Canlarının çektiği yiyeceği isteyerek İçlerinde Tanrıyı denediler.Ils tentèrent Dieu dans leur coeur, En demandant de la nourriture selon leur désir.
Canlarının çektiği yiyeceği isteyerek İçlerinde Tanrıyı denediler.In izkušajoč Boga mogočnega v srcu svojem, so zahtevali jed po svojega srca želji.
Canlarının çektiği yiyeceği isteyerek İçlerinde Tanrıyı denediler.저희가 저희 탐욕대로 식물을 구하여 그 심중에 하나님을 시험하였으며
Canlarının çektiği yiyeceği isteyerek İçlerinde Tanrıyı denediler.Mereka sengaja mencobai Allah, dengan menuntut makanan yang mereka inginkan
Canlarının çektiği yiyeceği isteyerek İçlerinde Tanrıyı denediler.Nel loro cuore tentarono Dio, chiedendo cibo per le loro brame
Canlarının çektiği yiyeceği isteyerek İçlerinde Tanrıyı denediler.Og de fristet Gud i sitt hjerte, så de krevde mat efter sin lyst.
Canlarının çektiği yiyeceği isteyerek İçlerinde Tanrıyı denediler.Probaron a Dios en su corazón, pidiendo comida a su antojo
Canlarının çektiği yiyeceği isteyerek İçlerinde Tanrıyı denediler.Trong lòng họ thử Ðức Chúa Trời, Mà cầu xin đồ ăn theo tình dục mình.
Canlarının çektiği yiyeceği isteyerek İçlerinde Tanrıyı denediler.Trong lòng họ thử Ðức_Chúa_Trời , Mà cầu_xin đồ_ăn theo tình_dục mình .
Canlarının çektiği yiyeceği isteyerek İçlerinde Tanrıyı denediler.und versuchten Gott in ihrem Herzen, daß sie Speise forderten für ihre Seelen,
Canlarının çektiği yiyeceği isteyerek İçlerinde Tanrıyı denediler.Zij daagden Hem uit door naar lekker eten te vragen.
Canlarının çektiği yiyeceği isteyerek İçlerinde Tanrıyı denediler.και επειρασαν τον Θεον εν τη καρδια αυτων, ζητουντες βρωσιν κατα την ορεξιν αυτων
Canlarının çektiği yiyeceği isteyerek İçlerinde Tanrıyı denediler.Със сърцето си изпитаха Бога, Като искаха ястия за лакомството си*,
Canlarının çektiği yiyeceği isteyerek İçlerinde Tanrıyı denediler.וינסו אל בלבבם לשאל אכל לנפשם׃
Canlarının çektiği yiyeceği isteyerek İçlerinde Tanrıyı denediler.وجربوا الله في قلوبهم بسؤالهم طعاما لشهوتهم.
Canlarının çektiği yiyeceği isteyerek İçlerinde Tanrıyı denediler.他 們 心 中 試 探 神 、 隨 自 己 所 欲 的 求 食 物
Canlarının çektiği yiyeceği isteyerek İçlerinde Tanrıyı denediler.他 們 心中 試 探神 、 隨 自己 所欲 的 求 食物
Çünkü isteyerek acı çektirmez, İnsanları üzmez.căci El nu necăjeşte cu plăcere, nici nu mîhneşte bucuros pe copiii oamenilor.
Çünkü isteyerek acı çektirmez, İnsanları üzmez.Car ce n`est pas volontiers qu`il humilie Et qu`il afflige les enfants des hommes.
Çünkü isteyerek acı çektirmez, İnsanları üzmez.Denn er nicht von Herzen die Menschen plagt und betrübt,
Çünkü isteyerek acı çektirmez, İnsanları üzmez.ej af Hjertet plager og piner han Menneskens Børn.
Çünkü isteyerek acı çektirmez, İnsanları üzmez.for det er ikke av hjertet han plager eller bedrøver menneskenes barn.
Çünkü isteyerek acı çektirmez, İnsanları üzmez.Ia tidak dengan rela hati membiarkan kita menderita dan sedih
Çünkü isteyerek acı çektirmez, İnsanları üzmez.주께서 인생으로 고생하며 근심하게 하심이 본심이 아니시로다
Çünkü isteyerek acı çektirmez, İnsanları üzmez.Lebo netrápi zo svojho srdca ani nezarmucuje synov človeka.
Çünkü isteyerek acı çektirmez, İnsanları üzmez.Mert nem szíve szerint veri és szomorítja meg az embernek fiát.
Çünkü isteyerek acı çektirmez, İnsanları üzmez.Netrápíť zajisté z srdce svého, aniž zarmucuje synů lidských.
Çünkü isteyerek acı çektirmez, İnsanları üzmez.Nikakor ne muči iz srca, ne žali otrok človeških.
Çünkü isteyerek acı çektirmez, İnsanları üzmez.Poiché contro il suo desiderio egli umilia e affligge i figli dell'uomo
Çünkü isteyerek acı çektirmez, İnsanları üzmez.Porque não aflige nem entristece de bom grado os filhos dos homens.
Çünkü isteyerek acı çektirmez, İnsanları üzmez.Porque no aflige ni entristece por gusto a los hijos del hombre
Çünkü isteyerek acı çektirmez, İnsanları üzmez.Sillä ei hän sydämensä halusta vaivaa eikä murehduta ihmislapsia.
Çünkü isteyerek acı çektirmez, İnsanları üzmez.Ty icke av villigt hjärta plågar han människors barn och vållar dem bedrövelse.
Çünkü isteyerek acı çektirmez, İnsanları üzmez.Vì ấy là chẳng phải bổn tâm Ngài làm cho con cái loài người cực khổ và buồn rầu.
Çünkü isteyerek acı çektirmez, İnsanları üzmez.Vì ấy_là chẳng phải bổn tâm Ngài làm cho con_cái loài_người cực_khổ và buồn_rầu .
Çünkü isteyerek acı çektirmez, İnsanları üzmez.Want Hij vindt het niet prettig mensen in het nauw te drijven en verdriet te bezorgen.
Çünkü isteyerek acı çektirmez, İnsanları üzmez.Zaiste nie z serca trapi i zasmuca synów ludzkich.
Çünkü isteyerek acı çektirmez, İnsanları üzmez.Διοτι δεν θλιβει εκ καρδιας αυτου ουδε καταθλιβει τους υιους των ανθρωπων.
Çünkü isteyerek acı çektirmez, İnsanları üzmez.Защото не оскърбява нито огорчава от сърце човешките чада.
Çünkü isteyerek acı çektirmez, İnsanları üzmez.Ибо Он не по изволению сердца Своего наказывает и огорчает сынов человеческих.
Çünkü isteyerek acı çektirmez, İnsanları üzmez.כי לא ענה מלבו ויגה בני איש׃
Çünkü isteyerek acı çektirmez, İnsanları üzmez.لانه لا يذل من قلبه ولا يحزن بني الانسان.
Çünkü isteyerek acı çektirmez, İnsanları üzmez.因 他 並 不 甘 心 使 人 受 苦 、 使 人 憂 愁
Çünkü isteyerek acı çektirmez, İnsanları üzmez.因 他 並不甘心 使 人 受苦 、 使 人 憂愁
Düşünerek ve isteyerek seçtiği bir adamla evlendi.Cô ấy đã kết hôn với một người đàn ông mà cô ấy lựa chọn bằng cả trái tim mình.
Düşünerek ve isteyerek seçtiği bir adamla evlendi.E căsătorită cu un bărbat pe care l-a ales cu grijă.
Düşünerek ve isteyerek seçtiği bir adamla evlendi.Elle a épousé un homme qu'elle a choisi avec soin.
Düşünerek ve isteyerek seçtiği bir adamla evlendi.È sposata con un uomo che ha scelto consapevolmente.
Düşünerek ve isteyerek seçtiği bir adamla evlendi.Esta casada con un hombre que eligió conscientemente.
Düşünerek ve isteyerek seçtiği bir adamla evlendi.Hon är gift med en man hon medvetet valt.
Düşünerek ve isteyerek seçtiği bir adamla evlendi.Hozzáment egy férfihez, akit gondosan választott ki magának.
Düşünerek ve isteyerek seçtiği bir adamla evlendi.Hun er gift med en mand hun bevidst ville have.
Düşünerek ve isteyerek seçtiği bir adamla evlendi.Je vdaná za muže, kterého si vědomě zvolila.
Düşünerek ve isteyerek seçtiği bir adamla evlendi.또 그녀가 신중하게 선택한 한 남자와 결혼을 했죠.
Düşünerek ve isteyerek seçtiği bir adamla evlendi.Poročena je z moškim, ki ga je zavestno izbrala.
Düşünerek ve isteyerek seçtiği bir adamla evlendi.Poślubiła mężczyznę, którego świadomie wybrała.
Düşünerek ve isteyerek seçtiği bir adamla evlendi.Sie hat einen Mann geheiratet, den sie bewusst gewählt hat.
Düşünerek ve isteyerek seçtiği bir adamla evlendi.Vzala si muža, ktorého si premyslene vybrala.
Düşünerek ve isteyerek seçtiği bir adamla evlendi.Ze is getrouwd met een man die ze met haar verstand uitkoos.
Düşünerek ve isteyerek seçtiği bir adamla evlendi.Παντρεύτηκε έναν άντρα που επέλεξε προσεκτικά.