Aranızda birinci olmak isteyen, ötekilerin kulu olsun.Dan orang yang mau menjadi yang pertama di antara kalian, harus menjadi hambamu
Aranızda birinci olmak isteyen, ötekilerin kulu olsun.e colui che vorrà essere il primo tra voi, si farà vostro schiavo
Aranızda birinci olmak isteyen, ötekilerin kulu olsun.En wie de voornaamste wil zijn, moet jullie slaaf worden.
Aranızda birinci olmak isteyen, ötekilerin kulu olsun.e qualquer que entre vós quiser ser o primeiro, será vosso servo;
Aranızda birinci olmak isteyen, ötekilerin kulu olsun.És a ki közöttetek elsõ akar lenni, legyen a ti szolgátok.
Aranızda birinci olmak isteyen, ötekilerin kulu olsun.et quiconque veut être le premier parmi vous, qu`il soit votre esclave.
Aranızda birinci olmak isteyen, ötekilerin kulu olsun.in kdorkoli hoče biti prvi med vami, bodi vam hlapec.
Aranızda birinci olmak isteyen, ötekilerin kulu olsun.ja joka teidän keskuudessanne tahtoo olla ensimmäinen, se olkoon teidän orjanne;
Aranızda birinci olmak isteyen, ötekilerin kulu olsun.너희 중에 누구든지 으뜸이 되고자 하는 자는 너희 종이 되어야 하리라
Aranızda birinci olmak isteyen, ötekilerin kulu olsun.och den som vill vara främst bland eder, han vare de andras dräng,
Aranızda birinci olmak isteyen, ötekilerin kulu olsun.og den som vil være den første blandt eder, han skal være eders træl,
Aranızda birinci olmak isteyen, ötekilerin kulu olsun.og den, som vil være den ypperste iblandt eder, han skal være eders Træl.
Aranızda birinci olmak isteyen, ötekilerin kulu olsun.şi oricare va vrea să fie cel dintîi între voi, să vă fie rob.
Aranızda birinci olmak isteyen, ötekilerin kulu olsun.und wer da will der Vornehmste sein, der sei euer Knecht,
Aranızda birinci olmak isteyen, ötekilerin kulu olsun.y el que anhele ser el primero entre vosotros, será vuestro siervo
Aranızda birinci olmak isteyen, ötekilerin kulu olsun.και οστις θελη να ηναι πρωτος εν υμιν, ας ηναι δουλος υμων
Aranızda birinci olmak isteyen, ötekilerin kulu olsun.и който иска да бъде пръв между вас, ще ви бъде слуга;
Aranızda birinci olmak isteyen, ötekilerin kulu olsun.и кто хочет между вами быть первым, да будет вам рабом;
Aranızda birinci olmak isteyen, ötekilerin kulu olsun.і хто хоче між вами бути першим, нехай вам буде рабом,
Aranızda birinci olmak isteyen, ötekilerin kulu olsun.והחפץ להיות בכם לראש יהי לכם עבד׃
Aranızda birinci olmak isteyen, ötekilerin kulu olsun.ومن اراد ان يكون فيكم اولا فليكن لكم عبدا.
Aranızda birinci olmak isteyen, ötekilerin kulu olsun.誰 願 為 首 、 就 必 作 你 們 的 僕 人
Aranızda birinci olmak isteyen, ötekilerin kulu olsun.誰願為 首 、 就 必 作 你 們 的 僕人
‹‹Aranızda hangi baba, ekmek isteyen oğluna taş verir? Ya da balık isterse balık yerine yılan verir?Di antara kalian apakah ada ayah yang memberikan ular kepada anakmu, kalau ia minta ikan
‹‹Aranızda hangi baba, ekmek isteyen oğluna taş verir? Ya da balık isterse balık yerine yılan verir?Ja kuka teistä on se isä, joka poikansa häneltä pyytäessä kalaa antaa hänelle kalan sijasta käärmeen,
‹‹Aranızda hangi baba, ekmek isteyen oğluna taş verir? Ya da balık isterse balık yerine yılan verir?너희 중에 아비 된 자 누가 아들이 생선을 달라 하면 생선 대신에 뱀을 주며
‹‹Aranızda hangi baba, ekmek isteyen oğluna taş verir? Ya da balık isterse balık yerine yılan verir?¿Qué padre de entre vosotros, si su hijo le pide pescado, en lugar de pescado le dará una serpiente
‹‹Aranızda hangi baba, ekmek isteyen oğluna taş verir? Ya da balık isterse balık yerine yılan verir?Velen van jullie hebben kinderen. Als je zoon je om een vis vraagt, geef je hem dan een slang?
‹‹Aranızda hangi baba, ekmek isteyen oğluna taş verir? Ya da balık isterse balık yerine yılan verir?ומי בכם האב אשר ישאל ממנו בנו לחם ונתן לו אבן ואם דג היתן לו נחש תחת הדג׃
‹‹Aranızda hangi baba, ekmek isteyen oğluna taş verir? Ya da balık isterse balık yerine yılan verir?فمن منكم وهو اب يسأله ابنه خبزا أفيعطيه حجرا. او سمكة أفيعطيه حية بدل السمكة.
‹‹Aranızda hangi baba, ekmek isteyen oğluna taş verir? Ya da balık isterse balık yerine yılan verir?你 們 中 間 作 父 親 的 、 誰 有 兒 子 求 餅 、 反 給 他 石 頭 呢 . 求 魚 、 反 拿 蛇 當 魚 給 他 呢
‹‹Aranızda hangi baba, ekmek isteyen oğluna taş verir? Ya da balık isterse balık yerine yılan verir?你 們中間 作 父親 的 、 誰有兒子 求餅 、 反給 他 石頭 呢 . 求魚 、 反 拿 蛇當魚給 他 呢
Arkadaşım, teğet doğrunun denklemini bulmamızı isteyen bir soru göndermiş. -.
Arkadaşım, teğet doğrunun denklemini bulmamızı isteyen bir soru göndermiş. -Memulai...
Artık milletler arasında ayrım olmasın ki, isteyen istediği yere gidebilsin.Ei enää erillisiä valtioita, niin että kaikki voivat mennä minne haluavat.
Artık milletler arasında ayrım olmasın ki, isteyen istediği yere gidebilsin.Geen afzonderlijke landen, zodat iedereen overal kan gaan.
Artık milletler arasında ayrım olmasın ki, isteyen istediği yere gidebilsin.Inga fler separata nationer, så att alla kan gå var som helst.
Artık milletler arasında ayrım olmasın ki, isteyen istediği yere gidebilsin.Keine separaten Nationen mehr, damit jeder überall hingehen kann.
Artık milletler arasında ayrım olmasın ki, isteyen istediği yere gidebilsin.Nem kellenek különálló országok, így bárki bárhová mehet.
Artık milletler arasında ayrım olmasın ki, isteyen istediği yere gidebilsin.Nič več ločenih narodov, vsak gre lahko kamorkoli.
Artık milletler arasında ayrım olmasın ki, isteyen istediği yere gidebilsin.Niente più confini, cosicché ognuno possa andare ovunque.
Artık milletler arasında ayrım olmasın ki, isteyen istediği yere gidebilsin.Nu mai vrem națiuni separate, așa că oricine poate să meargă oriunde.
Artık milletler arasında ayrım olmasın ki, isteyen istediği yere gidebilsin.Plus de nations séparées, pour que tous puissent aller partout.
Artık milletler arasında ayrım olmasın ki, isteyen istediği yere gidebilsin.Už žádné oddělené státy, takže každý může jet kamkoli.
Artık milletler arasında ayrım olmasın ki, isteyen istediği yere gidebilsin.- Żadnych granic między narodami, aby każdy mógł udać się gdzie zechce.
Artık milletler arasında ayrım olmasın ki, isteyen istediği yere gidebilsin.Όχι πλέον ξεχωριστά κράτη, έτσι ώστε ο καθένας να μπορεί να πάει οπουδήποτε.
Artık milletler arasında ayrım olmasın ki, isteyen istediği yere gidebilsin.Без национални граници, така че всеки да може да пътува навсякъде.
Artık milletler arasında ayrım olmasın ki, isteyen istediği yere gidebilsin.Пора покончить с разделением на страны, чтобы каждый мог поехать куда угодно.
Artık milletler arasında ayrım olmasın ki, isteyen istediği yere gidebilsin.لا مزيد من الأمم المنفصلة؛ من اجل ان يتمكن أي شخص من الذهاب إلى أي مكان.
Avrupa Birliği’ne katılmak isteyen ülkelerle yakın ilişkiler geliştirmek son derece önemlidir.Det er vigtigt at udvikle tætte relationer til lande der ønsker at blive en del af Den Europæiske Union.
Avrupa Birliği’ne katılmak isteyen ülkelerle yakın ilişkiler geliştirmek son derece önemlidir.Krepitev tesnega sodelovanja z državami, ki si prizadevajo za pristop k Evropski uniji, je zelo pomembna.
Avrupa Birliği’ne katılmak isteyen ülkelerle yakın ilişkiler geliştirmek son derece önemlidir.On ensiarvoisen tärkeää luoda läheiset suhteet maihin, jotka haluavat liittyä Euroopan unioniin.
Avrupa Birliği’ne katılmak isteyen ülkelerle yakın ilişkiler geliştirmek son derece önemlidir.Rozvoj těsných vztahů se zeměmi usilujícími o připojení k Evropské unii má tu nejvyšší důležitost.
Avrupa Birliği’ne katılmak isteyen ülkelerle yakın ilişkiler geliştirmek son derece önemlidir.Rozvoj úzkych vzťahov s krajinami usilujúcimi stať sa členmi Európskej únie má najvyššiu dôležitosť.
Avrupa Birliği’ne katılmak isteyen ülkelerle yakın ilişkiler geliştirmek son derece önemlidir.Utrzymywanie bliskich relacji z krajami pragnącymi wstąpić do Unii Europejskiej ma ogromne znaczenie.
Aynı zamanda, şovumun ilk kısmını birazcık ustalık isteyen bir şeyle sonlandırmama izin verin.En attendant, laissez-moi conclure la première partie de mon spectacle avec un petit quelque chose d'épineux.
Aynı zamanda, şovumun ilk kısmını birazcık ustalık isteyen bir şeyle sonlandırmama izin verin.Entretanto, vou concluir a primeira parte do meu espetáculo fazendo uma coisa um pouco mais difícil.
Aynı zamanda, şovumun ilk kısmını birazcık ustalık isteyen bir şeyle sonlandırmama izin verin.I mellemtiden, så lad mig afslutte den første del af mit show ved at gøre noget lidt vanskeligere.
Aynı zamanda, şovumun ilk kısmını birazcık ustalık isteyen bir şeyle sonlandırmama izin verin.Intre timp, as termina prima parte a spectacolului meu prin a face ceva mai greu.
Aynı zamanda, şovumun ilk kısmını birazcık ustalık isteyen bir şeyle sonlandırmama izin verin.그 사이에, 좀 더 교묘한 계산으로 이 쇼의 첫 번째 부분을 마무리 하도록 하죠.