Ana içeriğe geç
Sözlük

istika ile cümle

istika kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
O istikamete doğru hızla ilerliyoruz.Nagyon gyorsan haladunk ebbe az irányba.
O istikamete doğru hızla ilerliyoruz.Ne mişcăm în această direcţie foarte rapid.
O istikamete doğru hızla ilerliyoruz.Nous allons très rapidement dans cette direction.
O istikamete doğru hızla ilerliyoruz.Olemme menossa siihen suuntaan erittäin nopeasti.
O istikamete doğru hızla ilerliyoruz.Vi är på väg i den riktningen väldigt snabbt.
O istikamete doğru hızla ilerliyoruz.We gaan nu snel die richting op.
O istikamete doğru hızla ilerliyoruz.Wir bewegen uns sehr schnell in diese Richtung.
O istikamete doğru hızla ilerliyoruz.Κινούμαστε προς αυτή την κατεύθυνση ταχύτατα.
O istikamete doğru hızla ilerliyoruz.Мы движемся к этому моменту очень быстро.
O istikamete doğru hızla ilerliyoruz.Тръгнали сме натам, и то с бързи темпове.
O istikamete doğru hızla ilerliyoruz.نحن نتحرك في هذا الإتجاه سريعاً جداً.
Olası diğer bir istikamet Havai idi.또 다른 도착지 후보는 하와이였습니다.
Olası diğer bir istikamet Havai idi.יעד אפשרי נוסף היה הוואי.
Olası diğer bir istikamet Havai idi.كانت هاواي وجهة اأخرى
Olası diğer bir istikamet Havai idi.しかし季節が悪く
Sadece dağların kenarlarına değil, ancak kutsal yolculukların istikameti olan buzlu zirvelere.단순히 산의 주변들이 아니라 순례자들의 목적지인 빙하로 된 가장 꼭대기까지 말입니다
Sadece dağların kenarlarına değil, ancak kutsal yolculukların istikameti olan buzlu zirvelere.Nem csak a hegygerincre, hanem a jeges hegycsúcsra is, ami a zarándokok úti célja.
Sadece dağların kenarlarına değil, ancak kutsal yolculukların istikameti olan buzlu zirvelere.Nicht einfach zu den Berghängen, sondern bis zu den eisbedeckten Gipfeln, wo die Pilger hin reisen.
Sadece dağların kenarlarına değil, ancak kutsal yolculukların istikameti olan buzlu zirvelere.Niet slechts tot de flanken van de bergen, maar tot de ijzige toppen die de bestemming zijn van pelgrims.
Sadece dağların kenarlarına değil, ancak kutsal yolculukların istikameti olan buzlu zirvelere.Nie tylko na zbocza gór, ale na kompletnie zlodowaciałe szczyty, będące celem pielgrzymek.
Sadece dağların kenarlarına değil, ancak kutsal yolculukların istikameti olan buzlu zirvelere.Non soltanto sui fianchi delle montagne, ma fino ai picchi ghiacciati che sono il destino dei pellegrini.
Sadece dağların kenarlarına değil, ancak kutsal yolculukların istikameti olan buzlu zirvelere.No sólo a la falda de las montañas, sino a los propios picos helados que son el destino de los peregrinos.
Sadece dağların kenarlarına değil, ancak kutsal yolculukların istikameti olan buzlu zirvelere.Nu doar la poalele munților, ci pe crestele înghețate, ținta pelerinilor.
Sadece dağların kenarlarına değil, ancak kutsal yolculukların istikameti olan buzlu zirvelere.Не просто в горы, но на самые покрытые льдом пики гор. Это место устремления паломников.
Sadece dağların kenarlarına değil, ancak kutsal yolculukların istikameti olan buzlu zirvelere.Не просто до склоновете на планините, но до самите ледени върхове, които са съдбата на пилгримите.
Sadece dağların kenarlarına değil, ancak kutsal yolculukların istikameti olan buzlu zirvelere.לא סתם אל צלעות ההרים, אלא ממש עד לפסגות המושלגות, יעדן של הצליינים.
Sadece dağların kenarlarına değil, ancak kutsal yolculukların istikameti olan buzlu zirvelere.ليس ببساطة إلى حواف الجبال بل إلى القمم المتجمدة التي تمثل وجهة الحجاج
Sadece dağların kenarlarına değil, ancak kutsal yolculukların istikameti olan buzlu zirvelere.巡礼の到着地点である 雪山の頂上です あぐらをかいている男が
Şakalar bizi beklenen bir istikamete doğru yöneltir.As piadas levam-nos por um caminho para um destino esperado.
Şakalar bizi beklenen bir istikamete doğru yöneltir.A viccek elvezetnek minket egy ösvényen az elvárt cél felé.
Şakalar bizi beklenen bir istikamete doğru yöneltir.'Chistes' que nos guían a un 'destino esperado'.
Şakalar bizi beklenen bir istikamete doğru yöneltir.E le barzellette ci portano lungo un sentiero verso una destinazione prevista.
Şakalar bizi beklenen bir istikamete doğru yöneltir.Glumele ne conduc pe o cărare cu o destinație așteptată.
Şakalar bizi beklenen bir istikamete doğru yöneltir.농담은 우리가 기대하는 방향으로 우리를 이끌고 가죠.
Şakalar bizi beklenen bir istikamete doğru yöneltir.Lelucon membawa kita menyusuri jalan setapak ke tujuan yang diharapkan.
Şakalar bizi beklenen bir istikamete doğru yöneltir.Les blagues nous entraînent vers une destination prévue.
Şakalar bizi beklenen bir istikamete doğru yöneltir.Moppen leiden ons langs een pad naar een verwachte bestemming.
Şakalar bizi beklenen bir istikamete doğru yöneltir.Truyện cười dẫn dắt ta đi tới một đích đến ta đoán trước.
Şakalar bizi beklenen bir istikamete doğru yöneltir.Vtipy nás vedou cestou k očekávanému závěru.
Şakalar bizi beklenen bir istikamete doğru yöneltir.Witze führen uns zu einem erwarteten Ende.
Şakalar bizi beklenen bir istikamete doğru yöneltir.Τα ανέκδοτα μας οδηγούν σε ένα μονοπάτι σε ενα αναμενόμενο προορισμό.
Şakalar bizi beklenen bir istikamete doğru yöneltir.Вицовете ни водят по определен път към очакван край.
Şakalar bizi beklenen bir istikamete doğru yöneltir.Жарти підводять нас до очікуваного місця призначення.
Şakalar bizi beklenen bir istikamete doğru yöneltir.Шутки подводят нас к ожидаемому месту назначения.
Şakalar bizi beklenen bir istikamete doğru yöneltir.בדיחות מובילות אותנו בשביל ליעד ידוע.
Şakalar bizi beklenen bir istikamete doğru yöneltir.النكت تسير بنا في اتجاه ل نهاية متوقعة
Şakalar bizi beklenen bir istikamete doğru yöneltir.導いていきますが 想像していたシナリオから 突然
Ve bu evrimin istikameti bu iki büyük fikrin, Darwinizm'in ve ilişkiselliğin, birleşmesi doğrultusunda.Będą ewoluować w kierunku zjednoczenia tych dwóch ważnych idei, darwinizmu i relacjonizmu.
Ve bu evrimin istikameti bu iki büyük fikrin, Darwinizm'in ve ilişkiselliğin, birleşmesi doğrultusunda.Dan ini akan berkembang menuju penggabungan kedua ide besar ini, Darwinisme dan relasionalisme.
Ve bu evrimin istikameti bu iki büyük fikrin, Darwinizm'in ve ilişkiselliğin, birleşmesi doğrultusunda.E ciò verso cui evolvono è l'unione di queste due grandi idee, Darwinismo e relazionalismo.
Ve bu evrimin istikameti bu iki büyük fikrin, Darwinizm'in ve ilişkiselliğin, birleşmesi doğrultusunda.E estão a evoluir no sentido de uma unificação destas duas grandes ideias, darwinismo e relativismo.
Ve bu evrimin istikameti bu iki büyük fikrin, Darwinizm'in ve ilişkiselliğin, birleşmesi doğrultusunda.En zij zullen zich ontwikkelen tot een vereniging tussen deze twee grote ideeën, Darwinisme en relationisme.
Ve bu evrimin istikameti bu iki büyük fikrin, Darwinizm'in ve ilişkiselliğin, birleşmesi doğrultusunda.És e két nagy elmélet, a darwinizmus és a kapcsolatelmélet az egybeolvadás irányába halad.
Ve bu evrimin istikameti bu iki büyük fikrin, Darwinizm'in ve ilişkiselliğin, birleşmesi doğrultusunda.Et ce vers quoi elles évoluent est l'union de ces deux grandes idées, le darwinisme et le relationalisme.
Ve bu evrimin istikameti bu iki büyük fikrin, Darwinizm'in ve ilişkiselliğin, birleşmesi doğrultusunda.Și ne îndreptăm tocmai către uniunea acestor două mari idei, darwinismul și relaționalismul.
Ve bu evrimin istikameti bu iki büyük fikrin, Darwinizm'in ve ilişkiselliğin, birleşmesi doğrultusunda.Und wohin sie sich entwickeln ist die Vereinigung dieser beiden großen Ideen, Darwinismus und Relationalismus.
Ve bu evrimin istikameti bu iki büyük fikrin, Darwinizm'in ve ilişkiselliğin, birleşmesi doğrultusunda.Y lo hacen hacia la unión de estas dos grandes ideas: el darwinismo y el relacionalismo.
Ve bu evrimin istikameti bu iki büyük fikrin, Darwinizm'in ve ilişkiselliğin, birleşmesi doğrultusunda.А онова, към което еволюират, е съюзът на тези две големи идеи - дарвинизма и релационализма.
Ve bu evrimin istikameti bu iki büyük fikrin, Darwinizm'in ve ilişkiselliğin, birleşmesi doğrultusunda.И их эволюция ведёт к союзу этих двух великих идей, дарвинистского и релятивистского мышления.
Ve bu evrimin istikameti bu iki büyük fikrin,또 그것들이 진화하는 방향은 이 큰 두 가지 아이디어의 합집합인데
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod