İnsanlar başka şeyler de yaparlar-- eğlenmek veya birisiyle çıkmak isterler.もっと根源的に友人と交流したいという欲求もあります
İnsanlar hayattan çok şey isterler; ancak bence, her şeyden çok mutluluk isterler.Az emberek sok dolgot szeretnének elérni az életben de szerintem mindennél jobban szeretnének boldogok lenni.
İnsanlar hayattan çok şey isterler; ancak bence, her şeyden çok mutluluk isterler.사람들은 인생에서 많은걸 원하지만, 제 생각에는 무엇보다도 행복을 원하는 것 같습니다
İnsanlar hayattan çok şey isterler; ancak bence, her şeyden çok mutluluk isterler.Las personas desean muchas cosas de la vida, pero pienso que más que nada, quieren felicidad.
İnsanlar hayattan çok şey isterler; ancak bence, her şeyden çok mutluluk isterler.Lidé chtějí od života mnoho věcí, já si však myslím, že víc než cokoliv jiného chtějí štěstí.
İnsanlar hayattan çok şey isterler; ancak bence, her şeyden çok mutluluk isterler.Ľudia chcú od života veľa vecí, myslím si však, že viac ako čokoľvek iné chcú šťastie.
İnsanlar hayattan çok şey isterler; ancak bence, her şeyden çok mutluluk isterler.Ludzie chcą od życia wielu rzeczy, ale najbardziej pragną szczęścia.
İnsanlar hayattan çok şey isterler; ancak bence, her şeyden çok mutluluk isterler.Människor vill få ut mycket av livet, men jag tror att de framför allt söker lycka.
İnsanlar hayattan çok şey isterler; ancak bence, her şeyden çok mutluluk isterler.Mensen hebben veel verlangens maar hun grootste verlangen is geluk.
İnsanlar hayattan çok şey isterler; ancak bence, her şeyden çok mutluluk isterler.Người ta muốn rất nhiều thứ trong cuộc sống, nhưng tôi nghĩ rằng, hơn tất cả, họ muốn hạnh phúc.
İnsanlar hayattan çok şey isterler; ancak bence, her şeyden çok mutluluk isterler.Oamenii își doresc multe lucruri în viață, dar mai mult decât orice își doresc fericire.
İnsanlar hayattan çok şey isterler; ancak bence, her şeyden çok mutluluk isterler.On attend beaucoup de choses de la vie, mais d'après moi, ce qu'on veut le plus, c'est le bonheur.
İnsanlar hayattan çok şey isterler; ancak bence, her şeyden çok mutluluk isterler.Οι άνθρωποι θέλουν πολλά πράγματα από τη ζωή, αλλά νομίζω περισσότερο από οτιδήποτε άλλο θέλουν ευτυχία.
İnsanlar hayattan çok şey isterler; ancak bence, her şeyden çok mutluluk isterler.Люди многого хотят от жизни, но я считаю, что более всего люди хотят быть счастливыми.
İnsanlar hayattan çok şey isterler; ancak bence, her şeyden çok mutluluk isterler.Люди хочуть багато чого від життя, але понад усе вони прагнуть щастя.
İnsanlar hayattan çok şey isterler; ancak bence, her şeyden çok mutluluk isterler.Хората искат много неща от живота, но мисля, че повече отвсичко друго, искат щастие.
İnsanlar hayattan çok şey isterler; ancak bence, her şeyden çok mutluluk isterler.ובכן, לאנשים ציפיות רבות מן החיים, אך נדמה לי, יותר מכל, הם חפצים באושר.
İnsanlar hayattan çok şey isterler; ancak bence, her şeyden çok mutluluk isterler.ندرك بأن الناس يريدون الكثير من الأشياء في الحياة، ولكن، أكثر من أي شيء آخر، أعتقد أنهم يريدون السعادة.
İnsanlar hayattan çok şey isterler; ancak bence, her şeyden çok mutluluk isterler.何より追い求めるものは 幸せだと思います アリストテレスは 全ての物事が帰着する
İnsanlar istedikleri şeyleri istedikleri zaman elde etmek isterler.Azt akarják, hogy hozzáférjenek a dolgokhoz, amikor szükségük van rájuk.
İnsanlar istedikleri şeyleri istedikleri zaman elde etmek isterler.Chcą po prostu mieć dostęp do rzeczy, gdy ich potrzebują.
İnsanlar istedikleri şeyleri istedikleri zaman elde etmek isterler.Chtějí přístup k věcem, když je potřebují.
İnsanlar istedikleri şeyleri istedikleri zaman elde etmek isterler.De vill ha tillgång till saker när de vill ha dem.
İnsanlar istedikleri şeyleri istedikleri zaman elde etmek isterler.He haluavat päästä käsiksi tuotteisiin silloin kun tarvitsevat.
İnsanlar istedikleri şeyleri istedikleri zaman elde etmek isterler.Ils veulent avoir accès aux choses à volonté.
İnsanlar istedikleri şeyleri istedikleri zaman elde etmek isterler.Sie wollen Zugang zu Dingen, wenn sie möchten.
İnsanlar istedikleri şeyleri istedikleri zaman elde etmek isterler.Vor acces la lucrurile pe care și le doresc.
İnsanlar istedikleri şeyleri istedikleri zaman elde etmek isterler.Vuole accedere alle cose nel momento in cui ne ha bisogno.
İnsanlar istedikleri şeyleri istedikleri zaman elde etmek isterler.Želijo le imeti dostop do stvari, kadar jim to ustreza.
İnsanlar istedikleri şeyleri istedikleri zaman elde etmek isterler.Ze willen toegang hebben tot de dingen die ze willen, wanneer ze ze willen.
İnsanlar istedikleri şeyleri istedikleri zaman elde etmek isterler.Θέλουν την πρόσβαση σε πράγματα όταν τα χρειάζονται.
İnsanlar istedikleri şeyleri istedikleri zaman elde etmek isterler.Людям нужен быстрый доступ к нужным вещам.
İnsanlar istedikleri şeyleri istedikleri zaman elde etmek isterler.Те искат достъп до необходимите им неща по всяко време.
İnsanlar istedikleri şeyleri istedikleri zaman elde etmek isterler.يريدون الحصول على الأشياء عندما يحتاجونها.
İnsanları korku içinde yaşatmak isterler.Azt akarják elérni, hogy az emberek félelemben éljenek.
İnsanları korku içinde yaşatmak isterler.Chce by ludzie żyli w strachu.
İnsanları korku içinde yaşatmak isterler.Chcú, aby ľudia žili v strachu.
İnsanları korku içinde yaşatmak isterler.Chúng muốn mọi người sống trong sợ hãi.
İnsanları korku içinde yaşatmak isterler.De vill få människor att leva i fruktan.
İnsanları korku içinde yaşatmak isterler.Ei vor ca oamenii să trăiască în frică.
İnsanları korku içinde yaşatmak isterler.Eles querem que as pessoas vivam com medo.
İnsanları korku içinde yaşatmak isterler.Il veut que les gens vivent dans la peur.
İnsanları korku içinde yaşatmak isterler.그들은 사람들이 두려움 속에 살도록 하기를 바랍니다.
İnsanları korku içinde yaşatmak isterler.Mereka ingin membuat orang hidup dalam ketakutan.
İnsanları korku içinde yaşatmak isterler.Quieren que la gente viva con miedo.
İnsanları korku içinde yaşatmak isterler.Sie wollen die Menschen in Angst leben lassen.
İnsanları korku içinde yaşatmak isterler.Vogliono che la gente viva nella paura.
İnsanları korku içinde yaşatmak isterler.Ze willen dat mensen in angst leven.
İnsanları korku içinde yaşatmak isterler.Θέλουν να κάνουν τους ανθρώπους να ζουν στο φόβο.
İnsanları korku içinde yaşatmak isterler.Такие люди хотят заставить других жить в страхе.
İnsanları korku içinde yaşatmak isterler.Те искат да накарат хората да живеят в страх.
İnsanları korku içinde yaşatmak isterler.הם רוצים לגרום לאנשים לחיות בפחד.
İnsanları korku içinde yaşatmak isterler.يريدون أن يعيش الناس في خوف
İnsanları korku içinde yaşatmak isterler.そして恐怖という心理的障壁が
İsterlerse bir tane onlara verebilirim.Adok nekik egyet, ha kell.
İsterlerse bir tane onlara verebilirim.Annan heille yhden jos he haluavat.
İsterlerse bir tane onlara verebilirim.Dal jim bom eno, če želijo.
İsterlerse bir tane onlara verebilirim.Dou uma cópia ao dono, se ele quiser.
İsterlerse bir tane onlara verebilirim.Gliene darò uno se lo vorranno.
İsterlerse bir tane onlara verebilirim.Ich gebe denen einen, wenn sie einen wollen.