Ana içeriğe geç
Sözlük

istisna ile cümle

istisna kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Yasada istisnaları olmakla birlikte, normal gözaltı süresi 24 saattir.Według klasycznych reguł czas przeznaczony na to wyzwanie wynosi 24 godziny.
(İstisnalar at ve roktur).(Proboszcz i dziekan Leżajski).
Bunun tek istisnası, ABD'nin tek katılmış toprağı olan Palmyra Atolü'dür; burası örgütlenmemiş ve ıssızdır.Atol Palmyra stanowi jedyne inkorporowane terytorium niezorganizowane.
Dikkate değer istisnalar da vardır.Przewidziane są także punkty za specjalne osiągnięcia.
Koca neredeyse istisnasız olarak gelinden daha yaşlı olurdu.Wyglądał na starszego niż był w rzeczywistości.
İstisnai olarak tarihi ve fantastik kurgulara da rastlanmaktadır.Ukazane są tam również losy postaci zarówno historycznych, jak i fikcyjnych.
15.000 kişilik istisna dışında hepsi, öldürüldükleri Auschwitz-Birkenau ölüm kampına alındılar.Siedmiu z nich zginęło w obozie koncentracyjnym Auschwitz-Birkenau.
Ancak Halley kuyruklu yıldızı gibi istisnalar bulunur.Det finns undantag, till exempel Halleys komet.
Ancak burada da istisnalar var.Även här finns dock undantag.
Takımlar genellikle -istisnalar olmasına rağmen- iki erkek ve bir kızdan meydana gelir.Lagen består oftast av två killar och en tjej, fast det kan finnas undantag.
Koca neredeyse istisnasız olarak gelinden daha yaşlı olurdu.Stapeln är troligen betydligt äldre än så.
Guild Wars bir istisnadır.Guild wars är gratis att spela.
(Karakteristik 2 istisnai durumdur ve daha fazla özen gerektirir.)Kan både klassas som Mer eller Best.)
(İstisnalar at ve roktur).Döden (rider en häst).
Tipjet gibi istisnalar, bu tanımın dışında tutulabilir.Då det handlar om förhållanden kan enheter uteslutas, som i exemplen ovan.
Yasada istisnaları olmakla birlikte, normal gözaltı süresi 24 saattir.Flyga utanför ekonomiklass ger ett dygns tidsstraff (24 timmar).
Bu istisna dışında zindanları tamamlama sırası tamamen oyuncuya kalmıştır.Att springa ikapp dessa tjuvar är inte nödvändig, förutom att slutföra spelet fullständigt.
Önemli bir istisna Mycobacteria tuberculosis'tir.En möjlighet att överskrida könsdikotomin?
Bazı dillerde ise bunun istisnaları mevcuttur.I vissa andra språk så har dessa helt egna former.
Burada kastedilen istisnasız tüm insanlardır.Слава Богу, там люди ж були не всі дурні.
Bunun tek istisnası ise Tek Tanrı Kilisesidir.Єдиним порятунком для них могла бути церква.
Bu kural olmakla birlikte, bunun istisnaları vardır.Природно, з будь-якого правила бувають винятки.
Ancak bunun istisnaları vardır.(Örneğin FIP hastalığı).Крім них також існують особливі органи (特別の機関).
Tüm şarkıları Syd Barrett yazmıştır. istisnalar not edilmiştir.Усі пісні написані Сідом Барреттом, якщо не зазначено інше.
Tek istisna roktur.«Від єдиного кореня.
Evlilikteki ilişkilere genelde izin verilir fakat bazı istisnalar da mevcuttur.Зазвичай з лівої сторони, але також могли бути винятки.
'Meet Me Halfway' bir istisna değil.Розшарування Хопфа не є тривіальним.
Vaşaklar istisnai durumlarda avlanırken birlikte hareket ederler.Як і раніше, вони разом вирушають на полювання.
Görevi kanunlarla belirlenmiş olup, istisnaidir.Право є те, що записано в законі і нічого більше.
Çok az sayıda istisna dışında öğrenciler yatılı olarak okula devam etmişlerdi.Через відсутність матеріального забезпечення школу відвідувала лишень невелика кількість дітей.
Hag Countess Cehennemin Dükleri arasında istisnadır.Пфальц-граф — різновид графського титулу .
İngiliz kanunlarındaki Tutu yasaları bu istisnadan faydalanmak için yaratılmıştır.Існуюче авторське право в Англії ґрунтується на положеннях цього закону.
İstisnalar var.Є винятки.
İstisnalar var.Існують винятки.
Esperantoda istisnalar yoktur.В есперанто немає винятків.
Çoğu seçmeli veya zorunlu anaerobik ve heterotrofiktir ama pek çok istisna da mevcuttur.Většina proteobakterií je fakultativně nebo obligátně anaerobní a heterotrofní, ale existuje mnoho výjimek.
Sadece Tırmanma Yarışı bir istisna olarak kaldı.Eskalátory jsou spíš výjimkou.
Ancak bunun istisnaları vardır.(Örneğin FIP hastalığı).Existuje na to jen pár protijedů (např. křen).
Bu istisnalar aşağıdaki listede not olarak belirtilmiştir.Ty jsou označeny v seznamu níže.
Yukarıdaki örnek için bazı istisnalar vardır.V horní části jsou velká podsebití.
Önsöz'ün istisnası, Fundamento'daki her şeyin Zamenhof'un daha önceki eserlerinden gelmesidir.S výjimkou předmluvy celý spis vychází ze Zamenhofových starších prací.
Oyuna beyaz başlar ve oyuncular sırayla bir taşla oynarlar (İstisna: rok).Začíná bílý, pak se hráči střídají po jedno tahu.
Kendi teolojik görüşlerine göre, Tanrı istisnasız iyileri ödüllendirir ve kötüleri cezalandırır.Podle nich Bůh spravedlivého odměňuje, ale bezbožného trestá.
Kibum istisna olmak üzere bütün üyeler en az bir alt grupta yer buldu.Všechny státy kromě Dánska také měly alespoň jednu sníženou sazbu.
Unutulma hakkının istisnaları vardır.Na předplodinu nemá tykev zvláštní nároky.
Saldırıların kurbanları genelde çocuklar olup, sadece istisnai hallerde yetişkinlere saldırırlar.Vlci v Indii téměř neútočí na dospělé, většinou útočí pouze na děti.
(Küçük yarasalar alt takımından Rousettus egyptiacus buna bir istisnadır.)(Egyptolog Jacobus van Dijk ho má za vnuka, což je ovšem ojedinělým tvrzením).
Tek istisna düşük-orta sınıftan bir aileden gelen burslu öğrenci Haruhi Fujioka’dır.Hlavní postavou je studentka prestižní školy Haruhi Fudžioka.
Görevi kanunlarla belirlenmiş olup, istisnaidir.Jsme podrobeni zákonům, abychom mohli být svobodní.
Bu durumun bazı istisnaları mevcuttur.Existuje jen několik výjimek z této praxe.
Hag Countess Cehennemin Dükleri arasında istisnadır.Květní stvoly nejsou na rozdíl od listů duté.
Binlerce yıl boyunca birkaç istisna haricinde insanoğlu Güneş Sistemi’nin varlığına inanmadı.Timp de câteva mii de ani umanitatea, cu puține excepții, nu a recunoscut existența sistemului solar.
Üniversite düzeyinde eğitim ise bazı istisnalar dışında ücretsizdir.Educația universitară este gratuită, cu unele excepții.
Bu tür filmler genellikle mutlu bir sonla (kara mizah türleri istisna olmak üzere) biterler.Filmele de comedie, de regulă, au un final fericit (cu excepția filmelor de comedie neagră).
Bazı dillerde ise bunun istisnaları mevcuttur.În unele limbi există totuși și excepții.
Ancak Halley kuyruklu yıldızı gibi istisnalar bulunur.Există excepții, cum ar fi cometa Halley.
Önemli bir istisna Mycobacteria tuberculosis'tir.Vaccinul împotriva difteriei este foarte sigur.
Koca neredeyse istisnasız olarak gelinden daha yaşlı olurdu.Ea era o bună dansatoarea, vârsta este necunoscută însă era mult mai tânără decât soțul ei.
Ulaşım ağı ilkeldi ve sert zeminli yollar istisnaydı.Rețeaua de drumuri era slab dezvoltată, iar drumurile pavate erau rare.
Bu sonraki istisnaya örnek olarak 0 değerini hiçbir zaman almayan üstel fonksiyon verilebilir.Intrarea "00" nu va putea, în consecință, să se producă niciodată conform acestui planul de numerotație.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod