Ana içeriğe geç
Sözlük

istisna ile cümle

istisna kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Hitler bu istisnayı 1937’de kaldırdı.Namun Hitler mencabut pengecualian ini pada tahun 1937.
Tek istisna ilk Federasyon Konseyi (1994–1996), 12 Aralık 1993 seçimleri ile seçilmiştir.Kecuali pada Dewan Federasi pertama (1994-1996), yang dipilih pada 12 Desember 1993.
Kibum istisna olmak üzere bütün üyeler en az bir alt grupta yer buldu.Kecuali Kibum, semua anggota masuk minimal di satu subgrup.
Bu tür filmler genellikle mutlu bir sonla (kara mizah türleri istisna olmak üzere) biterler.Film dalam gaya tradisional ini memiliki akhir yang bahagia (komedi hitam yang pengecualian).
Adli makamların sınırlama getirmesi asıl, idari makamların ise istisnadır.Memotong (ta’liq) rangkaian sanad, kecuali pada tingkat sahabat dan mukharrij.
Bu sebeplerden dolayı şimdiki teleskoplar sadece istisnai durumlarda doğrudan görüntüleme yapabilirler.Untuk alasan itu, saat ini teleskop hanya dapat langsung exoplanets gambar di bawah keadaan yang luar biasa.
Koca neredeyse istisnasız olarak gelinden daha yaşlı olurdu.Karena hampir semua usia bawahannya jauh lebih tua darinya.
Yukarıdaki örnek için bazı istisnalar vardır.Terdapat beberapa pengecualian dari jenis yang telah disebutkan di atas.
Ancak bazı istisnalar da vardır.Ada beberapa pengecualian.
Hindu kültürü bu konuya bir istisna oluşturmaktadır.Akulturasi budaya ini menciptakan perpaduan budaya yang unik.
Buna bazı fazla önemli olmayan istisnalar oldu.Mungkin untuk janji yang tidak begitu penting.
Üniversite düzeyinde eğitim ise bazı istisnalar dışında ücretsizdir.Pendidikan tingkat universitas gratis, dengan pengecualian.
Genelde bu harf büyük yazılır ama bazı istisnalar da mevcuttur.Umumnya hanya sedikit alur cerita yang terjadi di sini tetapi juga terdapat beberapa pengecualian.
Bu kuralın bir istisnası olmalıdır, yani yokluğu imkansız olan, Allah'tır."Demikianlah kehendak Allah dan takdir-Nya yang tidak dapat ditunda atau dihalang."
Bu şekilde -istisnalar dışında- Wario her bir düşmandan 1 para kazanır.Selain itu, sesuai perintah Darius, semua penduduk Eretria dijadikan budak.
Tek istisnalar, ornitorenk ve dikenli karıncayiyenlerdir, ikisi de prototheria-tek deliklilerdendir.Salak gading dan salak kembang arum, kedua-duanya asalnya dari Jogja pula.
Bunun tek istisnası II. Justinianos'dur.Ông chống lại Justinian II.
Kibum istisna olmak üzere bütün üyeler en az bir alt grupta yer buldu.Ngoại trừ Kibum, tất cả các thành viên khác đều được đặt vào ít nhất một nhóm nhỏ nào đó.
İnsan DNA'sının çok büyük bir kısmı hücre çekirdeğindeki kromozomlarda bulunur ama mtDNA bir istisnadır.Đa số các ADN của con người chứa trong các nhiễm sắc thể trong nhân tế bào, nhưng mtDNA là một ngoại lệ.
Ama istisnalar daima olur.Tất nhiên, luôn có ngoại lệ.
Dikkate değer istisnalar da vardır.Có một số ngoại lệ đáng chú ý.
Şarkıların tamamı Syd Barrett tarafından yazılmıştır, istisnalar not edilmiştir.Tất cả bài hát được sáng tác và soạn bởi Syd Barrett, các sáng tác khác được ghi chú bên.
Ama bu değişiklikler her durumda olmaz, istisnai durumlarda olur.Nó có chứ không phải không, nhưng chỉ trong những trường hợp ngoại lệ.
İstisnai durumlardan birisi Psithyrus alt cinsindeki yabanarılarıdır.Tinodes prisatkayukta là một loài Trichoptera trong họ Psychomyiidae.
Bu şekilde -istisnalar dışında- Wario her bir düşmandan 1 para kazanır.Ngoài việc nhận được một số huy chương, Espin có thể nhận được giải thưởng từ các nhà tài trợ khác nhau.
'Meet Me Halfway' bir istisna değil.Bản tính tàn ác của Mengele không phải là một ngoại lệ.
137 maddenin son fıkrası askeri hizmetlerin görülmesini, istisnalar arasında saymıştır.Trận Đồ Bàn 1377 là thất bại lớn nhất của quân Trần trong các cuộc giao tranh với quân Chiêm.
