Ana içeriğe geç
Sözlük

istisna ile cümle

istisna kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Tümörlerden kaynaklanan bazı istisnalar hariç, çoğu birincil hücre kültürünün sınırlı yaşam süresi vardır.باستثناء بعض مشتقة من الأورام، فإن معظم ثقافات الخلية الأولية لها عمر محدود.
Bu konuda önemli istisnalar Google Code Search, Exalead gibi özelleşmiş arama motorlarıdır.استثناءات ملحوظة: Google Code Search، Exalead.
Binlerce yıl boyunca birkaç istisna haricinde insanoğlu Güneş Sistemi’nin varlığına inanmadı.لعدة آلاف من السنين، لم يميز البشر وجود نظام شمسي (مع بعض الاستثناءات القليلة).
Onunla beraber olan her kadın istisnasız bir biçimde bir süre sonra çekip gitmektedir.فكل من اتبع واحداً منهما اهتدى وسلم من الزيغ والفساد في عقيدته".
100'e bölünebilen yıllar, ama 400'e bölünebilenler değil, bu kuralın istisnasıdır, hata oranını azaltmak için.اما في الميلادي، تم استثناء السنوات القابلة للقسمة على 100 لكن ليس 400 في أجل تحسين الدقة.
Bu istisnai hareketin nedeni ise "haksız ve bencil spekülasyonlara bir son vermek için" idi.كان سبب الفاتيكان من اجل هذا التحرك هو " وضع نهاية للتخمين الظالم والطائش."
İstisnai güzellikte ve berraklıkta zekaya sahip bir adamdı." dedi.وشعره سهلٌ واضحٌ بعضه وجدانيٌ وبعضه في المديح.»
Bu kuralın bir istisnası olmalıdır, yani yokluğu imkansız olan, Allah'tır."فالله هو الحكم العدل له الحكم والأمر لا شريك له في حكمه وتشريعه.
Çoğalması genelde ve Avrupa cinslerinde neredeyse istisnâsız olarak eşeysizdir.لذا، فقيم المرء غالبا ما تنسجم، إلى حد كبير وليس بالكامل، مع قيم ثقافته.
Bu bazı istisnalar dışında Dışişleri ve yurtdışında Filipin diplomatik görevlileri tarafından verilir.الجواز يصدر عن وزارة الشؤون الخارجية والبعثات الدبلوماسية الفلبينية في الخارج، مع بعض الاستثناءات.
Yasanın bazı istisnaları vardır.لكن القانون يسمح باستثناءات.
Üniversite düzeyinde eğitim ise bazı istisnalar dışında ücretsizdir.التعليم العام مجاني تقريباً بغض النظر عن الجنسية.
Tabii ki istisnalar da söz konusudur.و: كيانات تكون كلمات.
Bu konuda tek istisna Kuzey İrlanda'dır.ومع ذلك ، فهي وجهة نظر هامشية في أيرلندا الشمالية.
Portal venlerde bir istisna vardır.العمليات الأخرى تتضمن امتيازاً في بورتوريكو.
'Meet Me Halfway' bir istisna değil."Meet Me Halfway" não é exceção.
Binlerce yıl boyunca birkaç istisna haricinde insanoğlu Güneş Sistemi’nin varlığına inanmadı.Por milênios a humanidade não reconheceu a existência do Sistema Solar.
Onunla beraber olan her kadın istisnasız bir biçimde bir süre sonra çekip gitmektedir.Cada uma dessas divindades é acompanhado por sua esposa (sua Shákti), potência, a deusa associada a ele.
Kibum istisna olmak üzere bütün üyeler en az bir alt grupta yer buldu.Com a exceção de Kibum, todos os integrantes participam pelo menos de um subgrupo.
Bunlar alfabenin fonetik ilkelerindeki diğer istisnalardır.Existem outras exceções para o princípio fonêmico do alfabeto.
Bunun bir istisnası şarkı sözü yazarlığı olabilir.Pode ser a representação de um som por uma letra.
Evlilikteki ilişkilere genelde izin verilir fakat bazı istisnalar da mevcuttur.Em princípio, todos os bens adquiridos após o casamento serão comuns, embora existam algumas excepções.
Normalde sadece istisnai kapsama alanlarında kullanılır.Eles são usados em casos de posse exclusiva.
Yıldız doğumları oranının istisnai derecede yüksek olduğu galaksiler “starburst galaksileri” adıyla bilinir.As galáxias que sofrem tal rápida formação de estrelas são conhecidas como galáxias starbust.
Bu istisnai hareketin nedeni ise "haksız ve bencil spekülasyonlara bir son vermek için" idi.O Vaticano justificou-se sua ação "para pôr fim à injusta e irrefletida especulação."
(Karakteristik 2 istisnai durumdur ve daha fazla özen gerektirir.)(Mas seria necessário comprovar através de outros dados e mais referências).
Ancak bu çok istisnai bir durumdur.Este, porém, é um caso excepcional.
