sayılı istisna dışında Esperantoda kelime grupları son harflere bakılarak ayırt edilebilir.Esperantos suksess i motsetning til andre kunstige språk blir forklart med flere faktorer.
İstisnasız leş ile beslenir.Får du mer selvtillit av å spise sunt?
Proxima Centauri de bir istisna değildir.Dr. Ikeda er intet unntak.
Çok çocuklu aileler istisna olmak üzere sivillere satışı bulunmamaktaydı.Det ble betraktet som ulovlig å selge døtre utenom dette.
İstisna olarak kendisi de çifte gidiyorsa alabilir.Ved alvorlig uro kan han eller hun heve møtet.
Dikkate değer istisnalar da vardır.Men der var kjente unntak.
Bunun bir istisnasını omurilik oluşturur.Ordenen fikk gjennom dette et eksklusivt preg.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod