Basılı versiyonu satın almak isteyenler için kitap biçiminde de mevcut olacak.”Ci saranno anche copie cartacee per chi lo volesse.
Basılı versiyonu satın almak isteyenler için kitap biçiminde de mevcut olacak.”También habrá copias en papel para quienes quieran comprarlo en papel.
Basılı versiyonu satın almak isteyenler için kitap biçiminde de mevcut olacak.”Αν δεν λάβουμε αρκετά χρήματα, τότε η αγγλική έκδοση θα έχει προτεραιότητα.
Basılı versiyonu satın almak isteyenler için kitap biçiminde de mevcut olacak.”בנוסף, עותקים מודפסים של הספר יהיו זמינים לרכישה.
Başka bir tahminde bulunmak isteyen?¿Alguna idea?
Başka bir tahminde bulunmak isteyen?Alte păreri?
Başka bir tahminde bulunmak isteyen?Altri tentativi?
Başka bir tahminde bulunmak isteyen?Andere pogingen?
Başka bir tahminde bulunmak isteyen?Další tipy?
Başka bir tahminde bulunmak isteyen?D'autres réponses?
Başka bir tahminde bulunmak isteyen?Inne sugestie?
Başka bir tahminde bulunmak isteyen?Irgendwelche anderen Vermutungen?
Başka bir tahminde bulunmak isteyen?다른 의견은 없으십니까?
Başka bir tahminde bulunmak isteyen?Mais palpites? Audiência:
Başka bir tahminde bulunmak isteyen?Más tipp?
Başka bir tahminde bulunmak isteyen?Några andra gissningar?
Başka bir tahminde bulunmak isteyen?Nejaké ďalšie tipy?
Başka bir tahminde bulunmak isteyen? (Seyirci: Alışveriş.) David McCandless:Καμιά άλλη υπόθεση; (Ακροατήριο:
Başka bir tahminde bulunmak isteyen? (Seyirci:Còn ai muốn đoán nữa không?
Başka bir tahminde bulunmak isteyen?Другие варианты?
Başka bir tahminde bulunmak isteyen?Други предположения?
Başka bir tahminde bulunmak isteyen?Інші думки?
Başka bir tahminde bulunmak isteyen?הצעות אחרות?
Başka bir tahminde bulunmak isteyen?أية تخمينات الأخرى؟
Başka bir tahminde bulunmak isteyen?(聴衆: ショッピング) ショッピング
Bebek bakıcılığı havuzu isteyen yerli ebeveynler ile değerlendirme görüşmesi yapmak zorunda olacaklardı.Dovranno andare a vari colloqui con i genitori che cercano baby-sitter.
Bebek bakıcılığı havuzu isteyen yerli ebeveynler ile değerlendirme görüşmesi yapmak zorunda olacaklardı.Họ cần phỏng vấn với phụ huynh, những người muốn thuê người giữ trẻ.
Bebek bakıcılığı havuzu isteyen yerli ebeveynler ile değerlendirme görüşmesi yapmak zorunda olacaklardı.자식들을 맡기고 싶어하는 지역 부모들로부터 면접을 봐야 할 수도 있겠군요.
Bebek bakıcılığı havuzu isteyen yerli ebeveynler ile değerlendirme görüşmesi yapmak zorunda olacaklardı.Musiałby przeprowadzić rozmowy z okolicznymi rodzicami, którzy pragną ogromnego wyboru opiekunów dla dzieci.
Bebek bakıcılığı havuzu isteyen yerli ebeveynler ile değerlendirme görüşmesi yapmak zorunda olacaklardı.Sie müsste Bewertungsinterviews mit den Eltern vor Ort führen, die einen Babysitter-Pool wollen.
Bebek bakıcılığı havuzu isteyen yerli ebeveynler ile değerlendirme görüşmesi yapmak zorunda olacaklardı.Tendrían que evaluar entrevistas con padres locales que quisieran un grupo de cuidadores de niños.
Bebek bakıcılığı havuzu isteyen yerli ebeveynler ile değerlendirme görüşmesi yapmak zorunda olacaklardı.Teriam de ter entrevistas com pais locais que querem uma bolsa de "babysitters".
Bebek bakıcılığı havuzu isteyen yerli ebeveynler ile değerlendirme görüşmesi yapmak zorunda olacaklardı.Va trebui să facă interviuri de evaluare cu părinţii din zonă care doresc un grup de babysitteri disponibili.
Bebek bakıcılığı havuzu isteyen yerli ebeveynler ile değerlendirme görüşmesi yapmak zorunda olacaklardı.Ze moeten interviews doen met plaatselijke ouders die een pool van babysitters willen.
Bebek bakıcılığı havuzu isteyen yerli ebeveynler ile değerlendirme görüşmesi yapmak zorunda olacaklardı.Той трябва да премине през интервюта с местни родители, които искат достъп до база данни от детегледачки.
