Peki o zaman, bunların hepsini yaptınız, yatırımcı olarak başka neyi bilmek isterim?Bun, și acum după ce am făcut toate acelea, ce altceva vreau să mai știu ca Venture Capitalist?
Peki o zaman, bunların hepsini yaptınız, yatırımcı olarak başka neyi bilmek isterim?Dobrze, skoro to już załatwione, Co jeszcze?
Peki o zaman, bunların hepsini yaptınız, yatırımcı olarak başka neyi bilmek isterim?Được rồi, vậy sau khi đã làm tất cả thì nhà đầu tư còn muốn biết điều gì nữa?
Peki o zaman, bunların hepsini yaptınız, yatırımcı olarak başka neyi bilmek isterim?Fatto questo, cos'altro voglio sapere, come VC?
Peki o zaman, bunların hepsini yaptınız, yatırımcı olarak başka neyi bilmek isterim?Nachdem das alles getan ist: was will ein Investor noch wissen?
Peki o zaman, bunların hepsini yaptınız, yatırımcı olarak başka neyi bilmek isterim?Oké, als dat er allemaal is, wat wil ik als durfkapitalist nog meer weten?
Peki o zaman, bunların hepsini yaptınız, yatırımcı olarak başka neyi bilmek isterim?이것들을 모두 갖추었다면 제가 VC로서 또 어떤 것을 알고 싶어 할까요?
Peki o zaman, bunların hepsini yaptınız, yatırımcı olarak başka neyi bilmek isterim?VCが他に知りたがることは何でしょう? コミットしていることも知りたい
Peki o zaman, bunların hepsini yaptınız, yatırımcı olarak başka neyi bilmek isterim?И така, след като сте направили всички тези неща, какво друго искам да знам като дялов инвеститор?
Peki o zaman, bunların hepsini yaptınız, yatırımcı olarak başka neyi bilmek isterim?בסדר, אחרי שעשית את כל זה מה עוד אני רוצה לדעת כמשקיע?
Peki o zaman, bunların hepsini yaptınız, yatırımcı olarak başka neyi bilmek isterim?حسنا , بإنتهائك من عمل كل ذلك, ما الذي علي معرفته كصاحب رأس مال إضافة لما ذكرنا؟
PR: Söylemek isterim kiPR: 다른 가족들과
PR: Söylemek isterim kiפ.ר. : הייתי רוצה להגיד
PR: Söylemek isterim kiفيليس : انا اريد ان اقول
PR: Söylemek isterim ki私たちが初めて会ったときから
PR: Söylemek isterim ki菲莉斯·罗德里格斯:我想讲噶系
Roketin uçuş rotasını bilgisayar ekranında göstermek isterim.이 로켓의 비행경로를 컴퓨터가 추적하는 것을 보고
Roketin uçuş rotasını bilgisayar ekranında göstermek isterim.הייתי רוצה לראות את המחשב מאתר את נתיב הטיסה של טיל זה
Roketin uçuş rotasını bilgisayar ekranında göstermek isterim.أتمنى لو أنه كان باستطاعة الكمبيوتر تحليل مسار هذا الصاروخ
Rose, bir ara etli börek yemek isterim.Får vi köttpaj nån dag, Rose?
Rose, bir ara etli börek yemek isterim.Kan vi ikke få kødpostej en dag, Rose?
Rose, bir ara etli börek yemek isterim.Rose, haluaisin joskus lihapiirakkaa.
Rose, bir ara etli börek yemek isterim.Rose, me gustaría comer pastel de carne algún día.
Rose, bir ara etli börek yemek isterim.Rose, mi piacerebbe mangiare una tortina di carne, qualche volta.
Rose, bir ara etli börek yemek isterim.Rose, um dia destes, eu queria empadão.
Rose, bir ara etli börek yemek isterim.Zjadłbym zapiekankę z mięsem, Rose.
