Tek bir istiridye günde 189 lt. suyu süzebilir.И една стрида може да филтрира до 50 литра вода на ден.
Tek bir istiridye günde 189 lt. suyu süzebilir.Одна устрица может профильтровать до 227 литров воды в день.
Tek bir istiridye günde 189 lt. suyu süzebilir.וצדפה אחת יכולה לסנן יותר מ200 ליטר של מים ביום.
Tek bir istiridye günde 189 lt. suyu süzebilir.ويمكن للمحار تصفية ما يصل الى 50 غالون من الماء يوميا.
Tek bir istiridye günde 189 lt. suyu süzebilir.牡蠣礁はニューヨークハーバーの
Ve istiridye-tecture'un ana fikri midyelerin, yosunların ve istiridyelerinAz osztriga-építészet fő gondolata kiaknázni a biológiai erőt amit a kagylók, hínárok és osztrigák adnak
Ve istiridye-tecture'un ana fikri midyelerin, yosunların ve istiridyelerin그리고 굴 구조체의 핵심 아이디어는
Ve istiridye-tecture'un ana fikri midyelerin, yosunların ve istiridyelerinוהרעיון המרכזי של ארכיטקטורת צדפות הוא לרתום את הכוח הביולוגי
Ve istiridye-tecture'un ana fikri midyelerin, yosunların ve istiridyelerinوالفكرة الأساسية من المحار هو تسخير الطاقة البيولوجية
Ve istiridye-tecture'un ana fikri midyelerin, yosunların ve istiridyelerinイシガイやアマモ、牡蠣の
Ve ozamanlar Gowanus kanalında yemek tabağı büyüklüğünde istiridyeler bulunduğunuda öğrendik.Am aflat în vremea asta şi că puteai mânca o stridie de mărimea unei farfurii chiar în Canalul Gowanus.
Ve ozamanlar Gowanus kanalında yemek tabağı büyüklüğünde istiridyeler bulunduğunuda öğrendik.Azt is megtudtuk, hogy régen, tányérméretű osztrigákat lehetett enni itt a Gowanus-csatornában.
Ve ozamanlar Gowanus kanalında yemek tabağı büyüklüğünde istiridyeler bulunduğunuda öğrendik.Chúng tôi cũng nhận ra rằng, vào thời điểm đó bạn có thể ăn 1 con hàu lớn bằng cả cái đĩa ở kênh Gowanus.
Ve ozamanlar Gowanus kanalında yemek tabağı büyüklüğünde istiridyeler bulunduğunuda öğrendik.Kali ini kita juga belajar bahwa Anda dapat makan tiram seukuran piring makan di kanal Gowanus itu sendiri.
Ve ozamanlar Gowanus kanalında yemek tabağı büyüklüğünde istiridyeler bulunduğunuda öğrendik.우리는 또한 이 때에, 가워너스 운하에서 엄청나게 큰 굴을 먹을 수 있다는 것을 알았습니다.
Ve ozamanlar Gowanus kanalında yemek tabağı büyüklüğünde istiridyeler bulunduğunuda öğrendik.Tiež sme zistili, že v tom čase ste mohli jesť ustrice veľké ako tanier, a to v samotnom Gowanus Canal.
Ve ozamanlar Gowanus kanalında yemek tabağı büyüklüğünde istiridyeler bulunduğunuda öğrendik.We hebben toen ook geleerd dat je een oester zo groot als een dinerbord kon eten uit het Gowanus Canal zelf.
Ve ozamanlar Gowanus kanalında yemek tabağı büyüklüğünde istiridyeler bulunduğunuda öğrendik.Wir erfuhren, dass damals tellergroße Austern aus dem Gowanuskanal selber gegessen werden konnten.
Ve ozamanlar Gowanus kanalında yemek tabağı büyüklüğünde istiridyeler bulunduğunuda öğrendik.Wtedy pojęliśmy, że można było wyłowić i zjeść ostrygę wielkości talerza z samego Kanału Gowanus.
Ve ozamanlar Gowanus kanalında yemek tabağı büyüklüğünde istiridyeler bulunduğunuda öğrendik.На этот раз мы узнали, что в самом канале водились устрицы, размером с обеденную тарелку.
Ve ozamanlar Gowanus kanalında yemek tabağı büyüklüğünde istiridyeler bulunduğunuda öğrendik.Ние също така научихме по това време, че можете да ядете стриди с размерите на чиния в самия Гованус канал.
Ve ozamanlar Gowanus kanalında yemek tabağı büyüklüğünde istiridyeler bulunduğunuda öğrendik.למדנו גם בזמן הזה שהייתם יכולים לאכול צדפות בגודל של צלחת הגשה בתעלת גואנוס עצמה.
