Ana içeriğe geç
Sözlük

istersin ile cümle

istersin kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
11
ORT. KELİME
Düşündüm de belki bu gece av odamı görmek istersiniz?私はそのおそらく考えた... 今夜は見てみたい 私のトロフィールーム?
Eee, bugün ne yapmak istersin?Allora, che vuoi fare?
Eee, bugün ne yapmak istersin?Alors, tu veux faire quoi aujourd'hui?
Eee, bugün ne yapmak istersin?O que é que queres fazer hoje?
Eee, bugün ne yapmak istersin?Λοιπόν τι θες να κάνεις σήμερα;
Eee, bugün ne yapmak istersin?Итак, чем сегодня займёмся?
Eee, bugün ne yapmak istersin?自転車で遠乗り?ハイキング?
Eğer analitik tarafınız güçlüyse buna bir renk histogramı olarak bakmayı istersiniz.Als je een eerder analytisch type bent dan kan je dit misschien bekijken als een histogram in kleur.
Eğer analitik tarafınız güçlüyse buna bir renk histogramı olarak bakmayı istersiniz.Bila kau lebih analitis mungkin kau ingin melihat hal ini sebagai histogram warna.
Eğer analitik tarafınız güçlüyse buna bir renk histogramı olarak bakmayı istersiniz.Dacă eşti o fire mai analitică, poate vei dori, de fapt, să te uiţi la ele ca la o histogramă de culori.
Eğer analitik tarafınız güçlüyse buna bir renk histogramı olarak bakmayı istersiniz.Jeśli macie bardziej analityczną naturę, może chcecie obejrzeć to jako kolorowy histogram.
Eğer analitik tarafınız güçlüyse buna bir renk histogramı olarak bakmayı istersiniz.좀더 자연스러운 분석을 원한다면 이렇게 할 수도 있습니다. 색상 분포도에 따라서 말이죠.
Eğer analitik tarafınız güçlüyse buna bir renk histogramı olarak bakmayı istersiniz.Nếu bạn có một tính phân tích thế nên bạn có thể muốn nhìn chúng như là một biểu đồ màu sắc.
Eğer analitik tarafınız güçlüyse buna bir renk histogramı olarak bakmayı istersiniz.Pokud jste více analytické povahy, tak byste se na to možná chtěli podívat jako na barevný histogram.
Eğer analitik tarafınız güçlüyse buna bir renk histogramı olarak bakmayı istersiniz.Wenn Sie eher analytisch veranlagt sind dann wollen Sie das vielleicht als farbiges Histogramm sehen.
Eğer analitik tarafınız güçlüyse buna bir renk histogramı olarak bakmayı istersiniz.Αν είσαι πιο αναλυτικός τύπος τότε μπορεί να θέλεις να το δεις σαν ένα ιστόγραμμα χρωμάτων.
Eğer analitik tarafınız güçlüyse buna bir renk histogramı olarak bakmayı istersiniz.Ако сте с по-аналитична природа, тогава всъщност може да искате да гледате на това като цветна хистограма.
Eğer analitik tarafınız güçlüyse buna bir renk histogramı olarak bakmayı istersiniz.Якщо ви по характеру більше аналітик, то ви захочете, насправді, подивитися на це як на кольорову гістограму.
Eğer analitik tarafınız güçlüyse buna bir renk histogramı olarak bakmayı istersiniz.ואם אתם יותר אנליטים בטבעכם אולי תרצו להסתכל על זה בצורת התפלגות הצבע.
Eğer analitik tarafınız güçlüyse buna bir renk histogramı olarak bakmayı istersiniz.وإذا كان عملك ذا طابع تحليلي أكثر عندئذ ربما تريد في الواقع النظر إلى هذا كرسم بياني ملون.
Eğer analitik tarafınız güçlüyse buna bir renk histogramı olarak bakmayı istersiniz.色のヒストグラムとして 見てみたいと思うかもしれません 色に従って並べてみました
"Eğer kendi adına konuşamayacak kadar hastalansan, kimin senin için konuşmasını istersin?""Falls du einmal zu krank wirst, um für dich selber zu sprechen, wer soll dann für dich sprechen?"
"Eğer kendi adına konuşamayacak kadar hastalansan, kimin senin için konuşmasını istersin?""Ha olyan beteg lennél, hogy nem tudnád elmondani, mit akarsz, kit szeretnél, hogy beszéljen helyetted?"
"Eğer kendi adına konuşamayacak kadar hastalansan, kimin senin için konuşmasını istersin?""Jeśli staniesz się zbyt chory, by mówić za siebie, kto powinien mówić w twoim imieniu?"
"Eğer kendi adına konuşamayacak kadar hastalansan, kimin senin için konuşmasını istersin?""만약에 너무 아파 말하는게 힘들게 되면 누가 대신해 말해주기를 바라세요?"
"Eğer kendi adına konuşamayacak kadar hastalansan, kimin senin için konuşmasını istersin?""Nel caso in cui diventi troppo malato per parlare da solo, chi vuoi che parli per te?"
"Eğer kendi adına konuşamayacak kadar hastalansan, kimin senin için konuşmasını istersin?""Trong trường hợp bạn quá yếu để nói ra ý kiến của mình ai sẽ là người bạn mong muốn nói thay cho bạn?"
"Eğer kendi adına konuşamayacak kadar hastalansan, kimin senin için konuşmasını istersin?""Если болезнь отнимет ваши силы настолько, что вы не сможете высказаться, кто сможет высказаться вместо вас?"
"Eğer kendi adına konuşamayacak kadar hastalansan, kimin senin için konuşmasını istersin?""Якщо хвороба так знесилить тебе, що не зможеш говорити, то хто зможе робити це замість тебе?"
"Eğer kendi adına konuşamayacak kadar hastalansan, kimin senin için konuşmasını istersin?""במקרה שתיעשה חולה מכדי שתוכל לדבר למען עצמך, "מי תרצה שידבר בשמך?"
"Eğer kendi adına konuşamayacak kadar hastalansan, kimin senin için konuşmasını istersin?""في الحدث الذي تصبح فيه جداً مريض لدرجة أنك لن تستطيع أن تتكلم عن نفسك، من تريد أن يتكلم عنك؟"
"Eğer kendi adına konuşamayacak kadar hastalansan, kimin senin için konuşmasını istersin?"誰に代弁してほしいですか?」 大事な質問です
Eğer sonsuza kadar sizi etkileyecekse doğru kararı vermek istersiniz, öyle değil mi?A jó döntést akarjuk meghozni, ha az örökké tart, nem?
Eğer sonsuza kadar sizi etkileyecekse doğru kararı vermek istersiniz, öyle değil mi?Als het om de eeuwigheid gaat, wil je heel graag de juiste keuze maken, toch?
Eğer sonsuza kadar sizi etkileyecekse doğru kararı vermek istersiniz, öyle değil mi?Anda ingin mengambil keputusan paling benar kalau untuk selama-lamanya, bukan?
Eğer sonsuza kadar sizi etkileyecekse doğru kararı vermek istersiniz, öyle değil mi?Bạn thực sự muốn quyết định đúng nếu nó vĩnh cửu, phải không?
Eğer sonsuza kadar sizi etkileyecekse doğru kararı vermek istersiniz, öyle değil mi?Chiar vrei să iei decizia cea bună dacă este pentru toată eternitatea, nu-i așa?
Eğer sonsuza kadar sizi etkileyecekse doğru kararı vermek istersiniz, öyle değil mi?En verdad uno quiere tomar la decisión correcta si es por toda la eternidad ¿cierto?
Eğer sonsuza kadar sizi etkileyecekse doğru kararı vermek istersiniz, öyle değil mi?Když jde o věčnost, chcete se přece skutečně dobře rozhodnout, ne?
Eğer sonsuza kadar sizi etkileyecekse doğru kararı vermek istersiniz, öyle değil mi?Keď ide o večnosť, chcete sa určite rozhodnúť správne, nie?
Eğer sonsuza kadar sizi etkileyecekse doğru kararı vermek istersiniz, öyle değil mi?만약 평생이 걸린 문제라면 제대로 된 결정을 하고 싶으시죠?
Eğer sonsuza kadar sizi etkileyecekse doğru kararı vermek istersiniz, öyle değil mi?Man vill verkligen fatta rätt beslut om det gäller för all evighet, eller hur?
Eğer sonsuza kadar sizi etkileyecekse doğru kararı vermek istersiniz, öyle değil mi?Man vil virkelig gerne sørge for at træffe den rigtige beslutning, hvis den gælder i al evighed, ikke?
Eğer sonsuza kadar sizi etkileyecekse doğru kararı vermek istersiniz, öyle değil mi?Na pewno chcecie podjąć dobrą decyzję skoro podejmujecie ją na całą wieczność, prawda?
Eğer sonsuza kadar sizi etkileyecekse doğru kararı vermek istersiniz, öyle değil mi?Sie wollen die Entscheidung wirklich richtig treffen, wenn es für alle Ewigkeit ist, richtig?
Eğer sonsuza kadar sizi etkileyecekse doğru kararı vermek istersiniz, öyle değil mi?Sitä haluaa tehdä päätöksen oikein, jos seuraukset kestävät ikuisuuden, eikö niin?
Eğer sonsuza kadar sizi etkileyecekse doğru kararı vermek istersiniz, öyle değil mi?Vocês querem mesmo a decisão certa se for para toda a eternidade, não é?
Eğer sonsuza kadar sizi etkileyecekse doğru kararı vermek istersiniz, öyle değil mi?Vorreste proprio prendere la decisione giusta, se è per l'eternità, vero?
Eğer sonsuza kadar sizi etkileyecekse doğru kararı vermek istersiniz, öyle değil mi?Vous voulez prendre la bonne décision si c'est pour l'éternité, non?
Eğer sonsuza kadar sizi etkileyecekse doğru kararı vermek istersiniz, öyle değil mi?Vsekakor boste hoteli izbrati pravo odločitev, če bo veljala večno, kajneda?
Eğer sonsuza kadar sizi etkileyecekse doğru kararı vermek istersiniz, öyle değil mi?Και σίγουρα θέλετε να πάρετε τη σωστή απόφαση αν πρόκειται για την αιωνιότητα, ε!
Eğer sonsuza kadar sizi etkileyecekse doğru kararı vermek istersiniz, öyle değil mi?Вам дійсно хотілося б зробити вірний вибір, якщо це рішення одне й назавжди, чи не так?
Eğer sonsuza kadar sizi etkileyecekse doğru kararı vermek istersiniz, öyle değil mi?Вам очень хотелось бы сделать правильный выбор, если это решение навечно, не так ли?
Eğer sonsuza kadar sizi etkileyecekse doğru kararı vermek istersiniz, öyle değil mi?Наистина бихте искали да направите правилен избор, особено ако е веднъж за винаги, нали?
Eğer sonsuza kadar sizi etkileyecekse doğru kararı vermek istersiniz, öyle değil mi?אתם ממש רוצים לבחור נכון אם ההחלטה היא לנצח נצחים, נכון?
Eğer sonsuza kadar sizi etkileyecekse doğru kararı vermek istersiniz, öyle değil mi?أنت حقاً تريد إتخاذ القرار الصحيح إن كانت عواقبه أبدية، صحيح؟
Eğer sonsuza kadar sizi etkileyecekse doğru kararı vermek istersiniz, öyle değil mi?間違った投資信託や ましてや 間違ったドレッシングを選びたくはない
Eğer vatandaşlık seçme şansınız yoksa, o zaman erkek bir Hintli olmak istersiniz.Als je je nationaliteit niet kunt kiezen, dan wou je toch nog een liever een Indiase man zijn.
Eğer vatandaşlık seçme şansınız yoksa, o zaman erkek bir Hintli olmak istersiniz.Če ne bi mogli izbirati narodnosti, bi v Indiji raje bili moški.
Eğer vatandaşlık seçme şansınız yoksa, o zaman erkek bir Hintli olmak istersiniz.Ha nem választhatjuk meg az állampolgárságunkat, akkor indiai férfinek akarnánk lenni.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod