O zaman bu gece rövanţ almak istersin belki ha?Ало?
Pekâla, ne çalmamı istersiniz?Allora, cosa vi suono?
Pekâla, ne çalmamı istersiniz?Alors, que voulez-vous que je joue?
Pekâla, ne çalmamı istersiniz?Bem, o que devo tocar.
Pekâla, ne çalmamı istersiniz?Bueno... ¿Qué podría tocar?
Pekâla, ne çalmamı istersiniz?Ei bine, ce să vă cânt?
Pekâla, ne çalmamı istersiniz?Torej, kaj naj zaigram?
Pekâla, ne çalmamı istersiniz?Wel, wat zal ik spelen?
Pekâla, ne çalmamı istersiniz?Λοιπόν, τι να σας παίξω;
Pekâla, ne çalmamı istersiniz?Ну, что вам сыграть?
Pekâla, ne çalmamı istersiniz?حسنا ، ماذا تريدون أن أعزف؟
- Peki bunu denemeyi planlayan insanlara buradan ne söylemek istersiniz?[FineBros] Cosa volete dire a chi pensa di fare questo gioco?
- Peki bunu denemeyi planlayan insanlara buradan ne söylemek istersiniz?[FineBros: Que direz-vous aux gens qui pensent qu'ils veulent jouer ce jeu?]
Peki, niye bu bit dizilerini kopyalamak istersiniz?Alors, pourquoi vouloir reproduire des chaînes de bits?
Peki, niye bu bit dizilerini kopyalamak istersiniz?Deci, de ce ai vrea să multiplici şiruri de biţi?
Peki, niye bu bit dizilerini kopyalamak istersiniz?Dlaczego mielibyśmy chcieć powielać łańcuchy części?
Peki, niye bu bit dizilerini kopyalamak istersiniz?그러면, 여러분은 왜 줄 조각을 복제하고 싶어할까요?
Peki, niye bu bit dizilerini kopyalamak istersiniz?Pero, ¿por qué querríamos replicar líneas de bits?
Peki, niye bu bit dizilerini kopyalamak istersiniz?Quindi, perché dovreste voler replicare delle sequenze di bit?
Peki, niye bu bit dizilerini kopyalamak istersiniz?Warum würde man aber Bitfolgen replizieren wollen?
Peki, niye bu bit dizilerini kopyalamak istersiniz?Зачем же нужно воспроизводить двоичные последовательности?
Peki, niye bu bit dizilerini kopyalamak istersiniz?Навіщо нам здалося відтворювати бітові стрічки?
Peki, niye bu bit dizilerini kopyalamak istersiniz?Но защо някой би искал да копира низове от битове?
Peki, niye bu bit dizilerini kopyalamak istersiniz?לשם מה לשכפל מחרוזות סיבית?
Peki, niye bu bit dizilerini kopyalamak istersiniz?إذن، لماذا تريد أن تنسخ سلسلة صغيرة؟
Problem şu ki, sağlık hizmetine karşı olan isteğin farkında olmanın tadına varınca, daha fazlasını istersiniz.A gond az, hogy ha egyszer belekóstolsz milyen realizálni az egészségügy iránti törekvéseidet, többet akarsz.
Problem şu ki, sağlık hizmetine karşı olan isteğin farkında olmanın tadına varınca, daha fazlasını istersiniz.Jednak kiedy się już zacznie realizować swoje pragnienia względem opieki zdrowotnej, pragnie się więcej.
Problem şu ki, sağlık hizmetine karşı olan isteğin farkında olmanın tadına varınca, daha fazlasını istersiniz.문제는, 건강관리에 대한 염원이 무엇인지 맛보기 시작하면,
Problem şu ki, sağlık hizmetine karşı olan isteğin farkında olmanın tadına varınca, daha fazlasını istersiniz.Проблемът е, че след като разберете какво е това, да осъзнаете стремежа за здравеопазване, вие искате повече.
Problem şu ki, sağlık hizmetine karşı olan isteğin farkında olmanın tadına varınca, daha fazlasını istersiniz.הבעיה היא, כשברגע שטועמים איך זה לממש את השאיפות שלך למערכת הבריאות,
Problem şu ki, sağlık hizmetine karşı olan isteğin farkında olmanın tadına varınca, daha fazlasını istersiniz.المشكلة هي, بمجرد ان تدرك ما يعنيه تحقيق الطموح للحصول على الرعاية الصحية،
Problem şu ki, sağlık hizmetine karşı olan isteğin farkında olmanın tadına varınca, daha fazlasını istersiniz.医療における目標をひとつ達成してしまうと 次から次へともっとやりたくなる ということです
RAB Tanrı, Givonda o gece rüyada Süleymana görünüp, ‹‹Sana ne vermemi istersin?›› diye sordu.Em Gibeão apareceu o Senhor a Salomão de noite em sonhos, e disse-lhe: Pede o que queres que eu te dê.
RAB Tanrı, Givonda o gece rüyada Süleymana görünüp, ‹‹Sana ne vermemi istersin?›› diye sordu.I Gibeon åpenbarte Herren sig for Salomo i en drøm om natten; Gud sa: Bed om det du vil jeg skal gi dig!
RAB Tanrı, Givonda o gece rüyada Süleymana görünüp, ‹‹Sana ne vermemi istersin?›› diye sordu.I ukazał się Pan w Gabaon Salomonowi przez sen w nocy, i rzekł Bóg: Proś czego chcesz, a dam ci.
RAB Tanrı, Givonda o gece rüyada Süleymana görünüp, ‹‹Sana ne vermemi istersin?›› diye sordu.기브온에서 밤에 여호와께서 솔로몬의 꿈에 나타나시니라 하나님이 이르시되 내가 네게 무엇을 줄꼬 너는 구하라
RAB Tanrı, Givonda o gece rüyada Süleymana görünüp, ‹‹Sana ne vermemi istersin?›› diye sordu.La Gabaon, Domnul S'a arătat în vis lui Solomon noaptea, şi Dumnezeu i -a zis: ,,Cere ce vrei să-ţi dau.``
RAB Tanrı, Givonda o gece rüyada Süleymana görünüp, ‹‹Sana ne vermemi istersin?›› diye sordu.Ukázal se pak Hospodin v Gabaon Šalomounovi ve snách noci té, a řekl Bůh: Žádej začkoli, a dám tobě.
RAB Tanrı, Givonda o gece rüyada Süleymana görünüp, ‹‹Sana ne vermemi istersin?›› diye sordu.Und der HERR erschien Salomo zu Gibeon im Traum des Nachts, und Gott sprach: Bitte, was ich dir geben soll!
RAB Tanrı, Givonda o gece rüyada Süleymana görünüp, ‹‹Sana ne vermemi istersin?›› diye sordu.V Gibeone sa ukázal Hospodin Šalamúnovi vo sne vnoci, a Bôh riekol: Žiadaj si, čo ti mám dať.
RAB Tanrı, Givonda o gece rüyada Süleymana görünüp, ‹‹Sana ne vermemi istersin?›› diye sordu.V Gibeonu se je GOSPOD prikazal Salomonu v sanjah po noči; in Bog je dejal: Prosi, kaj naj ti dam.
RAB Tanrı, Givonda o gece rüyada Süleymana görünüp, ‹‹Sana ne vermemi istersin?›› diye sordu.Εφανη δε ο Κυριος εν Γαβαων εις τον Σολομωντα καθ' υπνον δια νυκτος και ειπεν ο Θεος, Ζητησον τι να σοι δωσω.
RAB Tanrı, Givonda o gece rüyada Süleymana görünüp, ‹‹Sana ne vermemi istersin?›› diye sordu.А в Гаваон Господ се яви на Соломона на сън през нощта; и рече Бог: Искай какво да ти дам.
RAB Tanrı, Givonda o gece rüyada Süleymana görünüp, ‹‹Sana ne vermemi istersin?›› diye sordu.В Гаваоне явился Господь Соломону во сне ночью, и сказал Бог: проси, что дать тебе.
RAB Tanrı, Givonda o gece rüyada Süleymana görünüp, ‹‹Sana ne vermemi istersin?›› diye sordu.בגבעון נראה יהוה אל שלמה בחלום הלילה ויאמר אלהים שאל מה אתן לך׃
RAB Tanrı, Givonda o gece rüyada Süleymana görünüp, ‹‹Sana ne vermemi istersin?›› diye sordu.في جبعون تراءى الرب لسليمان في حلم ليلا. وقال الله اسأل ماذا اعطيك.
RAB Tanrı, Givonda o gece rüyada Süleymana görünüp, ‹‹Sana ne vermemi istersin?›› diye sordu.在 基 遍 夜 間 夢 中 、 耶 和 華 向 所 羅 門 顯 現 、 對 他 說 、 你 願 我 賜 你 甚 麼 、 你 可 以 求
RAB Tanrı, Givonda o gece rüyada Süleymana görünüp, ‹‹Sana ne vermemi istersin?›› diye sordu.在 基遍 夜間夢 中 、 耶和華 向 所羅門 顯現 、 對他說 、 你 願 我 賜 你 甚麼 、 你 可以 求
Raz al Ghul'a karşı muhtemelen sağdaki büyük olanı istersiniz değil mi.오크들과 싸우게 된다면 여러분은 아마도 더 큰 캐릭터를 원할 것입니다.
Raz al Ghul'a karşı muhtemelen sağdaki büyük olanı istersiniz değil mi.Podczas walki z orkami na polach Mordoru, przeciwko Raz al Ghul'owi, pewnie wolelibyście być tym większym.
Raz al Ghul'a karşı muhtemelen sağdaki büyük olanı istersiniz değil mi.נגד ראס אל חול (אויב של באטמן), אתם בטח הייתם רוצים להיות הגדול יותר, כן.
Raz al Ghul'a karşı muhtemelen sağdaki büyük olanı istersiniz değil mi.ضد "راز ال جول" ستود أن تكون الأكبر ، صحيح
Raz al Ghul'a karşı muhtemelen sağdaki büyük olanı istersiniz değil mi.強い方でやりたいですよね? だからみんな
Sadece buna tutunmak istersinizChcete, aby takový byl.
Sadece buna tutunmak istersinizChciałoby się, by ta chwila trwała.
Sadece buna tutunmak istersiniz여러분은 그저 이것을 꼭 붙잡길 원합니다
Sadece buna tutunmak istersinizMan will da einhängen und einfach bleiben.
Sadece buna tutunmak istersinizSi vorrebbe fermare il tempo.
Sadece buna tutunmak istersinizTe quieres aferrar a esto.
Sadece buna tutunmak istersinizVous désirez ardemment vous accrocher à ce bonheur.