Onları etrafa öyle salmak istersiniz ki bölgenizi en iyi şekilde kapsasın.Je wil ze zo loslaten dat je een goede dekking krijgt van de omgeving.
Onları etrafa öyle salmak istersiniz ki bölgenizi en iyi şekilde kapsasın.한 지역을 충분히 다 덮을 수 있도록 충분히 풀어 줍니다.
Onları etrafa öyle salmak istersiniz ki bölgenizi en iyi şekilde kapsasın.Le si rilasciano in modo da coprire bene l'area.
Onları etrafa öyle salmak istersiniz ki bölgenizi en iyi şekilde kapsasın.Man vil udsætte dem så man dækker et område godt.
Onları etrafa öyle salmak istersiniz ki bölgenizi en iyi şekilde kapsasın.Man will sie so freisetzen, dass man eine gute Flächendeckung bekommt.
Onları etrafa öyle salmak istersiniz ki bölgenizi en iyi şekilde kapsasın.Musimy je wypuszczać w sposób zapewniający pełne pokrycie terenu.
Onları etrafa öyle salmak istersiniz ki bölgenizi en iyi şekilde kapsasın.Queremos libertá-los de forma a cobrir toda a área.
Onları etrafa öyle salmak istersiniz ki bölgenizi en iyi şekilde kapsasın.Uds. desean liberarlos de tal forma que consigan una buena cobertura de su área.
Onları etrafa öyle salmak istersiniz ki bölgenizi en iyi şekilde kapsasın.Úgy akarjuk elengedni őket, hogy a területet jól lefedjék.
Onları etrafa öyle salmak istersiniz ki bölgenizi en iyi şekilde kapsasın.Vous voulez les relâcher de manière à avoir une bonne couverture de votre zone.
Onları etrafa öyle salmak istersiniz ki bölgenizi en iyi şekilde kapsasın.Адже ми хочемо випустити комарів так, щоб вони покрили більшість території.
Onları etrafa öyle salmak istersiniz ki bölgenizi en iyi şekilde kapsasın.Искате да ги пуснете така че да имате добро покритие на областта.
Onları etrafa öyle salmak istersiniz ki bölgenizi en iyi şekilde kapsasın.Мы выпускаем особей так, чтобы была охвачена вся территория.
Onları etrafa öyle salmak istersiniz ki bölgenizi en iyi şekilde kapsasın.המטרה היא לשחרר אותם כך שיתקבל כיסוי טוב של האזור.
Onları etrafa öyle salmak istersiniz ki bölgenizi en iyi şekilde kapsasın.أنت تريد أن تطلقهم بحيث تحصل على تغطية جيدة لمنطقتك.
Onları etrafa öyle salmak istersiniz ki bölgenizi en iyi şekilde kapsasın.幅広くカバーするよう、蚊を放ちたいでしょう なのでグーグルマップを見て、地域を分割し
Onları harekete geçirmek için kızdırmak istersiniz. Bunu bilerek yaptık.자극을 해서 움직이게 하는 겁니다 저희도 의도적으로 그렇게 했어요
Onları harekete geçirmek için kızdırmak istersiniz. Bunu bilerek yaptık.إذ عليه أن يستفزهم للعمل. وقد تعمدنا فعل ذلك.
Onları harekete geçirmek için kızdırmak istersiniz. Bunu bilerek yaptık.時間をかける価値はあるという大量の証拠を
Onları harekete geçirmek için kızdırmak istersiniz.Musicie pobudzić ich do działania.
Onları harekete geçirmek için kızdırmak istersiniz.Ustedes quieren irritarlos de manera que los estimulen a actuar.
Onları harekete geçirmek için kızdırmak istersiniz.Ви хочете настільки їх розізлити, щоб вони почали діяти.
Onu açabilmek, onu kırıp açabilmek, içerideki kablolara bakmak istersiniz.Ați vrea să-l deschideți, să-l despicați, să vă uitați la circuitele interioare.
Onu açabilmek, onu kırıp açabilmek, içerideki kablolara bakmak istersiniz.Bạn muốn có khả năng mở nó ra, tháo tung ra, để nhìn vào đống dây bên trong.
Onu açabilmek, onu kırıp açabilmek, içerideki kablolara bakmak istersiniz.Chceli by ste dokázať ten počítač otvoriť, rozmontovať a pozrieť sa na káble.
Onu açabilmek, onu kırıp açabilmek, içerideki kablolara bakmak istersiniz.Je wil het open doen, ontleden, vanbinnen naar de bedrading kijken.
Onu açabilmek, onu kırıp açabilmek, içerideki kablolara bakmak istersiniz.Ki kellene nyitni, feltörni, megnézni az áramköröket.
Onu açabilmek, onu kırıp açabilmek, içerideki kablolara bakmak istersiniz.여러분은 컴퓨터를 열어 볼수있기를 바라고, 내부의 전선들을 보고 싶어 합니다.
Onu açabilmek, onu kırıp açabilmek, içerideki kablolara bakmak istersiniz.Potřebovali byste ho umět otevřít, rozebrat, podívat se na vnitřní zapojení.
Onu açabilmek, onu kırıp açabilmek, içerideki kablolara bakmak istersiniz.Przydałoby się go otworzyć i spojrzeć na okablowanie w środku.
Onu açabilmek, onu kırıp açabilmek, içerideki kablolara bakmak istersiniz.Querrían verla abierta, totalmente abierta, ver el cableado interior.
Onu açabilmek, onu kırıp açabilmek, içerideki kablolara bakmak istersiniz.Sie würden ihn öffnen wollen, ihn aufreißen wollen, um sich die Verkabelung im Inneren ansehen zu können.
Onu açabilmek, onu kırıp açabilmek, içerideki kablolara bakmak istersiniz.Vocês querem poder abri-lo, escancará-lo, olhar para as ligações internas.
Onu açabilmek, onu kırıp açabilmek, içerideki kablolara bakmak istersiniz.Vorreste poterlo aprire, spaccarlo, guardare l'impianto al suo interno.
Onu açabilmek, onu kırıp açabilmek, içerideki kablolara bakmak istersiniz.Vous souhaitez pouvoir l'ouvrir, regarder le circuit électrique à l'intérieur.
Onu açabilmek, onu kırıp açabilmek, içerideki kablolara bakmak istersiniz.Θέλετε να μπορείτε να το ανοίξετε, να το διαλύσετε, να δείτε την εσωτερική καλωδίωση.
Onu açabilmek, onu kırıp açabilmek, içerideki kablolara bakmak istersiniz.Вы бы захотели открыть его, разобрать, чтобы увидеть всю эту проводку внутри.
Onu açabilmek, onu kırıp açabilmek, içerideki kablolara bakmak istersiniz.Искате да можете да го отворите, да разгледате окабеляването вътре.
Onu açabilmek, onu kırıp açabilmek, içerideki kablolara bakmak istersiniz.אתם רוצים להיות יכולים לפתוח אותו, ולהסתכל על כל החוטים שבפנים.
Onu açabilmek, onu kırıp açabilmek, içerideki kablolara bakmak istersiniz.سوف ترغب أن تفتحه، أن تكسره، انظروا إلى الأسلاك الموصوله في داخله.
Onu açabilmek, onu kırıp açabilmek, içerideki kablolara bakmak istersiniz.配線を見られたらいいのに 百年ほど前までは
Örneğin, maç sonuçlarını ele alalım. Son durumun ne olduğunu bilmek istersiniz.Вам хочется узнать, какой счет в матче, который идет прямо сейчас?
Otursana. Ne içmek istersin?اجلسي, هل تردين ان تشربي شيأ؟
Öyleyse burada konferans salonunda bulunan ve bunu izleyen diğer araştırmacılara ne söylemek istersin?(Aplausos)
Öyleyse burada konferans salonunda bulunan ve bunu izleyen diğer araştırmacılara ne söylemek istersin?(Aplausos)
Öyleyse burada konferans salonunda bulunan ve bunu izleyen diğer araştırmacılara ne söylemek istersin?(Aplauze)
Öyleyse burada konferans salonunda bulunan ve bunu izleyen diğer araştırmacılara ne söylemek istersin?(Applaudissements) Qu'aimerais-tu dire aux chercheurs présents dans l'auditorium et à ceux qui nous écoutent ?
Öyleyse burada konferans salonunda bulunan ve bunu izleyen diğer araştırmacılara ne söylemek istersin?(Applausi) Quindi cosa vorresti dire ai ricercatori qui nell'auditorium e agli altri che stanno ascoltando?
Öyleyse burada konferans salonunda bulunan ve bunu izleyen diğer araştırmacılara ne söylemek istersin?(Applaus)
Öyleyse burada konferans salonunda bulunan ve bunu izleyen diğer araştırmacılara ne söylemek istersin?(Brawa) Co chciałbyś powiedzieć naukowcom, siedzącym tu na sali i innym, którzy nas słuchają?
Öyleyse burada konferans salonunda bulunan ve bunu izleyen diğer araştırmacılara ne söylemek istersin?(Potlesk) Co bys chtěl říci vědcům tady v sále a ostatním, kteří nás poslouchají?
Öyleyse burada konferans salonunda bulunan ve bunu izleyen diğer araştırmacılara ne söylemek istersin?(Taps)
Öyleyse burada konferans salonunda bulunan ve bunu izleyen diğer araştırmacılara ne söylemek istersin?(Vỗ tay)
Öyleyse burada konferans salonunda bulunan ve bunu izleyen diğer araştırmacılara ne söylemek istersin?(Χειροκρότημα) Τι θα ήθελες να πεις στους ερευνητές εδώ στο ακροατήριο και σε άλλους που μας ακούνε;
Öyleyse burada konferans salonunda bulunan ve bunu izleyen diğer araştırmacılara ne söylemek istersin?(Аплодисменти)
Öyleyse burada konferans salonunda bulunan ve bunu izleyen diğer araştırmacılara ne söylemek istersin?(Аплодисменты) Так что бы ты хотел сказать исследователям здесь в аудитории и другим слушателям?
Öyleyse burada konferans salonunda bulunan ve bunu izleyen diğer araştırmacılara ne söylemek istersin?(Оплески)
Öyleyse burada konferans salonunda bulunan ve bunu izleyen diğer araştırmacılara ne söylemek istersin?[מחיאות כפיים]
Öyleyse burada konferans salonunda bulunan ve bunu izleyen diğer araştırmacılara ne söylemek istersin?(تصفيق)
Öyleyse burada konferans salonunda bulunan ve bunu izleyen diğer araştırmacılara ne söylemek istersin?フランシス・コリンズ: ではこの会場にいる研究者や