Ana içeriğe geç
Sözlük

istisna ile cümle

istisna kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Önemli bir istisna yüksek kaliteli Geç Hasat tatlı şaraplarının artan gelişimidir.A notable exception is the growing development of high quality Late Harvest dessert wines.
Bununla birlikte, bu eğilimin istisnaları vardır.There are, however, exceptions to this trend.
Cichorieae'daki tek istisna, Shinnersoseris'in zıt alt yapraklarıdır.The only exception in the Cichorieae are the opposite lower leaves of Shinnersoseris.
Bu istisna dışında en iyi sanatsal çabalar resim ve baskı üzerine yoğunlaştı.With this exception, the best artistic efforts were concentrated on painting and printmaking.
Tekstil endüstrisi bir istisnaydı.An exception is the textile industry.
Bunun önemli bir istisnası siyah komedi SOB'de oynadığı (Onun Bunun Çocuğu, 1981) oldu.The film starred Julie Andrews and William Holden and again, featured Larry Hagman.
Mısır mitolojisinde istisnai olarak bir gökyüzü tanrıçası ve bir Dünya tanrısı vardır .Egyptian mythology exceptionally has a sky goddess and an Earth god.
Bununla birlikte, lejyonere diplomalar istisnai olarak MS 68/69 İç Savaşından sonra verildi.However, legionary diplomas were exceptionally issued after the Civil War of 68/69 AD.
Alaylar, birkaç istisna dışında, hepsi bu ülke topraklarında konuşlanmıştı.The regiments, with a few exceptions, were all stationed there.
İstisna, örneğin İtalyan Rönesans hanedanları için geçerlidir.The exception holds, for example, for Italian Renaissance dynasts.
Ancak, yalnızca temel bilimlerde (fizik) katı, istisnasız yasalar vardır.However, only in the basic sciences (physics) are there strict, exceptionless laws.
Nadir istisnalar dışında, gençlik kürsüye yakın değil.With some rare exceptions, youth is nowhere near the rostrum.
İstisnai asteroitlerin listesiList of exceptional asteroids
Bu kuralın istisnaları vardı:There were exceptions to this rule:
Bu kuralın bir istisnası, cinsiyete bağlı olan özellikleri içerir.An exception to this rule would include traits that are sex-linked.
Varışta İngilizce konuşamayan göçmenler için dikkate değer bir istisna geçerlidir.A notable exception applies to immigrants who cannot speak English upon arrival.
Yan etkilerle ilgili normal düşüncenin bir istisnası homeopatidir.An exception to the normal thinking regarding side-effects is homeopathy.
Tesla, araçları için NCA pilleri kullandığından en önemli istisna Tesla'dır.The most important exception is Tesla, as Tesla uses NCA batteries for its vehicles.
Esperantoda istisnalar yoktur.Im Esperanto gibt es keine Ausnahmen.
Bu tür istisnalar durumda genelde bir kadın kurulu karar verir.Über Ausnahmen dieser Art entscheidet in der Regel eine Frauenversammlung.
Saldırıların kurbanları genelde çocuklar olup, sadece istisnai hallerde yetişkinlere saldırırlar.Opfer von Attacken gegen Menschen sind meistens Kinder; nur in Ausnahmefällen greift er Erwachsene an.
Ender istisnalar hariç Mars'a gitmiş insanlar geri dönmemeli.Von sehr seltenen Ausnahmen abgesehen, sollten die Leute, die zum Mars gehen, nicht mehr zurückkommen.
Tek istisna 1524 yılınındaki Pfingsten'de Zollikon'da gerçekleşen ayaklanma oldu.Eine Ausnahme stellte die Revolte vom Pfingsttag des Jahres 1524 in Zollikon dar.
Buna tek istisna birim matris (veya herhangi bir skaler çarpımı)dır.Nur na ist ausschließlich auf das Tocharische beschränkt.
Bunun bir istisnasını omurilik oluşturur.Von diesem Verzicht kann eine Ausnahme gemacht werden.
12. Haziran 1905'te ilk kategoriyi istisnalar oluşturmaktadır ve 1913’te ise adaptasyon.Ausnahmen bilden die Ersteinführung am 12. Juni 1905 und die Umstellung 1913.
Unutulma hakkının istisnaları vardır.Mit der Ehrung sind keine Privilegien verbunden.
Bu istisnalar aşağıdaki listede not olarak belirtilmiştir.Diese sind in der folgenden Auflistung gekennzeichnet.
Ancak Serena Williams için bir istisna söz konusudur (ayrıntılar aşağıdadır).Er verfasste unter anderem eine Elegie auf Wilhelm Tell (De Wilhelmo Thellio elegia).
Belgrad Kalesi, 1979 yılında İstisnai Öneme Sahip Kültür Anıtı ilan edilmiştir.Die Residenz der Fürstin Ljubica wurde 1979 zum Kulturdenkmal von großer Bedeutung erklärt.
Bunun istisnaları mevcuttur.Zu Ausnahmen siehe dort.
İstisnai durumlarda Duma’nın onayı olmaksızın da yasa onaylanabiliyordu.Allerdings konnte auch kein Gesetz ohne Zustimmung der Duma in Kraft treten.
Tüm şarkılar Roger Waters tarafından yazılmıştır, istisnalar not edilmiştir.Alle Stücke geschrieben von Roger Waters, sofern nicht anders angegeben.
Süpha yemeğine istisnasız herkes davet edilir.Zum Abendmahl sind alle eingeladen.
Ama bütünce dil bilimi bir istisna oluşturur.Somit hat auch jegliche Erkenntnis eine Sprachbarriere.
Midas ve Revenant karakterleri istisnadır ve 4,8,12. seviyelerde açılabilir.Doch auch schreien und drohen scheinen in der MA 2412 nicht zu helfen.
Evlilikteki ilişkilere genelde izin verilir fakat bazı istisnalar da mevcuttur.Üblicherweise werden じ für ji und ず für zu verwendet, es gibt jedoch Ausnahmen.
Bu durumun istisnası İmparator Gallienus'un saltanatıdır.Eine Ausnahme hiervon bildet das Fürstbistum Lüttich.
Sadece bu seferlik bir istisna yapıyorum.Juste pour cette fois je fais une exception.
Buranın bir istisnası bulunmaktadır.Ainsi du déterminant cette.
Tek istisna "beş numaralı odadaki adam" dır ( "V", Romen rakamı olarak beş sayısını temsil eder).Tous, sauf un : l'homme de la chambre V (5 en chiffres romains).
Bunun tek istisnası, ABD'nin tek katılmış toprağı olan Palmyra Atolü'dür; burası örgütlenmemiş ve ıssızdır.Cet acte du Congrès fait de l'atoll Palmyra l'unique territoire incorporé et non-organisé des États-Unis.
Fakat burda bir istisna yapmak zorundaydık.Mais il fallait que je fasse un choix.
İstisnai durumlar hariç padişahlar eşleri ile nikâh kıymıyorlardı.Les hommes au contraire sont réputés pour leur caractère emporté (sauf avec leur femmes).
Bu kurala uymayan çoğu istisnai durum Hartree-Fock hesaplamaları ile tahmin edilebilir.La plupart du temps, cette base est obtenue par un calcul Hartree-Fock.
Hag Countess Cehennemin Dükleri arasında istisnadır.La silhouette du requin dormeur bouledogue ne diffère pas de celle des autres Hétérodontiformes.
Hitler bu istisnayı 1937’de kaldırdı.Hitler avait prévu cette occupation pour 1937.
'Meet Me Halfway' bir istisna değil.La WCML n'est pas une simple ligne.
Avusturya bu bölgeler üzerindeki iddialarından istisnasız vazgeçti.L'Autriche renonce à ses prétentions sur la Belgique.
Bunların yanı sıra bazı istisnalarda olabilir.Mais comme vu plus haut, il peut y avoir des exceptions.
İstisnalar mevcuttur.Présence probable.
Bunun bir istisnasını omurilik oluşturur.Faire de son handicap une force!
İstisnai olarak tarihi ve fantastik kurgulara da rastlanmaktadır.Ce peut être aussi des récits historiques et édifiants.
Bazı dillerde ise bunun istisnaları mevcuttur.Toutefois, dans certaines langues, il existe une voix spécifique pour ces derniers.
Bu kural olmakla birlikte, bunun istisnaları vardır.Mais cette règle comporte des exceptions.
Köye gelin gelenlere istisnasız "yenge", köye yerleşen damatlara da "enişte" denir.On suit le quotidien du village jusqu'à ce que deux « hôtes » arrivent dans le village.
'Meet Me Halfway' bir istisna değil."Meet me Halfway" no es una excepción.
Önsöz'ün istisnası, Fundamento'daki her şeyin Zamenhof'un daha önceki eserlerinden gelmesidir.Con la excepción del Prólogo, todo lo que está en el Fundamento viene de trabajos anteriores de Zamenhof.
Samuelson piyasa başarısızlıklarını etkin piyasanın bir istisnası olarak görmüştü.Samuelson trataba los fallos del mercado como una excepción a la regla general de mercados eficientes.
Bu istisnalar aşağıdaki listede not olarak belirtilmiştir.Estas adiciones se indican como tal en la lista abajo.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod