Ana içeriğe geç
Sözlük

istikra ile cümle

istikra kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Çünkü yolculuk şablonları/kalıpları düşündüğünüzden daha az istikrarlıdır.And why is that?
Seçimler Libya'ya güvenlik, barış ve istikrar kazandırmadı.For elections did not bring peace and stability and security in Libya.
ABD gizli servisleri neden Suriye'nin istikrarsızlaştırılmasına yardım ediyor?Why are U.S. operatives helping to destabilize Syria?
Çoğu kimse bunun yeni bir barış ve istikrar yüzyılının başlangıcı olmasını ümit etti.Many hoped that this would mark the beggining of a new era of peace and stability.
Diğerleri huzur ve güven konusunda endişelidir, dünyadaki istikrar konusunda.Others worry about peace and security, stability in the world.
Açlığın istikrarsızlaştırıcı etkisi tüm insanlık tarihi boyunca bilinir.The destabilizing effects of hunger are known throughout human history.
Kraliyet Vakfı'nın istikrarına mı?The stability of the Imperial Foundation?
Prenses kararlı... ...ve saraydaki çalışanlar da istikrarlı.The princess is stable, and the staff at the palace are stable.
Eğer ilgilendiğimiz konu bölgesel istikrar ise,If what we're interested in is regional stability,
"Sosyal istikrarı korumak için lazım"We need it to keep social stability.
"Bu durum eşi benzeri görülmemiş, eşitlikten uzak, adaletsiz ve istikrarsız bir durumdur.""This situation is unprecedented, unequal, unfair and unstable."
Amaç biyoçeşitliliği korumak, istikrar ve direnç sağlamak.The goal is to protect biodiversity, to provide stability and resilience.
En önemli gerçek şu ki; Kraliyet ailesi şu an istikrarsız.The most important thing is the Imperial Family is shaken.
İkinci istikrarlı sonra ne olduğudur. "Second place is what the stable is after."
Hayatında istikrar yoktu.She had no stability in her life.
Merhametsiz ve istikrarlı bir artış bu.It's been a remorseless, steady increase.
Bu istikrarın çiftçilere sağladığı yatırım için güven vermesidir.The stability this provides is giving the farmers the confidence to invest.
Bugün burada silahın barış ve istikrar sağlamak için nasıl kullanılabileceğini anlatacağım.I stand here today to tell you about the use of the gun as an instrument of peace and stability.
Düşkün devletler silahı barış ve istikrar aracı olarak görmezler.Failed states do not know of the gun as an instrument of peace and stability.
Güneş de kendi müstekarrı (istikrarı veya istikrar bulacağı yer) için akıp gider.While the sun keeps revolving in its orbit.
Buna rağmen, Yemen istikrarsızlık ve şiddet dolu bir yıl yaşadı.Nevertheless, Yemen witnessed a year of instability and violence.
Darbeden bir yıl sonra, Tayland hâlen politik istikrarsızlık içerisinde.A year after the army launched a coup, Thailand is still suffering from political instability.
Eşim ailemle yaşıyordu, ancak istikrarlı veya güvenli hissetmedik.My wife was living with my family, but we didn’t feel stable or secure.
Endonezya istikrarlı bir şekilde Filistin devletinin tanınması çağrısında bulundu.Indonesia has consistently called for the recognition of the state of Palestine.
Ban, "Altta yatan çözülmemiş sorunlar, bölgedeki barış ve istikrarı tehdit etmekte."The underlying, unresolved issues constitute a threat to the region's peace and stability.
"Bu bölgesel istikrarı destekleyecektir ve tüm Batı Balkanlar'a örnek teşkil etmektedir."It will promote regional stability and serves as a model for the Western Balkans as a whole."
Sofya: Kosova çıkmazı Balkanlar'da istikrara yönelik en büyük tehditSofia says Kosovo deadlock biggest threat to Balkan stability
Hükümet, turizm sektörünü istikrara kavuşturmanın da yollarını arıyor.The government is also considering how to help stabilise the tourism sector.
Liderler, bu gibi temasların tüm bölgede siyasi istikrar ve uzlaşmayı artırdığı görüşündeler.Such contacts, they agree, boost political stability and reconciliation throughout the region.
Durum ne bizler ne de hastalarımız için istikrarlı değil." diye de ekledi.This situation is not stable -- neither for us, nor for our patients," he added.
Analist, "Bu, bölgenin istikrarlı olduğunu gösteren olumlu bir işaret." dedi."All this is a positive signal that the region is stable," he added.
Bu rakamlara ulaşmak, makroekonomik istikrara ulaştığımız anlamına gelecektir.However challenges still remain.
Trajkoviç: Hepimizin ihtiyacı olan şey, istikrarlı bir Kosova.Trajkovic What we all need is to have a stable Kosovo.
Siyasi düşmanlıklar Sırbistan'da ekonomik istikrarı mahvediyorPolitical woes play havoc with economic stability in Serbia
Sırbistan'ın finans piyasaları tekrar biraz istikrar kazandı.As a result, Serbia's financial markets have regained some of their stability.
Bölgede istikrar artacak mı, yoksa önümüzde yeni krizler mi var?Do you expect further stabilisation of the region or are there new crises in front of us?
SE Times: Sizce bu görüşmeler Kosova'daki istikrarın çevreye yansımasını sağlayacak mı?SE Times: In your opinion, will these talks contribute to the export of stability from Kosovo?
Lider, BH'nin Avrupa yoluna devam edebilmesi için istikrarı sağlama sözü verdi.He pledged to ensure stability so that BiH could continue on its road to Europe.
Görüşmede Güney Kafkas bölgesinde barış, istikrar ve refah konusu ele alındı.They discussed peace, stability and the welfare of the South Caucasian region.
Sonuç olarak “önceki yıllarda sağlanan ekonomik istikrar korunmuş oluyor”.As a result, "economic stability achieved in the earlier years has been kept".
Türkiye, Kosova’daki güvenlik ve istikrar ortamına büyük katkı sağlamaya devam ediyor.The contribution of Turkey to the security and stability of Kosovo continues to be significant.
SDP'nin yeni yönetim altında istikrarlı ve birleşmiş olarak kaldığını göstermesi gerekecek.He will have to ensure that the SDP remains stable and united under the new leadership.
Her iki uluslar topluluğunun da bölgede istikrarsızlık istediğini sanmıyorum.I don't think either group of nations wants an unstable area.
BH, Barış İçin Ortaklık konusunda istikrarlı bir yol izliyor.I found that BiH stands firm on its way to the PfP.
Diplomasi Günlüğü: Bakoyanni ve Jeremiç istikrar ve ekonomi üzerine görüştülerDiplomatic Diary: Bakoyannis, Jeremic talk stability, economy
Bakanlar Sırbistan'ın AB umutları, bölgesel istikrar ve ikili ekonomik meseleleri ele aldılar.They discussed Serbia's EU accession prospects, regional stability and bilateral economic issues.
Bu hafta ayrıca: Atina bölgesel istikrar zirvesine ev sahipliği yaptı.Also this week: Athens hosts a summit on regional stability.
Eski düşmanlar şimdi bölgesel istikrarda ortak oldularFormer foes now partners in regional stability
Anlaşmada bölgesel istikrarın artırılması hedefleniyor.The deal is aimed at boosting regional stability.
Braliç: Türkiye, bölgede ve bulunduğu coğrafyada barış ve istikrarın önemli unsurlarından biri.Bralic: Turkey is important for bringing peace and stability to the region and beyond.
Ancak kuruluş, durumun "yeterince istikrarlı" olduğunda ısrar ediyor.It insists, however, that the situation is "stable enough".
En önemli önceliğim, Romanya'nın ekonomik ve siyasi açıdan istikrara kavuşmasıdır." diye de ekledi.My essential priority is Romania's economical and political stabilization," Ungureanu added.
Bu ise, hem bölgenin, hem de Avrupa'nın istikrarı için önemlidir.It is important for the stability of the region and Europe.
Son sekiz yıldır istikrarı sağlamakla birlikte şu anda yarar acisindan ömrünü tamamlamıştır."It has provided stability over the last eight years, but it has now outlived its usefulness.
Makroekonomik istikrarMacroeconomic stability
AB: Demokrasi refomları Türkiye'nin istikrarı için şartEU: democratic reforms key to Turkey's stability
Gurbetçiler, ülkenin mali istikrarında önemli rol oynuyor.Those abroad play a significant role in the country's financial stability.
Siyasi istikrar, hukuk devleti ve ekonomik ilerlemenin temeli.Political stability is the basis for the rule of law and economic progress.
Forum, uluslararası mali istikrarı desteklemek amacıyla 1999 yılında kuruldu.It was founded in 1999 to promote international financial stability.
Genel görünüm istikrarlı olarak kaldı.The outlook remained stable.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod