Ben aranızdan sadece harika bir kariyer isteyenlerle konuşmak istiyorum.Voglio parlare solo con chi di voi vuole una carriera straordinaria.
Ben aranızdan sadece harika bir kariyer isteyenlerle konuşmak istiyorum.Θέλω να μιλήσω μόνο σε όσους θέλουν μια σπουδαία καριέρα.
Ben aranızdan sadece harika bir kariyer isteyenlerle konuşmak istiyorum.Искам да говоря само с тези от вас, които искат страхотна кариера.
Ben aranızdan sadece harika bir kariyer isteyenlerle konuşmak istiyorum.Я хочу говорить лишь с теми из вас, кто хочет выдающейся карьеры.
Ben aranızdan sadece harika bir kariyer isteyenlerle konuşmak istiyorum.Я хочу звернутись тільки до тих з вас, хто прагне блискучої кар'єри.
Ben aranızdan sadece harika bir kariyer isteyenlerle konuşmak istiyorum.אני רוצה לדבר רק אל אלה מכם שרוצים קריירה נהדרת.
Ben aranızdan sadece harika bir kariyer isteyenlerle konuşmak istiyorum.سأتكلم لهؤلاء منكم الذين يريدون مسيرة عمل رائعة
Ben aranızdan sadece harika bir kariyer isteyenlerle konuşmak istiyorum.皆さんの中には
Bence bir sürü para var ve bir sürü isteyeni, dolayısıyla sanırım bir çözüm bulabiliriz.Aber ich würde sagen, es ist genug Geld vorhanden, und auch genug Nachfrage, also können wir es schaffen.
Bence bir sürü para var ve bir sürü isteyeni, dolayısıyla sanırım bir çözüm bulabiliriz.Ale uważam, że jest mnóstwo pieniędzy i ogromny popyt, więc faktycznie możemy to osiągnąć.
Bence bir sürü para var ve bir sürü isteyeni, dolayısıyla sanırım bir çözüm bulabiliriz.Dar eu aș spune că sunt destui bani, și e destulă cerere, astfel încât să putem reuși acest lucru.
Bence bir sürü para var ve bir sürü isteyeni, dolayısıyla sanırım bir çözüm bulabiliriz.하지만, 저는 충분한 자본과 수요가 있다고 생각합니다. 그렇기 때문에 실제로 이루어 낼 수 있습니다.
Bence bir sürü para var ve bir sürü isteyeni, dolayısıyla sanırım bir çözüm bulabiliriz.Maar ik zeg dan dat er genoeg geld is, en er is meer dan genoeg vraag, dus dat is haalbaar.
Bence bir sürü para var ve bir sürü isteyeni, dolayısıyla sanırım bir çözüm bulabiliriz.Mais, je pars du principe qu'il y a beaucoup d'argent et beaucoup de demande, donc on y arrivera.
Bence bir sürü para var ve bir sürü isteyeni, dolayısıyla sanırım bir çözüm bulabiliriz.Mas eu afirmo que há dinheiro suficiente, e há procura suficiente, por isso, podemos lá chegar.
Bence bir sürü para var ve bir sürü isteyeni, dolayısıyla sanırım bir çözüm bulabiliriz.Nhưng tôi nghĩ, có nhiều tiền, nhiều yêu cầu cấp thiết nên chúng ta có thể thật sự làm được.
Bence bir sürü para var ve bir sürü isteyeni, dolayısıyla sanırım bir çözüm bulabiliriz.Pero yo digo que hay mucho dinero y mucha demanda de manera que lo podemos lograr.
Bence bir sürü para var ve bir sürü isteyeni, dolayısıyla sanırım bir çözüm bulabiliriz.До того ж, у нас достатньо грошей і великий попит, тому це не стане на заваді.
Bence bir sürü para var ve bir sürü isteyeni, dolayısıyla sanırım bir çözüm bulabiliriz.Но мога да кажа, че има доста пари и доста предлагане, така че всъщност да можем да постигнем това.
Bence bir sürü para var ve bir sürü isteyeni, dolayısıyla sanırım bir çözüm bulabiliriz.אבל הייתי אומר שיש שפע של כסף ויש שפע של ביקוש, כך שאנו יכולים בעצם להשיג את זה.
Bence bir sürü para var ve bir sürü isteyeni, dolayısıyla sanırım bir çözüm bulabiliriz.ولكن ما أرغب بقوله أنه هناك الكثير من المال و الكثير من الطلب لذلك يمكننا حقأً تحقيقه
Bence bir sürü para var ve bir sürü isteyeni, dolayısıyla sanırım bir çözüm bulabiliriz.私たちはやり遂げることができると思います このビジョンを達成するために 技術的 社会的にそして全体的に
Bence çok ilginç bir birim değiştirme sorusu, birim değiştirme çalışmak isteyen herhangi biri için. .단위 환산을 연습해보고 싶다면 매우 적절한 문제일 것이라고 생각합니다
Bence çok ilginç bir birim değiştirme sorusu, birim değiştirme çalışmak isteyen herhangi biri için. .Myslím, že je to zajímavý příklad na převod jednotek pro každého, kdo chce procvičovat převod jednotek.
Bence çok ilginç bir birim değiştirme sorusu, birim değiştirme çalışmak isteyen herhangi biri için. .Úgy gondolom, ez egy érdekes mértékegység váltás bárkinek, aki mértékegység átváltást szeretne gyakorolni.
Bence çok ilginç bir birim değiştirme sorusu, birim değiştirme çalışmak isteyen herhangi biri için. .واعتقد ان مسألة تحويل الوحدة هذه مثيرة للاهتمام لأي شخص يريد ممارسة تحويل الوحدة
Ben, herkesin içtenlik ve uyumla... ...yaşadığını görmek isteyen bir hümanist de değilim.En ole humanisti joka haluaa nähdä jokaisen elävän sulassa sovussa.
Ben, herkesin içtenlik ve uyumla... ...yaşadığını görmek isteyen bir hümanist de değilim.Ich weiss, wenn wir das nicht machen, werden wir uns alle umbringen und die Erde zerstören.
Ben, herkesin içtenlik ve uyumla... ...yaşadığını görmek isteyen bir hümanist de değilim.Ik ben geen humanist die iedereen graag in warmte en harmonie wil zien leven.
Ben, herkesin içtenlik ve uyumla... ...yaşadığını görmek isteyen bir hümanist de değilim.Jag är ingen humanist som skulle vilja se att alla lever i värme och harmoni.
Ben, herkesin içtenlik ve uyumla... ...yaşadığını görmek isteyen bir hümanist de değilim.Je ne suis pas un humaniste qui voudrait voir tout le monde vivre chaleureusement et harmonieusement.
Ben, herkesin içtenlik ve uyumla... ...yaşadığını görmek isteyen bir hümanist de değilim.Nejsem humanista který by rád viděl každého žít v srdečnosti a harmonii.
Ben, herkesin içtenlik ve uyumla... ...yaşadığını görmek isteyen bir hümanist de değilim.Nie jestem humanistą, który chciałby widzieć wszystkich żyjących w zgodzie i harmonii.
Ben, herkesin içtenlik ve uyumla... ...yaşadığını görmek isteyen bir hümanist de değilim.Non sono un umanista che vorrebbe vedere tutti vivere in cordialità e armonia.
Ben, herkesin içtenlik ve uyumla... ...yaşadığını görmek isteyen bir hümanist de değilim.Nu sunt un ... umanist care ar dori ca toată lumea să trăiască în bunăstare şi armonie.
Ben, herkesin içtenlik ve uyumla... ...yaşadığını görmek isteyen bir hümanist de değilim.Не съм някой хуманист, който иска да види как всички си живеят в хармония и разбирателство.
Ben, herkesin içtenlik ve uyumla... ...yaşadığını görmek isteyen bir hümanist de değilim.Я и не гуманист, который хотел бы видеть всех в тепле и гармонии.
Ben, herkesin içtenlik ve uyumla... ...yaşadığını görmek isteyen bir hümanist de değilim.يود أن يرى الجميع يعيشون في دفء وانسجام.
Benim için Dubai, bir şeyleri başarmak isteyenleri destekleyen bir el gibi.Dubai är som en hand- -som stödjer den som vill få saker att hända.
Benim için Dubai, bir şeyleri başarmak isteyenleri destekleyen bir el gibi.Dubai ist für mich wie eine Hand die jeden unterstützt der Dinge in Gang bringen will.
Benim için Dubai, bir şeyleri başarmak isteyenleri destekleyen bir el gibi.Dubai olyan nekem, mint egy kéz ami segít mindenkit aki szeretne valamit létrehozni.
Benim için Dubai, bir şeyleri başarmak isteyenleri destekleyen bir el gibi.Dubai, para mí, es como un amigo que ayuda a cualquiera que quiere hacer que algo funcione.
Benim için Dubai, bir şeyleri başarmak isteyenleri destekleyen bir el gibi.Dubai, per me, è come una mano che sostiene qualsiasi persona che vuole che le cose siano realtà.
Benim için Dubai, bir şeyleri başarmak isteyenleri destekleyen bir el gibi.Dubaï pour moi, est comme une main qui soutient quiconque veut faire bouger les choses.
Benim için Dubai, bir şeyleri başarmak isteyenleri destekleyen bir el gibi.Dubai, với tôi, giống như một bàn tay ủng hộ bất cứ ai muốn biến những ý tưởng thành hiện thực.
Benim için Dubai, bir şeyleri başarmak isteyenleri destekleyen bir el gibi.Dubaj, według mnie, jest jak dłoń wspomagająca każdego, kto chce spełnienia marzeń.
Benim için Dubai, bir şeyleri başarmak isteyenleri destekleyen bir el gibi.Ik vergelijk Dubai met een hand die iedereen steunt die dingen wil laten gebeuren.
Benim için Dubai, bir şeyleri başarmak isteyenleri destekleyen bir el gibi.두바이는 내게 손과 같아요 이러한 일들이 일어나기 바라는 사람들을 지지하고 있죠
Benim için Dubai, bir şeyleri başarmak isteyenleri destekleyen bir el gibi.Pentru mine, Dubai este ca o mana care sustine pe oricine vrea sa realizeze ceva.
Benim için Dubai, bir şeyleri başarmak isteyenleri destekleyen bir el gibi.Το Ντουμπάι, για μένα, είναι σαν ένα χέρι που στηρίζει όποιον θέλει να δημιουργήσει κάτι.
Benim için Dubai, bir şeyleri başarmak isteyenleri destekleyen bir el gibi.Для меня Дубаи - как рука, которая поддерживает каждого, кто желает что-то делать.
Benim için Dubai, bir şeyleri başarmak isteyenleri destekleyen bir el gibi.Дубай, за мен, е като ръка, която поддържа всеки, който иска да задейства неща.
Benim için Dubai, bir şeyleri başarmak isteyenleri destekleyen bir el gibi.דובאי, בשבילי, היא כמו יד שתומכת בכל אחד שרוצה להזיז דברים.
Benim için Dubai, bir şeyleri başarmak isteyenleri destekleyen bir el gibi.ان دبي ، بالنسبة لي ، هي كاليد التي تدعم كل من يريد أن يجعل الأشياء تحدث.
Benim için Dubai, bir şeyleri başarmak isteyenleri destekleyen bir el gibi.人に差し伸べられる手のようなものです 20年前は
Benimle Antarktika ve Arktika'ya gelmek isteyen varsa götürürüm, haydi gidelim.Ak so mnou niekto chcete ísť na Antarktídu alebo Arktídu, vezmem vás, poďme.
Benimle Antarktika ve Arktika'ya gelmek isteyen varsa götürürüm, haydi gidelim.Alguien quiere venir conmigo a la Antártida o al Ártico, los llevo, vamos.
Benimle Antarktika ve Arktika'ya gelmek isteyen varsa götürürüm, haydi gidelim.Als er iemand met me naar Antarctica wil komen, kom maar mee...
Benimle Antarktika ve Arktika'ya gelmek isteyen varsa götürürüm, haydi gidelim.Bất cứ ai muốn cùng tôi đến Nam Cực hay Bắc Cực, tôi sẽ dẫn bạn đi, hãy cùng đi nào.
Benimle Antarktika ve Arktika'ya gelmek isteyen varsa götürürüm, haydi gidelim.Chce ktoś pojechać ze mną na Antarktydę lub Arktykę?