İsterlerse bir tane onlara verebilirim.Ik geef ze er een als ze dat willen.
İsterlerse bir tane onlara verebilirim.I nawet dam im jednego jeśli zechcą.
İsterlerse bir tane onlara verebilirim.Jag kan ge en till dem ifall de vill ha den.
İsterlerse bir tane onlara verebilirim.Jeg vil give dem en udgave, hvis de ønsker det.
İsterlerse bir tane onlara verebilirim.Je leur en donnerais même un s'ils veulent.
İsterlerse bir tane onlara verebilirim.저는 이걸 그 진품을 제공한 사람들이 원한다면 줄겁니다.
İsterlerse bir tane onlara verebilirim.Le dau şi lor una dacă vor.
İsterlerse bir tane onlara verebilirim.Les daré uno si lo desean.
İsterlerse bir tane onlara verebilirim.Saya akan berikan satu untuk mereka kalau mereka mau.
İsterlerse bir tane onlara verebilirim.Tôi sẽ đưa họ một con nếu họ muốn
İsterlerse bir tane onlara verebilirim.Θα δώσω και σ' αυτούς ένα αν το θέλουνε.
İsterlerse bir tane onlara verebilirim.Ще представя такъв, ако го искат.
İsterlerse bir tane onlara verebilirim.Я віддам копію,якщо вони захочуть.
İsterlerse bir tane onlara verebilirim.Я могу даже дать одну копию им, если они захотят.
İsterlerse bir tane onlara verebilirim.אני אפילו אביא להם אחד אם הם רוצים.
İsterlerse bir tane onlara verebilirim.سأعطيهم احداها اذا ارادوا.
İsterlerse bir tane onlara verebilirim.そうすればもしかしたら それがこの プロジェクトの終止符となるかもしれない
İyi dürtülmek isterler kısa viski.Dober sunek v spodnje dlačice.
İyi dürtülmek isterler kısa viski.Een goede por in de lage snorharen.
İyi dürtülmek isterler kısa viski.Một poke tốt trong râu thấp.
İyi dürtülmek isterler kısa viski.Poøádnej zásun do našich nízkejch gatí.
İyi dürtülmek isterler kısa viski.Que nos peinen la nutria.
İyi dürtülmek isterler kısa viski.Un scărpinat bun în zona mediană.
Kazlara ne isterlerse yapmalarına izin veriyor ve diyor kiDeixa-os comer o que quiserem e diz:
Kazlara ne isterlerse yapmalarına izin veriyor ve diyor kiDia membiarkan mereka mengambil yang mereka mau dan dia berkata,
Kazlara ne isterlerse yapmalarına izin veriyor ve diyor kiEngedi, hogy a libák megegyék, amit akarnak, és azt mondja,
Kazlara ne isterlerse yapmalarına izin veriyor ve diyor kiEr lässt sie sich das nehmen, was sie möchten, und sagt,
Kazlara ne isterlerse yapmalarına izin veriyor ve diyor kiHän antaa hanhien syödä mitä niitä huvittaa, ja hän sanoo:
Kazlara ne isterlerse yapmalarına izin veriyor ve diyor kiHan låter dem ta vad de vill och säger,
Kazlara ne isterlerse yapmalarına izin veriyor ve diyor kiHij laat ze eten zoveel ze willen en hij zegt:
Kazlara ne isterlerse yapmalarına izin veriyor ve diyor kiIl les laisse prendre ce qu'elles veulent et il dit,
Kazlara ne isterlerse yapmalarına izin veriyor ve diyor ki에두아르도는 거위들이 원하는 것을 가질 수 있도록 한다고 합니다.
Kazlara ne isterlerse yapmalarına izin veriyor ve diyor kiLe lasă să mănânce ce vor ele și zice:
Kazlara ne isterlerse yapmalarına izin veriyor ve diyor kiLes deja que tomen lo que quieran y dice,
Kazlara ne isterlerse yapmalarına izin veriyor ve diyor kiLui lascia che mangino quello che vogliono e dice,
Kazlara ne isterlerse yapmalarına izin veriyor ve diyor kiNechává je si brát, co jen chtějí.
Kazlara ne isterlerse yapmalarına izin veriyor ve diyor kiTo go nie obchodzi. Pozwala im brać, co chcą i mówi:
Kazlara ne isterlerse yapmalarına izin veriyor ve diyor kiΤις αφήνει να πάρουν ό,τι θέλουν και λέει:
Kazlara ne isterlerse yapmalarına izin veriyor ve diyor kiОн позволяет им брать всё, что им нужно, и говорит:
Kazlara ne isterlerse yapmalarına izin veriyor ve diyor kiОставя ги да вземат каквото си искат и казва:
Kazlara ne isterlerse yapmalarına izin veriyor ve diyor kiהוא נותן להם לקחת מה שהם רוצים ואומר,
Kazlara ne isterlerse yapmalarına izin veriyor ve diyor kiهو فقط يجعلهن يأخذن مايردن
Kazlara ne isterlerse yapmalarına izin veriyor ve diyor ki"半分位しか食べないから まずまずだね" と彼は言います
Kedi gördüklerinde pisicik diyerek kediyi okşamak isterler.Elas vêem um gato preto a passar e dizem:
Kedi gördüklerinde pisicik diyerek kediyi okşamak isterler."Ohhh süße Kitty, Kitty." Die wollen sie streicheln!
Kedi gördüklerinde pisicik diyerek kediyi okşamak isterler.あさっての方向に走ってる訳ではないので、 子供はここでは問題にならない。
Kendi hikayelerini anlatmak isterler.Eles querem contar as suas histórias.
Kendi hikayelerini anlatmak isterler.Họ muốn kể câu chuyện của họ.
Kendi hikayelerini anlatmak isterler.O ni o těch případech chtěli mluvit.
Kendi hikayelerini anlatmak isterler.Oni o tom chcú prehovoriť.
Kendi hikayelerini anlatmak isterler. Paylaşmak isterler.Chcą się nimi podzielić.
Kendi hikayelerini anlatmak isterler. Paylaşmak isterler.Ellos quieren contar sus historias, quieren compartirlas.
Kendi hikayelerini anlatmak isterler. Paylaşmak isterler.Ils veulent raconter, ils veulent partager.
Kendi hikayelerini anlatmak isterler. Paylaşmak isterler.그들은 자신들의 이야기를 들려주고 공유하길 원합니다.
Kendi hikayelerini anlatmak isterler. Paylaşmak isterler.Mert el akarják mondani, meg akarják osztani.
Kendi hikayelerini anlatmak isterler. Paylaşmak isterler.Vor să își spună poveștile.
Kendi hikayelerini anlatmak isterler. Paylaşmak isterler.הם רוצים לספר את סיפוריהם. הם רוצים לגלות את סיפוריהם.
Kendi hikayelerini anlatmak isterler. Paylaşmak isterler.يريدون أن يرووا قصصهم. يريدون المشاركه بقصصهم.
Kendi hikayelerini anlatmak isterler. Paylaşmak isterler.こう言えたらいい と思っていたのです
Kendi hikayelerini anlatmak isterler.Sie wollen Ihre Geschichten erzählen.