Ve ozamanlar Gowanus kanalında yemek tabağı büyüklüğünde istiridyeler bulunduğunuda öğrendik.وعلمنا أيضا في هذا الوقت هل يمكن أن يأكل المحار في حجم طبق عشاء في القناة نفسها
Ve ozamanlar Gowanus kanalında yemek tabağı büyüklüğünde istiridyeler bulunduğunuda öğrendik.ディナープレートほどの大きさの牡蠣をまさにゴワナス運河で 食べることができるのだと知りました。 つまり私達のコンセプトは過去を未来に活かすというもので
Yani istiridyelerden ilham aldık, ama ben istiridyenin yaşam sürecinden de ilham aldım.Deci am fost inspiraţi de stridie, dar am fost inspirată de ciclul de viaţă al stridiei.
Yani istiridyelerden ilham aldık, ama ben istiridyenin yaşam sürecinden de ilham aldım.Dus wij waren door de oester geïnspireerd, maar ik ook door de levenscyclus van de oester.
Yani istiridyelerden ilham aldık, ama ben istiridyenin yaşam sürecinden de ilham aldım.Então, fomos inspirados pela ostra, mas também fui inspirada pelo ciclo de vida da ostra.
Yani istiridyelerden ilham aldık, ama ben istiridyenin yaşam sürecinden de ilham aldım.Inšpirovali nás teda ustrice, ale inšpiroval nás aj ich životný cyklus.
Yani istiridyelerden ilham aldık, ama ben istiridyenin yaşam sürecinden de ilham aldım.Jadi kita terinspirasi oleh tiram, tapi saya juga terinspirasi oleh daur hidup tiram itu.
Yani istiridyelerden ilham aldık, ama ben istiridyenin yaşam sürecinden de ilham aldım.그래서 우리는 굴에 의해 영감을 얻습니다. 그러나 저는 굴의 생명주기에 의해서도 영감을 얻습니다.
Yani istiridyelerden ilham aldık, ama ben istiridyenin yaşam sürecinden de ilham aldım.Nous étions donc inspirés par l'huître, mais j'étais aussi inspirée par le cycle de vie de l'huître.
Yani istiridyelerden ilham aldık, ama ben istiridyenin yaşam sürecinden de ilham aldım.Quindi siamo stati ispirati dall'ostrica, ma sono stata inspirata anche dal ciclo vitale dell'ostrica.
Yani istiridyelerden ilham aldık, ama ben istiridyenin yaşam sürecinden de ilham aldım.Szóval az osztriga inspirált minket, de az osztriga életciklusa is inspiráló volt.
Yani istiridyelerden ilham aldık, ama ben istiridyenin yaşam sürecinden de ilham aldım.Và chúng tôi bị ấn tượng bởi những con hàu, đồng thời bởi vòng đời của chúng.
Yani istiridyelerden ilham aldık, ama ben istiridyenin yaşam sürecinden de ilham aldım.Wir haben uns also von der Auster inspirieren lassen, auch von ihrem Lebenszyklus.
Yani istiridyelerden ilham aldık, ama ben istiridyenin yaşam sürecinden de ilham aldım.Zainspirowały na ostrygi, lecz także ich cykl życia.
Yani istiridyelerden ilham aldık, ama ben istiridyenin yaşam sürecinden de ilham aldım.Итак, нас вдохновила устрица, а ещё меня вдохновил её жизненный цикл.
Yani istiridyelerden ilham aldık, ama ben istiridyenin yaşam sürecinden de ilham aldım.Така че ние бяхме вдъхновени от стридата, но аз бях вдъхновена също и от жизнения цикъл на стридата.
Yani istiridyelerden ilham aldık, ama ben istiridyenin yaşam sürecinden de ilham aldım.אז קיבלנו השראה מהצדפה, אבל גם קיבלתי השראה ממחזור החיים של הצדפה.
Yani istiridyelerden ilham aldık, ama ben istiridyenin yaşam sürecinden de ilham aldım.هكذا كانت نستلهم من المحار، ولكن أنا أيضا كنت مستلهمة من دورة حياة المحار.
Yani istiridyelerden ilham aldık, ama ben istiridyenin yaşam sürecinden de ilham aldım.私は牡蠣のライフサイクルにも魅力を感じました。 牡蠣は受精卵から
Yani istiridye, şehir dizayn projesi gibi bir manifestonun temelini oluşturuyor굴은 제가 뉴욕항에서 진행했던, "굴 구조체"라 불리는,
Yani istiridye, şehir dizayn projesi gibi bir manifestonun temelini oluşturuyorאז הצדפה היתה בסיס לפרוייקט תכנון עירוני
Yani istiridye, şehir dizayn projesi gibi bir manifestonun temelini oluşturuyorهكذا كان المحار أساس عرض مشروع التصميم المدني
Yani istiridye, şehir dizayn projesi gibi bir manifestonun temelini oluşturuyor都市デザインプロジェクトの土台なのです。 私がニューヨークハーバーで行ったプロジェクトは