Eve canlı mı dönmek istersin yoksa bir kasketin içinde mi?"Хотите ли вы вернуться домой живыми или в гробу?".
Eve canlı mı dönmek istersin yoksa bir kasketin içinde mi?"イラクに派遣される直前の最後のひととき
- Evim sizin de evinizdir. Bu arada, ıslak kıyafetlerinizi derhal değiştirmek istersiniz.Chúng tôi Cossacks tìm thấy nguồn cảm hứng của chúng tôi trong sự cô tịch.
- Evim sizin de evinizdir. Bu arada, ıslak kıyafetlerinizi derhal değiştirmek istersiniz.Cossacks sme naše inšpirácie o samote.
- Evim sizin de evinizdir. Bu arada, ıslak kıyafetlerinizi derhal değiştirmek istersiniz.Kami Cossack menemukan inspirasi kami dalam kesendirian.
- Evim sizin de evinizdir. Bu arada, ıslak kıyafetlerinizi derhal değiştirmek istersiniz.Mamy Kozacy znaleźć inspirację w samotności.
- Evim sizin de evinizdir. Bu arada, ıslak kıyafetlerinizi derhal değiştirmek istersiniz.Me kasakat löydät inspiraatiota yksinäisyydessä.
- Evim sizin de evinizdir. Bu arada, ıslak kıyafetlerinizi derhal değiştirmek istersiniz.Noi cosacchi trovare la nostra ispirazione in solitudine.
- Evim sizin de evinizdir. Bu arada, ıslak kıyafetlerinizi derhal değiştirmek istersiniz.Vi kosacker hitta vår inspiration i ensamhet.
- Evim sizin de evinizdir. Bu arada, ıslak kıyafetlerinizi derhal değiştirmek istersiniz.Vi kosakker finde vores inspiration i ensomhed.
- Evim sizin de evinizdir. Bu arada, ıslak kıyafetlerinizi derhal değiştirmek istersiniz.Εμείς Κοζάκοι αναζητήσουν νέες ιδέες μας στη μοναξιά.
- Evim sizin de evinizdir. Bu arada, ıslak kıyafetlerinizi derhal değiştirmek istersiniz.Ми козаки знайти наше натхнення на самоті.
- Evim sizin de evinizdir. Bu arada, ıslak kıyafetlerinizi derhal değiştirmek istersiniz.Мы казаки найти наше вдохновение в одиночестве.
- Evim sizin de evinizdir. Bu arada, ıslak kıyafetlerinizi derhal değiştirmek istersiniz.ونحن نجد القوزاق ملهمنا في العزلة.
- Evim sizin de evinizdir. Bu arada, ıslak kıyafetlerinizi derhal değiştirmek istersiniz.- まあ、それはとにかく、私のための休憩です。 - 私の家はあなたです。
Fiziki kanalda müşterilerinizin dokunup hissedebileceği bir şey istersiniz.물리적 채널의 MVP 경우, 고객이 직접 만져보고 느낄 수 있는 것이어야 해요
Fiziki kanalda müşterilerinizin dokunup hissedebileceği bir şey istersiniz.في القناة المادية، ما تحتاجه هو شيء يمكن للعملاء تحسسه
Fiziki kanalda müşterilerinizin dokunup hissedebileceği bir şey istersiniz.重要です オフィスを出て顧客と対話し
Genel cerrahi mi istersiniz?Brauchen Sie Zahnchirurgie? Allgemeine Chirurgie?
Genel cerrahi mi istersiniz?De la chirurgie générale?
Genel cerrahi mi istersiniz?Đó có phải loại phòng mạch mà bạn mong muốn ko?
Genel cerrahi mi istersiniz?¿Es cirugía dental lo que usted quiere? ¿Cirugía general?
Genel cerrahi mi istersiniz?치아 수술을 할 계획인가요? 아니면 보통 외과수술?
Genel cerrahi mi istersiniz?Szájsebészeti használat? Általános sebészeti használat?
Genel cerrahi mi istersiniz?Vi serve della chirurgia odontoiatrica? O forse della chirurgia generale?
Genel cerrahi mi istersiniz?Vrei o operatie de stomatologie?
Genel cerrahi mi istersiniz?Wil je tandheelkunde? Wil je algemene chirurgie?
Genel cerrahi mi istersiniz?Zabiegi stomatologiczne? Operacje na chirurgii ogólnej?
Genel cerrahi mi istersiniz?Зъболекарска хирургия ли искаш? Или обща хирургия?
Genel cerrahi mi istersiniz?האם אתם מעוניינים בניתוח דנטלי? ניתוח כללי?
Genel cerrahi mi istersiniz?ما تحتاجه هل هي جراحة أسنان؟ جراحة عامة؟
Genel cerrahi mi istersiniz?必要なものが分かれば消耗品と共に保管します
Gerçekten atlamak istemezsiniz ama dışarda olmak istersiniz.Anda tidak sungguh-sungguh ingin melompat, tetapi Anda melompat.
Gerçekten atlamak istemezsiniz ama dışarda olmak istersiniz.Bạn chẳng thực sự muốn nhảy, nhưng bạn muốn thoát ra ngoài.
Gerçekten atlamak istemezsiniz ama dışarda olmak istersiniz.Eigentlich willst du nicht springen, sondern du willst raus.
Gerçekten atlamak istemezsiniz ama dışarda olmak istersiniz.In realtà non vuoi lanciarti, vuoi solo uscire.
Gerçekten atlamak istemezsiniz ama dışarda olmak istersiniz.Je wilt niet echt springen, maar je wilt eruit.
Gerçekten atlamak istemezsiniz ama dışarda olmak istersiniz.사실 뛰어내리고 싶지는 않지만, 거기서 벗어나고 싶습니다.
Gerçekten atlamak istemezsiniz ama dışarda olmak istersiniz.Man ville ikke rigtig hoppe, men man vil ud.
Gerçekten atlamak istemezsiniz ama dışarda olmak istersiniz.Não queremos saltar, queremos sair.
Gerçekten atlamak istemezsiniz ama dışarda olmak istersiniz.Nebo ne úplně skočit, ale dostat se z toho ven.
Gerçekten atlamak istemezsiniz ama dışarda olmak istersiniz.Nechcete vlastne skočiť, ale chcete von.
Gerçekten atlamak istemezsiniz ama dışarda olmak istersiniz.Nem igazán ugrani akarsz, inkább a helyzetből szabadulni.
Gerçekten atlamak istemezsiniz ama dışarda olmak istersiniz.Nu prea vrei să sari, dar vrei să ieși din avion.
Gerçekten atlamak istemezsiniz ama dışarda olmak istersiniz.Realmente no quieres saltar, pero quieres que acabe.
Gerçekten atlamak istemezsiniz ama dışarda olmak istersiniz.Tak naprawdę, to nie chcesz skakać, tylko chcesz być gdzie indziej.
Gerçekten atlamak istemezsiniz ama dışarda olmak istersiniz.Vous n'avez pas vraiment envie de sauter, mais vous voulez sortir de là.
Gerçekten atlamak istemezsiniz ama dışarda olmak istersiniz.Δεν θες στ' αλήθεια να πηδήξεις, αλλά θέλεις να τελειώνεις.
Gerçekten atlamak istemezsiniz ama dışarda olmak istersiniz.Всъщност не искаш да скочиш, но искаш да се измъкнеш.
Gerçekten atlamak istemezsiniz ama dışarda olmak istersiniz.Вы действительно не хотите прыгать, но хотите освободиться.
Gerçekten atlamak istemezsiniz ama dışarda olmak istersiniz.אתה לא ממש רוצה לקפוץ, אבל אתה רוצה החוצה.
Gerçekten atlamak istemezsiniz ama dışarda olmak istersiniz.انت لا تريد ان تقفز .. ولكنك تريد ذلك .. بسبب الجلوس هناك
Gerçekten atlamak istemezsiniz ama dışarda olmak istersiniz.そういうわけで航空機に乗って しばらく飛行します
Gerçekten susadığınızda, ne içmek istersiniz?Als je echt dorst hebt, wat wil je dan drinken?
Gerçekten susadığınızda, ne içmek istersiniz?Cand iti este foarte sete, ce iti place sa bei?
Gerçekten susadığınızda, ne içmek istersiniz?Kaj radi pijete, kadar ste hudo žejni?
Gerçekten susadığınızda, ne içmek istersiniz?Khi cô rất khát, cô muốn uống gì?
Gerçekten susadığınızda, ne içmek istersiniz?Kiedy jest się naprawdę spragnionym, czego chce się napić?
Gerçekten susadığınızda, ne içmek istersiniz?När du är väldigt turstig, vad skulle du vilja dricka?
Gerçekten susadığınızda, ne içmek istersiniz?Quando si è davvero assetato, cosa le piace bere?