Arada istisnalar olması bu gerçeği aslında değiştirmez.Fakt że występują w tej grze wyjątki nie zmienia ogólnej zasady postępowania
Arada istisnalar olması bu gerçeği aslında değiştirmez.Faptul că există şi excepţii nu schimbă asta cu nimic.
Arada istisnalar olması bu gerçeği aslında değiştirmez.Het feit dat er uitzonderingen zijn verandert dit niet.
Arada istisnalar olması bu gerçeği aslında değiştirmez.Il fatto che qui ci siano eccezioni non cambia niente.
Arada istisnalar olması bu gerçeği aslında değiştirmez.여기에 예외가 존재한다고 해서 객관성 자체에 변화를 주는 것은 아닙니다.
Arada istisnalar olması bu gerçeği aslında değiştirmez.Le fait qu'il y ait ici des exceptions ici ne change absolument rien.
Arada istisnalar olması bu gerçeği aslında değiştirmez.O facto de que há exceções aqui não muda isso em nada.
Arada istisnalar olması bu gerçeği aslında değiştirmez.Poikkeusten olemassaolo ei muuta asiaa lainkaan.
Arada istisnalar olması bu gerçeği aslında değiştirmez.Skutečnost, že existují výjimky, na tom vůbec nic nemění.
Arada istisnalar olması bu gerçeği aslında değiştirmez.Skutočnosť, že v ňom existujú výnimky, na tom vôbec nič nemení.
Arada istisnalar olması bu gerçeği aslında değiştirmez.Sự thật là có các ngoại lệ không hề làm thay đổi điều đó.
Arada istisnalar olması bu gerçeği aslında değiştirmez.Το γεγονός ότι υπάρχουν εξαιρέσεις εδώ δεν το αλλάζει καθόλου.
Arada istisnalar olması bu gerçeği aslında değiştirmez.Фактът, че има изключения не променя това.
Arada istisnalar olması bu gerçeği aslında değiştirmez.העובדה שקיימים בו יוצאים מן הכלל בכלל לא משנה.
Arada istisnalar olması bu gerçeği aslında değiştirmez.ووجود بعض الاستثناءات لا يغير من تلك الحقيقة على الاطلاق
Arada istisnalar olması bu gerçeği aslında değiştirmez.客観性の分野であることは変わりません これは道徳観の範囲で
Aslında, Sylvia Brown bir istisna, şu anlamda bir istisna.Giờ thì, Sylvia Browne là một ngoại lệ, ngoại lệ về một điều,
Aslında, Sylvia Brown bir istisna, şu anlamda bir istisna.자, 실비아 브라운은 예외적 인물입니다. 한가지 측면에서는 예외인 거죠.
Aslında, Sylvia Brown bir istisna, şu anlamda bir istisna.(Śmiech) Sylvia Browne to wyjątek pod jednym względem.
Aslında, Sylvia Brown bir istisna, şu anlamda bir istisna.Sylvia Browne on poikkeus, yhdellä tavalla, koska
Aslında, Sylvia Brown bir istisna, şu anlamda bir istisna.Силвия Браун е изключение в един аспект.
Aslında, Sylvia Brown bir istisna, şu anlamda bir istisna.ובכן, סילביה בראון היא יוצאת דופן, יוצאת דופן במובן אחד,
Aslında, Sylvia Brown bir istisna, şu anlamda bir istisna.الآن، سيلفيا براون هي استثناء، استثناء في طريق واحد ،
Aslında, Sylvia Brown bir istisna, şu anlamda bir istisna.ある意味で例外です 私のジェームズ・ランディ教育財団は
Aynı ağaçtan iki farklı kozalak. Aynı karnabaharda iki sarmal düzen. Ve bu tek istisna da değil.Aber 2 Pinienzapfen vom selben Baum ... 2 Spirealen vom selben Blumenkohl ...