Rose, bir ara etli börek yemek isterim.Ρόουζ, πότε θα μας φτιάξεις κρεατόπιτα;
Rose, bir ara etli börek yemek isterim.Роза, я хотел бы как-нибудь пирога с мясом.
Sadece dolar bazında değil, zamana ayak uydurmak adına, o ay için az faiz isterim. -Ne jenom zjevně v dolarovém vyjádření, ale také upravené v čase. Budu očekávat nižší úrok za tenhle měsíc.
Sadece dolar bazında değil, zamana ayak uydurmak adına, o ay için az faiz isterim. -私はその月の金利を期待するだろう。 これはそれを実際に作るための重要なポイントです。
Şahsen detaylı bir fiziksel muayene yaptığımdan emin olmak isterim.Ich denke gern von mir, dass ich gründlich untersuche.
Şahsen detaylı bir fiziksel muayene yaptığımdan emin olmak isterim.전 제가 철저한 검사를 한다고 생각하는데,
Şahsen detaylı bir fiziksel muayene yaptığımdan emin olmak isterim.Saya senang berpikir saya melakukan pemeriksaan menyeluruh karena kini kunjungan hanyalah tentang fisik,
Şahsen detaylı bir fiziksel muayene yaptığımdan emin olmak isterim.אני אוהב לחשוב שאני עושה בדיקה גופנית יסודית
Şahsen detaylı bir fiziksel muayene yaptığımdan emin olmak isterim.أحب ان أعتقد بأنني أقوم بفحص جسدي شامل
Şahsen detaylı bir fiziksel muayene yaptığımdan emin olmak isterim.その回が診察のための回だからという理由でなく
"samimiyetin demokratikleştirilmesi" demek isterim."democratisering van de intimiteit".
"samimiyetin demokratikleştirilmesi" demek isterim." democratizarea intimității " .
"samimiyetin demokratikleştirilmesi" demek isterim.일종의 "친교의 민주화" 라구요.
"samimiyetin demokratikleştirilmesi" demek isterim.là "dân chủ hóa sự thân thuộc."
"samimiyetin demokratikleştirilmesi" demek isterim."демократизацией человеческой близости".
"samimiyetin demokratikleştirilmesi" demek isterim.סוג של "דמוקרטיזציה של אינטימיות."
"samimiyetin demokratikleştirilmesi" demek isterim.بنوع من " ديموقراطية الإلفة."
"samimiyetin demokratikleştirilmesi" demek isterim.これはどういう意味でしょうか?
Sana söylemiştim zaten. Ne dediğini duydum, fakat... Han Sang-shik ten de duymak isterim.Mày nghĩ nó buồn cười hả? buồn cười, buồn cười, buồn cười ? buồn cười? mẹ kiếp !
Sana yardım etmek isterim." dedi.Chcę Ci pomóc".
Sana yardım etmek isterim." dedi.Ich will dir helfen."
Sana yardım etmek isterim." dedi.Ik wil je helpen."
Sana yardım etmek isterim." dedi.J'aimerais t'aider."
Sana yardım etmek isterim." dedi."나도 돕고 싶은데."
Sana yardım etmek isterim." dedi.Quiero ayudarlo."
Sana yardım etmek isterim." dedi.Segíteni akarok."
Sana yardım etmek isterim." dedi.Voglio aiutarti."
Sana yardım etmek isterim." dedi.Vreau să te ajut".
Sana yardım etmek isterim." dedi.Искам да ти помогна."
Sana yardım etmek isterim." dedi.Я хочу помочь тебе".
Sana yardım etmek isterim." dedi."אני רוצה לעזור לך."
Sana yardım etmek isterim." dedi.اريد ان اساعدك"
Sana yardım etmek isterim." dedi.私は「ありがとうございます
Sattığınız asıl ürün için, mesela birim başına iş modelinin ne olduğunu bilmek isterim.Chcę wiedzieć jaki jest model biznesowy, ile zarobisz na każdej jednostce sprzedanego produktu.