Şimdi Amerikalı dinleyiciler fincan istifleme ile ilgili herşeyi bilecek.De Amerikanen hier in het publiek weten alles over bekerstapelen.
Şimdi Amerikalı dinleyiciler fincan istifleme ile ilgili herşeyi bilecek.Die Amerikaner im Publikum wissen sicher alles über das Becherstapeln.
Şimdi Amerikalı dinleyiciler fincan istifleme ile ilgili herşeyi bilecek.Gli americani tra il pubblico sapranno tutto di impilamento dei bicchierini.
Şimdi Amerikalı dinleyiciler fincan istifleme ile ilgili herşeyi bilecek.여기 미국인 청중분들은 컵쌓기에 대해 잘 알고 계실 겁니다. 고등학교의 운동 종목이고
Şimdi Amerikalı dinleyiciler fincan istifleme ile ilgili herşeyi bilecek.Les Américains dans le public sauront ce qu'est l'empilement de tasses.
Şimdi Amerikalı dinleyiciler fincan istifleme ile ilgili herşeyi bilecek.Los estadounidenses aquí presentes conocen muy bien el apilamiento de vasos.
Şimdi Amerikalı dinleyiciler fincan istifleme ile ilgili herşeyi bilecek.Os americanos, aqui, sabem tudo sobre o empilhamento de copos. É um desporto de liceu.
Şimdi Amerikalı dinleyiciler fincan istifleme ile ilgili herşeyi bilecek.Widzowie z USA wiedzą wszystko o ustawianiu kubków.
Şimdi Amerikalı dinleyiciler fincan istifleme ile ilgili herşeyi bilecek.Τώρα οι Αμερικάνοι στο κοινό θα ξέρουν τα πάντα σχετικά με το "χτίσμο" με ποτήρια.
Şimdi Amerikalı dinleyiciler fincan istifleme ile ilgili herşeyi bilecek.Американците в залата със сигурност знаят всичко за подреждането на чаши.
Şimdi Amerikalı dinleyiciler fincan istifleme ile ilgili herşeyi bilecek.Американцы в аудитории знают все про штабелирование чашек.
Şimdi Amerikalı dinleyiciler fincan istifleme ile ilgili herşeyi bilecek.Тепер американці в аудиторії будуть знати все про складання стаканів.
Şimdi Amerikalı dinleyiciler fincan istifleme ile ilgili herşeyi bilecek.האמריקאים בין הצופים פה יודעים הכל על סידור כוסות. זהו ספורט של תיכונים
Şimdi Amerikalı dinleyiciler fincan istifleme ile ilgili herşeyi bilecek.الآن سوف يتعرّف الاميركيوون من بين الحضور على تكديس الكؤوس. انها رياضة في المدرسة الثانوية
Şimdi Amerikalı dinleyiciler fincan istifleme ile ilgili herşeyi bilecek.高校のスポーツで 12個のカップを決まった順序でなるべく早く
Size Emily Fox'u göstereceğim. Fincan istiflemede dünya rekorunun sahibi.Bemutatom most Önöknek Emily Fox-ot, amint éppen felállítja a pohár egymásra halmozás világrekordját.
Size Emily Fox'u göstereceğim. Fincan istiflemede dünya rekorunun sahibi.Ce que je vais vous montrer est Emily Fox battant le record du monde d'empilement de tasses.
Size Emily Fox'u göstereceğim. Fincan istiflemede dünya rekorunun sahibi.Chcę wam pokazać Emily Fox bijącą światowy rekord w ustawianiu kubków.
Size Emily Fox'u göstereceğim. Fincan istiflemede dünya rekorunun sahibi.Daher zeige ich Ihnen Emily Fox, wie sie den Weltrekord für Becherstapeln aufstellt.
Size Emily Fox'u göstereceğim. Fincan istiflemede dünya rekorunun sahibi.Những gì tôi sắp chứng minh cho bạn chính là Emily Fox đạt kỷ lục thế giới về xếp chồng cốc.
Size Emily Fox'u göstereceğim. Fincan istiflemede dünya rekorunun sahibi.Nyní vám ukážu Emily Foxovou, jak vytváří světový rekord ve vršení kelímků.
Size Emily Fox'u göstereceğim. Fincan istiflemede dünya rekorunun sahibi.Teraz vám ukážem Emily Fox, ako vytvára svetový rekord vo vŕšení téglikov.
Size Emily Fox'u göstereceğim. Fincan istiflemede dünya rekorunun sahibi.Vi mostrerò Emily Fox che realizza il record del mondo di impilamento dei bicchierini.
Size Emily Fox'u göstereceğim. Fincan istiflemede dünya rekorunun sahibi.V-o prezint pe Emily Fox, care deține recordul mondial la aranjat pahare.
Size Emily Fox'u göstereceğim. Fincan istiflemede dünya rekorunun sahibi.Vou mostrar-vos Emily Fox a bater o recorde mundial de empilhamento de copos.
Size Emily Fox'u göstereceğim. Fincan istiflemede dünya rekorunun sahibi.Y voy a mostrarles a Emily Fox, récord mundial de apilamiento de vasos.
Size Emily Fox'u göstereceğim. Fincan istiflemede dünya rekorunun sahibi.Αυτό που θα σας δείξω είναι την Έμιλι Φοξ να κερδίζει το παγκόσμιο ρεκόρ στο "χτίσιμο" με ποτήρια.
Size Emily Fox'u göstereceğim. Fincan istiflemede dünya rekorunun sahibi.Так що я збираюся показати Вам, Емілі Фокс переможця світового рекорду по складанню стаканів.
Size Emily Fox'u göstereceğim. Fincan istiflemede dünya rekorunun sahibi.Ще ви покажа Емили Фокс, световен шампион по нареждане на чаши.
Size Emily Fox'u göstereceğim. Fincan istiflemede dünya rekorunun sahibi.Я собираюсь показать вам Эмили Фокс, когда она устанавливает рекорд в штабелировании чашек.
Sizinle çalışmak istemiyoruz. Lütfen istifa edin."Nu vrem să lucrăm cu dvs. Vă rugăm demisionați".
Slim Amamou adlı blogcu, kabineden istifa etti.과도정부의 행동에 반대하는 의미로 과도정부 내각에서 사퇴했지요.
Slim Amamou adlı blogcu, kabineden istifa etti.luego de la revolución, renunció al gabinete.
Slim Amamou adlı blogcu, kabineden istifa etti.Ông đã từ chức để phản đối.
Slim Amamou adlı blogcu, kabineden istifa etti.Uit protest nam hij ontslag uit de regering.
Slim Amamou adlı blogcu, kabineden istifa etti.אחרי המהפכה, התפטר במחאה מהקבינט.
Slim Amamou adlı blogcu, kabineden istifa etti.بعد الثورة، قدم استقالته من الوزارة احتجاجاً.
Slim Amamou adlı blogcu, kabineden istifa etti.閣僚を辞任しました チュニジアではこのような問題に対して
Sonuç olarak istifa etmesi gerekti.Also musste er zurücktreten.
Sonuç olarak istifa etmesi gerekti.Așa că a trebuit să-și dea demisia.
Sonuç olarak istifa etmesi gerekti.Así que tuvo que renunciar.
Sonuç olarak istifa etmesi gerekti. Çok güzel değil mi bu?그는 퇴임할 수 밖에 없었습니다. 대단하지 않나요?
Sonuç olarak istifa etmesi gerekti. Çok güzel değil mi bu?ולכן הוא היה צריך להתפטר. האין זה נחמד?
Sonuç olarak istifa etmesi gerekti. Çok güzel değil mi bu?لذا اضطر الى الاستقالة. أليس ذلك لطيفاً؟
Sonuç olarak istifa etmesi gerekti. Çok güzel değil mi bu?いい話でしょう? (笑)
Sonuç olarak istifa etmesi gerekti.Così si è dimesso.
Sonuç olarak istifa etmesi gerekti.Dus hij moest ontslag nemen.
Sonuç olarak istifa etmesi gerekti.Et il a dû démissionner.
Sonuç olarak istifa etmesi gerekti.Jadi dia harus mengundurkan diri.
Sonuç olarak istifa etmesi gerekti.Så han fick avgå.
Sonuç olarak istifa etmesi gerekti.Szóval le kellett mondania.
Sonuç olarak istifa etmesi gerekti.Takže musel rezignovat.
Sonuç olarak istifa etmesi gerekti.Więc musiał zrezygnować.
Sonuç olarak istifa etmesi gerekti.Έπρεπε λοιπόν να παραιτηθεί.
Sonuç olarak istifa etmesi gerekti.И ему пришлось уволиться.
Sonuç olarak istifa etmesi gerekti.Така че се наложило да си подаде оставката.
Şuna benziyor, İki tane Empire State binasını alıp birbirinin üstüne istifleyin.그건 엠파이어 스테이트 빌딩 2채를 쌓아 올린 것과 같은 높이입니다.
Şuna benziyor, İki tane Empire State binasını alıp birbirinin üstüne istifleyin.Adică înălţimea a două clădiri Empire State puse una deasupra celeilalte.
Şuna benziyor, İki tane Empire State binasını alıp birbirinin üstüne istifleyin.C'est comme de prendre deux Empire State Buildings et les empiler l'un sur l'autre.
Şuna benziyor, İki tane Empire State binasını alıp birbirinin üstüne istifleyin.Das ist doppelt so hoch wie das Empire State Building.