Ayrıca bazı istisnai durumlarda Finlandiya’da doğmuş olma gerekçesiyle de vatandaşlık kazanılabilir.I vissa undantagsfall kan man dessutom få medborgarskap på grundval av att man är född i Finland.
Ayrıca bazı istisnai durumlarda Finlandiya’da doğmuş olma gerekçesiyle de vatandaşlık kazanılabilir.Lisäksi joissakin poikkeustapauksissa kansalaisuuden voi saada Suomessa syntymisen perusteella.
Ayrıca bazı istisnai durumlarda Finlandiya’da doğmuş olma gerekçesiyle de vatandaşlık kazanılabilir.بالإضافة إلى ذلك فإنه في بعض الحالات الاستثنائية من الممكن الحصول على الجنسية بناءً على الولادة.
Ayrıca bazı istisnai durumlarda Finlandiya’da doğmuş olma gerekçesiyle de vatandaşlık kazanılabilir.在芬出生
Ayrıca bazı istisnai durumlarda Finlandiya’da doğmuş olma gerekçesiyle de vatandaşlık kazanılabilir.除此之外, 在芬兰出生的人在特殊情况下也可获取芬兰国籍。
Ben de istisna değilim.Eu nu sunt o excepție.
Ben de istisna değilim.Ik ben daarop geen uitzondering.
Ben de istisna değilim.Io non faccio eccezione.
Ben de istisna değilim.Je ne suis pas une exception.
Ben de istisna değilim.저도 예외는 아닙니다.
Ben de istisna değilim.Nie jestem wyjątkiem.
Ben de istisna değilim.No soy la excepción.
Ben de istisna değilim.Tôi không phải ngoại lệ.
Ben de istisna değilim.Аз не съм изключение.
Ben de istisna değilim.Я - не исключение.
Ben de istisna değilim.אני לא יוצא מן הכלל.
Ben de istisna değilim.أنا لست استثناء.
Ben de istisna değilim.しかし子供がボノやトレイシー チャップマンになってほしいのではありません
Beyindeki yan sesler kuraldır, istisna değil.Cross-talk-ul la nivel mental este regula și nu excepția.
Beyindeki yan sesler kuraldır, istisna değil.우리 두뇌 안에서 혼선이 일어나기 마련이고 예외는 없습니다.
Beyindeki yan sesler kuraldır, istisna değil.La diafonía en el cerebro es la regla, no es la excepción.
Beyindeki yan sesler kuraldır, istisna değil.La diaphonie dans le cerveau est la règle, pas l'exception.
Beyindeki yan sesler kuraldır, istisna değil.Le associazioni tra diverse aree del cervello sono la regola, non l'eccezione.
Beyindeki yan sesler kuraldır, istisna değil.Przenikanie się informacji w mózgu to zasada, a nie wyjątek.
Beyindeki yan sesler kuraldır, istisna değil.Spojenia skrz mozog sú skôr pravidlom, než výnimkou.
Beyindeki yan sesler kuraldır, istisna değil.Sự nhiễu âm trong não là quy luật, chứ không phải ngoại lệ.
Beyindeki yan sesler kuraldır, istisna değil.Взаимное влияние сигналов в мозге — это правило, а не исключение.
Beyindeki yan sesler kuraldır, istisna değil.У мозку постійно відбуваються словесні сутички, у всіх.
Beyindeki yan sesler kuraldır, istisna değil.שיחות מוצלבות במוח הן החוק, לא החריגה.
Beyindeki yan sesler kuraldır, istisna değil.تداخل الكلام في الدماغ هو القاعدة، وليس الاستثناء.
Beyindeki yan sesler kuraldır, istisna değil.規則なのだ これは ずいぶんうまい(甘い)話だね!
Bilinmeyen İstisna% 1알 수 없는 오류% 1
Bilinmeyen İstisna% 1Eccezione sconosciuta « %1 »
Bilinmeyen İstisna% 1Excepção Desconhecida% 1
Bilinmeyen İstisna% 1Excepción desconocida %1