Bebek bakıcılığı havuzu isteyen yerli ebeveynler ile değerlendirme görüşmesi yapmak zorunda olacaklardı.יהיה עליו לערוך ראיונות עם הורים מקומיים שמעוניינים במאגר של שמרטפים.
Bebek bakıcılığı havuzu isteyen yerli ebeveynler ile değerlendirme görüşmesi yapmak zorunda olacaklardı.سيكون عليهم القيام بمقابلات مع الآباء المحليين الذين بحاجة لمجموعة الحاضنات.
Bebek bakıcılığı havuzu isteyen yerli ebeveynler ile değerlendirme görüşmesi yapmak zorunda olacaklardı.インタビューをしなければなりません それだけの価値はあるのか?
Belki bu protein kompleksinde elektronu almak isteyen nokta da burada.여기라고 가정해 봐요.
Belki bu protein kompleksinde elektronu almak isteyen nokta da burada.자 이제 이 단백질 복합에 위에 전자를 수용받는 곳이
‹Belki kral oğlumla beni öldürüp Tanrının halkından yoksun bırakmak isteyenin elinden kurtarmayı kabul eder.›왕께서 들으시고 나와 내 아들을 함께 하나님의 산업에서 끊을 자의 손에서 종을 구원하시리라 함이니이다
‹Belki kral oğlumla beni öldürüp Tanrının halkından yoksun bırakmak isteyenin elinden kurtarmayı kabul eder.›כי ישמע המלך להציל את אמתו מכף האיש להשמיד אתי ואת בני יחד מנחלת אלהים׃
‹Belki kral oğlumla beni öldürüp Tanrının halkından yoksun bırakmak isteyenin elinden kurtarmayı kabul eder.›لان الملك يسمع لينقذ امته من يد الرجل الذي يريد ان يهلكني انا وابني معا من نصيب الله.
‹Belki kral oğlumla beni öldürüp Tanrının halkından yoksun bırakmak isteyenin elinden kurtarmayı kabul eder.›人 要 將 我 和 我 兒 子 、 從 神 的 地 業 上 一 同 除 滅 . 王 必 應 允 救 我 脫 離 他 的 手
‹Belki kral oğlumla beni öldürüp Tanrının halkından yoksun bırakmak isteyenin elinden kurtarmayı kabul eder.›人 要 將 我 和 我 兒子 、 從神 的 地業 上 一同 除滅.王必應允 救我 脫離 他 的 手
Ben aranızdan sadece harika bir kariyer isteyenlerle konuşmak istiyorum.Chcem hovoriť iba s tými z vás, ktorí chcú fantastickú kariéru.
Ben aranızdan sadece harika bir kariyer isteyenlerle konuşmak istiyorum.Csak azokhoz szeretnék beszélni, akik nagyszerű karriert akarnak.
Ben aranızdan sadece harika bir kariyer isteyenlerle konuşmak istiyorum.Eu só quero conversar com aqueles de vocês que querem uma excelente carreira.
Ben aranızdan sadece harika bir kariyer isteyenlerle konuşmak istiyorum.Ich richte mich nur an jene unter Ihnen, die eine großartige Karriere wollen.
Ben aranızdan sadece harika bir kariyer isteyenlerle konuşmak istiyorum.Ik praat alleen met hen die een fantastische carrière willen.
Ben aranızdan sadece harika bir kariyer isteyenlerle konuşmak istiyorum.Jeg vil kun tale til de af jer, der ønsker en fantastisk karriere.
Ben aranızdan sadece harika bir kariyer isteyenlerle konuşmak istiyorum.Je veux juste parler à ceux d'entre vous qui veulent une grande carrière.
Ben aranızdan sadece harika bir kariyer isteyenlerle konuşmak istiyorum.저는 대단한 경력을 갖고 싶어하는 사람에게만 이야기하고 싶습니다.
Ben aranızdan sadece harika bir kariyer isteyenlerle konuşmak istiyorum.Mă adresez doar celor care vor o carieră extraordinară.
Ben aranızdan sadece harika bir kariyer isteyenlerle konuşmak istiyorum.Mówię tylko do tych, którzy pragną zawrotnej kariery.
Ben aranızdan sadece harika bir kariyer isteyenlerle konuşmak istiyorum.Promlouvám pouze k těm, kteří chtějí mít skvělou kariéru.
Ben aranızdan sadece harika bir kariyer isteyenlerle konuşmak istiyorum.Puhun teistä vain niille, jotka haluavat loistavan uran.
Ben aranızdan sadece harika bir kariyer isteyenlerle konuşmak istiyorum.Saya hanya ingin berbicara dengan Anda yang ingin karir yang hebat.
Ben aranızdan sadece harika bir kariyer isteyenlerle konuşmak istiyorum.Solo quiero decirles a aquellos de ustedes que quieran una gran carrera.
Ben aranızdan sadece harika bir kariyer isteyenlerle konuşmak istiyorum.Tôi chỉ muốn nói với những ai đang muốn lập đại nghiệp