Kuşatılan şehirden kaçmak isteyen imparatorun denemeleri başarısızlıkla sonuçlanır.Спроби імператриці Сє згуртувати населення навколо імператора не дали результату.
Onları Yahudi olarak kabul ediyoruz, geri dönmek isteyen her birini kabul ediyoruz.Представники інших народів сприймають євреїв як чужих і тому бажають їх знищити.
Sigarayı bırakmak isteyen kişiler için özel nikotin içeren çikletler de piyasaya sunulmuştur.Саме тому рекомендовано використання нікотинозамісних продуктів для тих, хто бажає кинути палити.
Ayrıca isteyenler ücretli bir Jamendo Pro hesabına sahip olabilirler.Окрім того, ще один воротар отримує персональний приз від родини Макарова.
Mauritius a girmek isteyen bir yabancı uyruklu vatandaşın vize alması gerekmektedir.Для іноземців щоб відвідати Лойко потрібен додатковий дозвіл.
Esas beceri isteyen, onu seyredilebilir kılmaktır.Як досвідчений фахівець, він розуміє, що його чекає.
Osman sevdiği kızla evlenmek isteyen saf bir figürandır.Існує легенда про те, як Осман одружився.
Benden rızık isteyen yok mu, onu rızıklandırayım.Nepodám nikomu smrtící prostředek, ani kdyby mne o to kdokoli požádal a nikomu také nebudu radit (jak zemřít).
Dans etmek isteyenleri geri çevirmezdi.Malíř nemohl odmítnout.
Tabii, anlamak isteyene...Hm, kdo by to řek...
Misafir evi isteyen kişiler tarafından kiralanmaktadır.Město ji pronajímalo potřebným.
Ayrılmak isteyen birimler bağımsız devletler kurmak yerine, federe devlet haline gelmeyi tercih ederler.Oba raději spáchali sebevraždu, než aby byli oběšeni Brity.
Bu modül erişmek isteyen sistemin beklenen sistem olduğunu doğrulamak için kullanılır.Například může být využíván k ověření, zda systém žádající o přístup je očekávaný systém.
Çünkü, Thesiger barış isteyen ve savaştan nefret eden bir insandı.Emmy byla od srdce pacifistka a nenáviděla válku.
Sulu tarım yapmak isteyen Çiftçilerin yüksek bir maliyete katlanması gerekmektedir.Zboží, kterým chceme manipulovat, by mělo být ve stabilním obalu.
Endonezya tarihi ülkedeki doğal kaynakları elde etmek isteyen yabancı güçlerin etkisinde kalmıştır.Indonéská historie byla ovlivněna snahami cizích mocností ovládnout její přírodní bohatství.
İntikam almak isteyen Ana Lucia, Sawyer'ı baştan çıkararak onun silahını çalar.Ana Lucia toužila po pomstě a tak se vydala za Sawyerem a ukradla mu zbraň.
Ülkeden ayrılmak isteyenler sadece "kaçak" olarak etiketlenmiyor, "vatan haini" olarak da görülüyorlardı.Oběti byli jak obyčejní lidé, kteří nechtěli platit výpalné, tak i domnělí „zrádci“ a „kolaboranti“.
Bağımsızlıklarını kazanmak isteyen Sırplar Viyana Kongresi'ne bir heyet gönderdiler.Srbové se marně domáhali slyšení na vídeňském kongresu.
Adalet Partisi ise köklere inmek istemez ve isteyeni de engeller.Prd, co chce ven, ani Joviš nezadrží.
Tabii ki yürüyüş yapmak ve bisiklet sürmek isteyenlere de güzel yerler ve olanaklar vardır.Pro skákavkovité, kteří mají dobrý zrak, jsou důležité různé posunky a tance.
Dergiye ulaşmak ve detaylı bir malumat almak isteyenler adresinden dergiye ulaşabilirler.Poštovní pracovník, kterému se dopis dostane do ruky, a který o případu ví z novin dostane nápad.
Renée Zellweger - Roxanne "Roxie" Hart, vodvil sanatçısı olmak isteyen bir ev hanımı.Renée Zellweger - Roxanne "Roxie" Hart; o soție casnică care aspiră să devină actriță de vodevil.
1890 - New York'taki Ellis Adası, kapılarını ABD'ye gelmek isteyen tüm göçmenlere açtı.1892: Insula Ellis se deschide pentru a începe primirea imigranților în Statele Unite.
Hamile kalmak isteyen kadınlar da bu su ile yıkanır.De asemenea, și zidurile casei pot fi spălate cu această apă.
Kocalarını öldürmek isteyen kadınlara zehirli içecekler satmasıyla ünlüdür.Era faimoasă pentru faptul că vindea otravă pentru nevestele care voiau să-și omoare soții.
İlk başlarda profesyonel futbolcu olmak isteyen Smith, belinden geçirdiği bir sakatlık yüzünden sporu bıraktı.Smith a aspirat inițial să fie fotbalist profesionist, dar spondiloliza l-a forțat să se lase de sport.
Benden rızık isteyen yok mu, onu rızıklandırayım.Spune: “Eu nu vă cer vouă răsplată pentru aceasta, ci numai iubirea celor apropiați (subl.n.).
Gösteriyi Yunanistan'la birleşmek isteyen Kıbrıslılar düzenlemişti.Demonstranții cereau unirea cu Bulgaria.
Haberi öğrenmek isteyenlere yol göstereceğinden de eminim.Tocmai eram pe cale să aducem unele informații la public.
İsteyen öğrenci bu odalardan birine gidip bir gözetmen nezaretinde istediği çalışmayı yapabilir.Orice om cred că și-ar dori să intre într-un studio, să vadă ce se întâmplă acolo.
Yani isteyen vatandaşlar parlamento çalışmalarını takip edebilir.Membrii parlamentului pot astfel să supervizeze activitatea executivului.
Beta sürümünü denemek isteyen diğer web posta meraklıları, erişim izni veren bir davetiye talep edebildi.Más webmail rajongóknak, akik ki akarták próbálni a béta verziót, kérni kellett egy meghívót a tesztbe.
Buzz - Kabadayı olmak isteyen kaba çocuktur.Bella – Kicsi lepke, aki tündérré szeretne válni.
3.3 V güç isteyen sürücüler bu adaptörle kullanılmaz.Így ilyen átalakítóval 3,3 V-ot használó eszközöket nem tudunk használni.
1892'de kendisine mentorluk etmek isteyen Alexej von Jawlensky ile tanıştı.1892-ben kezdődött kapcsolata Alexej von Jawlenskyvel.
Ash ve Brock'a Pokémon koordinatörü olmak isteyen Dawn isimli bir kız katılır.Ash-hez és Brock-hoz csatlakozik Dawn is, aki egy kezdő koordinátor.
Bunu araştırmak isteyen doktorlar, onun üzerinde birtakım deneyler yaparlar.Specialistákhoz viszi, akik különféle vizsgálatokat végeznek rajta.
Avcıyı gözlemlemek isteyenler güney ufkuna bakmalıdır.Aki szántani akar, nézze meg a csoroszlyáját.
Qui timide rogat docet negare Çekinerek isteyen reddi çabuklaştırır.De mindig jó óvakodni azoktól, akik oly lelkesen sietnek a megmentésünkre.
Özgür Köleler organize olamamış özgürlük isteyen insanlardan oluşur.Az önzetlen tettek azok, amelyek elvezetnek bennünket a szabadsághoz.
İsteyen istediği gibi ibadet edebilir.Sellaisia rukoilijoita Isä tahtoo.
İntikam almak isteyen Ana Lucia, Sawyer'ı baştan çıkararak onun silahını çalar.Kostoa tavoitellen Ana Lucia viettelee Sawyerin ja varastaa tältä aseen.
Tabii, anlamak isteyene...Joka vanhoja muistaa....
1890 - New York'taki Ellis Adası, kapılarını ABD'ye gelmek isteyen tüm göçmenlere açtı.1892 – Ellis Island alkoi ottaa vastaan Yhdysvaltoihin saapuneita siirtolaisia.
Bu yasağı delip burada kalmak isteyen esirler vurulma tehlikesi altındaydı.Kiinni saadut karkaamista yrittäneet vangit ammuttiin paikalle..
"Gökkuşağının altından geçmek isteyen Dev Tavşan".Alakentässä kultainen koukkuaura, jonka kärki on musta.”
Hollywood sinemasından yıkıcı düşünceleri temizlemek isteyen gruplar senaryo yazaları hedef aldı.Hollantilaiseen elokuvaan Kadonnut Krabbé on laatinut käsikirjoituksen.
1999 - Belgrad'da on binlerce Sırp, Devlet Başkanı Slobodan Milošević'in isifasını isteyen gösteri yaptı.19. elokuuta – Kymmenet tuhannet mielenosoittajat vaativat presidentti Slobodan Miloševićin eroa Belgradissa.
İsteyenler aile yerine arkadaş grubu olarak da katılabilir.Kaveri voi tarkoittaa myös ystävän kaltaista kumppania.
Kocalarını öldürmek isteyen kadınlara zehirli içecekler satmasıyla ünlüdür.Tofana pidätettiin myrkkyjuoman myymisestä naisille, jotka halusivat päästä eroon aviomiehistään.
Hamile kalmak isteyen kadınlar da bu su ile yıkanır.Uimaan lähteneet paloivat vielä vedessäkin.
Burada grubun dansçıları çalışır ve dansçı olmak isteyenler eğitim görürdü.Εδώ χορεύουν οι παλιές Μπούλες καθώς και όσοι από τον κόσμο θέλουν να χορέψουν.
Muaceleler, peşin para karşılığında isteyen herkese satılabiliyordu.Η διαδικασία της μουμιοποίησης ήταν διαθέσιμη για όποιον μπορούσε να πληρώσει γι’ αυτήν.
Planck da yeni şeyler keşfetmek isteyen birisinin olmadığı cevabını verdi.Ο Πλανκ του απάντησε ότι δεν επιθυμούσε να ανακαλύψει νέα πράγματα, απλώς να κατανοήσει τα ήδη γνωστά.
Bölgeyi ziyaret etmek isteyen Cumhuriyet Halk Partisi milletvekillerine izin verilmedi.Δεν επιτράπηκε στον επικεφαλής των παρατηρητών της ΕΕ να έρθει στη χώρα.
Buzz - Kabadayı olmak isteyen kaba çocuktur.Caxinguelê (Κασιγκελέ)= Μικρό παιδί που κάνει capoeira.
Koçumuz hep kazanmak isteyen biri.Έχουν ένα κόσμο να κερδίσουν.
Endonezya tarihi ülkedeki doğal kaynakları elde etmek isteyen yabancı güçlerin etkisinde kalmıştır.Η ιστορία της Ινδονησίας έχει επηρεαστεί από τις ξένες δυνάμεις που τις προσέλκυσαν οι φυσικοί πόροι της.
"Çevirmen" unvanı yasalarla korunan bir unvandır, her isteyen kendisine "çevirmen" diyemez.Titlen 'forfatter' er ikke en beskyttet titel, alle kan kalde sig for 'forfatter'.