Şuna benziyor, İki tane Empire State binasını alıp birbirinin üstüne istifleyin.Dat staat gelijk aan twee Empire State Buildings op elkaar gestapeld.
Şuna benziyor, İki tane Empire State binasını alıp birbirinin üstüne istifleyin.È come prendere due Empire State Building e metterli uno sopra all'altro.
Şuna benziyor, İki tane Empire State binasını alıp birbirinin üstüne istifleyin.Es como tomar dos edificios "Empire State" y colocarlos uno encima del otro.
Şuna benziyor, İki tane Empire State binasını alıp birbirinin üstüne istifleyin.Ez két Empire State Building egymásra rakva.
Şuna benziyor, İki tane Empire State binasını alıp birbirinin üstüne istifleyin.Giống như chồng 2 tòa nhà Empire State Đó là khi chúng tôi tách khỏi vỏ đuôi tàu, và đang rơi tự do.
Şuna benziyor, İki tane Empire State binasını alıp birbirinin üstüne istifleyin.Je to, jako kdybyste vzali dvě budovy Empire State Building a postavili je na sebe.
Şuna benziyor, İki tane Empire State binasını alıp birbirinin üstüne istifleyin.To dwukrotna wysokość Empire State Building. To dwukrotna wysokość Empire State Building.
Şuna benziyor, İki tane Empire State binasını alıp birbirinin üstüne istifleyin.Това е все едно да вземете две сгради Емпайър Стейт Билдинг и да ги сложите една върху друга.
Şuna benziyor, İki tane Empire State binasını alıp birbirinin üstüne istifleyin.Это как взять два здания Эмпайр-стэйт-билдинг и поставить один на другой.
Şuna benziyor, İki tane Empire State binasını alıp birbirinin üstüne istifleyin.و هذا يقارب ارتفاع مبنيين من مثل مبنى " امباير ستايت" مو ضوعين فوق بعضهما
Şuna benziyor, İki tane Empire State binasını alıp birbirinin üstüne istifleyin.ちょうどエンパイア・ステートビルを 二つ縦に重ねた位です その時点で後部シェルから切り離し
Tabii ki, nakil günümde istifamı verdim.Bien sûr, j'ai démissionné le jour de mon transfert.
Tabii ki, nakil günümde istifamı verdim.Természetesen már az átkerülésem napján felmondtam.
Tabii ki, nakil günümde istifamı verdim.Αλλά φυσικά με το που πήρα την θέση, δήλωσα την παραίτηση μου.
Tabii ki, nakil günümde istifamı verdim.على كل استقلت في نفس اليوم الذي نقلوني فيه
- Tamam, istifa ettim.Baik. - Aku berhenti.
- Tamam, istifa ettim.Capito? OK. Mi dimetto.
- Tamam, istifa ettim.Demisionez.
- Tamam, istifa ettim.- Dobra, odchodzę.
- Tamam, istifa ettim.-Dobře.
- Tamam, istifa ettim.Está bien, renuncio.
- Tamam, istifa ettim.Felmondok.
- Tamam, istifa ettim.Je démissionne.
- Tamam, istifa ettim.- Montag sitzt du im Büro! - OK, ich kündige.
- Tamam, istifa ettim.Muito bem. Demito-me.
- Tamam, istifa ettim.-Nghe. Con nghỉ!
- Tamam, istifa ettim.Okei. Minä lopetan.
- Tamam, istifa ettim.Okej. Jag slutar.
- Tamam, istifa ettim.Razumeš? - Prav.
- Tamam, istifa ettim.Så siger jeg op.
- Tamam, istifa ettim.Εντάξει.
- Tamam, istifa ettim.- Добре тогава. Напускам.
- Tamam, istifa ettim.Напускам.
- Tamam, istifa ettim....גודלתי בידי פועלים שחורים
Tefecilerin peşime düşeceğini bildiğimden istifa ettim.Aku berhenti bekerja dengan lintah darat yang mengejarku
Tefecilerin peşime düşeceğini bildiğimden istifa ettim. Çünkü Hee-joong için iyi bir adam olmak istiyorum.Знаю, що мені не дадуть спокою і переслідуватимуть але ради неї хочу стати кращим.
Tefecilerin peşime düşeceğini bildiğimden istifa ettim.사채업자 놈들한테 해코지 당할 꺼 각오하고 그만둔 게
Tefecilerin peşime düşeceğini bildiğimden istifa ettim.Renunciei sabendo que o agiota viria atrás de mim.
Tefecilerin peşime düşeceğini bildiğimden istifa ettim.Renuncié sabiendo que el usurero vendrá por mi cabeza.
Tefecilerin peşime düşeceğini bildiğimden istifa ettim.لذا تركته, بعد أن علمت بأن أصحاب قرض الربـا سيطاردوني
Üç yıl sonra bir adama aşık olduğum zaman ebeveynlerim istiflerini bile bozmadılar.Ba năm sau, khi tôi yêu một người đàn ông, ba mẹ tôi cũng chẳng thèm chớp mắt.
Üç yıl sonra bir adama aşık olduğum zaman ebeveynlerim istiflerini bile bozmadılar.Drei Jahre später, als ich mich in einen Mann verliebte, zuckte keiner meiner Eltern mit der Wimper.
Üç yıl sonra bir adama aşık olduğum zaman ebeveynlerim istiflerini bile bozmadılar.Drie jaar later, toen ik verliefd werd op een man, knipperde geen van mijn ouders met hun ogen.
Üç yıl sonra bir adama aşık olduğum zaman ebeveynlerim istiflerini bile bozmadılar.Három évvel később, amikor beleszerettem egy férfibe, egyik szülőm sem pislogott nagyokat.
Üç yıl sonra bir adama aşık olduğum zaman ebeveynlerim istiflerini bile bozmadılar.삼 년 후, 제가 남자와 사랑에 빠졌을 때, 제 부모님 중 누구도 언짢아 하시지 않았습니다.
Üç yıl sonra bir adama aşık olduğum zaman ebeveynlerim istiflerini bile bozmadılar.Ko sem se tri leta kasneje zaljubila v moškega, ni prav tako noben od mojih staršev bil šokiran.
Üç yıl sonra bir adama aşık olduğum zaman ebeveynlerim istiflerini bile bozmadılar.Neanche 3 anni dopo, quando mi sono innamorata di un uomo, i miei genitori non hanno battuto ciglio.
Üç yıl sonra bir adama aşık olduğum zaman ebeveynlerim istiflerini bile bozmadılar.O tři roky později, když jsem se zamilovala do muže, ani jeden z mých rodičů se nad tím nepozastavoval.
Üç yıl sonra bir adama aşık olduğum zaman ebeveynlerim istiflerini bile bozmadılar.Tre år senare, när jag blev kär i en man, höjde ingen av mina föräldrar på ögonbrynen heller.
Üç yıl sonra bir adama aşık olduğum zaman ebeveynlerim istiflerini bile bozmadılar.Tre år senere, da jeg blev forelsket i en mand, mine forældre blinkede heller ikke med øjnene.
Üç yıl sonra bir adama aşık olduğum zaman ebeveynlerim istiflerini bile bozmadılar.Três anos depois, quando me apaixonei por um homem, também nenhum dos meus pais bateu uma pestana que fosse.
Üç yıl sonra bir adama aşık olduğum zaman ebeveynlerim istiflerini bile bozmadılar.Tres años después, cuando me enamoré de un hombre, ninguno de mis padres se sorprendió tampoco.
Üç yıl sonra bir adama aşık olduğum zaman ebeveynlerim istiflerini bile bozmadılar.Trois ans plus tard, quand je suis tombée amoureuse d'un homme, mes parents n'ont pas cillé non plus.
Üç yıl sonra bir adama aşık olduğum zaman ebeveynlerim istiflerini bile bozmadılar.Trzy lata później zakochałam się w mężczyźnie i żadne z moich rodziców nawet nie mrugnęło okiem.
Üç yıl sonra bir adama aşık olduğum zaman ebeveynlerim istiflerini bile bozmadılar.Τρία χρόνια αργότερα, όταν ερωτεύτηκα έναν άνδρα, κανείς από τους γονείς μου δεν θορυβήθηκε.
Üç yıl sonra bir adama aşık olduğum zaman ebeveynlerim istiflerini bile bozmadılar.Три години по-късно, когато се влюбих в мъж, на родителите ми не им мигна окото.
Üç yıl sonra bir adama aşık olduğum zaman ebeveynlerim istiflerini bile bozmadılar.Три роки по тому, коли я закохалася у чоловіка, ніхто з батьків і бровою не повів.
Üç yıl sonra bir adama aşık olduğum zaman ebeveynlerim istiflerini bile bozmadılar.Через три года, когда я влюбилась в мужчину, опять ни у кого из родителей глаза не округлились.
Üç yıl sonra bir adama aşık olduğum zaman ebeveynlerim istiflerini bile bozmadılar.כעבור 3 שנים, כשהתאהבתי בגבר, שוב, איש מהורי לא הניד עפעף.
Üç yıl sonra bir adama aşık olduğum zaman ebeveynlerim istiflerini bile bozmadılar.بعد ثلاث سنوات عندما وقعت في حب رجل، لم يُصدم أو يسترغب أي من والداي بتاتا