Eğer vatandaşlık seçme şansınız yoksa, o zaman erkek bir Hintli olmak istersiniz.Jeżeli nie możesz zdecydować się na swoja narodowość, że chcesz zostać Hindusem,
Eğer vatandaşlık seçme şansınız yoksa, o zaman erkek bir Hintli olmak istersiniz.Jika Anda tidak dapat memilih kewarganegaraan, Anda akan ingin menjadi seorang laki-laki India.
Eğer vatandaşlık seçme şansınız yoksa, o zaman erkek bir Hintli olmak istersiniz.Kdybyste si nemohli vybrat národnost, chtěli byste se stát indickým mužem.
Eğer vatandaşlık seçme şansınız yoksa, o zaman erkek bir Hintli olmak istersiniz.만약에 여러분이 국가를 선택할 수 없다면, 인도 남자가 되길 원하실 겁니다
Eğer vatandaşlık seçme şansınız yoksa, o zaman erkek bir Hintli olmak istersiniz.Nếu bạn không thể chọn đất nước mình, vậy bạn sẽ muốn trở thành người đàn ông Ấn Độ.
Eğer vatandaşlık seçme şansınız yoksa, o zaman erkek bir Hintli olmak istersiniz.Om du inte kan välja din nationalitet så vill du vara en indisk man.
Eğer vatandaşlık seçme şansınız yoksa, o zaman erkek bir Hintli olmak istersiniz.Se não pudessem escolher a vossa nacionalidade, então iam querer ser um homem indiano.
Eğer vatandaşlık seçme şansınız yoksa, o zaman erkek bir Hintli olmak istersiniz.Se non aveste potuto scegliere la nazionalità, allora avreste voluto essere un uomo indiano.
Eğer vatandaşlık seçme şansınız yoksa, o zaman erkek bir Hintli olmak istersiniz.Si uno no puede elegir la nacionalidad, entonces querrá ser un hombre indio.
Eğer vatandaşlık seçme şansınız yoksa, o zaman erkek bir Hintli olmak istersiniz.Si vous ne pouvez pas choisir votre nationalité, alors vous voulez devenir un homme indien.
Eğer vatandaşlık seçme şansınız yoksa, o zaman erkek bir Hintli olmak istersiniz.Wenn Sie Ihre Nationalität nicht aussuchen können, dann möchten Sie zumindest ein indischer Mann sein.
Eğer vatandaşlık seçme şansınız yoksa, o zaman erkek bir Hintli olmak istersiniz.Εάν δε μπορείτε να επιλέξετε την εθνικότητά σας, τότε θα θέλατε να είστε Ινδός.
Eğer vatandaşlık seçme şansınız yoksa, o zaman erkek bir Hintli olmak istersiniz.В случай, че не може да избирате националността си, бихте предпочели да сте индийски мъж.
Eğer vatandaşlık seçme şansınız yoksa, o zaman erkek bir Hintli olmak istersiniz.Если бы вы не могли выбирать национальность, в Индии вы бы предпочли стать мужчиной.
Eğer vatandaşlık seçme şansınız yoksa, o zaman erkek bir Hintli olmak istersiniz.אם לא ניתן לבחור לאומיות, היית רוצה להיות גבר הודי.
Eğer vatandaşlık seçme şansınız yoksa, o zaman erkek bir Hintli olmak istersiniz.فاذا كان ليس بوسعك أن تختار قوميتك, ستختار في حينها أن تكون رجلاً هندياً.
Eğer vatandaşlık seçme şansınız yoksa, o zaman erkek bir Hintli olmak istersiniz.インド人男性を希望することでしょう なぜならインド人男性は
Eğer yusufçuklarla ilgili bir çalışma yapacaksanız, çok güzel gözükenleri çalışmak istersiniz.Ak sa chystáte študovať vážky, chcete študovať tie naozaj pestré a nádherné, ako tá červená.
Eğer yusufçuklarla ilgili bir çalışma yapacaksanız, çok güzel gözükenleri çalışmak istersiniz.Als je libellen gaat bestuderen wil je de echt heldere, mooie soorten bestuderen, zoals die rode.
Eğer yusufçuklarla ilgili bir çalışma yapacaksanız, çok güzel gözükenleri çalışmak istersiniz.Daca studiezi libelulele, vrei sa le studiezi pe cele frumos colorate, precum cea rosie.
Eğer yusufçuklarla ilgili bir çalışma yapacaksanız, çok güzel gözükenleri çalışmak istersiniz.Di solito, chi vuole studiare le libellule sceglie quelle belle, dai colori vivaci, come quella rossa.
Eğer yusufçuklarla ilgili bir çalışma yapacaksanız, çok güzel gözükenleri çalışmak istersiniz.Ha az ember szitakötőket tanulmányoz, az igazán élénk és szép példányokat akarja vizsgálni, mint az a piros.
Eğer yusufçuklarla ilgili bir çalışma yapacaksanız, çok güzel gözükenleri çalışmak istersiniz.Hvis man vil studere guldsmede, vil man studere de virkelig lysende, smukke nogen,
Eğer yusufçuklarla ilgili bir çalışma yapacaksanız, çok güzel gözükenleri çalışmak istersiniz.잠자리 연구를 한다면, 밝고 아름다운 종들을 연구하고 싶잖아요.
Eğer yusufçuklarla ilgili bir çalışma yapacaksanız, çok güzel gözükenleri çalışmak istersiniz.Mikäli aikoo tutkia sudenkorentoja, haluaa tutkia niitä kirkkaita ja kauniita lajeja, kuten se punainen.
Eğer yusufçuklarla ilgili bir çalışma yapacaksanız, çok güzel gözükenleri çalışmak istersiniz.Nếu bạn sắp học về chuồn chuồn, bạn muốn nghiên cứu những con xinh đẹp rực rỡ như con màu đỏ này.
Eğer yusufçuklarla ilgili bir çalışma yapacaksanız, çok güzel gözükenleri çalışmak istersiniz.Si vas a estudiar libélulas, querrás estudiar esas grandes y bonitas, como esa roja.
Eğer yusufçuklarla ilgili bir çalışma yapacaksanız, çok güzel gözükenleri çalışmak istersiniz.Si vous allez étudier des libellules, vous voulez en étudier des colorées, des superbes comme cette rouge.
Eğer yusufçuklarla ilgili bir çalışma yapacaksanız, çok güzel gözükenleri çalışmak istersiniz.Ако ще проучваш водните кончета, искаш да проучваш онези наистина ярки и красиви, като това, червеното.
Eğer yusufçuklarla ilgili bir çalışma yapacaksanız, çok güzel gözükenleri çalışmak istersiniz.Выбирая изучение стрекоз, вы предпочтёте изучать прекрасных ярких особей, как та красная стрекоза.
Eğer yusufçuklarla ilgili bir çalışma yapacaksanız, çok güzel gözükenleri çalışmak istersiniz.מי שהולך ללמוד על שפיריות, בד"כ לומד על היפות והמבריקות ביותר,
Eğer yusufçuklarla ilgili bir çalışma yapacaksanız, çok güzel gözükenleri çalışmak istersiniz.إن كنت تنوي دراسة اليعسوب، فإنك تود دراسة اليعسوب المضيء الجميل،
Eğer yusufçuklarla ilgili bir çalışma yapacaksanız, çok güzel gözükenleri çalışmak istersiniz.絶滅が危惧される とびきり珍しいやつがいいですね
En önemli 10 veya 20 sıkıntılarını gerçekten anlamak istersiniz.여러분이 상위 10가지, 20가지 고충을 파악한 다음
En önemli 10 veya 20 sıkıntılarını gerçekten anlamak istersiniz.وعليك بالفعل أن تعرف مشاكلهم العشر والعشرين الأولى،
En önemli 10 veya 20 sıkıntılarını gerçekten anlamak istersiniz.そこで32番や47番を解決できることが分かっても 仕方ありません
Etrafa bakıyor olmak istersiniz.Cái mà chúng ta muốn làm là nhìn xung quanh.
Etrafa bakıyor olmak istersiniz.Ai vrea să te uiţi împrejur.
Etrafa bakıyor olmak istersiniz.Anda ingin mengamati sekitar anda.
Etrafa bakıyor olmak istersiniz.É preciso andar à procura da solução.
Etrafa bakıyor olmak istersiniz.Je kunt beter rondkijken.
Etrafa bakıyor olmak istersiniz.Je potřeba, abyste se rozhlédli.
Etrafa bakıyor olmak istersiniz.좀 더 주위를 둘러 봐야 합니다.
Etrafa bakıyor olmak istersiniz.Man skal kigge her omkring.
Etrafa bakıyor olmak istersiniz.Man sollte sich umsehen.
Etrafa bakıyor olmak istersiniz.Pitää katsella ympärilleen.
Etrafa bakıyor olmak istersiniz.Quiere mirar alrededor.
Etrafa bakıyor olmak istersiniz.Rozwiązanie jest na pograniczu. Trzeba się rozglądać.
Etrafa bakıyor olmak istersiniz.Tágabb körben akarsz vizsgálódni.
Etrafa bakıyor olmak istersiniz.Volete guardare attorno a voi.
Etrafa bakıyor olmak istersiniz.Vous devez explorer les alentours.
Etrafa bakıyor olmak istersiniz.Žiaduce je, aby ste sa rozhliadli.
Etrafa bakıyor olmak istersiniz.Θέλουμε να κοιτάμε τριγύρω.
Etrafa bakıyor olmak istersiniz.И нужно осмотреться вокруг.
Etrafa bakıyor olmak istersiniz.Треба поглянути навколо.
Etrafa bakıyor olmak istersiniz.Ще искате да се оглеждате.
Etrafa bakıyor olmak istersiniz.تحتاج أن تنظر حولك.
Etrafa bakıyor olmak istersiniz.報酬は視野を狭め
Eve canlı mı dönmek istersin yoksa bir kasketin içinde mi?"¿Quieres volver a casa vivo o en un ataúd? "
Eve canlı mı dönmek istersin yoksa bir kasketin içinde mi?"Vrei să te întorci acasă viu sau în sicriu?"