Ama bu adam bir istisna.إلا أن هذا استثناء.
Ama bu adam bir istisna.Ale táto je výnimka.
Ama bu adam bir istisna.Ale ten gatunek jest wyjątkiem.
Ama bu adam bir istisna.Dar aceasta specie este o exceptie.
Ama bu adam bir istisna.Diese Art ist aber eine Ausnahme.
Ama bu adam bir istisna.Ez a fickó azonban kivétel.
Ama bu adam bir istisna.Globe SkimmerもしくはWandering Glider
Ama bu adam bir istisna.하지만 이 녀석은 예외입니다.
Ama bu adam bir istisna.Maar deze jongen is een uitzondering.
Ama bu adam bir istisna.Mais celle-ci est une exception.
Ama size içinizden her birinin, hiçbir istisna olmadan, böcek yediğini söyleyebilirim.Aber ich kann Ihnen sagen, dass jeder von Ihnen Insekten isst, ohne jede Ausnahme.
Ama size içinizden her birinin, hiçbir istisna olmadan, böcek yediğini söyleyebilirim.Ale môžem Vám povedať, že každý z vás jedáva hmyz, bez jedinej výnimky.
Ama size içinizden her birinin, hiçbir istisna olmadan, böcek yediğini söyleyebilirim.Ale zapewniam was, że wszyscy bez wyjątku je spożywamy.
Ama size içinizden her birinin, hiçbir istisna olmadan, böcek yediğini söyleyebilirim.Dar pot să susţin că absolut toţi mâncaţi insecte, fără excepţie.
Ama size içinizden her birinin, hiçbir istisna olmadan, böcek yediğini söyleyebilirim.Elárulom, hogy mindannyian eszünk rovarokat, kivétel nélkül.
Ama size içinizden her birinin, hiçbir istisna olmadan, böcek yediğini söyleyebilirim.하지만 저는 여러분들이 예외없이 곤충을 먹고 있다고 말할 수 있습니다.
Ama size içinizden her birinin, hiçbir istisna olmadan, böcek yediğini söyleyebilirim.Maar ik kan jullie vertellen dat ieder van jullie insecten eet, zonder enige uitzondering.
Ama size içinizden her birinin, hiçbir istisna olmadan, böcek yediğini söyleyebilirim.Mais je peux vous dire que chacun d'entre vous mange des insectes, sans exception.
Ama size içinizden her birinin, hiçbir istisna olmadan, böcek yediğini söyleyebilirim.Ma vi posso assicurare che tutti voi mangiate insetti, senza eccezioni.
Ama size içinizden her birinin, hiçbir istisna olmadan, böcek yediğini söyleyebilirim.Nhưng tôi có thể bảo rằng mỗi người các bạn đang ăn côn trùng, không có sự ngoại lệ.
Ama size içinizden her birinin, hiçbir istisna olmadan, böcek yediğini söyleyebilirim.Pero puedo asegurarles que todos están comiendo insectos; todos sin excepción.
Ama size içinizden her birinin, hiçbir istisna olmadan, böcek yediğini söyleyebilirim.Tapi saya dapat mengatakan bahwa Anda semua memakan serangga, tanpa kecuali.
Ama size içinizden her birinin, hiçbir istisna olmadan, böcek yediğini söyleyebilirim.Αλλά μπορώ να σας πω ότι όλοι σας τρώτε έντομα, χωρίς καμία εξαίρεση.
Ama size içinizden her birinin, hiçbir istisna olmadan, böcek yediğini söyleyebilirim.Але я точно знаю, що всі ви їсте комах, всі без винятку.
Ama size içinizden her birinin, hiçbir istisna olmadan, böcek yediğini söyleyebilirim.Но мога да ви кажа, че всеки от вас яде насекоми, без изключение.
Ama size içinizden her birinin, hiçbir istisna olmadan, böcek yediğini söyleyebilirim.Но я могу точно сказать, что все вы едите насекомых, все без исключения.
Ama size içinizden her birinin, hiçbir istisna olmadan, böcek yediğini söyleyebilirim.אבל אני יכול להגיד לכם שכולכם אוכלים חרקים, בלי שום יוצאים מן הכלל.
Ama size içinizden her birinin, hiçbir istisna olmadan, böcek yediğini söyleyebilirim.ولكن أستطيع أن أخبركم بأن كل واحد منكم يأكل الحشرات، بدون أي إستثناء.
Ama size içinizden her birinin, hiçbir istisna olmadan, böcek yediğini söyleyebilirim.例外なく虫を食べています 少なくとも1年間に
Ancak bir istisna var:Výjimkou jsou obrazy Jana Vermeera.
Ancak bir istisna var:Однак, існують вийнятки.
Ancak bunun istisnaları da yok değil. Bu durumda açımız bir dar açı.Są szczególne przypadki.
Ancak bunun istisnaları da yok değil.Der er dog specielle tilfælde.
Ancak bunun istisnaları da yok değil.이제, 조금 특별한 예시들도 있습니다.
Ancak bunun istisnaları da yok değil.Máme tu špeciálne prípady.
Ancak bunun istisnaları da yok değil.Máme tu speciální případy.
Ancak bunun istisnaları da yok değil.Естествено, има специални случаи.
Ancak bunun istisnaları da yok değil.الآن، يوجد حالات خاصة
Ancak elbette bu nasihatın istisnaları mevcut.Ale jasne pripúšťa aj výnimky.
Ancak elbette bu nasihatın istisnaları mevcut.Ale oczywistym jest, że istnieją wyjątki.
Ancak elbette bu nasihatın istisnaları mevcut.Dar în mod evident pot exista şi excepţii.
Ancak elbette bu nasihatın istisnaları mevcut.De még az alól is vannak kivételek.
Ancak elbette bu nasihatın istisnaları mevcut.하지만 거기에는 예외가 분명히 있습니다.
Ancak elbette bu nasihatın istisnaları mevcut.Maar hierop zijn uitzonderingen.
Ancak elbette bu nasihatın istisnaları mevcut.Ma chiaramente ci sono eccezioni.
Ancak elbette bu nasihatın istisnaları mevcut.Mais il comprend des exceptions claires.
Ancak elbette bu nasihatın istisnaları mevcut.Mas claramente admite exceções.
Ancak elbette bu nasihatın istisnaları mevcut.Mutta selvästi se vaatii poikkeuksia.
Ancak elbette bu nasihatın istisnaları mevcut.Nhưng rõ ràng là có các trường hợp ngoại lệ.
Ancak elbette bu nasihatın istisnaları mevcut.Pero claramente admite excepciones.
Ancak elbette bu nasihatın istisnaları mevcut.Přesto to jasně připouští výjimky.
Ancak elbette bu nasihatın istisnaları mevcut.Όμως σαφώς επιτρέπει τις εξαιρέσεις.
Ancak elbette bu nasihatın istisnaları mevcut.Но, очевидно, той позволява изключения.
Ancak elbette bu nasihatın istisnaları mevcut.Но этот принцип, естественно, допускает исключения.
Ancak elbette bu nasihatın istisnaları mevcut.ברור שיש לו יוצאים מן הכלל.
Ancak elbette bu nasihatın istisnaları mevcut.ولكن هذا المبدأ يتقبل الاستثناءات حتما
Ancak elbette bu nasihatın istisnaları mevcut.有利になることがあるのも事実です
Arada istisnalar olması bu gerçeği aslında değiştirmez.Die Tatsache, dass es hier Ausnahmen gibt, ficht dies nicht im geringsten an.
Arada istisnalar olması bu gerçeği aslında değiştirmez.El hecho de que hay excepciones aquí no cambia eso en absoluto.
Arada istisnalar olması bu gerçeği aslında değiştirmez.Ezen semmit sem változtat az a tény, hogy vannak kivételek.