Ana içeriğe geç
Sözlük

istif ile cümle

istif kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
31 Mayıs 2018 tarihinde istifa ettiğini açıklamıştır.Tema tagasiastumine jõustub 31. detsembril 2018.
6 Haziran 2009'da kulüpteki finansal sorunlardan dolayı istifa etmiştir.Ta muretses 6. jaanuaril 2009 keskkonna liigse saastamise pärast.
1948 yılında sağlık sorunlarını sebep göstererek görevinden istifa etti.1947 vabastati tervislikel põhjustel töölt julgeolekus ja suunati reservi.
Abdul Latif Roshan 22 Kasım'da istifa etti ve yerini Najibullah Khwaja Omari aldı.Abdul Latif Roshan deixou o cargo em 22 de novembro e foi substituído por Najibullah Khwaja Omari.
Abdul Latif Roshan 22 Kasım'da istifa etti ve yerini Najibullah Khwaja Omari aldı.Abdul Latif Roshan dejó su cargo el 22 de noviembre y fue sustituido por Najibullah Khwaja Omari.
Albay Mustang'le birlikte kargaşadan istifade edip Central Komuta Merkezi'nin kontrolünü ele geçirecek.Razem z pułkownikiem Mustangiem wykorzystają zamieszki i przejmą kontrolę nad Central.
Albay Mustang'le birlikte kargaşadan istifade edip Central Komuta Merkezi'nin kontrolünü ele geçirecek.Yhdessä eversti Mustangin kanssa hän valtaa komentokeskuksen.
Albay Mustang'le birlikte kargaşadan istifade edipI ledtog med Mustang vil han udnytte forvirringen -
Albay Mustang'le birlikte kargaşadan istifade edipI maskopi med Mustang ska han utnyttja förvirringen-
Albay Mustang'le birlikte kargaşadan istifade edipΜε τον συνταγματάρχη Μάστανγκ θα εκμεταλλευτεί την ταραχή.
Ama bu arada bay Badalandabad, sizin istifanızı kabul ediyorum.Ale mezitím, pane Badalandabad, pøijímáme vaše pøiznání.
Ama bu arada bay Badalandabad, sizin istifanızı kabul ediyorum.Dar între timp, domnule Badalandabad, îţi acceptăm demisia.
Ama bu arada bay Badalandabad, sizin istifanızı kabul ediyorum.Maar ondertussen Dhr. Badalandabad, nemen wij uw uitwijzing aan.
Ama bu arada bay Badalandabad, sizin istifanızı kabul ediyorum.Medtem pa, g. Badalandabad, smo sprejeli vašo izključitev.
Ama bu arada bay Badalandabad, sizin istifanızı kabul ediyorum.Mientras tanto, Sr. Badalandabad, aceptamos su expulsión.
Ama bu arada bay Badalandabad, sizin istifanızı kabul ediyorum.Nhưng trong khi đó, ông Badalandabad, chúng tôi chấp nhận trục xuất của bạn.
Ama bu arada bay Badalandabad, sizin istifanızı kabul ediyorum.Στο μεταξύ, κύριε Μπανταλανταμπάντ, δεχόμαστε την αποβολή σας.
Amaç buydu. İstifa etmesini sağlamak.Das war das Ziel, ihn zum Rücktritt zu zwingen.
Amaç buydu. İstifa etmesini sağlamak.O objectivo era esse, tirá-lo do poder, esse era o objectivo.
Amaç buydu. İstifa etmesini sağlamak.Quello era lo scopo, farlo dimettere.
Amaç buydu. İstifa etmesini sağlamak.To bol náš cieľ, aby odstúpil.
Amaç buydu. İstifa etmesini sağlamak..זו היתה המטרה. לגרום לו להתפטר
Amaç buydu. İstifa etmesini sağlamak.ゴーニはアメリカに逃げ
Ama istifa ettim çünkü tutkum burasıydı, Afrikaydı. Çünkü daha tatmin edici işler yapmak istiyordum.Ik weigerde, omdat mijn passie hier is en ik voldoening belangrijk vind.
Ama istifa ettim çünkü tutkum burasıydı, Afrikaydı. Çünkü daha tatmin edici işler yapmak istiyordum.Nhưng tôi đã bỏ đi, bởi vì đam mê của tôi ở đây, và bởi tôi muốn thỏa mãn đam mê.
Ama istifa ettim çünkü tutkum burasıydı, Afrikaydı. Çünkü daha tatmin edici işler yapmak istiyordum.Но я оставила это, потому что моя страсть звала сюда, потому что мне хотелось получать от работы удовольствие.
Ama istifa ettim çünkü tutkum burasıydı, Afrikaydı.Doch ich habe den Job aufgegeben, weil meine Leidenschaft hier liegt.
Ama istifa ettim çünkü tutkum burasıydı, Afrikaydı.Însă am renunţat la asta pentru că pasiunea mea e aici.
Ama istifa ettim çünkü tutkum burasıydı, Afrikaydı.하지만 제 열정이 여기에 있기에 저는 다시 돌아왔습니다.
Ama istifa ettim çünkü tutkum burasıydı, Afrikaydı.Mais j'ai refusé cet emploi car ma passion est là.
Ama istifa ettim çünkü tutkum burasıydı, Afrikaydı.Ma l'ho lasciato, perché la mia passione era qui.
Ama istifa ettim çünkü tutkum burasıydı, Afrikaydı.Pero lo dejé porque mi pasión estaba aquí.
Ama istifa ettim çünkü tutkum burasıydı, Afrikaydı.Zrezygnowałam, bo moje serce jest tutaj.
Ama istifa ettim çünkü tutkum burasıydı, Afrikaydı.Но обърнах гръб на това, защото моята страст е тук.
Ama istifa ettim çünkü tutkum burasıydı, Afrikaydı.אבל עזבתי את זה כי התשוקה שלי היתה כאן.
Ama istifa ettim çünkü tutkum burasıydı, Afrikaydı.ولكنني تركت الوظيفة ، لأن هواى وعواطفي كانت هنا .
Ama istifa ettim çünkü tutkum burasıydı, Afrikaydı.私が必要とされている場所で
Ama umut gitmemişti. Hugo Chávez'in istifasının bir kurmaca olduğu gerçeği ortaya çıkmaya başladı.Tapi harapan belum hilang Kebenaran mulai terdengar... ...bahwa pengunduran diri Hugo Chavez adalah kebohongan
Ama umut gitmemişti. Hugo Chávez'in istifasının bir kurmaca olduğu gerçeği ortaya çıkmaya başladı.Αλλά η ελπίδα δε χάθηκε. "ρχισε να αναδύεται η αλήθεια... ότι η παραίτηση του Ούγκο Τσάβες ήταν ψέμα.
Aniden duyduk ki Goni istifa etmek üzere.Ad un tratto sentimmo che Goni stava per dimettersi.
Aniden duyduk ki Goni istifa etmek üzere.Aztán hallottuk, hogy Goni lemond.
Aniden duyduk ki Goni istifa etmek üzere.De repente, soube-se que Goni ia renunciar... foi pior...
Aniden duyduk ki Goni istifa etmek üzere.Nagle usłyszeliśmy, że Goni zamierza podać się do dymisji.
Aniden duyduk ki Goni istifa etmek üzere.Plötsligt hörde vi att Goni var på väg att avgå.
Aniden duyduk ki Goni istifa etmek üzere.Plötzlich hörten wir, dass Goni zurückgetreten war.
Aniden duyduk ki Goni istifa etmek üzere.Suddenly we heard that Goni was about to resign.
Aniden duyduk ki Goni istifa etmek üzere.Tiba-tiba kami mendengar Goni akan mengundurkan diri
Aniden duyduk ki Goni istifa etmek üzere.Zrazu sme počuli, že sa Goni chystal rezignovať.
Aniden duyduk ki Goni istifa etmek üzere.Ξαφνικά ακούσαμε ότι ο Γκόνι ετοιμαζόταν να παραιτηθεί.
Aniden duyduk ki Goni istifa etmek üzere."В един момент чухме, че Гони щял да си подаде оставката.
Aniden duyduk ki Goni istifa etmek üzere.Неожиданно мы услышали, что Гони был готов уйти в отставку
Aniden duyduk ki Goni istifa etmek üzere..לפתע שמענו שגוני מתכוון להתפטר
Aniden duyduk ki Goni istifa etmek üzere.一人倒し勇気付けられ 力を与えました
- Anlaşıldı mı? - Tamam, istifa ettim.Ik neem ontslag.
- Anlaşıldı mı? - Tamam, istifa ettim.هل فهمت ذلك ؟ حسناً أنا مستقيلة
Asıl komik olan ne biliyor musun? bütün bunlar başlamadan önce istifamı vermek üzereydimSabe, es gracioso... antes de que todo esto empezara... estuve muy cerca de presentar mi renuncia.
Asıl komik olan ne biliyor musun? bütün bunlar başlamadan önce istifamı vermek üzereydimŞtii, e amuzant... înainte de asta... mă pregăteam să-mi dau demisia.
Asıl komik olan ne biliyor musun? bütün bunlar başlamadan önce istifamı vermek üzereydimVlastně je to legrační. Neľ tohle celé začalo, tak jsem málem podal výpověď.
Asıl komik olan ne biliyor musun? bütün bunlar başlamadan önce istifamı vermek üzereydimWie pan, to zabawne... zanim to wszystko się zaczęło... byłem bardzo blisko złożenia wymówienia.
Asıl komik olan ne biliyor musun? bütün bunlar başlamadan önce istifamı vermek üzereydimА знаете, забавно... незадолго до происшествия... я просил перевести меня в другой отдел.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod