Çok çok daha fazla dikebilirdik, ama istemedik; çünkü istihdamı istikrarlı tutmak istedik.長期の安定した労働を保持したかったからです。 ここで働くことになる住民を
Çünkü yolculuk şablonları/kalıpları düşündüğünüzden daha az istikrarlıdır.Ako to je možné? Dôvodom je, že ľudia necestujú stále rovnako.
Çünkü yolculuk şablonları/kalıpları düşündüğünüzden daha az istikrarlıdır.Bởi vì những thành phần tham gia giao thông không ổn đinh như bạn tưởng.
Çünkü yolculuk şablonları/kalıpları düşündüğünüzden daha az istikrarlıdır.De ce asta? Pentru că obiceiurile de șofat sunt mult mai puțin stabile decât s-ar putea crede.
Çünkü yolculuk şablonları/kalıpları düşündüğünüzden daha az istikrarlıdır.Dlaczego? Ponieważ wzorce podróży są znacznie mniej stałe, niż wam się wydaje.
Çünkü yolculuk şablonları/kalıpları düşündüğünüzden daha az istikrarlıdır.E perché? Perché quei tragitti sono molto meno stabili di quello che potreste pensare.
Çünkü yolculuk şablonları/kalıpları düşündüğünüzden daha az istikrarlıdır.E por quê?
Çünkü yolculuk şablonları/kalıpları düşündüğünüzden daha az istikrarlıdır.És miért van ez? Azért, mert a közlekedési szokások sokkal kevésbé stabilak, mint ahogyan azt gondolnánk.
Çünkü yolculuk şablonları/kalıpları düşündüğünüzden daha az istikrarlıdır.Hoe komt dat? Reispatronen zijn veel minder stabiel dan je denkt.
Çünkü yolculuk şablonları/kalıpları düşündüğünüzden daha az istikrarlıdır.왜일까요? 그것은 교통 패턴이 생각보다 훨씬 덜 안정적이기 때문입니다.
Çünkü yolculuk şablonları/kalıpları düşündüğünüzden daha az istikrarlıdır.Mengapa? Karena pola perjalanan jauh tidak semutlak yang Anda kira.
Çünkü yolculuk şablonları/kalıpları düşündüğünüzden daha az istikrarlıdır.Og hvordan kan det være? Det er fordi rejsemønstrene er meget mindre stabile end du tror.
Çünkü yolculuk şablonları/kalıpları düşündüğünüzden daha az istikrarlıdır.Parce que les habitudes de déplacement sont bien moins stables qu'on ne pense.
Çünkü yolculuk şablonları/kalıpları düşündüğünüzden daha az istikrarlıdır.Proč tomu tak je? Je to proto, že cestovní návyky jsou méně stabilní, než byste si mysleli.
Çünkü yolculuk şablonları/kalıpları düşündüğünüzden daha az istikrarlıdır.Und woher kommt das? Es ist so, weil die Verkehrsmuster viel weniger stabil sind, als man denken mag.
Çünkü yolculuk şablonları/kalıpları düşündüğünüzden daha az istikrarlıdır.Varför är det så? Det är för att resmönster är mycket mindre stabila än man kan tro.
Çünkü yolculuk şablonları/kalıpları düşündüğünüzden daha az istikrarlıdır.¿Y por qué es eso? Se debe a que los patrones de viaje son mucho menos estables de lo que parece.
Çünkü yolculuk şablonları/kalıpları düşündüğünüzden daha az istikrarlıdır.Γιατί συμβαίνει αυτό; Επειδή οι τρόποι μεταφοράς είναι πολύ πιο ασταθείς απ' ότι ίσως πιστεύετε.
Çünkü yolculuk şablonları/kalıpları düşündüğünüzden daha az istikrarlıdır.Але як так? Справа в тому, що їхні плани щодо щоденних подорожей стали нестабільними.
Çünkü yolculuk şablonları/kalıpları düşündüğünüzden daha az istikrarlıdır.Защо? Защото тези модели на пътуване са много по-нестабилни, отколкото си мислите.
Çünkü yolculuk şablonları/kalıpları düşündüğünüzden daha az istikrarlıdır.Почему? Потому что модели дорожного движения гораздо менее стабильны, чем можно ожидать.
Çünkü yolculuk şablonları/kalıpları düşündüğünüzden daha az istikrarlıdır.ומדוע זה? זה קורה בגלל שהרגלי הנסיעה הם הרבה פחות יציבים ממה שנהוג לחשוב.
Çünkü yolculuk şablonları/kalıpları düşündüğünüzden daha az istikrarlıdır.ولم هذا؟ لأن أنماط السفر ذات طابع أقل استقرارا مما يمكنك أن تتخيل.
Çünkü yolculuk şablonları/kalıpları düşündüğünüzden daha az istikrarlıdır.皆さんが思っている以上 決まってないからです 人々は日々違った決断をし 考え方も変わります
Endonezya istikrarlı bir şekilde Filistin devletinin tanınması çağrısında bulundu.A Indonésia tem sistematicamente pedido o reconhecimento do Estado Palestino.
Endonezya istikrarlı bir şekilde Filistin devletinin tanınması çağrısında bulundu.Indonesia ha llamado reiteradamente a reconocer el estado de Palestina.
Endonezya istikrarlı bir şekilde Filistin devletinin tanınması çağrısında bulundu.L'Indonésie a appelé sans discontinuer à la reconnaissance de la Palestine comme État.
Endonezya istikrarlı bir şekilde Filistin devletinin tanınması çağrısında bulundu.Sejak dulu, Indonesia secara konsisten mendukung pengakuan negara Palestina.
Endonezya istikrarlı bir şekilde Filistin devletinin tanınması çağrısında bulundu.Индонезия регулярно призывает к признанию существования государства Палестина.
En istikrarlı çekirdek peryodik tablonun tam ortasındaki demirindir. orta büyüklükte bir çekirdektir.A legstabilabb atommagja a vasnak van, pont a periódusos rendszer közepén. Közepes méretű atommag.
En istikrarlı çekirdek peryodik tablonun tam ortasındaki demirindir. orta büyüklükte bir çekirdektir.De meest stabiele kern is ijzer, recht in het midden van de periodieke tabel. Het is een middelgrote kern.
En istikrarlı çekirdek peryodik tablonun tam ortasındaki demirindir. orta büyüklükte bir çekirdektir.Der stabilste Kern ist Eisen, genau in der Mitte des Periodensystems. Es ist ein Kern mittlerer Größe.
En istikrarlı çekirdek peryodik tablonun tam ortasındaki demirindir. orta büyüklükte bir çekirdektir.El núcleo más estable es hierro, justo en la mitad de la tabla periódica. Es un núcleo de tamaño medio.
En istikrarlı çekirdek peryodik tablonun tam ortasındaki demirindir. orta büyüklükte bir çekirdektir.Fierul are cel mai stabil nucleu și se află chiar la mijlocul tabelului periodic. E un nucleu de mărime medie.
En istikrarlı çekirdek peryodik tablonun tam ortasındaki demirindir. orta büyüklükte bir çekirdektir.Hạt nhân ổn định nhất là sắt, ngay chính giữa bảng tuần hoàn Mev. Nó là một hạt nhân cỡ trung bình.
En istikrarlı çekirdek peryodik tablonun tam ortasındaki demirindir. orta büyüklükte bir çekirdektir.Inti atom yang paling stabil adalah besi, tepat di tengah tabel periodik. Inti atom besi berukuran sedang.
En istikrarlı çekirdek peryodik tablonun tam ortasındaki demirindir. orta büyüklükte bir çekirdektir.Kaikista stabiilein ydin on raudalla, keskellä jaksollista järjestelmää. Se on keskikokoinen ydin.
En istikrarlı çekirdek peryodik tablonun tam ortasındaki demirindir. orta büyüklükte bir çekirdektir.가장 안정한 원소는 철인데, 주기율표에서도 가운데를 차지하고 있습니다. 철 원자핵의 크기는 중간쯤 됩니다.
En istikrarlı çekirdek peryodik tablonun tam ortasındaki demirindir. orta büyüklükte bir çekirdektir.Le noyau le plus stable est le fer, en plein milieu du tableau périodique. C'est un noyau de taille moyenne.
En istikrarlı çekirdek peryodik tablonun tam ortasındaki demirindir. orta büyüklükte bir çekirdektir.O núcleo mais estável é o ferro, mesmo no centro da tabela periódica. É um núcleo de tamanho médio.
En istikrarlı çekirdek peryodik tablonun tam ortasındaki demirindir. orta büyüklükte bir çekirdektir.Železo je prvek s nejstabilnějším jádrem, přesně uprostřed periodické tabulky. Je to jádro středních rozměrů.
En istikrarlı çekirdek peryodik tablonun tam ortasındaki demirindir. orta büyüklükte bir çekirdektir.Най-стабилното ядро е на желязото, точно в средата на периодичната таблица. Това е средно по големина ядро.
En istikrarlı çekirdek peryodik tablonun tam ortasındaki demirindir. orta büyüklükte bir çekirdektir.הגרעין היציב ביותר הוא ברזל, בדיוק באמצע הטבלה המחזורית. זהו גרעין בעל גודל בינוני.
En istikrarlı çekirdek peryodik tablonun tam ortasındaki demirindir. orta büyüklükte bir çekirdektir.أكثر نواة إستقراراً هي نواة الحديد، تماماً في منتصف الجدول الدوري. إنها نواة متوسطة الحجم.
En istikrarlı çekirdek peryodik tablonun tam ortasındaki demirindir. orta büyüklükte bir çekirdektir.中程度の大きさの原子核です そしてエネルギーを得たいのであれば鉄に向かっていくのです
Eşim ailemle yaşıyordu, ancak istikrarlı veya güvenli hissetmedik.Ma femme vivait avec ma famille, mais nous ne nous sentions ni en sécurité, ni dans une situation stable.
Eşim ailemle yaşıyordu, ancak istikrarlı veya güvenli hissetmedik.Mijn vrouw woonde in bij mijn familie, maar we hadden geen gevoel van veiligheid en stabiliteit.
Eşim ailemle yaşıyordu, ancak istikrarlı veya güvenli hissetmedik.Mi mujer estaba viviendo con mi familia, pero no nos sentíamos seguros, ni con estabilidad.
Eşim ailemle yaşıyordu, ancak istikrarlı veya güvenli hissetmedik.Η σύζυγός μου ζούσε με την οικογένειά μου, αλλά δεν αισθανόμασταν σταθεροί ή ασφαλείς.
Evet, donanımı unutun. Herhangi bir donanım programı taşımak için yeterince kapsamlı ve istikrarlı olabilir."Bármelyik hardver megteszi, feltéve ha elég stabil ahhoz, hogy elbírja a programot."
Fakat bu yer değiştirme her zaman istikrarlı değildir.Ale toto presúvanie nie je vždy stále - ale čo vieme je nasledujúce:
Fakat bu yer değiştirme her zaman istikrarlı değildir.Jednak nie zawsze zachodzi taka konsekwencja.
Fakat bu yer değiştirme her zaman istikrarlı değildir.하지만 그 이동이 항상 일정한 것은 아닙니다. 다만 우리가 확실히 아는 것은
Fakat bu yer değiştirme her zaman istikrarlı değildir.אבל זה לא תמיד קבוע. מה שאנו יודעים הוא
Fakat bu yer değiştirme her zaman istikrarlı değildir.新しい環境への移動があったので、 彼らはお互いに離れ離れになりました。
Hayvan kazanmak için uygun değildir. İkinci istikrarlı sonra ne olduğudur. "동물은 승리를위한 의약품이 아닙니다. 두 번째 장소는 안정이 후에 무엇입니다. "
Hayvan kazanmak için uygun değildir. İkinci istikrarlı sonra ne olduğudur. "وليس المقصود الحيوان لتحقيق الفوز. المركز الثاني هو ما هو مستقر بعد. "
Hayvan kazanmak için uygun değildir. İkinci istikrarlı sonra ne olduğudur. "完璧なセンスのないくだらん話は、私は当然、と思った。デュースは、Jeevesは何かを知ることができる方法
Her halükarda, bu senenin sonunda gelecek senenin başında, istikrarlı bir denge noktasını elde ediyoruz.2010年初頭には 安定しバランスのとれた状態になります そのバランスは決してアメリカが望んだ状況ではないが
Her halükarda, bu senenin sonunda gelecek senenin başında, istikrarlı bir denge noktasını elde ediyoruz.Ale za všech okolností, na konci tohoto roku, počátkem dalšího, dostaneme výslednou stabilní rovnováhu.