istirahat ile cümle

istirahat kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
Kalan birkaç şövalyeye Sicilya Krallığı'nda istirahat etmelerine izin verildi.Một vài Hiệp sĩ còn sống sót được phép rút đến Vương quốc Sicilia.
“Doktor istirahat edip dinlenmemi istedi” cümlesi duru değildir.Lý Hanh hỏi bà sao không nghỉ ngơi, bà đáp: "Không có thời gian nghỉ ngơi".
Ben kuvvetleri (geride) bırakmışım, askerler on dakika istirahat etsin diye...その為に我が軍は勢いを失い、賊軍は休息を得る事が出来ました。
Hastalara yatak istirahati tavsiye edilir.患者相談室を設置。
O hastalıklı bir çocuktu ve hatta bir yıl süren bir yatak istirahati almak zorunda kaldı.子供の頃は病弱で、寝たきりで1年間過ごしたこともあるという。
Bu arada Aişe rahatsızlandı ve evde istirahat etmeye başladı.肝病再犯,在家中休養。
“Doktor istirahat edip dinlenmemi istedi” cümlesi duru değildir.光緒皇帝主戰,慈禧復議“不准有示弱語”。
Bu şekilde İsa, Allah’ın başlangıçta yaratılış sırasında istirahat ettiği gibi istirahat etmiş oldu.초기 기독교 교인들에게 이러한 현상이 두드러지게 나타났는데, 이는 하나님께서 그들로 하여금 그들을 통하여 자신의 의지를 이방인들에게도 설파하기 위함이었다.
Tekrar saraya dönünce, yemek sonrası uyumak üzere istirahata çekildiler.노인이 잠에서 깨었을 때, 그들은 다시 한번 고기잡이를 나가자고 약속했다.
Biraz istirahattan sonra Paşa, Nif'ten İzmir'e kaç kilometre mesafe olduğunu sordular.כעבור שלושה ימים שאל אותו קלאומנס מה המרחק מספרטה עד לאסיה.
Kalan birkaç şövalyeye Sicilya Krallığı'nda istirahat etmelerine izin verildi.На неколцината оцелели рицари е позволено да се оттеглят в кралство Сицилия.
Hasta istirahat halindeyken nefes darlığı çekiyorsa, sıvının boşaltılması gereklidir.Ako bolesnik ne diše, treba mu dati umjetno disanje.
“Doktor istirahat edip dinlenmemi istedi” cümlesi duru değildir.Da li se sprema za doktorat?“ Rodbinu umiruje i tješi riječima: „Ništa se ne brinite.
Bu hastalar uzun süreli istirahattan ve yolculuktan çok rahatsızlık duyarlar.Prevažnú väčšinu času sa však pacienti cítia byť depresívni a unavení.
Tekrar saraya dönünce, yemek sonrası uyumak üzere istirahata çekildiler.Tuomet, ieškodamas paguodos, jis vėl nuvyksta vakarieniauti oro uoste.
Ama ağır görünüyor okul yolunda, aşk sevgi. [Yavaş İstirahat.][再入力ジュリエット、上記の。]
Bu ihtiyar gidiyor... sonsuz istirahatine!Den här gamlingen... ska försvinna för alltid!
Bu ihtiyar gidiyor... sonsuz istirahatine!Denne gamle mand ... vil finde sin evige hvile!
Bu ihtiyar gidiyor... sonsuz istirahatine!Este velho vai agora... ...para o seu descanso eterno!
Bu ihtiyar gidiyor... sonsuz istirahatine!¡Este viejo anciano se dirige... ...a su descanso eterno!
Bu ihtiyar gidiyor... sonsuz istirahatine!Quest'uomo ora andrà al suo eterno riposo!
Bu ihtiyar gidiyor... sonsuz istirahatine!Tämä vanhus siirtyy nyt ikuiseen lepoon.
Bu ihtiyar gidiyor... sonsuz istirahatine!Ten stary człowiek odchodzi na wieczny odpoczynek.
Bu ihtiyar gidiyor... sonsuz istirahatine!Αυτός ο γέρος πάει τώρα για την αιώνια ανάπαυσή του!
Bu ihtiyar gidiyor... sonsuz istirahatine!Сейчас этот старик отправится... на вечный отдых!
Bu kadar dengeli yiyip, bu kadar iyi idman yapınca, istirahattaki kalp hızım dakikada 38'e düştü.A jak jsem dobře jedl a tvrdě trénoval, můj klidový puls se snížil na 38 tepů za minutu.
Bu kadar dengeli yiyip, bu kadar iyi idman yapınca, istirahattaki kalp hızım dakikada 38'e düştü.A tým, že som tak dobre jedol a tak tvrdo trénoval, môj odpočinkový tep klesol na 38 úderov za minútu.
Bu kadar dengeli yiyip, bu kadar iyi idman yapınca, istirahattaki kalp hızım dakikada 38'e düştü.Door zo gezond te eten en zo hard te trainen daalde mijn hartritme in rust naar 38 slagen per minuut.
Bu kadar dengeli yiyip, bu kadar iyi idman yapınca, istirahattaki kalp hızım dakikada 38'e düştü.E grazie al regime alimentare e all'allenamento,
Bu kadar dengeli yiyip, bu kadar iyi idman yapınca, istirahattaki kalp hızım dakikada 38'e düştü.I przez tak dobre odżywianie i tak ciężki trening, moje tętno w spoczynku wyniosło 38 uderzeń na minutę.
Bu kadar dengeli yiyip, bu kadar iyi idman yapınca, istirahattaki kalp hızım dakikada 38'e düştü.그리고, 잘 먹고 열심히 훈련함으로서 심박수는 분당(my resting heart-rate) 38회까지 떨어졌습니다.
Bu kadar dengeli yiyip, bu kadar iyi idman yapınca, istirahattaki kalp hızım dakikada 38'e düştü.Och eftersom jag åt så bra och tränade så hårt sjönk min vilopuls till 38 slag i minuten.
Bu kadar dengeli yiyip, bu kadar iyi idman yapınca, istirahattaki kalp hızım dakikada 38'e düştü.Og ved at spise så godt og træne så hårdt, faldt min hvilepuls til 38 slag per minut.
Bu kadar dengeli yiyip, bu kadar iyi idman yapınca, istirahattaki kalp hızım dakikada 38'e düştü.Syömällä hyvin ja harjoittelemalla kovasti sydämeni leposyke laski 38:aan per minuutti.
Bu kadar dengeli yiyip, bu kadar iyi idman yapınca, istirahattaki kalp hızım dakikada 38'e düştü.Y al comer tan sano y entrenar tanto, mi ritmo cardíaco en reposo bajó hasta 38 pulsaciones por minuto.
Bu kadar dengeli yiyip, bu kadar iyi idman yapınca, istirahattaki kalp hızım dakikada 38'e düştü.С тази диета и усилените тренировки, сърдечният ми ритъм в покой падна до 38 удара в минута.
Bu kadar dengeli yiyip, bu kadar iyi idman yapınca, istirahattaki kalp hızım dakikada 38'e düştü.ועל ידי כך שאכלתי כל כך טוב והתאמנתי כל כך קשה, קצב הלב שלי בזמן מנוחה ירד ל-38 פעימות בדקה
Bu kadar dengeli yiyip, bu kadar iyi idman yapınca, istirahattaki kalp hızım dakikada 38'e düştü.وبأكل الطعام جيداً والتدريب بجدية انخفض معدل دقات القلب إلى ٣٨ نبضة في الدقيقة
Bu kadar dengeli yiyip, bu kadar iyi idman yapınca, istirahattaki kalp hızım dakikada 38'e düştü.静止中の心拍数は毎分38にまで落とすことに成功しました これは殆どのオリンピック選手より低いものです
İstirahatte olma durumuyla derin bir ilgisi vardır.Ada resonansi mendalam dengan berada dalam keadaan istirahat.
İstirahatte olma durumuyla derin bir ilgisi vardır.C'è una profonda somiglianza con l'essere a riposo.
İstirahatte olma durumuyla derin bir ilgisi vardır.Der er en dyb resonans ved at hvile.
İstirahatte olma durumuyla derin bir ilgisi vardır.É muito semelhante a um estado de descanso.
İstirahatte olma durumuyla derin bir ilgisi vardır.Este o legătură profundă cu starea de repaus.
İstirahatte olma durumuyla derin bir ilgisi vardır.Hay una resonancia profunda cuando descansamos.
İstirahatte olma durumuyla derin bir ilgisi vardır.Hier besteht eine tiefe Resonanz mit unserem Ruhezustand.
İstirahatte olma durumuyla derin bir ilgisi vardır.Il y a une résonance profonde avec le fait d'être au repos.
İstirahatte olma durumuyla derin bir ilgisi vardır.Jest to silnie połączone ze stanem odpoczynku.
İstirahatte olma durumuyla derin bir ilgisi vardır.Je tam hlboká spojitosť so stavom pokoja.
İstirahatte olma durumuyla derin bir ilgisi vardır.Je tam velká podobnost s odpočíváním.
İstirahatte olma durumuyla derin bir ilgisi vardır.파도 소리는 휴식 상태와 깊은 동질성이 있는 것입니다.
İstirahatte olma durumuyla derin bir ilgisi vardır.Mélyen emlékeztet a pihenésre.
İstirahatte olma durumuyla derin bir ilgisi vardır.To močno povezujemo z umirjenim stanjem.
İstirahatte olma durumuyla derin bir ilgisi vardır.Vậy là cả 2 đều hài hòa với nhau trong tình trạng nghỉ ngơi.
İstirahatte olma durumuyla derin bir ilgisi vardır.Υπάρχει μια βαθιά σχέση με την κατάσταση ηρεμίας.
İstirahatte olma durumuyla derin bir ilgisi vardır.Има дълбок резонанс с това да си почиваш.
İstirahatte olma durumuyla derin bir ilgisi vardır.Існує глибокий резонанс із перебуванням у стані спокою.
İstirahatte olma durumuyla derin bir ilgisi vardır.Это даёт большой резонанс с состоянием покоя.
İstirahatte olma durumuyla derin bir ilgisi vardır.יש כאן תהודה עמוקה למצב של מנוחה.
İstirahatte olma durumuyla derin bir ilgisi vardır.وهنالك نوع من الرنين العميق الذي يحدث اثناء الراحة
İlgili Sayfalar