Sc türü bir sarmal galaksi olan NGC 2857 (Arp 1) istisnadır.例外はSc渦巻銀河のNGC 2857(Arp1)である。
'Meet Me Halfway' bir istisna değil.「Dephormationはソリューションではありません。
Tüm taşlar aynı şekilde hareket eder, tek istisna olarak tavşanlar arkaya doğru adım atamaz.ただしウサギだけは後ろへ進めず、ウサギが後ろへ進めないのを除けば全ての駒の動きは同じである。
Koca neredeyse istisnasız olarak gelinden daha yaşlı olurdu.叔父といったほうが適当なくらいに年齢のひらきがあり、さして親しくない人であった。
Bu kurala tek istisna ABD'nin başkenti olan Washington kentidir.ワシントンD.C.を除いては国内で唯一の計画首都である。
Oyunun hikâyesi ise Amerikan istisnacılığı konsepti üzerinden anlatılmaktadır.この説教は、アメリカ例外主義の概念の先駆けと見られることがある。
(Kıbrıs tek istisnadır, ancak 1984 yılında ülke nüfusu 1 milyonun altındaydı.)現在、キプロスの人口は100万人を超えているが、1984年時点では100万人未満だった。
İstisna, yalın hâlde "-us"la biten ikinci-deklinasyon isimler.オール・アメリカン・リジェクツ(The All-American rejects)の略称、愛称
Amerika Birleşik Devletleri'nin batısında istisnalar oldu.西部については特異な状態ができた。
Bu kuralın istisnası kanunun buna açıkça izin vermesidir.法の適用に関する通則法では、この点を明確にしたものである。
Bunun tek istisnası, bu defa yönetmenlik görevini üstlenen ünlü makyaj sanatçısı Tom Savini'dir.本作の特殊メイクはトム・サヴィーニが担当している。
İlk başta enerji seviyeleri gerekliliği için bir istisna olarak görülebilir.当初、これはエネルギー準位の要件の例外だと考えられていた。
Tümörlerden kaynaklanan bazı istisnalar hariç, çoğu birincil hücre kültürünün sınırlı yaşam süresi vardır.腫瘍から得られる例外をのぞいて、ほとんどの初代培養株の寿命は限られている。
Birkaç istisna dışında bileşikleri iyoniktir.ネズミだけは例外で大の苦手。
Tiyatro gibi etkinlikler istisnadır.演劇のかきわりのようなもの。
4 yıllık devrin gerçekleşmesinde herhangi bir istisna yoktur.^ 四国IL中継を行う場合など、例外はある。
Bu tür filmler genellikle mutlu bir sonla (kara mizah türleri istisna olmak üzere) biterler.此外,這種風格的電影通常有一個幸福的結局(黑色喜劇除外)。
Onunla beraber olan her kadın istisnasız bir biçimde bir süre sonra çekip gitmektedir.他們主張每個婦女,都有權利依據自己良心判斷墮胎是否道德。
Hitler bu istisnayı 1937’de kaldırdı.希特勒在1937年取消了这项特令。
(Karakteristik 2 istisnai durumdur ve daha fazla özen gerektirir.)(特征 2 的异常情况需要更加小心)。
Samuelson piyasa başarısızlıklarını etkin piyasanın bir istisnası olarak görmüştü.保罗·萨缪尔森将市场失灵视为高效率市场一般规则的例外。
Genelde bu harf büyük yazılır ama bazı istisnalar da mevcuttur.通常這句話成立,但也存在有例外。
(İstisnalar at ve roktur).(《赤松盛衰記》)。
Bunun tek istisnası, ABD'nin tek katılmış toprağı olan Palmyra Atolü'dür; burası örgütlenmemiş ve ıssızdır.帕邁拉環礁是美國唯一的合併非建制領土,但目前並無人居住。
20. yıl özel sayısı bunun tek istisnası olmuş, bu sayı numaralandırılmamıştır.20不能满足上述条件,所以它是自我数。
Dikkate değer istisnalar da vardır.同时也会形成特有的价值观。
Ancak, bazı istisnalar da vardır.当然也有一些例外。
Buranın bir istisnası bulunmaktadır.實際報名數當然不止於此。
Çoğunlukla berrak, renksiz sıvılardır (sarı bir katı olan oktafloronaftalen bir istisnadır).这一点与其他黄色雀类不同(橙额黄雀鹀除外)。
Koca neredeyse istisnasız olarak gelinden daha yaşlı olurdu.它的年齡可能比太陽稍老,雖然誤差範圍相對較大。
İstisnalar mevcuttur.得現在類。
Ancak bu kanunun bir istisnası vardır.不过这一规则有例外。
Ama istisnalar daima olur.总是莫名其妙出现。
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod