Kendi hikayelerini anlatmak isterler.Vogliono raccontare le loro storie.
Kendi hikayelerini anlatmak isterler.Ze wíllen hun verhalen vertellen.
Kendi hikayelerini anlatmak isterler.Θέλουν να πουν τις ιστορίες τους.
Kendi hikayelerini anlatmak isterler.Вони хочуть розповісти свої історії.
Kendi hikayelerini anlatmak isterler.Они хотят рассказать свои истории.
Kendi hikayelerini anlatmak isterler.Те искат да разкажат техните история.
Kendi isimlerini tarihe yazdırmak isterler -しかし彼らは気づいている
Kendi istekleriyle fiziksel aktiviye yapmak isterlerse bunlar, hoşlandıkları şeyler oluyor.이곳 사람들이 무언가 의도를 가지고 신체적 운동을 한다면
Kendi istekleriyle fiziksel aktiviye yapmak isterlerse bunlar, hoşlandıkları şeyler oluyor.Og når de bevidst vil være fysisk aktive er det ting de nyder.
Kendi istekleriyle fiziksel aktiviye yapmak isterlerse bunlar, hoşlandıkları şeyler oluyor.Quand ils font intentionnellement une activité physique, c'est pour y prendre du plaisir.
Kendi istekleriyle fiziksel aktiviye yapmak isterlerse bunlar, hoşlandıkları şeyler oluyor.Wenn sie dann mal absichtlich körperlich aktiv sind, dann aber mit Genuß.
Kendi istekleriyle fiziksel aktiviye yapmak isterlerse bunlar, hoşlandıkları şeyler oluyor.Więc zasadniczo każdy wysiłek to coś co sprawia im przyjemność.
Kendi istekleriyle fiziksel aktiviye yapmak isterlerse bunlar, hoşlandıkları şeyler oluyor.Y cuando realizan actividad física lo hacen a propósito, en cosas que disfrutan.
Kendi istekleriyle fiziksel aktiviye yapmak isterlerse bunlar, hoşlandıkları şeyler oluyor.Когда же они всё же заняты именно физической деятельностью, то они делают то, что им нравится.
Kendi istekleriyle fiziksel aktiviye yapmak isterlerse bunlar, hoşlandıkları şeyler oluyor.כאשר הם עושים פעילות גופנית מכוונת,
Kendi istekleriyle fiziksel aktiviye yapmak isterlerse bunlar, hoşlandıkları şeyler oluyor.عندما يفعلون ذلك فهم يفعلون نشاط جسدي متعمد ,
Kendi istekleriyle fiziksel aktiviye yapmak isterlerse bunlar, hoşlandıkları şeyler oluyor.楽しんでいます 彼らはよく歩きますし
Kendilerini kanıtlamak isterler, "Biz buradayız!" diye "Biz buradaydık!" diye.De vill visa sin duglighet, visa att, "vi är här!" att, "vi har varit här!"
Kendilerini kanıtlamak isterler, "Biz buradayız!" diye "Biz buradaydık!" diye.Họ muốn chứng minh bản thân họ, chứng minh rằng, "Chúng tôi đây!" rằng, "Chúng tôi đã từng ở đây!"
Kendilerini kanıtlamak isterler, "Biz buradayız!" diye "Biz buradaydık!" diye.Quieren demostrar su valía, demostrar que: "¡Estamos aquí!" que: "¡Hemos estado aquí!"
Kendilerini kanıtlamak isterler, "Biz buradayız!" diye "Biz buradaydık!" diye.Ze willen zichzelf bewijzen, bewijzen dat: "wij zijn er!", dat "we zijn hier geweest!"
Kendilerini kanıtlamak isterler, "Biz buradayız!" diye "Biz buradaydık!" diye.Θέλουν να αποδείξουν στον εαυτό τους, να αποδείξουν ότι, "Είμαστε εδώ!" ότι, "Έχουμε βρεθεί ξανά εδώ!"
Kendilerini kanıtlamak isterler, "Biz buradayız!" diyeEi vor să-şi demonstreze lor, să demonstreze că:
Kendilerini kanıtlamak isterler,Sie wollen sich beweisen,
Kendilerini kanıtlamak isterler,Vogliono dimostrare il proprio valore:
Kendilerini kanıtlamak isterler,「我々はここにいる!」と
Küçük Denizkızını, şirinleri, Mickey Mouse'u çizdirmek isterlerdi.A loro piaceva disegnare la Sirenetta, disegnare un puffo, o disegnare Topolino.
Küçük Denizkızını, şirinleri, Mickey Mouse'u çizdirmek isterlerdi.Chúng thích vẽ nàng tiên cá Chúng thích vẽ xì trum, chúng thích vẽ chuột Micky
Küçük Denizkızını, şirinleri, Mickey Mouse'u çizdirmek isterlerdi.De gillade att rita Lilla Sjöjungfrun, de gillade att rita smurfarna, de gillade att rita Musse Pigg.
Küçük Denizkızını, şirinleri, Mickey Mouse'u çizdirmek isterlerdi.De kunne lide at tegne Den Lille Havfrue, de kunne lide at tegne en smølf og Mickey Mouse.
Küçük Denizkızını, şirinleri, Mickey Mouse'u çizdirmek isterlerdi.Gostavam de desenhar A Pequena Sereia, gostavam de desenhar um Smurf, de desenhar o Mickey Mouse.
Küçük Denizkızını, şirinleri, Mickey Mouse'u çizdirmek isterlerdi.Ils aimaient dessiner la Petite Sirène, ils aimaient dessiner un Schtroumpf, ils aimaient dessiner Mickey.
Küçük Denizkızını, şirinleri, Mickey Mouse'u çizdirmek isterlerdi.스머프, 미키 마우스와 같은 만화 캐릭터를 그리기 좋아하는데
Küçük Denizkızını, şirinleri, Mickey Mouse'u çizdirmek isterlerdi.Les gustaba dibujar a La Sirenita a los pitufos, al ratón Mickey.
Küçük Denizkızını, şirinleri, Mickey Mouse'u çizdirmek isterlerdi.Mereka suka menggambar Putri Duyung, mereka suka menggambar Smurf, mereka suka menggambar Micky Mouse.
Küçük Denizkızını, şirinleri, Mickey Mouse'u çizdirmek isterlerdi.Radi kreslili Malú morskú vílu, Šmolkov, radi kreslili Micky Mouse.
Küçük Denizkızını, şirinleri, Mickey Mouse'u çizdirmek isterlerdi.Rády kreslily Malou mořskou vílu, rády kreslily šmouly, rády kreslily Micky Mouse.
Küçük Denizkızını, şirinleri, Mickey Mouse'u çizdirmek isterlerdi.Rysowały Małą Syrenkę, smurfy, Myszkę Miki.
Küçük Denizkızını, şirinleri, Mickey Mouse'u çizdirmek isterlerdi.Sie malten gerne die kleine Meerjungfrau, sie malten gerne einen Schlumpf, sie malten gerne Micky Maus.
Küçük Denizkızını, şirinleri, Mickey Mouse'u çizdirmek isterlerdi.Szerették lerajzolni a kis hableányt, szerettek rajzolni törpöt, vagy Mikiegeret.
Küçük Denizkızını, şirinleri, Mickey Mouse'u çizdirmek isterlerdi.Ze tekenden graag de Kleine Zeemeermin, een smurf, Mickey Mouse.
Küçük Denizkızını, şirinleri, Mickey Mouse'u çizdirmek isterlerdi.Їм подобається малювати маленьку Русалоньку, подобається малювати Смурфика чи Мікі Мауса.
Küçük Denizkızını, şirinleri, Mickey Mouse'u çizdirmek isterlerdi.Они любят рисовать Русалочку, они любят рисовать смурфов, Микки Мауса.
Küçük Denizkızını, şirinleri, Mickey Mouse'u çizdirmek isterlerdi.Те рисуваха Малката русалка, смърфове или Мики Маус.
Küçük Denizkızını, şirinleri, Mickey Mouse'u çizdirmek isterlerdi.הם אהבו לצייר את בת-הים הקטנה, הדרדסים ומיקי מאוס.
Küçük Denizkızını, şirinleri, Mickey Mouse'u çizdirmek isterlerdi.كان يحلو لهم رسم الحورية الصغيرة، وكان يحلو لهم رسم سنفور وكان يحلو لهم رسم ميكي ماوس.
Küçük Denizkızını, şirinleri, Mickey Mouse'u çizdirmek isterlerdi.スマーフや ミッキーマウスでした しかし子どもの描いたミッキーマウスを
Moleküllerin potansiyel enerjileri yüksektir çünkü birbirlerine doğru düşmek isterler.Ich energia potencjalna jest wyższa, ponieważ chcą na siebie wpadać.
Moleküllerin potansiyel enerjileri yüksektir çünkü birbirlerine doğru düşmek isterler.Ihre potentielle Energie ist höher, weil sie es wollen in Richtung zu einander fallen.
Moleküllerin potansiyel enerjileri yüksektir çünkü birbirlerine doğru düşmek isterler.Jejich potenciální energie je vyšší, protože na sebe navzájem chtějí spadnout.
Moleküllerin potansiyel enerjileri yüksektir çünkü birbirlerine doğru düşmek isterler.お互いに向かって落ちる。 理論では、お互いに向かって下がりによって彼ら
Müslüman kadınların başlarını açmadan kayak, tenis, ne isterlerse yapmalarını sağlıyor.무슬림 여인들의 운동을 위한 장치인데 스키나 테니스, 어떤걸 하든지 캡을 풀지 않고도 할 수 있죠
Müslüman kadınların başlarını açmadan kayak, tenis, ne isterlerse yapmalarını sağlıyor.スポーツなどで激しく動いても 宗教上隠している部分を露出せずに済みます このようなニーズを調べることで
Müşteriler daha iyi performans isterler veya buna ihtiyaç duyarlar.Los clientes desean o necesitan un mejor desempeńo.
Müşteriler pazarı bilirler. Müşteriler daha iyi performans isterler veya buna ihtiyaç duyarlar.Клієнти хочуть або потребують більш високої продуктивності.
Müşteriler sorunlarının çözülmesini veya ihtiyaçlarının giderilmesini isterler.Ellos lo que quieren es solucionar un problema o satisfacer una necesidad.
Müşteriler sorunlarının çözülmesini veya ihtiyaçlarının giderilmesini isterler.Klienci chcą, aby ich problem był rozwiązany lub ich potrzeba została zaspokojona.
Müşteriler sorunlarının çözülmesini veya ihtiyaçlarının giderilmesini isterler.문제를 해결하고 니즈를 충족하는 데 있어요
Müşteriler sorunlarının çözülmesini veya ihtiyaçlarının giderilmesini isterler.Клієнти намагаються вирішити проблему або задовольниту потребу.
Müşteriler sorunlarının çözülmesini veya ihtiyaçlarının giderilmesini isterler.يحاول العملاء حل مشكلة أو إشباع حاجة.