Buna rağmen bile streotiplerin önyargılarında ki istisnalara açıktır.Isso fica mais evidente nos prelúdios, cuja forma é livre.
Bu kural olmakla birlikte, bunun istisnaları vardır.Se considerarmos isso uma regra, então ela deve ter uma exceção.
Ancak bu durumun farklı kanun maddeleri ile düzenlenmiş istisnaları bulunmaktadır.Contudo, isso não ocorreu, e elas encontram-se em diferentes situações jurídicas.
Oyunun hikâyesi ise Amerikan istisnacılığı konsepti üzerinden anlatılmaktadır.Um dos temas dentro do destino manifesto é a ideia do excepcionalismo americano.
İstasyon yöneticileri küçük çocuklu yolcular, yaşlılar ve engelliler için istisna yapabilmektedirler.As dependências do parque são acessíveis a portadores de necessidades especiais, crianças e idosos.
São Paulo, Rio de Janeiro ve Internacional istisnadır.Brasília, Rio de Janeiro e São Paulo.
Dikkate değer istisnalar da vardır.Os vitrais também merecem destaque especial.
15.000 kişilik istisna dışında hepsi, öldürüldükleri Auschwitz-Birkenau ölüm kampına alındılar.Op vijftienduizend na kwamen zij allen in het vernietigingskamp Auschwitz-Birkenau om het leven.
Sadece Tırmanma Yarışı bir istisna olarak kaldı.Een klettersteigset houdt slechts één val.
Bunun tek istisnası II. Justinianos'dur.Een variant is Justinianus.
İlk beş sezon boyunca birkaç istisna hariç dizinin her bölümünde ölür.In de eerste vijf seizoenen ging hij bijna iedere aflevering dood.
Post prodüksiyon işleri İstisnai Filmler (IFR) şirketine yaptırıldı.De film werd gemaakt door productiebedrijf The Asylum.
The Dark Knight Returns ise bu konuda bir istisna sayılır.De edwardiaanse barokarchitectuur vormt hierop een uitzondering.
Bu kurala uymayan çoğu istisnai durum Hartree-Fock hesaplamaları ile tahmin edilebilir.Deze methoden worden dan losgelaten op de uitkomst van de Hartree-Fock berekeningen.
Ama istisnalar daima olur.Daarbij zijn er altijd afwijkende regels.
Bu kuralın istisnası kanunun buna açıkça izin vermesidir.Gebleken is dat de Somalische wet dit toestaat.
'Meet Me Halfway' bir istisna değil.In de schaakpraktijk is remise (½) geen uitzondering.
İstisnasız her şartta son gülen şeytan olacak, ve bunun hakkında fazla düşünürsem çatlarım.Alsjeblieft, mijn laatste wens, ze zullen me hoe dan ook vermoorden.
Unutulma hakkının istisnaları vardır.Inzake belastingen kunnen geen voorrechten worden ingevoerd.
Amerika Birleşik Devletleri'nin batısında istisnalar oldu.Het komt voor in het westen van de Verenigde Staten voor.
Ancak bunun tek istisnası I. Dünya Savaşı sırasında Alman askerlere verilmesidir.Enkele Duitse soldaten krijgen verlof tijdens de Eerste Wereldoorlog.
Ancak bazı istisnalar da vardır.Er zijn daarnaast nog een aantal uitzonderingen.
Her kuralın istisnaları vardır.Elke regel heeft uitzonderingen.
Binlerce yıl boyunca birkaç istisna haricinde insanoğlu Güneş Sistemi’nin varlığına inanmadı.Przez wiele tysięcy lat ludzkość nie zdawała sobie sprawy z istnienia Układu Słonecznego.
Buna bazı fazla önemli olmayan istisnalar oldu.Dzieje się tak z pewnymi nieistotnymi tutaj wyjątkami.
Ancak Halley kuyruklu yıldızı gibi istisnalar bulunur.Istnieją też wyjątki takie jak Kometa Halleya.
(Türkiye bu duruma istisnadır).(Dla porównania nie jest tak w przypadku Włoch!)
Onunla beraber olan her kadın istisnasız bir biçimde bir süre sonra çekip gitmektedir.Każdy pojawiający się w tym czasie intruz jest przeganiany.
Durum böyle olsa da istisnalar da mevcuttur.Nieruchliwe, aczkolwiek zdarzają się wyjątki.
1920'lerin Brick Ekspresyonizm tarzının istisnai bir örneğidir.Wyjątkowy przykład ekspresjonizmu ceglanego z lat 20.
Ancak Serena Williams için bir istisna söz konusudur (ayrıntılar aşağıdadır).Stosuje dietę wegańską. Osobny artykuł: Statystyki Sereny Williams.
Arsenal'in deplasman renkleri ise geleneksel olarak sarı ve mavidir ancak istisnai durumlarda olabilmektedir.Skierniewickie autobusy w większości pomalowane są na kolor żółto-niebieski, ale są też wyjątki.
Budha'ya göre bu, evrensel bir yasadır ve istisnası yoktur.W buddyzmie jest to prawo uniwersalne i bezosobowe.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod